şoku ile cümle
şoku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Havalimanını kent merkezine bağlayan yol da tamamen yenilenmiş ve yeni geçitler devreye sokulmuştur.كما تم تجديد الطرق التي تربط المطار بالمدينة بالكامل، وادخال ممرات جديدة.
Zeytin Ağaçları Altında, 1995'te Miramax tarafından ABD'de ticari gösterime sokuldu.دخل فيلم (تحت أشجار الزيتون) للعرض التجارى في الولايات المتحدة الأمريكية بفضل مارمكس.
Bir elektrik şoku bu sistemi uyarır ve kaslar kasılmasına neden olur.تخفز الصدمة الكهربائية هذا النظام، وتتسبب في تقلص العضلات.
Yumuşak bir cisim şokun etkisiyle bükülebilir.يحاولون انتزاع شيء إيجابي من الصدمة.
Aralık başında, Batı Almanya ve Avusturya sınırlarında bulunan tüm dikenli teller ve diğer engeller söküldü.في مطلع شهر ديسمبر أزيل سلك شائك على الحدود مع غرب ألمانيا و النمسا.
TE-8A Eğitim için kullanılmak üzeri görev ekipmanı sökülmüş uçağa verilen isim.تي إي-8أي طائرة واحدة أزيل منها معدات المهام تستخدم في تدريب طاقم الطائرة.
Bir bağcığın sökülmesini engeller.ولا تترك سطحاً لزجاً.
Elektroşok, elektrik şoku ile ölüme verilen isimdir.ويطلق على الوفاة التي تنتج عن صدمة كهربائية اسم الصعق الكهربائي.
Emir Süleyman Çelebi Ayaslug'a (Selçuk) kadar sokuldu.فقه الدعوة إلى الله آدابه وشروطه الشيخ صالح بن عبد العزيز آل الشيخ.
Aynı zamanda Yavuz'un da 88 mm'lik iki topu söküldü ve Samsun Limanı'nın güvenliği için kullanıldı.وفي ذات الوقت اقتلع مدفعى لسفينة يافوظ فئة 88مليمتر واستخدموا من أجل تأمين ميناء صامسون .
Saldırganlar bıçak kullanır ve birçok durumda kurbanın vajinasına keskin cisimler sokulur.واستخدم المهاجمون العصي والسكاكين والشفرات، وفي عدة حالات تم إدخال أجسام حادة في مهبل الضحية.
Kur'an dışı anlatımlarda kıssa, mitolojik bir hâle sokulmuştur.هناك في الأقاصي القريبة من شراييني انهرق النص المتعدد.
Bu katmanın arasına yer yer demir içeren itabirit oluşumları sokulur.من هذا النوع نجد الحديد يتبلور على هذه الصورة .
Hemen sonrasında sms:donate isimli yeni bir servis devreye sokuldu.Logo em seguida, um novo serviço chamado sms:donate foi oferecido.
Değerli metaller ve bronzlar, anıtlardan ve hatta Ayasofya'dan bile söküldü.Metais preciosos e bronze foram retirados de monumentos e até da Santa Sofia.
"Çapkınlık beni depresyona sokuyor".A falta de gosto me deprime."
Kültür şoku fazlaydı.O choque cultural foi evidente.
Turgut Reis 6 büyük galyotla beraberdi ve sol kanat kıyıya iyice sokulmuştu.Turgut Reis estava na vanguarda com seis grandes fustas, e a ala esquerda bem próxima da costa.
Film 17 Ağustos 1908'de gösterime sokulmuştur.O filme foi lançado em 17 de agosto de 1908.
Sokurov'un Tarkovski'yle olan arkadaşlığı, Rusya'yı terk ettikten sonra da sona ermemiştir.A amizade entre Sokurov e Tarkovski se manteve quando este deixou a Russia.
Ha bir de şunu kalın kafalarınıza sokun: Kadın = insan.Ah, e que te entre na cabeça: mulher = pessoa, homem = pessoa, igualzinho = igualzinho.
Elektroşok, elektrik şoku ile ölüme verilen isimdir.À morte causada por choque elétrico dá-se o nome de eletrocussão.
Bu da araçları mühimmat sıkıntısına sokuyordu.Haviam problemas também com o desenvolvimento da munição.
Bir haftalık olduktan sonra yavrular, kafalarını ebeveynlerinin boğaz kesesine sokup beslenmeye başlarlar.Após cerca de uma semana, eles são capazes de colocar suas cabeças nas bolsas dos pais e se alimentar.
Oradaki Stalin ve Lenin heykelleri sökülmüştür.Também foram removidas estátuas de Lenin e de outros representantes comunistas.
1923 yılında hurdaya ayrılarak sökülmüştür.Em 1923, sai Motivos de Beleza.
Okul 1998*den beri hizmete sokulmuş durumdadır.Já o ensino secundário tem mostrado avanços desde 1998.
Bu şokun etkisiyle Napolyon piyadelerle süvarilerin desteklenmesini emretti.Pressentindo problemas, Napoleão deu ordens para a sua Guarda a Cavalo avançar.
Bu çalışmalar tamamlanınca Codex, 529 yılının Nisan ayında İmparator Justinianus tarafından yürürlüğe sokuldu.Este costume instituído terminou no ano de 529, por intervenção do imperador Justiniano.
Yüreğimden içeri ne sokuldu benim?O que está acontecendo com o meu corpo?.
Roma ordusu Trajan döneminden sonra bir daha asla Doğu'ya doğru bu kadar fazla sokulamamıştır.Nunca mais os romanos avançariam tão a leste.
Bu olayın şokunu atlatamaz.O efeito de choque não pode ser evitado.
13 Kasım 2015'te Universal Pictures tarafından gösterime sokuldu.Foi lançado nos Estados Unidos em 13 de Novembro de 2015 pela Universal Pictures.
Yahudiler, gizlice ölü bir bedenin mahalleye sokulup huzursuzluk çıkarma çabasını engelledi.Uma tentativa de passar clandestinamente um corpo ao quarteirão foi impedida pelos judeus.
Geminin ekipmanları 1938 yılında söküldü.O navio foi desmontado em 1948.
Telsizden on altı talep yayınladı, bunlardan biri de Stalin'in heykelinin sökülmesi idi.Esta edição contou com 12 equipes, uma do estado de Ceará.
NASA, köpük bölümlerin uçuş sırasında sökülmesini önlerken çok zorluk çekmiştir.Mas seria interessante para o Galaxy abrir o compartimento de carga em pleno voo.
Tapınak, kazılardan sonra sökülmüş ve Şanlıurfa Müzesi'ne sergilenmek üzere taşınmıştır.Em seguida foi desmontada e realocada ao lado do Museu.
Ancak söz konusu inşa işlerinde kullanılmak üzere birçok antik kalıntının taşları söküldü.Esta substituiu muitos outros tipos de madeira em aplicações de construção por estas razões.
Ha bir de şunu kalın kafalarınıza sokun: Kadın = insan.O, en laat dit eens doordringen: vrouw = mens. man = mens.
23 Mart 1959’da sökülmek amacı ile satıldı.Op 23 juli 1959 werd het als schroot verkocht.
Roma ordusu Trajan döneminden sonra bir daha asla Doğu'ya doğru bu kadar fazla sokulamamıştır.Nooit zou een Romeins leger nog zo'n grote overwinning boeken in het Oosten.
Kuyruk sokumu beyaz değildir.Ik weet dat de kat niet wit is.
Bir haftalık olduktan sonra yavrular, kafalarını ebeveynlerinin boğaz kesesine sokup beslenmeye başlarlar.Na ongeveer een week steken de jongen de kop diep in de keel van de ouders om opgekropt eten te bemachtigen.
29.12.2008 tarihinde, Ejderha Çağı 2 uygulamaya sokuldu.Op 29 november 2008 presenteerde De Leeuw een twaalf uur durende Mooi!
Panama ve Kolombiya arasına sokulmuştur.De soort komt voor in Panama en Colombia.
Aynı zamanda 5 ağaç da yerinden söküldü.In werkelijkheid werden er 5 bomen in dezelfde put geplant.
Ancak psikanaliz kadın bakışından yeniden değerlendirilmeye sokulmalıdır.De monoloog laat de mentale aftakeling van de vrouw zien.
Burası aynı zamanda kuyruk sokumu hizasıdır.Dit is tevens een periode van verval.
Yeterli sayıda tank savaşa sokulmadı.Geen enkele pantserwagen is in een gevecht uitgeschakeld.
Hanın taşları sökülerek civardaki yerleşim yerlerinde yapı malzemesi olarak kullanılmıştır.De stenen bouwwerken werden gebruikt om als bouwmateriaal in de omgeving te dienen.
Croup: (Sağrısı-kuyruk sokumu) Geniş, orta uzunlukta, hafif yuvarlaktır.Rug: breed aan de schouders, middellang en slechts weinig afhellend.
Namlu ileriye doğru kendi izasında kolayca çıkarılıp tekrar içeri sokulabilir.Dat lukt hem, zodat ook I Oen zelf rustig meegenomen en voorgeleid kan worden.
Sökülmek üzere 1920'de satıldı.In 1920 werd de apotheek verkocht.
Okul 1998*den beri hizmete sokulmuş durumdadır.De KNAW Onderwijsprijs bestaat sinds 2008.
Hindi-Çini ise Avrasya kıtasına sokulmaktadır.Indianenpijlen belanden tot in de lift.
1950'li yıllarda raylar sökülerek kaldırıldı.In de jaren 1950 werden de buurtspoorlijnen opgeheven.
Bir arı tarafından sokuldum.Ik ben door een bij gestoken.
Er ya da geç, şoku atlatacak.Vroeg of laat zal hij de schok te boven komen.
Karantina kuralları çerçevesinde Batı Avustralya'ya bu türün sokulması yasaktır.Na zachodzie Australii zabroniono połowu tego gatunku.