şoku ile cümle

şoku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Geçmişte, kimonolar yıkanmak için tamamen sökülür, sonra tekrar dikilirdi.W przeszłości kimono często rozdzielało się na części do prania, a następnie zszywało na nowo, by je nosić.
Değerli metaller ve bronzlar, anıtlardan ve hatta Ayasofya'dan bile söküldü.Cenne metale i brąz zostały zabrane z posągów, a nawet ze świątyni Hagia Sophia.
Sökülüp takılması ve bakımı çok kolaydır.Sierść krótka i przylegająca jest łatwa w pielęgnacji.
NASA, köpük bölümlerin uçuş sırasında sökülmesini önlerken çok zorluk çekmiştir.NASA miała problemy z zapobieganiem odpadania fragmentów pianki w czasie lotu.
Oldukça sokulgandırlar.Są to sukulenty.
Sökülmek üzere 1920'de satıldı.Wycofany został sprzedany w 1920.
Oyun Amerikalıların adanın daha içlerine doğru sokulduğu Peleliu'ya dönüş yapmaktadır.Na Peleliu Amerykanie kontynuują natarcie w głąb wyspy.
Açıkta kalan bölümler ise hurdacılar tarafından söküldü.Pozostali zostali przydzieleni w wyniku losowania.
1934 yılında I. Beş Yıllık Sanayileşme Planı devreye sokuldu.W 1965 r. otwarto 3-letnie Technikum Mechaniczne.
Weddell Denizi, Antarktika Kıtası'nın içine sokulan, Güney Okyanusu'nun bir parçasıdır.Morze Weddella – morze przybrzeżne będące częścią Oceanu Południowego, położone u wybrzeży Antarktydy.
Deliğe insan penisine ek olarak, dil ya da parmaklar da sokulabilir.Możliwe jest też równoczesne pieszczenie odbytu językiem, palcami bądź akcesorium.
Ancak akrabası Sokullu Mehmet Paşa sayesinde cezalandırılmaktan kurtuldu.Został uwolniony tylko dzięki interwencji Mehmeda Paszy.
Yeterli sayıda tank savaşa sokulmadı.Czołg nie brał udziału w walkach.
Sökülme işlemi 1922'de tamamlandı.Praca nad partyturą została ukończona w 1922 roku.
Panama ve Kolombiya arasına sokulmuştur.Występuje naturalnie w Panamie oraz Kolumbii.
Ezoterizm, sık sık, yanlışlıkla mistisizm ile karıştırılarak dinsel alana sokulmaktadır.Pod pogodnym poglądem na świat często w jego twórczości ukrywa się mistycyzm.
Söküp takması çok kolaydır.Daje się łatwo nabrać.
Ancak leylek türü birçok bölgeye yeniden sokulmuştur.Jednak gatunek ten został reintrodukowany w wielu regionach.
Olaylarla hiç ilgisi olamayan kişiler hapishaneye sokulmuştu.Osoby, które zostały przyłapane na tej działalności, trafiały do więzień.
Haçlıları söküp geri atamadılar.Krużganki nie zostały odrestaurowane.
Almanlar Fransa'yı işgal etmeden önce, 1939 yılında katedralin tüm vitrayları söküldü.Niemcy w 1939 roku spalili wszystkie obrazy wiszące w galerii.
Geminin ekipmanları 1938 yılında söküldü.Okręt wszedł do służby w 1938.
TE-8A Eğitim için kullanılmak üzeri görev ekipmanı sökülmüş uçağa verilen isim.Kolejna zbudowana na bazie AV-8B wersja samolotu przystosowana do wykonywania misji nocnych.
Bunlar kullanıcıyı elektrik şokundan korur.Rozwiązanie takie jest bezpieczne od porażeń elektrycznych.
Onun yerine Nickelodeon'ın Avrupa kanalını D-Smart üzerinden yayına sokulmuştur.Kanał ma ramówkę zbieżną z Nickelodeon Europe i przeskalowaną do standardu HD.
Sonra plazmid, transformasyon olarak adlandırılan bir yöntemle bakterilerin içine sokulur.Do wprowadzania plazmidów do wnętrza komórki bakteryjnej przydatna jest metoda zwana transformacją.
Sokuluk İlçesinin merkezi.Znany ośrodek żużlowy.
Kuyruksuzlarda, tek bir kuyruk sokumu omuru bulunur.Inne kręgowce posiadają tylko jednego kłykcia.
NASA’ya göre her iki Voyager sondası da bitiş şokuyla Güneş’ten yaklaşık 93 AB uzaklıkta karşılaşmıştır.Enligt NASA har båda Voyagersonderna nått chockfronten på ett avstånd av cirka 93 AU från solen.
Emir Süleyman Çelebi Ayaslug'a (Selçuk) kadar sokuldu.Al-Mu'tasim lät uppföra palatset Jawsaq al-Khaqani.
Panama ve Kolombiya arasına sokulmuştur.Den lever i Panama och Colombia.
Karantina kuralları çerçevesinde Batı Avustralya'ya bu türün sokulması yasaktır.Karantänsregler i Western Australia förbjuder införande av pilfink till regionen.
Trajedinin şokunun geçmesiyle Birleşik Devletler hükümeti süperlerin sicil kayıt yasasını tasarlar.Alla grupper löses senare upp pp. g.a. att USA:s president lägger ner Superhuman Registration Act.
Bağlantı yolları için 10.000 ağaç söküldü.Den är utrustad för anslutning av 10 linjer.
Yumuşak bir cisim şokun etkisiyle bükülebilir.Observera att en person i chock kan vara törstig.
Kiliselerdeki tüm resimler söküldü.Han bekostade målningarna i denna kyrka.
1934 yılında I. Beş Yıllık Sanayileşme Planı devreye sokuldu.1945 var planerna för ett nytt industriområde klara.
Bir haftalık olduktan sonra yavrular, kafalarını ebeveynlerinin boğaz kesesine sokup beslenmeye başlarlar.Efter fyra veckor kan ungarna äta samma föda som sina föräldrar.
Dilek dilemek isteyenler elinin başparmağını sütundaki deliğe sokup elleriyle bir daire çizerler.Alla som har hört orden skall lägga händerna på hans huvud, och hela menigheten skall stena honom.
Geminin ekipmanları 1938 yılında söküldü.Flottningen upphörde 1938.
Sokullu'nun babasının adı Dimitriye'ydi.Trifons dopnamn var Mitrofan.
Otuz yıl öncesine kadar kaldırımlar döşelidir ve alt yapısı vardır; fakat sonradan bunlar sökülmüştür.40 år senare ska gruvan ha varit utbruten, en ny hade dock blivit upptagen bredvid.
Hemen sonrasında sms:donate isimli yeni bir servis devreye sokuldu.Відразу ж була представлена нова послуга смс:донейт.
Kral akbabalar sosyal ve sokulgan olmasalar da çiftler halinde yaşarlar ve geceleri topluca uyurlar.Хоч королівські грифи і не є соціальними тваринами, вони живуть парами і сплять ночами в групах.
Doğal membran tamir mekanizmaları şokun ardından bu delikleri kısa sürede onarırlar.Природні механізми відновлення мембрани згодом латають ці отвори.
Film 5 Haziran'da salonlarda, DVD'de ve YouTube'da aynı anda gösterime sokuldu.Фільм було випущено 5 червня одночасно на DVD, Blu-ray, телебаченню та YouTube.
Aynı zamanda 5 ağaç da yerinden söküldü.Також буревій повалив п'ять дерев.
2002 hasadı sırasında yeni sertifika sistemi devreye sokuldu.І ближче до осені 2002 року новий логотип був затверджений.
Ha bir de şunu kalın kafalarınıza sokun: Kadın = insan.Правду сказать, єсть що і переймати… Жінко!
Kuyruk sokumu beyaz değildir.Ніякої наочності не бело.
Vatanı Avrasya olan bu kuş türü Yeni Zelanda ve Avustralya'ya sokulmuştur.Збирання пташенят буревісників залишається популярним в Австралії та Новій Зеландії.
5.Bölüm Elektrik Şoku!П'ятий відсік — електромоторний.
Tan yeri sökülüp gökte yıldızlar seyrekleşirdi.Бог стояв на верхівци дуги та вішав зірки на небо.
Kültür şoku fazlaydı.Новий розквіт переживала культура.
Ateş bu yöntemle düşmüyorsa oda sıcaklığında küvete sokulur, duş alması sağlanır.Якщо є можливість, прийміть прохолодний душ або ванну.
Ak sokumlu kumkuşu - Cornell Ornitoloji LaboratuvarıІнформація про крижня — Орнітологічна лабораторія Корнела (англ.)
Hindi-Çini ise Avrasya kıtasına sokulmaktadır.Індійські слони харчуються в основному листям.
Restore edilen film Londra'da tekrar çeşitli salonlarda gösterime sokulmuştur.[7][8][9][10]Відреставрований фільм знову був показаний у різних театрах Лондона [1] [2] [3] [4].
Y. Kibets ayrıca Ivan Sokulsky Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü.Кібець також удостоєний літературної премії імені правозахисника Івана Сокульського.
Deliğe insan penisine ek olarak, dil ya da parmaklar da sokulabilir.Kromě penisu může být do díry vsunut též jazyk či prsty.

İlgili Sayfalar