şirketler ile cümle
şirketler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
ZigBee Alliance, ZigBee standart koruma ve yayınlama şirketler grubudur.ZigBee Alliance on ZigBee standardit haldav ja publitseeriv kontsern.
Grup bu tekliyi, plak şirketlerinden yardım almadan, bağımsız olarak çıkarmıştır.Bänd andis plaadi välja iseseisvalt, ilma plaadifirma abita.
Ayrıca, The 40/40 Club ve New Jersey Nets şirketlerinin kurucularındandır.Ta on spordibaaride keti 40/40 Club ja korvpallimeeskonna Brooklyn Nets kaasomanik.
1932 yılında Audi, Auto Union'ı oluşturmak üzere Horch, DKW ve Wanderer şirketleri ile birleşti.1932 ühendati Audi, Horch, DKW ja Wanderer uueks ettevõtteks Auto Union.
Ayrıca bazı ufak otobüs şirketleri de şehire hizmet vermektedir.Lisaks pakuvad paljud eraettevõtjad väikebussiteenust.
Bunun dışında, şirketlerin kaynak ihtiyaçlarını karşılamak için yabancı kaynaklardan borç alması da mümkündür.Lisaks eelpool mainitule on ettevõtetel laenamiseks ka muud võimalused.
Siyasetçi olmadan önce, bazı şirketlerde çalıştı.Enne poliitikukarjääri töötas ta mitmes ametiühingus.
BMW ayrıca, Mini ve Rolls-Royce, otomobil şirketlerinin sahibidir.BMW tütarfirmad on Mini ja Rolls-Royce, minevikus ka Rover.
Diğer iki şirketin başkanı ve en az sekiz diğer şirketlerinde yönetim kurullarında yer almaktadır.Peale selle on ta veel vähemalt 2 ettevõtte juht ja 8 ettevõtte juhatuse liige.
Çoğunlukla daha büyük şirketlerin daha geniş etki alanları vardır.Suurematel jaamadel on isegi parem efektiivsus.
Bunun için özel sigorta şirketlerinden konut sigortanızın olması gereklidir.Selleks tuleks pöörduda oma kindlustusseltsi poole.
Şirketler aynı zamanda başarısız olabilir veya tamamen operasyonunu durdurabilir.Lehed võivad olla taandarenenud okasteks või isegi täiesti puududa.
Karaköy bölgesi 19. yüzyılda, bankaların ve sigorta şirketlerinin toplanma yeriydi.Küla kuulus 19. sajandil Vilo kogukonda ja Pankjavitsa kogudusse.
Bu şirketlerin yaklaşık 250 yıllık tarihleri vardır.Sealsed pärnad on üle 250 aasta vanad.
Banque Royale ile söz konusu şirketler, John Law'un yönetimindeydi.Ameerika Ühendriikide Alabama osariigi kubernerina astus ametisse Robert Bentley.
Yabancı şirketlere ait hatlar 1927'den itibaren kamulaştırıldı.Kaablit tootvad ettevõtted hakkasid 1927. aastast alates oma tegevust kokku tõmbama.
Bu kadınların birçoğu aile şirketleriyle çalışıyor ve ev dışında çalışmaya teşvik ediliyorlar.See on paljudes piirkondades naiste jaoks ainuke võimalus töötada väljaspool kodu ja raha teenida.
Kulüp, Barcelona kulüp üyelerine aittir ve limited şirketlerde olduğu gibi başkanı oylama ile seçerler.Barcelona jalgpalliklubi omavad klubiliikmed, kes valivad ka presidendi.
Lufthansa, Avrupa'nın en büyük havayolu şirketlerinden biri.Jet Airways on üks suurimaid lennufirmasid Indias.
Şirketlerde çalıştı.Ta on töötanud kindlustusfirmades.
Ek kartuşların fiyatı bişrkaç yıl içinde diğer şirketlerinde bu kartuşları sağlaması sayesinde çabucak düştü.Lisakassetide hind langes järgmise paari aastaga kiiresti, kuna rohkemad firmad hakkasid neid tarnima.
Terry, devletleştirlen şirketleri tekrar özel teşebbüse devreder.Vabanenud ministrikohad jaotakse uuesti ümber.
Bazı elektrik şirketleri şebekeye enjekte edilen elektrik için ödeme yapacaktır.Suuremahuline elektrienergia müük toimub elektribörsi vahendusel.
14)) uluslararası şirketleri, dünya11 zdraví a ekosystémů (
14)) uluslararası şirketleri, dünyaAtt genomföra dessa informationssystem fullt ut och skulle stödja EU:s
1998 yılında Komisyon anlaşmayı yasaklamış ve şirketlere50 milyon Euro’yu aşan bir para cezası vermiştir.În 1998, Comisia a interzis înţelegereași a aplicat firmelor amenzi în valoare de peste 50 milioane euro.
1998 yılında Komisyon anlaşmayı yasaklamış ve şirketlere50 milyon Euro’yu aşan bir para cezası vermiştir.La Commission européenne a donc interdit l’accord en 1998 et a infligé desamendes aux entreprises.
1999 yılında Komisyon, şirketler arasındaki tüm anlaşmaların merkezi bildirimine sonverilmesini önermiştir.În 1999, a sugerat încetarea obligativităţii de a centralizatoate acordurile încheiate între intrprinderi.
1999 yılında Komisyon, şirketler arasındaki tüm anlaşmaların merkezi bildirimine sonverilmesini önermiştir.Leta 1999 je predlagala, da seodpravi ta centralizirani sistem prijavljanja vseh sporazumov med podjetji.
1999 yılında Komisyon, şirketler arasındaki tüm anlaşmaların merkezi bildirimine sonverilmesini önermiştir.V roce 1999 Komise navrhla zrušit tytocentralizované notifikace dohod mezi podniky.
1999 yılında Komisyon, şirketler arasındaki tüm anlaşmaların merkezi bildirimine sonverilmesini önermiştir.Vroku1999 navrhla zrušiť toto centralizované ohlasovanie dohôd medzi podnikmi.
26 yaşımdayken, bu şirketleşmiş dünyada, şirketlerin daha karlı olmalarına çalışan biriydim.26 évig voltam a közösségi világban, próbáltam jövedelmezővé tenni a szervezeteket.
26 yaşımdayken, bu şirketleşmiş dünyada, şirketlerin daha karlı olmalarına çalışan biriydim.저는 26년간 회사를 다니며 조직의 이윤 창출을 위해 힘썼죠.
26 yaşımdayken, bu şirketleşmiş dünyada, şirketlerin daha karlı olmalarına çalışan biriydim.26 лет я отдала миру больших корпораций в попытках заставить компании приносить прибыль.
26 yaşımdayken, bu şirketleşmiş dünyada, şirketlerin daha karlı olmalarına çalışan biriydim.Am fost 26 de ani în lumea corporatistă, încercând să fac organizaţiile profitabile.
26 yaşımdayken, bu şirketleşmiş dünyada, şirketlerin daha karlı olmalarına çalışan biriydim.Estuve 26 años en el mundo empresarial, intentando hacer rentables a diferentes organizaciones.
26 yaşımdayken, bu şirketleşmiş dünyada, şirketlerin daha karlı olmalarına çalışan biriydim.Ich war 26 Jahre in der Wirtschaft tätig und versuchte dort, Organisationen profitabel zu machen.
26 yaşımdayken, bu şirketleşmiş dünyada, şirketlerin daha karlı olmalarına çalışan biriydim.Ik probeerde 26 jaar in de bedrijfswereld organisaties winstgevend te maken.
26 yaşımdayken, bu şirketleşmiş dünyada, şirketlerin daha karlı olmalarına çalışan biriydim.J'ai passé 26 ans dans le monde des affaires, à essayer de rendre des entreprises rentables.
26 yaşımdayken, bu şirketleşmiş dünyada, şirketlerin daha karlı olmalarına çalışan biriydim.Per 26 anni nel mondo aziendale ho cercato di ottenere profitti.
26 yaşımdayken, bu şirketleşmiş dünyada, şirketlerin daha karlı olmalarına çalışan biriydim.Pracovala jsem 26 let v podnikovém světě a snažila se udělat organizace výdělečnými.
26 yaşımdayken, bu şirketleşmiş dünyada, şirketlerin daha karlı olmalarına çalışan biriydim.Saya berumur 26 tahun saat berada di dunia bisnis, berusaha mendirikan organisasi yang menguntungkan.
26 yaşımdayken, bu şirketleşmiş dünyada, şirketlerin daha karlı olmalarına çalışan biriydim.Spędziłam 26 lat w korporacjach, dbając o ich zyski.
26 yaşımdayken, bu şirketleşmiş dünyada, şirketlerin daha karlı olmalarına çalışan biriydim.Tôi làm việc 26 năm trong thế giới kinh doanh, nỗ lực giúp các tổ chức kiếm lời.
26 yaşımdayken, bu şirketleşmiş dünyada, şirketlerin daha karlı olmalarına çalışan biriydim.Επί 26 χρόνια εργαζόμουν σε εταιρείες, προσπαθώντας να κάνω τους οργανισμούς επικερδείς.
26 yaşımdayken, bu şirketleşmiş dünyada, şirketlerin daha karlı olmalarına çalışan biriydim.Бях 26 години в корпоративния свят и се опитвах да правя организациите доходоносни.
26 yaşımdayken, bu şirketleşmiş dünyada, şirketlerin daha karlı olmalarına çalışan biriydim.הייתי בת 26 בעולם התאגידים, וניסיתי לגרום לארגונים להיות רווחיים.
26 yaşımdayken, bu şirketleşmiş dünyada, şirketlerin daha karlı olmalarına çalışan biriydim.عملت ٢٦ سنة في عالم الشركات في محاولة أن أجعل الشركات تربح
26 yaşımdayken, bu şirketleşmiş dünyada, şirketlerin daha karlı olmalarına çalışan biriydim.組織がより有益になるよう努めてきました そして2003年
6 yıl gibi kısa bir süre de, genç öğrencilerimden 500 tanesi sektörlerdeki en iyi şirketlerde çalışıyorlar.6년이라는 짧은 시간동안 우리는 500명의 훌륭한 . 산업에서 가장 최고의 조직체에서 일하는 학생들을 길렀습니다.
6 yıl gibi kısa bir süre de, genç öğrencilerimden 500 tanesi sektörlerdeki en iyi şirketlerde çalışıyorlar.Într-un scurt timp de 6 ani, azi 500 din minunații mei elevi
6 yıl gibi kısa bir süre de, genç öğrencilerimden 500 tanesi sektörlerdeki en iyi şirketlerde çalışıyorlar.Nel breve periodo di 6 anni, oggi 500 dei miei meravigliosi giovani studenti
88 ve sıkıntı içindeki şirketlerin yeniden yapılandırılması ile ilişkilidir.88 dens politik vedrørende statsstøtte. De kaldes »rammebestemmelser«.
88 ve sıkıntı içindeki şirketlerin yeniden yapılandırılması ile ilişkilidir.88 vaikeuksissa olevien yritysten pelastamista tai niiden rakenteen uudistamista.
88 ve sıkıntı içindeki şirketlerin yeniden yapılandırılması ile ilişkilidir.A tagállamok kötelesek ezekről a Bizottságot előre tájékoztatni.
88 ve sıkıntı içindeki şirketlerin yeniden yapılandırılması ile ilişkilidir.De Commissie heeft ook tot taak de door de lidstatengeplande nieuwe steunmaatregelen te onderzoeken.
88 ve sıkıntı içindeki şirketlerin yeniden yapılandırılması ile ilişkilidir.Чл.87 и 88 противоречи на общите интереси.
Açıkçası çok sayıda ve çok çeşitli büyük şirketler gördüm:저도 많이 경험한 건데요, 대기업들은 대개
Açıkçası çok sayıda ve çok çeşitli büyük şirketler gördüm:رأيت عدة أنواع من الشركات الكبرى تقول
Açıkçası çok sayıda ve çok çeşitli büyük şirketler gördüm:"次の企画会議で決めましょう"という言葉です