Aynı şuradaki kız gibi.Jak dla tej tutaj.
Aynı şuradaki kız gibi.La fille là-bas...
Aynı şuradaki kız gibi.Wie bei ihr da drüben.
Aynı şuradaki kız gibi.Όπως και για αυτήν εκεί πέρα.
Aynı şuradaki, neredeyse göremediğiniz şey gibi."Bijna zoals dit ding hier, dat je zelfs niet kan zien."
Aynı şuradaki, neredeyse göremediğiniz şey gibi."É quase como esta coisa aqui, que você não consegue ver."
Aynı şuradaki, neredeyse göremediğiniz şey gibi."Fast wie dieses Ding hier, das kann man gar nicht sehen.
Aynı şuradaki, neredeyse göremediğiniz şey gibi."아예 없는 것처럼 보일 정도로 작은 약이지요".
Aynı şuradaki, neredeyse göremediğiniz şey gibi."Podobnie jak tutaj, prawie nic nie widać.
Aynı şuradaki, neredeyse göremediğiniz şey gibi."Είναι σχεδόν σαν αυτό εδώ, που δεν μπορείς καν να δεις".
Aynı şuradaki, neredeyse göremediğiniz şey gibi."Она почти как эти пилюли, которые ты даже не можешь разглядеть."
Aynı şuradaki, neredeyse göremediğiniz şey gibi.".כמעט כמו הדבר הזה כאן, שאתם אפילו לא יכולים לראות
Aynı şuradaki, neredeyse göremediğiniz şey gibi."انها تقريبا مثل هذا الشيء هنا ، والذي لايمكنك أصلا رؤيته ".
Aynı şuradaki, neredeyse göremediğiniz şey gibi."そして 父が
Ayrıca, bu da hemen şuradaki açıya karşılık gelir.Den svarer til den her vinkel her. .
Ayrıca, bu da hemen şuradaki açıya karşılık gelir.En dat de corresponderende hoeken, deze hoekpunt hier
Ayrıca, bu da hemen şuradaki açıya karşılık gelir.Jsou to ty poslední úhly, které jsme ještě neoznačili. No a ten odpovídá tomuto úhlu.
Ayrıca, bu da hemen şuradaki açıya karşılık gelir.이 각과 대응됩니다.
Ayrıca, bu da hemen şuradaki açıya karşılık gelir.No a ten odpovedá tomuto uhlu.
Ayrıca, bu da hemen şuradaki açıya karşılık gelir.To jest jedyny, którego nie oznaczyliśmy i on odpowiada temu kątowi, przy tym wierzchołku tutaj.
Ayrıca, bu da hemen şuradaki açıya karşılık gelir.А той е равен на този ъгъл, този тук.
Ayrıca GF'nin 12 olduğu da verilmiş. Şurası GF. GF = 12, tam şuradaki uzunluk.Pak víme, že GF je rovno 12, GF je rovno 12, přímo tato vzdálenost.
Ayrıca GF'nin 12 olduğu da verilmiş. Şurası GF.Vi får også at vide, at GF er lig med 12, og det er GF, vi har her.
Ayrıca şeyi biliyoruz -- şuraya bildiğimiz tüm logaritmik özellikleri yazayım.A také víme -- napíšu tedy všechny vlastnosti logaritmů které známe, sem
Ayrıca şeyi biliyoruz -- şuraya bildiğimiz tüm logaritmik özellikleri yazayım.E noi conosciamo anche - quindi scriviamo tutte le proprietà dei logaritmi che conosciamo, proprio qui.
Ayrıca şeyi biliyoruz -- şuraya bildiğimiz tüm logaritmik özellikleri yazayım.그리고 우린 다른 로그의 성질들도 아는데, 일단 그것들을 적어보죠.
Ayrıca şeyi biliyoruz -- şuraya bildiğimiz tüm logaritmik özellikleri yazayım.Wiemy również -- zapiszę wszystkie znane nam własności logarytmów tutaj.
Ayrıca şeyi biliyoruz -- şuraya bildiğimiz tüm logaritmik özellikleri yazayım.ونعلم ايضاً --دعوني اكتب جميع خصائص اللوغارتمات التي نعرفها، هنا
Ayrıca şuradaki konuşmadığımız üçgenler de büyük üçgene benzerler . .다르게는 이렇게 말할수도 있다 이 삼각형과 저 삼각형이 아직 가운데 삼각형에 대해서는 이야기 해보지 않았고 큰 삼각형과 비슷하다
Ayrıca şuradakinde 2 tura var.그리고 이것도 똑같이 2개의 앞면을 갖고 있습니다.
Ayrıca şuradakinde 2 tura var.E então essa uma bem aqui, duas caras.
Ayrıca şuradakinde 2 tura var.Również w tej się pojawiają dwie reszki.
Ayrıca şuradakinde 2 tura var.І ось цей теж має 2 лицьові боки.
Ayrıca şuradakinde 2 tura var.След това, ето тук има 2 езита
"Ay, şuraya sos bulaşmış" falan olurum.Da ist Spaghettisoße."
"Ay, şuraya sos bulaşmış" falan olurum."Jejda. Trocha omáčky."
"Ay, şuraya sos bulaşmış" falan olurum.저는 "어, 스파게티 소스 거기있네."
"Ay, şuraya sos bulaşmış" falan olurum."Oh, c'è della salsa lì."
"Ay, şuraya sos bulaşmış" falan olurum."Oh là. De la sauce à spaghettis là."
"Ay, şuraya sos bulaşmış" falan olurum."Oh, tengo un poco de salsa aquí".
"Ay, şuraya sos bulaşmış" falan olurum.Tenho aqui molho de esparguete."
"Ay, şuraya sos bulaşmış" falan olurum.Tôi nói, "Ồ. Nước sốt spaghetti ở đây."
"Ay, şuraya sos bulaşmış" falan olurum.Zeg ik: "Oh. spaghettisaus hier. "
"Ay, şuraya sos bulaşmış" falan olurum.אני עושה, "הו. קצת רוטב ספגטי שם."
"Ay, şuraya sos bulaşmış" falan olurum.أسرع " أوه صلصة الإسباجيتى هنا "
"Ay, şuraya sos bulaşmış" falan olurum.ナプキンを膝に乗せ
Baek Seung Jo ve onun ayrılması ile ilgili... şurada ki kafeteryada birşeyler yazıyordu.Ceva despre despartirea ei de Baek Seung Jo...a fost agitatie la cafenea.
Baek Seung Jo ve onun ayrılması ile ilgili... şurada ki kafeteryada birşeyler yazıyordu.Cô ta đã chia tay Baek Seung Jo. Chuyện đó làm náo loạn cả nhà ăn.
Baek Seung Jo ve onun ayrılması ile ilgili... şurada ki kafeteryada birşeyler yazıyordu.Etwas über schluss machen mit Baek Seung Jo...stand da in der Cafeteria.
Baek Seung Jo ve onun ayrılması ile ilgili... şurada ki kafeteryada birşeyler yazıyordu.Iets over dat ze het uitmaakte met Baek Seung Jo. Er was wat chaos in de cafetaria.
Baek Seung Jo ve onun ayrılması ile ilgili... şurada ki kafeteryada birşeyler yazıyordu.Na stołówce było jakieś zamieszanie, było coś o tym, że zerwała z Baek Seung Jo.
Baek Seung Jo ve onun ayrılması ile ilgili... şurada ki kafeteryada birşeyler yazıyordu.Nåt rykte om att hon har gjort slut med Baek Seung Jo... det var nån kommentar om det i cafeterian.
Baek Seung Jo ve onun ayrılması ile ilgili... şurada ki kafeteryada birşeyler yazıyordu.Niečo s jej rozchodom s Baek Seung Jo-m... bol kvôli tomu rozruch v jedálni.
Baek Seung Jo ve onun ayrılması ile ilgili... şurada ki kafeteryada birşeyler yazıyordu.Qualcosa su di lei che ha rotto con Baek Seung Jo... c'era confusione su questo alla caffetteria.
Baek Seung Jo ve onun ayrılması ile ilgili... şurada ki kafeteryada birşeyler yazıyordu.Sesuatu tentang dia yang putus dengan Baek Seung Jo.. terjadi kegemparan besar di kantin.
Baek Seung Jo ve onun ayrılması ile ilgili... şurada ki kafeteryada birşeyler yazıyordu.Κάτι για το ότι χώρισε τον Μπεκ Σουνγκ Τζο...υπήρχε φασαρία στην καφετέρια γι'αυτό.
Baek Seung Jo ve onun ayrılması ile ilgili... şurada ki kafeteryada birşeyler yazıyordu.Что-то о её расставании с Бэк Сын Чжо.. Что-то такое было в столовой.
Baek Seung Jo ve onun ayrılması ile ilgili... şurada ki kafeteryada birşeyler yazıyordu.Чух нещо за скъсването й с Бек Сънг Джо ... имаше някаква патаклама в кафетерията.
Baek Seung Jo ve onun ayrılması ile ilgili... şurada ki kafeteryada birşeyler yazıyordu.משהו על הפרדה שלה עם בק סונג ג'ו... היה משהו רשום בקפיטריה
Baek Seung Jo ve onun ayrılması ile ilgili... şurada ki kafeteryada birşeyler yazıyordu.شيء عن انفصالها عن بيك سيونغ جوو ... كان هناك بعض الاضطرابات بالكافتيريا