şoldu ile cümle
şoldu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Çıkış penceresi gösterilirken ekranı soldurNameDé-sature le bureau lors de l'affichage de la fenêtre de déconnexionName
Çıkış penceresi gösterilirken ekranı soldurNameFärbt die Arbeitsfläche in Grautöne, wenn der Abmelde-Dialog erscheint.Name
Çıkış penceresi gösterilirken ekranı soldurNameFörsvaga färger på skrivbordet när utloggningsdialogrutan visasName
Çıkış penceresi gösterilirken ekranı soldurName로그아웃 대화상자를 표시할 때 데스크톱을 흑백으로 전환시킵니다Name
Çıkış penceresi gösterilirken ekranı soldurNameName
Çıkış penceresi gösterilirken ekranı soldurNameOb prikazu odjavnega okna se namizje razbarvaName
Çıkış penceresi gösterilirken ekranı soldurNameOdbarvit plochu při zobrazení okna pro odhlášeníName
Çıkış penceresi gösterilirken ekranı soldurNameOdfarbí plochu pri zobrazení odhlasovacieho dialóguName
Çıkış penceresi gösterilirken ekranı soldurNameReduzir a saturação do ecrã ao mostrar a janela de fim de sessãoName
Çıkış penceresi gösterilirken ekranı soldurNameSekaväritä työpöytä kun näytetään uloskirjautumisvalintaikkunaName
Çıkış penceresi gösterilirken ekranı soldurNameTak jenuhkan desktop ketika menampilkan dialog log keluarName
Çıkış penceresi gösterilirken ekranı soldurNameVerduistert het bureaublad tijdens het weergeven van de afmelddialoogName
Çıkış penceresi gösterilirken ekranı soldurNameZmniejszenie nasycenia kolorów podczas pokazywania okna wylogowaniaName
Çıkış penceresi gösterilirken ekranı soldurNameΑποχρωματισμός της επιφάνειας εργασίας κατά την εμφάνιση του διαλόγου αποσύνδεσηςName
Çıkış penceresi gösterilirken ekranı soldurNameЗменшення насиченості кольорів стільниці під час показу вікна виходуName
Çıkış penceresi gösterilirken ekranı soldurNameИзбледняване на работния плот при показване на прозореца за изходName
Çıkış penceresi gösterilirken ekranı soldurNameПлавное обесцвечивание экрана при выходе из сеансаName
Çıkış penceresi gösterilirken ekranı soldurNameהפוך את שולחן העבודה לשחור־ לבן בעת הצגת חלון סיום העבודהName
Çıkış penceresi gösterilirken ekranı soldurNameإلغاء تشبع ألوان سطح المكتب عن ظهور حور الخروجName
Çıkış penceresi gösterilirken ekranı soldurNameログアウトダイアログを表示するときにデスクトップを減色しますName
Çünkü çiçek açtığında,harika bir kokuya sahiptir,fakat solduğunda,çöpe atılır.Bởi vì khi hoa nở, nó có một mùi thơm rất tuyệt. Nhưng khi tàn, nó sẽ bị vất đi.
Çünkü çiçek açtığında,harika bir kokuya sahiptir,fakat solduğunda,çöpe atılır.Koska kun se puhkeaa, sillä on mahtava haju, mutta kun se kuihtuu, se heitetään pois.
Çünkü çiçek açtığında,harika bir kokuya sahiptir,fakat solduğunda,çöpe atılır.Mert amikor virágzik, csodás illata van, de amikor hervad, akkor eldobják.
Çünkü çiçek açtığında,harika bir kokuya sahiptir,fakat solduğunda,çöpe atılır.Parce que quand ça fleurit, ça a une magnifique fragrance, mais quand ça pourrit c"est à jeter.
Çünkü çiçek açtığında,harika bir kokuya sahiptir,fakat solduğunda,çöpe atılır.Pentru ca atunci cand cand sunt inflorite au un parfum deosebit , dar cand sunt ofilite , sunt...
Çünkü çiçek açtığında,harika bir kokuya sahiptir,fakat solduğunda,çöpe atılır.Ponieważ kiedy kwitnie, ma przepiękny zapach, ale kiedy opada, jest wyrzucane do kosza.
Çünkü çiçek açtığında,harika bir kokuya sahiptir,fakat solduğunda,çöpe atılır.Weil es, wenn es blüht, ein wundervolles Aroma hat, aber wenn es welkt, wird es weggeworfen.
Çünkü çiçek açtığında,harika bir kokuya sahiptir,fakat solduğunda,çöpe atılır.Επειδή όταν ανθίζει, έχει μια υπέροχη ευωδία, <br />όταν μαραίνεται, πετιέται μακρυά.
Çünkü çiçek açtığında,harika bir kokuya sahiptir,fakat solduğunda,çöpe atılır.لأنه اذا ازهر اخرج الرائحه العطره , و اذا ذبل رمي
Çünkü çiçek açtığında,harika bir kokuya sahiptir,fakat solduğunda,çöpe atılır.最も美しい出会いは ハンカチのような出会いだ
GörüntüEklentisi_ SoldurmaCommentAfbeeldingsplugin_SolarizerenComment
GörüntüEklentisi_ SoldurmaCommentBildmodul_SolarisierenComment
GörüntüEklentisi_ SoldurmaCommentImagePlugin_ SolarizeComment
GörüntüEklentisi_ SoldurmaCommentImagePlugin_ SolarizeComment
GörüntüEklentisi_ SoldurmaCommentImagePlugin_SolarizeComment
GörüntüEklentisi_ SoldurmaCommentImagePlugin_SolarizeComment
GörüntüEklentisi_ SoldurmaCommentImagePlugin_ SolarizeComment
GörüntüEklentisi_ SoldurmaCommentImagePlugin_ SolarizeComment
GörüntüEklentisi_ SoldurmaCommentImagePlugin_ SolarizeComment
GörüntüEklentisi_ SoldurmaCommentImagePlugin_ SolarizeComment
GörüntüEklentisi_ SoldurmaCommentImagePlugin_ SolarizeComment
GörüntüEklentisi_ SoldurmaCommentInsticksprogram för solariseringComment
GörüntüEklentisi_ SoldurmaCommentObrazovýModul_ SolarizáciaComment
GörüntüEklentisi_ SoldurmaCommentSolarizzaComment
GörüntüEklentisi_ SoldurmaCommentΠρόσθετοΕικόνας_ ΗλιακήςΈκθεσηςComment
GörüntüEklentisi_ SoldurmaCommentДодатокЗображення_ ВигоранняComment
GörüntüEklentisi_ SoldurmaCommentПриставка_ ОцветяванеComment
GörüntüEklentisi_ SoldurmaCommentالاسمComment
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.As águas de Ninrim são desoladas; secou-se a relva, definhou a erva verde, e não há verdura alguma.
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.Các dòng nước ở Nim-rim cạn tắt ; cỏ khô , cỏ non chẳng có , không còn một vật xanh nào .
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.Các dòng nước ở Nim-rim cạn tắt; cỏ khô, cỏ non chẳng có, không còn một vật xanh nào.
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.Căci apele Nimrim sînt pustiite, s'a uscat iarba, s'a dus verdeaţa, şi nu mai este niciun fir verde.
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.Car les eaux de Nimrim sont ravagées, L`herbe est desséchée, le gazon est détruit, La verdure a disparu.
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.Denn die Wasser zu Nimrim versiegen, daß das Gras verdorrt und das Kraut verwelkt und kein Grünes wächst.
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.니므림 물이 마르고 풀이 시들었으며 연한 풀이 말라 청청한 것이 없음이로다
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.Le acque di Nimrìm sono un deserto, l'erba si è seccata, finita è la pastura; non c'è più nulla di verde
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.Mert Nimrim vizei pusztasággá lesznek, mert elszáradt a pázsit, elfogyott a fû, és semmi zöld nem lészen.
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.Nimrimin vedet ehtyvät erämaaksi, heinä kuivuu, ruoho lakastuu, vihantaa ei ole.
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.Nimrims Vande bliver Ødemarker, thi Græsset visner, Grønsværet svinder, Grønt er der ikke.
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.Nimrims vatten bliva torr ökenmark, gräset förtorkas, brodden vissnar, intet grönt lämnas kvar.