şimdiye kadar ile cümle
şimdiye kadar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Eminim şimdiye kadar Farmville'i duymuşsunuzdur.Сигурен съм, че всички сте чували за Farmville до сега.
Eminim şimdiye kadar Farmville'i duymuşsunuzdur.אני בטוח שכולכם כבר שמעתם על Farmville (פארם-וויל).
Eminim şimdiye kadar Farmville'i duymuşsunuzdur.أنا متأكد من الجميع قد سمع بـ"فارمفيل"
Eminim şimdiye kadar Farmville'i duymuşsunuzdur.もしなければ やってみるといいですよ
Evrenin yaşı, yani Big Bang'den şimdiye kadarki zaman 100 milyar köpek yılı.A idade do universo, desde este momento e o Big Band, é de 100 mil milhões em anos de cão.
Evrenin yaşı, yani Big Bang'den şimdiye kadarki zaman 100 milyar köpek yılı.A világegyetem életkora, az ősrobbanástól mostanáig 100 milliárd, kutyaévekben számítva.
Evrenin yaşı, yani Big Bang'den şimdiye kadarki zaman 100 milyar köpek yılı.Das Alter des Universums, zwischen jetzt und dem Urknall, beträgt einhundert Milliarden Hundejahre.
Evrenin yaşı, yani Big Bang'den şimdiye kadarki zaman 100 milyar köpek yılı.De leeftijd van het heelal tussen nu en de oerknal is honderd miljard in hondenjaren (ong. 14 miljard).
Evrenin yaşı, yani Big Bang'den şimdiye kadarki zaman 100 milyar köpek yılı.빅뱅부터 지금까지 우주의 나이는 개의 나이로 치면 천억살이지요.
Evrenin yaşı, yani Big Bang'den şimdiye kadarki zaman 100 milyar köpek yılı.La edad del Universo, desde el Big Bang hasta ahora, es como cien mil millones de años caninos.
Evrenin yaşı, yani Big Bang'den şimdiye kadarki zaman 100 milyar köpek yılı.L'âge de l'univers, entre aujourd'hui et le Big Bang, est de cent milliards en années de chien.
Evrenin yaşı, yani Big Bang'den şimdiye kadarki zaman 100 milyar köpek yılı.L'età dell'universo, stimata tra adesso e il Big Bang, è di circa cento miliardi di anni canini.
Evrenin yaşı, yani Big Bang'den şimdiye kadarki zaman 100 milyar köpek yılı.Stáří vesmíru, od tohoto okamžiku až po Velký třesk, je sto miliard psích let.
Evrenin yaşı, yani Big Bang'den şimdiye kadarki zaman 100 milyar köpek yılı.Starost vesolja, med zdaj in Velikim Pokom je sto milijard v pasjih letih.
Evrenin yaşı, yani Big Bang'den şimdiye kadarki zaman 100 milyar köpek yılı.Tuổi của vũ trụ, tính từ Vụ Nổ Lớn cho tới nay, là một trăm tỷ năm xét theo tuổi chó.
Evrenin yaşı, yani Big Bang'den şimdiye kadarki zaman 100 milyar köpek yılı.Universets alder, mellem nu og Big Bang, er et hundrede milliarder i hundeår.
Evrenin yaşı, yani Big Bang'den şimdiye kadarki zaman 100 milyar köpek yılı.Universums ålder mellan nu och Big Bang är ett hundra miljarder i hundår.
Evrenin yaşı, yani Big Bang'den şimdiye kadarki zaman 100 milyar köpek yılı.Usia alam semesta, mulai dari Dentuman Besar hingga sekarang adalah 100 miliar dalam tahun anjing.
Evrenin yaşı, yani Big Bang'den şimdiye kadarki zaman 100 milyar köpek yılı.Vechimea universului, de la Big Bang până acum, e de 100 miliarde de ani câineşti.
Evrenin yaşı, yani Big Bang'den şimdiye kadarki zaman 100 milyar köpek yılı.Vek vesmíru medzi súčasnosťou a Veľkým treskom je sto miliárd psích rokov.
Evrenin yaşı, yani Big Bang'den şimdiye kadarki zaman 100 milyar köpek yılı.Wiek wszechświata, czas od Wielkiego Wybuchu to sto miliardów psich lat.
Evrenin yaşı, yani Big Bang'den şimdiye kadarki zaman 100 milyar köpek yılı.Η ηλικία του σύμπαντος, μεταξύ της Μεγάλης Έκρηξης και σήμερα, είναι 100 δισεκατομμύρια σκυλίσια χρόνια.
Evrenin yaşı, yani Big Bang'den şimdiye kadarki zaman 100 milyar köpek yılı.Возраст вселенной между настоящим моментом и Большим Взрывом - сто миллиардов в собачьих годах.
Evrenin yaşı, yani Big Bang'den şimdiye kadarki zaman 100 milyar köpek yılı.Възрастта на Вселената, от сега до Големия взрив, е 100 милиарда кучешки години.
Evrenin yaşı, yani Big Bang'den şimdiye kadarki zaman 100 milyar köpek yılı.גיל היקום, מהמפץ הגדול להיום, הוא 100 מיליארד בשנות כלב.
Evrenin yaşı, yani Big Bang'den şimdiye kadarki zaman 100 milyar köpek yılı.عمر الكون، بين هذه اللحظة والإنفجار الكبير، هو مائة بليون سنة قياساً بعمر الكلاب.
Evrenin yaşı, yani Big Bang'den şimdiye kadarki zaman 100 milyar köpek yılı.犬年齢で言う1千億年です (笑)
Fakat bu bizim yaptiklarimizin otekisine gitmemizi gerektiriyor, veya simdiye kadar yaptiklarimizinAle to naprawdę wymaga sięgania dalej niż to co robimy,
Fakat bu bizim yaptiklarimizin otekisine gitmemizi gerektiriyor, veya simdiye kadar yaptiklarimizin하지만 실명이라는 문제를 정말 해결하려면 저희가 지금 하거나 혹은 지금까지 해왔던
Fakat bu bizim yaptiklarimizin otekisine gitmemizi gerektiriyor, veya simdiye kadar yaptiklarimizinאבל יש צורך להגיע ליותר ממה שאנחנו עושים או מה שעשינו.
Fakat bu bizim yaptiklarimizin otekisine gitmemizi gerektiriyor, veya simdiye kadar yaptiklarimizinولكن هذا في الواقع يتطلب تجاوز ما نقوم به ، أو ما قمنا به،
Fakat bu bizim yaptiklarimizin otekisine gitmemizi gerektiriyor, veya simdiye kadar yaptiklarimizin我々がこれまで行ってきた以上のことが 要求されます
Fakat şimdiye kadar, ağaçları kesmeden bunu yapmanın bir yolu yoktu.Aber bis jetzt gab es dazu keinen anderen Weg, außer Bäume zu fällen.
Fakat şimdiye kadar, ağaçları kesmeden bunu yapmanın bir yolu yoktu. Ama şimdi bir çözümümüz var.שמשתמשת בפסולת חקלאית כדי לייצר דלק לבישול.
Fakat şimdiye kadar, ağaçları kesmeden bunu yapmanın bir yolu yoktu.Asta e remarcabil. Dar până acum nu au existat căi de a o face fără a se tăia copaci.
Fakat şimdiye kadar, ağaçları kesmeden bunu yapmanın bir yolu yoktu.Cependant, c'était jusqu'alors impossible sans abattre d'arbres.
Fakat şimdiye kadar, ağaçları kesmeden bunu yapmanın bir yolu yoktu.É notável! Mas até agora, não havia maneira de o fazer sem derrubar árvores.
Fakat şimdiye kadar, ağaçları kesmeden bunu yapmanın bir yolu yoktu.Eso es notable. Pero hasta el momento, no había manera de hacerlo sin talar árboles.
Fakat şimdiye kadar, ağaçları kesmeden bunu yapmanın bir yolu yoktu.Ma fino ad ora, non c'è stato modo di farlo senza tagliare alberi.
Fakat şimdiye kadar, ağaçları kesmeden bunu yapmanın bir yolu yoktu.Nhưng cho đến nay, vẫn không có cách nào khác ngoài việc chặt cây cả.
Fakat şimdiye kadar, ağaçları kesmeden bunu yapmanın bir yolu yoktu.Tapi sampai sekarang, tidak ada cara untuk melakukannya tanpa menebang pohon.
Fakat şimdiye kadar, ağaçları kesmeden bunu yapmanın bir yolu yoktu.Tot nu toe moest je daarvoor bomen kappen.
Fakat şimdiye kadar, ağaçları kesmeden bunu yapmanın bir yolu yoktu.Αλλά μέχρι τώρα, δεν υπήρχαν τρόποι να γίνει κάτι τέτοιο χωρίς να κόψουμε δέντρα.
Fakat şimdiye kadar, ağaçları kesmeden bunu yapmanın bir yolu yoktu.А це вражає, до сьогодення, не було способу зробити це без вирубки дерев.
Fakat şimdiye kadar, ağaçları kesmeden bunu yapmanın bir yolu yoktu.Досега обаче нямаше начини това да се направи без сечене на дървета.
Fakat şimdiye kadar, ağaçları kesmeden bunu yapmanın bir yolu yoktu.Это потрясающе, но до настоящего времени этого нельзя было сделать без вырубки лесов.
Fakat şimdiye kadar, evrene bakış açımız kopuk ve dağınıktı.하지만, 지금까지 우리가 가지고 있던 우주를 향한 시각은 끊겨있고 부분적인 것들 이었습니다.
Fakat şimdiye kadar, evrene bakış açımız kopuk ve dağınıktı.Nhưng cho tới bây giờ, cái nhìn của chúng ta về vũ trụ đã ngưng kết nối và gãy vụn.
Fakat şimdiye kadar, evrene bakış açımız kopuk ve dağınıktı.אבל עד עכשיו, ההבנה שלנו של היקום היתה מנותקת ומפוזרת,
Fakat şimdiye kadar, evrene bakış açımız kopuk ve dağınıktı.و لكن حتى الآن، نظرتنا إلى الكون ما زالت مجزأة و ضعيفة،
Fakat şimdiye kadar, evrene bakış açımız kopuk ve dağınıktı.自然の織成す素晴しい物語の多くは語らわれずにいました
Gerçekten düşünmüyorum - Ben şimdiye kadar önce hayatını düşünmek rahatsız oldu sanmıyorum.En usko, että hän oli koskaan vaivautunut ajattelemaan elämänsä ennen - ei tosiaan.
Gerçekten düşünmüyorum - Ben şimdiye kadar önce hayatını düşünmek rahatsız oldu sanmıyorum.Ich glaube nicht, daß er jemals die Mühe gemacht, in seinem Leben denken, bevor - nicht wirklich zu denken.
Gerçekten düşünmüyorum - Ben şimdiye kadar önce hayatını düşünmek rahatsız oldu sanmıyorum.Ik denk niet dat hij ooit last te denken in zijn leven voor de - niet echt denken.
Gerçekten düşünmüyorum - Ben şimdiye kadar önce hayatını düşünmek rahatsız oldu sanmıyorum.Jag tror inte han någonsin hade brytt sig om att tänka i sitt liv tidigare - inte riktigt tänka.
Gerçekten düşünmüyorum - Ben şimdiye kadar önce hayatını düşünmek rahatsız oldu sanmıyorum.Jeg tror ikke, han nogensinde havde plaget til at tænke i hans liv før - ikke rigtig tror.
Gerçekten düşünmüyorum - Ben şimdiye kadar önce hayatını düşünmek rahatsız oldu sanmıyorum.Je ne pense pas qu'il ait jamais troublé de penser à sa vie avant - pense pas vraiment.
Gerçekten düşünmüyorum - Ben şimdiye kadar önce hayatını düşünmek rahatsız oldu sanmıyorum.정말 생각 - 그는 지금까지 자신의 인생에서 생각하는 문제가 아니 겠죠.
Gerçekten düşünmüyorum - Ben şimdiye kadar önce hayatını düşünmek rahatsız oldu sanmıyorum.Nem hiszem, amit valaha a fáradságot, hogy gondolkodni élete előtt - nem igazán hiszem.
Gerçekten düşünmüyorum - Ben şimdiye kadar önce hayatını düşünmek rahatsız oldu sanmıyorum.Nepředpokládám, že on někdy problematické, aby si ve svém životě, než - a to opravdu myslí.