Ana içeriğe geç
Sözlük

şirkette ile cümle

şirkette kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bikoff sonunda LVMH'nin şirkette% 30 hisse senedi satın almasına izin verdi.Bikoff eventually allowed LVMH to buy a 30% equity share in the company.
Aralık ayında şirketten serbest bırakılması için anlaşma yaptı.In December, he worked out a deal for his release from the company.
Bu ikili aynı şirkette çalışmaktadırlar.They both work for the same firm.
İkisi etkinlikten sonra şirketten ayrılsa da Lesnar 2012 yılında şirkete döndü.Both left the company after the event, but Lesnar returned in 2012.
Daha önce 2015 yılında 15 milyon dolar karşılığında şirkette azınlık hissesi satın almıştı.It had previously purchased a minority stake in the company for $15 million in 2015.
Aynı şey Gustav Otto tarafından iletyilen önceki şirkette de yaşanmıştı.The same thing had happened with the aircraft from the predecessor company run by Gustav Otto.
Lerner, iş hayatına Progressive Corporation adlı şirkette yatırım analisti olarak başladı.Lerner began working as an investment analyst at automobile insurers Progressive Corporation.
Göring genellikle özel uçuşlar için işe alındı ve bu şirkette başpilot oldu.Göring was often hired for private flights.
Forrest Bubba’nın şirketteki payını Bubba’nın annesine teslim eder.Forrest later gave Bubba's mother Bubba's share of the business.
Buna rağmen 2009 sonunda 50 Cent, ikilinin şirketten çıkarıldığını açıkladı.In late 2009, 50 Cent dropped the pair from the label.
Fakat, Quandt 1980 yılında şirketten çekilmiş ve şirket halka açık olarak kurulmuştur.However, in 1980, the Quandt family withdrew and a publicly owned firm was established.
Şirkette ahşap uçak modelleri üretimine ağırlık verildi.It was focusing on the wooden model-airplane manufacturing.
Sassa Mayıs 2005 da şirketten çıktı ve Taek Kwon yeni CEO oldu.Sassa left in May 2005 and was replaced by Taek Kwon.
TASE, 544 şirketten 56'sını da diğer ülkelerdeki borsalarda işlem görüyor.TASE lists some 544 companies, 56 of which are also listed on stock exchanges in other countries.
Bizim dünyamızda ise bir elçileri bulunur ki şirkette olan biten her şeyi öğrenebilsinler.God will discover our secrets all."
Ülkedeki 100 en büyük şirketten 83'ü Büyük Helsinki bölgesi merkezlidir.83 of the 100 largest Finnish companies have their headquarters in Greater Helsinki.
Şirkette artık 80 kişi çalışıyordu.By this time the factory complex was employing 80 people.
Norveç hükümeti şirkette yüzde 34,3 paya sahiptir.Each of the three partners will have 33.3% interest in the partnership.
Turnuva sırasında Chuckie T., Jeff Cobb ve Sami Callihan şirkette debut yapmıştır.The tournament featured the NJPW debuts of Chuckie T., Jeff Cobb and Sami Callihan.
1950'lerin ortalarında, şirkette 900'den fazla kişi çalıştı.By 1939, the factory was employing over 500 people.
Bu 13 şirketten 5 tanesi ilçede kuruludur.Thirty percent of the Commission's audits were carried out by five private audit firms.
Muhasebeci olarak özel bir şirkette çalışmıştır.He worked as an accountant for a large firm.
Bu 13 şirketten 8 tanesi ilçede kuruludur.Eight of the original ten schools are still members in some form.
1914'te Broadheath sanayi bölgesinde 14 tane şirkette binlerce işçi çalışmakta idi.By 1914, 14 companies operated in Broadheath, employing thousands of workers.
Şirketten Kamuyu Aydınlatma Platformu'na gönderilen açıklama şöyle: denildi.The mid-century Chambers' Encyclopaedia would have told him just that.
Ailesine ait şirkette yönetim kurulu üyesi olup İslami bir bankanın sahibiydi.The autonomous region was to have its own economic system, including an Islamic bank.
Bu şirkette kötü bir güne karşılık geliyor.That's a bad day at the office.
Bu şirketten alacakları olanlar muhtemelen paralarını geri alamayacaklar.Because one of the people who this company owes money to is probably not going to see their money.
Betty büyük bir şirkette gittikçe yükselen biridir.Betty is an up-and-comer at a big downtown business firm.
Son zamanlarda şirkette işler gerçekten ters gidiyor..Lately company work has been really hard.
Seung Jo şirkette çalışacağını mı söyledi?Seung Jo said he would work in the company?
Şirkette çalışmak eğlenceli mi?Is it fun working at the company?
En ufak bir ilgim yok ama Eğer şirkette çalışırsam, babam mutlu olacak.I am not in the least bit interested but if I work at the company, my father will be happy.
Bunu, bir sirkette asla yapamazsiniz.You could never afford to do this in a company.
SolarCity bir bankaya veya şirketten yığınla anapara biriktiriyor.SolarCity raises a chunk of capital from say, a company or a bank.
Hisseyi şirketten almadım.I didn't buy from the company.
David ile bu şirkette ne yapabileceğim konusunda görüşmek için buluştum.I met with David to talk about what I might do in his company.
Şimdi ne oldu? 4500 şirkette çalışan her 4 server'dan biri Linux işletim sistemiyle çalışıyor.You have linux powering 1 out of 4 corporate servers and 45 hundred companies...
Eğer bu şirkette hisseniz varsa, bu öz sermayede hakkınız var demektir.If you own a share of the company, you own a share of this equity.
Para şirketten köye aktarılıyor, bunu ağaç dikerek yapıyoruz.The money goes from the company into the village via tree-planting.
Ve bu parayı da aslında yatırım bankasının kurmuş olduğu -özel amaçlı şirketten almışlardı.And they borrowed the money essentially from a special purpose entity.
Bu şirket aslında çocukluğumdan beri DNA'mda olduğu için şirkette eğitmenlik için başvurdum.Macs have been in my DNA since my childhood, so I applied to be a part of their team as a trainer.
Bir başka örnek: Bu Positive Energy(Pozitif Enerji) diye bir şirketten.Here's another example of this.
Hatta şöyle dedim: "Umarım en az 6 ay o şirkette kalabilir".Hatta şöyle dedim: "umarım en az 6 ay o şirkette kalabilir"
Çok yorucu bir şirkette bir iş buldum.I ended up getting a job at a very demanding company.
401K'nız (şirkette biriken emeklilik fonunuz) hazırlanır.Your 401(k) just got nailed.
Şimdi size sayıcısı olmayan bir şirketten örnek göstereceğim.So, I'm going to show you an example of a company that does not have a tap counter. (Laughter)
Ama bunlar, büyük bir şirkette oldukça mantıklıdır.It makes all the sense in the world in a large company.
Sermayelerinin %55'i 16 şirketten geliyor.55% of their funding came from 16 companies.
Eğer bir şirkettelerse konumları nedir?If its in a company, what's their position?
Kuzey Amerika'daki bir düzeni şirkette uygulanıyor. SOİO'da insanların belli bir vardiyası yoktur.In a ROWE people don't have schedules.
Ama yalnız çevrimiçi hizmet veren bir şirkette bu şeklide işleri yürütmek mümkün olabilir.But can you sustain your company that way? Well if you have a dot-com, maybe you can.
Bana "Hewlett Packard adında bir şirkette çalışıyorum" dedi.She said, "Well, I work for a company called Hewlett-Packard."
Şirkette sorunlara sebep oldu ve kovuldu.He messed with company money and got fired.
İlk teftiş, 16 Mayıs - 31 Ekim tarihleri arasında 161 vergi mükellefi şirkette yapıldı.The first inspection was conducted from May 16th to October 31st on 161 taxpaying companies.
CEZ şirkette %51 hisseye sahip olacak.CEZ will hold a 51% share.
Yaşamak ve geçimimi sağlamak için bir şirkette işe girmek zorundayım”, diyor.I have to maintain a company job in order to survive and pay for expenses," Karlo said.
İhaleye biri Teksas merkezli bir şirketten olmak üzere sadece üç başvuru yapıldı.Only three applications have been submitted, one from a Texas based company.
CO, Vardar-Croatia Skopje adı verilecek yeni şirkette yüzde 70 hisseye sahip olacak.CO would hold a 70 per cent stake in the new company, which will be called Vardar-Croatia Skopje.
Birkaç gün önce, kar altında kalan bir şirketten 15 işçiyi kurtarmamız gerekti.A few days ago, we had [to] rescue 15 workers at a company that was buried in snow.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod