şoför ile cümle

şoför kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Şöförlük yapmaya başlar.Empieza a imitar.
Buna rağmen İffet mahallenin şoförü Cemil'e deli gibi aşıktır.Está profundamente enamorada de Cemil, un taxista local.
Aralarında günde 18 sefere çıkabilen şoförler vardır.El servicio tenía 18 circulaciones diarias.
Manukyan ağır yaralandı, şoförü öldü.El timonel fue muerto y el oficial de cubierta resultó gravemente herido.
Taksi Şoförü (film)El Castillo (película)
Yazıhaneci, otobüs şoförlerinin uykusuz olup olmadığını da denetler.Eso nos permite descartar que el conductor se haya quedado dormido.
Kısa bir süre, kamyon şoförlüğü yaparak yağ taşımıştır.Más tarde, el hombre está llenando su camioneta con gasolina.
Azmi görevliye bu arabanın şoförünü çağırmasını söyler.Le pide al chofer que detenga el autobús.
Babası Jesse Reed Watkins (1943-2003) kamyon şoförüdür.Suo padre, Jesse Reed Watkins (1943-2003), un uomo bianco, si occupava di trasporti.
Bir araçtaki mürettebat, şoförler ya da pilotlar, yolcu olarak kabul edilmezler.Il conducente o comandante o pilota e gli eventuali membri dell'equipaggio non sono considerati passeggeri.
Şoförüm, "Ateş ettiler," derse inanmayın.Essendo disarmato, avrebbe detto: «Non sparate.
Araç boştu ama saldırganla şoför öldüler .La vettura fu distrutta ma il pilota rimase incolume.
Bir yandan da Manic Street Preachers grubunun şöforlüğünü yapmaktaydı.Il gruppo rock Manic Street Preachers.
Bayan Crabtree: Okulun servis şoförüdür.Ottone Brown: è il custode della scuola.
Çok hızlı araç kullanabilen bir şofördür.Erano note per guidare auto veloci.
Zeynep Şoför Nebahat (1960) ....La bottega dell'orefice (1960).
Alexander Otaola - Taksi şoförü.Attilio Caratti – Motorista.
Taksi şoförüne puan verilip yorum yazılabilir.Chiesi al tassista di aspettare qualche minuto.
Otobüs hareket halindeyken yolcular şoförle konuşmamalıdır.Пассажиры не должны разговаривать с водителем во время движения автобуса.
Şoförün yanında oturacağım.Я поеду на переднем сиденье.
Ben bir şoförüm.Я шофёр.
Tom dikkatli bir şofördür.Том внимательный водитель.
Otobüs şoförleri grev yapıyorlar.Водители автобусов бастуют.
Olayda otobüs şoförü yaralandı.Получил ранение водитель автобуса.
Babası Lance, kamyon şoförü; annesi Sandy ise hemşiredir.Её отец Ланс — водитель грузовика, а мать Сандра — медсестра.
Zodyak katili üzerinde taksi şoförü Paul Stine'nin ölümünden sonra çalışmaya başladı.Тоски был включен в расследование после убийства «Зодиаком» таксиста Пола Стайна.
Saldırganlardan biri şoför mahalline diğeri ise yan koltuğa ateş etti.Одного чернокожего водитель застрелил на месте.
New York'ta bir taksi şoförüdür.Работал таксистом в Париже.
1974 yılında Şirvan kentinde 8. sınıftan mezun oldu ve aynı yıl şoförlüğü öğrendi.Он закончил 8-й класс в городе Ширван в 1974 году и получил опыт вождения в том же году.
Araç boştu ama saldırganla şoför öldüler .Машина выгорела полностью, водитель погиб на месте.
Arabanın şoförü bir papazdır.Отец Джорджа является священником.
Bomba patladığı sonucunda Mustafa Ahmedi Ruşen ve onun şoförü Rıza Kaşkavi öldürüldüler.Шпагонов незамедлительно расстрелял растерянных Садриева и его водителя.
Taksi Şoförü (film), Martin Scorsese'nin yönettiği 1976 ABD yapımı film.Таксист — американский кинофильм Мартина Скорсезе 1976 года.
Kadınların uçak kullanmalarına izin verilir fakat havaalanına şoförle gitmeleri gerekir.Теперь им запрещено путешествовать на самолёте, так что они должны ехать поездом.
Nihayet bir nakliye şirketinde şoför olarak iş bulur.После окончания школы работает водителем грузовика.
Daha sonra taksi şoförü olur.Им оказался местный таксист.
Fayton sürücüleri taksi şoförlerine dönüşür.ومن هنا تحول سائق الحنطور إلى سائق سيارة أجرة.
Araçların şoför mahalli sağdadır.وجلسة السائق في الجهة اليمنى.
New York'ta bir taksi şoförüdür.سيارات الأجرة حسب البلد سيارة أجرة في شيكاغو.
Eva bir TIR şoförüyle ortadan kaybolur.يصطحبها إدوارد بالسيارة مع السائق.
Alexander Otaola - Taksi şoförü.دانيل ريكاردو، سائق سيارة سباق أسترالي.
Azmi görevliye bu arabanın şoförünü çağırmasını söyler.بهذا تحافظ السيارة على البقاء في خط السير الذي يريده السائق.
Şoför bey, müsait bir yerde ineyim.وتمكن السائق من الخروج سالما.
Altın Palmiye , Martin Scorsese tarafından yönetilen Taksi Şoförüne gitti.7 فبراير – سائق التاكسي من إخراج مارتن سكورسيزي.
Xuan kendini bir şoför olarak gizledi, arkadaşı ise bir Güney Vietnamlı binbaşı kılığına girdi.Xuan disfarçou-se como um motorista militar, enquanto seu parceiro se vestiu como um major sul-vietnamita.
Brophy (Ron Carey): Enstitünün şoförü ve Dr. Thorndyke'a en yakın davranan kişi.Ron Carey...Brophy, motorista e parceiro de Dr. Thorndyke.
Daha sonra taksi şoförü olur.Acabou se tornando motorista de táxi.
Araç boştu ama saldırganla şoför öldüler .O veículo foi alvejado por tiros e o motorista foi morto.
Arabanın şoförü bir papazdır.Um dos passageiros era um padre.
Şoför bey, müsait bir yerde ineyim.O motorista pára e oferece-se para dar uma boleia.
Asıl mesleği dökümcülüktür, ancak taksi şoförlüğü de yapmıştır.Eu imaginei-o popular e um taxista devia conhecê-lo.
Quentin'i kaçış için bir şoföre ihtiyacı olduğunu ve bazı yardımlar için onu ikna eder.Então, ela convence Quentin a esgueirar-se para fora e ajudá-la a se vingar.
Taksi Şoförü (film), Martin Scorsese'nin yönettiği 1976 ABD yapımı film.Taxi Driver (Taxi Driver – Motorista de Táxi BRA ) é um filme americano de 1976 dirigido por Martin Scorsese.
Halloran'ın şoförü House Jameson ...Epifanio, o presidente da localidade Lorenzo Ramírez...
Maurice Hitler'in şoförü görevine getirildi.Maurice werd Hitlers chauffeur.
Araç boştu ama saldırganla şoför öldüler .De auto was verongelukt en de bestuurder was dood.
Ambulans şoförü olarak Paris ile Kuzey ve Orta İtalya'da bulundu.Hij werkte als ziekenwagenbestuurder in Parijs en in noordelijk Midden-Italië.
Yazıhaneci, otobüs şoförlerinin uykusuz olup olmadığını da denetler.De Belgische autoriteiten vermoeden dat de buschauffeur in slaap was gevallen.
New York'ta bir taksi şoförüdür.Jean is een jonge taxichauffeur in Parijs.
Şoför bey, müsait bir yerde ineyim.De chauffeur moet voor zitten zodat hij een vrij uitzicht heeft op de weg.

İlgili Sayfalar