Ana içeriğe geç
Sözlük

şo ile cümle

şo kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Kaça mal olacağını ona peşinen sorsan iyi olur.You had better ask him in advance how much it will cost.
Borçtan sorumlusun.You are liable for the debt.
Bölümün sonunda onun anlamını tahmin etmiş olacaksınız.You will have guessed its meaning by the end of the chapter.
Soruyu cevaplamalısın.You need to answer the question.
Sonuçtan memnun musunuz?Are you satisfied with the result?
Sonucun hesabını vermek zorundasın.You've got to answer for the outcome.
Onu söylememelisin.You shouldn't say it.
Öyle söylemedin.You did not say so.
Öyle yapman sana söylendi mi?Were you told to do so?
Bunu duyduğuna şok olacaksın.You will be shocked to hear this.
Bu Sonbaharda Çin'i ziyaret edecek misin?Are you going to pay a visit to China this fall?
Bu soruya cevap vermenize gerek yok.You don't have to answer this question.
Bu soruya cevap vermek zorunda değilsiniz.You don't have to answer this question.
Bu soruyu cevaplamak zorunda değilsin.You don't have to answer this question.
Bu operanın İtalyanca söylendiğini hiç duydun mu?Have you ever heard this opera sung in Italian?
Dün okuldan sonra doğruca eve gittin mi?Did you go straight home after school yesterday?
Bir Amerikalı ve bir Kanadalı arasındaki farkı söyleyebilir misin?Can you tell the difference between an American and a Canadian?
Hiç onun sahnede şarkı söylediğini duydun mu?Have you ever heard her sing on the stage?
Bu sorunu bir bütün olarak göz önüne almalısınız.You must consider this problem as a whole.
Bir şey söylüyorsun ve sonra tam tersini yapıyorsun.You say one thing and then act just the opposite.
Arkadaşlarına selam söyle.Say hello to your friends.
Bana adının ne olduğunu söyle.Tell me what your name is.
Sana adın hakkında bazı sorular sorabilir miyim?May I ask you some questions about your name?
Adınızdan söz edildi.Your name was mentioned.
Cevaplarının her zaman yanlış olduğunu söylemiyorum.I'm not saying that your answers are always wrong.
Soyadınızı nasıl telaffuz edersiniz?How do you pronounce your last name?
Soyadını anlamadım.I didn't catch your last name.
Nazik sözlerinize değer vereceğim.I'll treasure your kind words.
Biz teklifinizi daha ayrıntılı inceledikten sonra cevabımızı size vereceğiz.I'll give you our answer after we go into your proposal in greater detail.
Yeni araban bana gerçekten son derece pahalı görünüyor.Your new car looks awfully expensive to me.
Bana hobinin ne olduğunu söyle.Tell me what your hobby is.
Sorunu cevaplamak çok zor.Your question is very hard to answer.
Sorunu cevaplamak zordur.Your question is hard to answer.
Bana sözlüğünü ödünç ver, lütfen.Lend me your dictionary, please.
Sözlüğünü bana ödünç ver, lütfen.Lend me your dictionary, please.
Lütfen sözlüğünü bana ödünç ver.Lend me your dictionary, please.
Ben senin sözlüğünü kullanabilir miyim?Can I use your dictionary?
Sözlüğünüzü kullanabilir miyim?Can I use your dictionary?
Kız kardeşinin sahip olduğu aynı sözlükten istiyorum.I want the same dictionary that your sister has.
Sol tarafında mağazayı göreceksin.You'll see the store on your left.
Bana ülken hakkında bir şey söyle.Tell me something about your country.
Lütfen bana ne düşündüğünü söyle.Please tell me what you think.
Zamanını istediğin herhangi bir şekilde geçirebilirsin; sonuçta, senin zamanın.You can spend your time in any way you want; it's your time, after all.
Söylediklerine bakılırsa o, büyük bir yazar olmalı.Judging from what you say, he must be a great writer.
Söylediğin kesinlikle yanlış.What you are saying is absolutely wrong.
Söylediğin doğru değil.What you said is not true.
Söylediğine inanmak zor.It is difficult to believe what you say.
Söylediğin bana hiç mantıklı gelmiyor.What you say does not make any sense to me.
Bana şimdiki adresini söyler misin?Could you tell me your present address?
Lütfen bana şu andaki adresini söyle.Please tell me your present address.
Senin teşvik sözlerinin benim için çok şey ifade ediyordu.Your words of encouragement meant a lot to me.
Üniversite yılların yakında sona erecek.Your college years will soon come to an end.
Bana okulun hakkında bir şey söyler misin?Could you tell me something about your school?
Bagajınız bir sonraki seferde gibi görünüyor.It looks like your luggage is on the next flight.
Şarkı söyleme sırası senin.It's your turn to sing.
Eğer senin düzenli desteğin olmasa, benim misyonum başarısızlıkla sonuçlanırdı.But for your steady support, my mission would have resulted in failure.
Söylediğin gibi yapacağım.I will do as you say.
Ne söylediğini anlayamıyorum.I can't make heads or tails of what you said.
Sadece sana söylenildiği gibi yapmak zorundasın.You have only to do as you were told.
Bu tam söylediğin gibi.It's just like you say.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod