Ana içeriğe geç
Sözlük

şube ile cümle

şube kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Afganistan'ın güneyindeki Helmand kentinde bir banka şubesine düzenlenen saldırıda 7 kişi öldü.Afganistani lõunaosas Helmandi provintsis leiti 17 maha raiutud peadega tsiviilisiku surnukehad.
Derneğin 102 şubesi bulunmaktadır.Lk 102 Raamidest väljas.
Ancak 1989'da şube yeniden kuruldu.Ta sai kodumaale naasta alles 1989. aastal.
Ama biliyorsun, bu yetmezmi,s gibi, i,slerin bu yogunlugunda bir de birinci ,sube yandı.Ale wiecie, jakby tego było mało, w tym zamieszaniu musiała spłonąć filia biblioteki.
Ama biliyorsun, bu yetmezmi,s gibi, i,slerin bu yogunlugunda bir de birinci ,sube yandı.Come se non bastasse, la prima sezione è bruciata, in un momento così difficile.
Ama biliyorsun, bu yetmezmi,s gibi, i,slerin bu yogunlugunda bir de birinci ,sube yandı.Mas, sabes, como se não bastasse, a Primeira Secção ardeu, logo quando está tudo uma confusão.
Ama biliyorsun, bu yetmezmi,s gibi, i,slerin bu yogunlugunda bir de birinci ,sube yandı.Men som om det ikke er slemt nok, - - så brændte filialen ned midt i det hele.
Ama biliyorsun, bu yetmezmi,s gibi, i,slerin bu yogunlugunda bir de birinci ,sube yandı.Men som om det inte är illa nog- -så brann första filialen ner.
Ama biliyorsun, bu yetmezmi,s gibi, i,slerin bu yogunlugunda bir de birinci ,sube yandı.Niin kuin muussa ei olisi ollut tarpeeksi- -kirjastonkin piti palaa.
Ama biliyorsun, bu yetmezmi,s gibi, i,slerin bu yogunlugunda bir de birinci ,sube yandı.Pero por si fuera poco, el edificio principal de la biblioteca se ha quemado, justo ahora...
Ama biliyorsun, bu yetmezmi,s gibi, i,slerin bu yogunlugunda bir de birinci ,sube yandı.Και σαν να μην έφτανε αυτό, κάηκε το πρώτο παράρτημα, πάνω που τρέχουμε όλοι.
Ama biliyorsun, bu yetmezmi,s gibi, i,slerin bu yogunlugunda bir de birinci ,sube yandı.Но будто бы и этого мало, сгорел первый филиал - именно сейчас, когда мы так заняты.
Bakan olmadan önce Kültür Şubesi'nde görevli sıradan biriydi.A minisztériumban dolgozott, mielőtt a központi bizottságba hívták volna.
Bakan olmadan önce Kültür Şubesi'nde görevli sıradan biriydi.Era un necunoscut în Departamentul pentru Artă.
Bakan olmadan önce Kültür Şubesi'nde görevli sıradan biriydi.Hij werkte op het ministerie, voor hij bij het Centraal Comité kwam.
Bakan olmadan önce Kültür Şubesi'nde görevli sıradan biriydi.Il travaillait pour le Ministère, avant d'être appelé au Comité Central.
Bakan olmadan önce Kültür Şubesi'nde görevli sıradan biriydi.¿Sabías que estuvo en la Stasi, antes de hacerse cargo de la cartera de Cultura?
Bakan olmadan önce Kültür Şubesi'nde görevli sıradan biriydi.Он работал на Министерство перед тем, как его перевели в ЦК.
Bakan olmadan önce Kültür Şubesi'nde görevli sıradan biriydi.,(הוא עבד במשרד (השטאזי .(לפני שעבר לועד המרכזי (של המפלגה
Bakan olmadan önce Kültür Şubesi'nde görevli sıradan biriydi.إنه نكرة في وزارة الفنون
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.전 5성 호텔에 영업부가 왜 있는 지 조차도 몰랐었어요
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.Eu não fazia a mínima ideia do que era um departamento de vendas num hotel de cinco estrelas.
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.Habar nu aveam cu ce se ocupă departamentul de vânzări al unui hotel de cinci stele.
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.Ik kon me geen voorstelling maken van een verkoopafdeling in een vijfsterrenhotel.
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.Jeg havde ingen anelse om, hvad en salgsafdeling lavede på et fem-stjernet hotel.
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.Je n'avais pas la moindre idée de ce qu'était un service de vente dans un hôtel cinq étoiles.
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.Minulla ei ollut aavistustakaan, mitä viiden tähden hotellin myyntiosasto teki.
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.Nemala som ani potuchy, čo znamenalo predajné oddelenie v 5 hviezdičkovom hoteli.
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.Neměla jsem nejmenší ponětí, co by obchodní oddělení mělo v pětihvězdičkovém hotelu dělat.
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.Nie miałam pojęcia czym zajmuje się department sprzedaży w 5-gwiazdkowym hotelu.
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.Nisem imela pojma, s čim se ukvarja prodajni oddelek hotela s petimi zvezdicami.
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.Non avevo idea di cosa fosse un dipartimento vendite in un albergo a 5 stelle.
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.No tenía ni idea para qué servía un departamento de ventas en un hotel cinco estrellas.
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.Saya tidak punya gambaran apa itu bagian pemasaran dari sebuah hotel bintang lima.
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.Tôi không biết phòng kinh doanh là thế nào trong một khách sạn 5 sao.
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.Δεν είχα ιδέα τι πραγματικά ήταν το τμήμα πωλήσεων σε ενα ξενοδοχείο πέντε αστέρων
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.Нямах представа какво прави един отдел по продажби в пет-звезден хотел.
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.Я й близько не мала уявлення, до чого був відділ продажів в п'ятизірковому готелі.
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.Я понятия не имела, чем занимается отдел продаж в пятизвёздочном отеле.
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.לא היה לי מושג מהי בכלל מחלקת מכירות במלון חמישה כוכבים.
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.لم يكن لدي أدنى فكرة عما يفعله قسم المبيعات في فندق خمسة نجوم
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.何をするのか全く知りませんでした 5つ星ホテルに足を踏み入れたのは
Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu.因為我當時完全唔知一間 五星級酒店內的銷售部要做D乜。
Birinci ,sube.A Primeira Secção!
Birinci ,sube.Den första filialen!
Birinci ,sube.Den første filial!
Birinci ,subeden mi?Da Primeira Secção?
Birinci ,subeden mi?¿Del edificio principal?
Birinci ,subeden mi?Fra den første filial?
Birinci ,subeden mi?Från den första filialen?
Birinci ,subeden mi?Olitko töissä kirjastossa?
Birinci ,subeden mi?Quella della prima sezione?
Birinci ,subeden mi?Ta z pierwszej filii biblioteki?
Birinci ,subeden mi?Από το πρώτο παράρτημα;
Birinci ,subeden mi?Та самая, из первого филиала?
Birinci ,sube.El edificio principal.
Birinci ,sube.Kirjasto!
Birinci ,sube.La prima sezione.
-Birinci ,sube mi?- A Primeira Secção?
-Birinci ,sube mi?- Den første filial?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod