Ana içeriğe geç
Sözlük

şo ile cümle

şo kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Yönetici birçok sorunla ilgilenir.The manager deals with many problems.
Onun başaracağına dair son dolarımla bahse girerim.I'll bet my bottom dollar he'll succeed.
Delikanlı iken şarkı söylemeye başladım.I began to sing when I was a youngster.
Daha sonra onu arayacağım.I'll call him later.
Sen tekrar alkol mü içtin? Sana içmemeni söylemiştim!You drank alcohol again? I told you not to!
Sanırım daha sonra tekrar gelirim.I think I'll come back later.
Daha sonra tekrar arayacağım.I'll call again later.
Bir sonraki ziyaretin için sabırsızlanıyorum.I look forward to your next visit.
Hepimiz bekliyoruz, çünkü test sonuçları hakkında hiçbir haber yok.We're all waiting because there's no news about the test results yet.
Daha sonra görüşürüz.I'll see you later.
Ona soru sordular.They asked him.
Hakkımı daha sonra kullanabilir miyim?May I take a rain check?
Ciddi sorular sadece, lütfen.Serious inquiries only, please.
Masako, Japonya'da liseyi bitirdi ve sonra Harvard'dan mezun oldu.Masako finished high school in Japan and then graduated from Harvard.
Görmeyi beklediğim son kişiydi.He was the last person I expected to see.
Öyle şeyler söyleyecek kadar ileri gitmem.I will not go to the length of saying such things.
Burada görmeyi beklediğim son kişisin.You are the last person I expected to see here.
Dağ bisikleti yarışları son birkaç yıldır genç Japonlarla tutuldu.Mountain bike racing has caught on with young Japanese in the past few years.
Mike, geleceğini söyledi.Mike said that he would come.
Onlar Mike'ın yatakta hasta olduğunu söylüyorlar.They say that Mike is sick in bed.
Mike iyi şarkı söylüyor.Mike sings well.
Mike iyi şarkı söyler.Mike sings well.
Mike öneri şeklinde birkaç kelime söyledi.Mike said a few words by way of suggestion.
Bayan March bana İngilizce bir sözlük verdi.Miss March gave me an English dictionary.
Oh, öyle söylediğiniz için çok naziksin.Oh, it's very kind of you to say so.
Son karşılaştığımızdan beri oldukça uzun zaman oldu.It's been quite ages since we last met.
Bayan White Tom'un okuldan sonra kalmasını emretti.Ms. White ordered that Tom should stay after school.
Neden Bay White'a sormuyorsun?Why don't you ask Mr White?
Neden Bay White'a sormuyorsunuz?Why don't you ask Mr White?
Bob öğretmene bazı sorular sordu.Bob asked the teacher some questions.
Bob son treni kaçırdı ve bir taksiye binmek zorunda kaldı.Bob missed the last train and had to take a taxi.
Bob çok çekingendir ve kızlarla sohbet ederken kızarır.Bob is very timid and blushes when chatting with girls.
Bob Jane'e onun kişisel işlerine karışmamasını söyledi.Bob told Jane not to interfere in his personal affairs.
Bob, tüm sorulara cevap verebilir.Bob can answer all the questions.
Hemen hemen tüm öğrenciler söylentiye inandı.Almost all the students believed the rumor.
Amerikalıların çoğu göçmen soyundan gelmektedir.Most Americans are descended from immigrants.
Ses biraz sonra kayboldu.Soon the sound died away.
Otelim seni aramamı söyledi.My hotel told me to call you.
Hardallı ve ketçaplı iki sosisli sandviç alacağım.I'll have two hot dogs with mustard and ketchup.
Posterler çabucak duvarlardan söküldü.The posters were immediately removed from the wall.
Sana inanmıyorum. Her zaman yalan söylüyorsun.I don't believe you. You're always telling lies.
Bunu içten söylüyorum.I say this from my heart.
Sorumu savuşturma.Don't avoid my question.
Söylediklerim hakkında hala şüphe içinde misin?Are you still in doubt about what I have said?
Top ona kafasının sol tarafından çarptı.The ball hit him on the left side of the head.
Dün sadece toplar değil aynı zamanda sopa da çalındı.Not only the balls; the bat was also stolen yesterday.
Ben salonun soğuk olması dışında konserden zevk aldım.I enjoyed the concert except that the hall was cold.
Onlar düdük sesini duyduklarında son hızla başladılar.On hearing the whistle, they started at full speed.
Helen sonraki durakta indi.Helen got off at the next stop.
Şu insanlara helikopterin inebilmesi için geri çekilmelerini söyleyin.Tell those people to back off so that the helicopter can land.
Yılanların, küçük hayvanları ve kuşları büyülediği söylenir.Snakes are said to mesmerize small animals and birds.
Yılanları çok düşünme onu solduruyor.The very thought of snakes makes her turn pale.
Çocuk bakıcısı bebeği şarkı söyleyerek uyutmaya çalıştı.The babysitter tried to sing the baby to sleep.
Venedik'in güzel bir şehir olduğunu söylüyorlar.They say that Venice is a beautiful city.
Betty neyin doğru neyin yanlış olduğunu söyleyemez.Betty can't tell right from wrong.
Betty asla bir kelime söylemedi.Betty never said a word.
Betty şoku atlattı.Betty got over the shock.
Bana yatağımı nasıl toplayacağımı söyle, lütfen.Please tell me how to make my bed.
Lütfen, bana yatağımı nasıl toplayacağımı söyle.Please tell me how to make my bed.
Bana yatağımı nasıl toplayacağımı söyleyin, lütfen.Please tell me how to make my bed.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod