Ana içeriğe geç
Sözlük

şo ile cümle

şo kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Onun söylediği beni gerçekten incitti.What he said really hurt me.
Benim çok iyi bir sözlüğüm yok.I haven't a very good dictionary.
Birkaç sözcük, bir erkeğin gerçek karakterine ihanet edebilir.A few words may betray a man's true character.
Nedenini bana sormayın.Don't ask me why.
Bana nedenini sorma.Don't ask me why.
Firmayla sözleşme yaptık.We made a contract with the firm.
Şehirlerimiz ciddi kirlenme sorunları yaratıyor.Our cities create serious pollution problems.
Bilmiyorsan etrafına sorsan iyi olur.If you don't know, you had better ask around.
Anlamazsan soru sormaktan çekinme.Don't hesitate to ask questions if you don't understand.
Ekip son atışta beş sayı kazandı.Our team scored five runs in the last inning.
Ben şarabı daha çok soğutmak istiyorum.I want to chill the wine more.
Londraya giderken Bay Higgins Tom ve Susie'ye bir sürü ilginç şeyler söyledi.On the way to London Mr Higgins told Tom and Susie many interesting things.
Onu gördüğünde Bay Long'un karısının hatırını sormayı unutma.Don't forget to ask after Mr Long's wife when you see him.
Robert hafta sonlarında dükkânda babasına yardım ederdi.Robert used to help his father in the store on weekends.
Roket sorunsuzca yükseldi.The rocket went up smoothly.
Bayan Roland, bu sorun hakkında ne düşünüyorsunuz?Ms. Roland, what do you think about this problem?
Mumları söndürür müsünüz?Would you put out the candles?
Mum söndü.The candle has gone out.
Mum rüzgar tarafından söndürüldü.The candle was blown out by the wind.
Mum söndürülmek yerine söndü.The candle went out instead of having been put out.
Mum söndürmeye gerek kalmadan söndü.The candle went out instead of having been put out.
Mum kendiliğinden söndü.The candle went out of itself.
Mum kendi kendine söndü.The candle went out of itself.
Sonunda sönünceye kadar, mum gittikçe küçüldüThe candle grew shorter and shorter, until at last it went out.
Kraliyet Tiyatrosu'nda akşam performansı sona ermişti, ve seyirci eve gitmişti.The evening performance at the Royal Theater had ended, and the audience had gone home.
Lütfen bu ayın son gününe kadar evraklarını teslim et.Please hand in your papers by the last day of this month.
Yarış son dakikaya kadar devam etti.The race went down to the wire.
Yarışta koştuktan sonra bitkindim.I was exhausted after running the race.
Lucy genellikle akşam yemeğinden sonra piyano çalardı.Lucy would often play the piano after dinner.
Lucy'nin annesi, ona küçük kız kardeşine bakmasını söyledi.Lucy's mother told her to take care of her younger sister.
Linda şarkı söylemek için ayağa kalktı.Linda stood up to sing.
Linda on altı yaşındaydı fakat yirmi olarak kabul edilmesi için sorun yoktu.Linda is sixteen, but had no trouble passing for twenty.
Lincoln Center'a nasıl gideceğimi bana söyleyebilir misiniz?Can you tell me how to get to Lincoln Center?
Rika, partide şarkı söyleyerek iyi bir zaman geçirdi.Rika had a good time singing at the party.
Liderler arasındaki çatışmalar sağlıksız bölgecilikle sonuçlandı.The conflicts among leaders resulted in unhealthy sectionalism.
Etikette iki tablet alınacağını söylüyor.It says on the label to take two tablets.
Son arama!Last call!
Rugby maçından sonra bütün vücudum büyük bir çürüktü.My whole body was one big bruise after the rugby game.
Develerin Orta Doğuda çok yararlı olduğunu söylemeye gerek yok.It goes without saying that camels are very useful in the Middle East.
Aslan bir darbede avını sona erdirdi.The lion put an end to his prey with one stroke.
Bayan Lark piyano çaldı ve çocuklar şarkı söyledi.Mrs. Lark played the piano and the children sang.
İşime burnunu sokma.It is no business of yours.
İyi uyuduktan sonra kendimi çok daha iyi hissettim.After sleeping well, I felt much better.
Ben iyi uyudum sonra çok daha iyi hissettim.I slept well, after which I felt much better.
Dikkatlice dinleyin, yoksa onun söylediklerini kaçıracaksın.Listen carefully, or you'll miss what he says.
Tüm yabancı kelimelere bir sözlükte bakman gerekiyor.You should look up all unfamiliar words in a dictionary.
Benzer bir durumda, şirket sorumlu tutuldu.In a similar situation, the company was held liable.
Olgun yansımadan sonra, onların teklifini kabul etmeye karar verdim.After mature reflection, I've decided to accept their offer.
Böyle bir şeyi ona söylemeye nasıl cesaret edersin.How dare you say such a thing to her!
Ne cüretle böyle bir şey söylersin!How dare you say such a thing!
Bunu söylemeye nasıl cesaret edersin!How dare you say that!
Avrupa'da seyahat ederken, bir trende soyuldum.While traveling in Europe, I was pickpocketed on a train.
Kitabı bana vermesi için sonunda onu ikna ettim.I finally talked her into lending me the book.
Sonunda hepsi bitti. Şimdi dinlenebiliriz.It is finally all over. Now we can relax.
Sonunda hepsi bitti.It is finally all over.
Son analizlerde, metotlar çocukları eğitmezler; insanlar eğitir.In the last analysis, methods don't educate children; people do.
İyi bir hafta sonu geçirmeniz dileğiyle!Have a good weekend!
Elinizin altında iyi bir sözlük bulundurun.Keep a good dictionary at hand.
İyi sonuçlar umalım.Let's hope for good results.
Acele etme. Alışveriş yapmak için bütün öğleden sonramız var.Take your time. We have all afternoon to shop.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod