şimdiye kadar ile cümle
şimdiye kadar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
12
ORT. KELİME
Ben şimdiye kadar daha hızlı sürdü düşünmüyorum, ama diğerleri bizden önce vardı.Δεν νομίζω ότι έχω ποτέ οδήγησα πιο γρήγορα, αλλά οι άλλοι ήταν εκεί πριν από εμάς.
Ben şimdiye kadar daha hızlı sürdü düşünmüyorum, ama diğerleri bizden önce vardı.Аз не мисля, че някога съм караше бързо, но други са били там преди нас.
Ben şimdiye kadar daha hızlı sürdü düşünmüyorum, ama diğerleri bizden önce vardı.Я не думаю, что я когда-либо ехал быстрее, но другие были там раньше нас.
Ben şimdiye kadar daha hızlı sürdü düşünmüyorum, ama diğerleri bizden önce vardı.Я не думаю, що я коли-небудь їхав швидше, але інші були там раніше за нас.
Ben şimdiye kadar daha hızlı sürdü düşünmüyorum, ama diğerleri bizden önce vardı.אני לא חושב שאני אי פעם נסעו מהר, אבל האחרים היו שם לפנינו.
Ben şimdiye kadar daha hızlı sürdü düşünmüyorum, ama diğerleri bizden önce vardı.أنا لا أعتقد أنني دفعت من أي وقت مضى أسرع ، ولكن الآخرين كانوا هناك قبل لنا.
Ben şimdiye kadar daha hızlı sürdü düşünmüyorum, ama diğerleri bizden önce vardı.その湯気の馬とタクシーとランダウは、ドアの前にあったとき
Ben şimdiye kadar üç tanesini yaptım.Anda dapat melihat sejauh ini saya sudah memiliki tiga
Ben şimdiye kadar üç tanesini yaptım.Eu já consegui fazer três até agora;
Ben şimdiye kadar üç tanesini yaptım.Han visto que he hecho tres hasta ahora;
Ben şimdiye kadar üç tanesini yaptım.Jag har drivit tre stycken hittils;
Ben şimdiye kadar üç tanesini yaptım.Je ziet dat ik er al drie heb.
Ben şimdiye kadar üç tanesini yaptım.Potete vedere che ne ho create tre finora;
Ben şimdiye kadar üç tanesini yaptım.Sie können sie sehen, ich habe drei davon schon ins Leben gerufen.
Ben şimdiye kadar üç tanesini yaptım.Từ này tới giờ, bạn cũng đã nhìn thấy những gì tôi vừa làm cho 3 nhà hàng này.
Ben şimdiye kadar üç tanesini yaptım.Vidíte, doposud jsem udělal tři.
Ben şimdiye kadar üç tanesini yaptım. Yapacak bir kaç tane daha kaldı.Είδατε ότι έχω κάνει τρεις μέχρι τώρα, και έχω και μερικές ακόμα στο μυαλό μου.
Ben şimdiye kadar üç tanesini yaptım.Ви побачили, я займаюся цим, на трьох проектах.
Ben şimdiye kadar üç tanesini yaptım.У меня уже три таких проекта.
Bilim dünyası tarafından bize şimdiye kadar Kuzey kutbu olduğu söylendi, bunlar gerçek mıknatıslardır!Ceea ce ni s-a spus pana acum, de catre lumea stiintifica, este ca exista un pol Nord.
Bilim dünyası tarafından bize şimdiye kadar Kuzey kutbu olduğu söylendi, bunlar gerçek mıknatıslardır!То, что мы говорили до сих пор в научном мире, является то, что есть Северный полюс ... это настоящие магниты!
Bilim dünyası tarafından bize şimdiye kadarノースポールがあるということです...これらは実際の磁石であります!
Biliyorsunuz şimdiye kadar çok eğlenceli anlar yaşadık. İstediğimize daldık.Get our buy in back
Birincisi, - bu en sevdiğim - şimdiye kadar Senato'nun resmi olarakÎntâi -- și acesta e favoritul meu -- după toate cercetările mele,
Birincisi, - bu en sevdiğim - şimdiye kadar Senato'nun resmi olarak우선 -- 이게 제가 제일 좋아하는 건데요 -- 제가 찾아본 한,
Birincisi, - bu en sevdiğim - şimdiye kadar Senato'nun resmi olarakThượng Viện chưa bao giờ chính thức công nhận danh hiệu Tổng thống.
Birincisi, - bu en sevdiğim - şimdiye kadar Senato'nun resmi olarakTout d'abord - et c'est ce que je préfére - aussi loin que j'aie pu chercher,
Birincisi, - bu en sevdiğim - şimdiye kadar Senato'nun resmi olarakZaprvé -- a to je moje oblíbená -- zatím, pokud jsem byl schopen zjistit,
Birincisi, - bu en sevdiğim - şimdiye kadar Senato'nun resmi olarakПерша, і моя улюблена: наскільки мені вдалося з'ясувати,
Birincisi, - bu en sevdiğim - şimdiye kadar Senato'nun resmi olarakПървото -- и това е любимото ми -- е, че досега, доколкото съм могъл да разбера,
Birincisi, - bu en sevdiğim - şimdiye kadar Senato'nun resmi olarakראשית -- וזה האהוב עלי -- ככל שאני הצלחתי למצוא,
Birincisi, - bu en sevdiğim - şimdiye kadar Senato'nun resmi olarakأولاها - وهي المفضلة لدي - هو أنّه وعلى قدر ما استطعت العثور عليه،
Birincisi, - bu en sevdiğim - şimdiye kadar Senato'nun resmi olarak私が研究して分かったのは 上院は未だに正式に大統領の称号を承認していません
Bir kaç ay evvel İspanya'daydım. ve şimdiye kadarki en iyi foie gras'yı orada tattım.Acum câteva luni am fost în Spania şi am mâncat cel mai bun foie gras (pate de ficat de gâscă) din viaţa mea.
Bir kaç ay evvel İspanya'daydım. ve şimdiye kadarki en iyi foie gras'yı orada tattım.Egy pár hónapja Spanyolországban voltam és életem legjobb libamáját ettem.
Bir kaç ay evvel İspanya'daydım. ve şimdiye kadarki en iyi foie gras'yı orada tattım.Fui a España hace unos meses y probé el mejor foie gras de mi vida.
Bir kaç ay evvel İspanya'daydım. ve şimdiye kadarki en iyi foie gras'yı orada tattım.Ik ging naar Spanje, een paar maanden geleden en ik at daar de beste foie gras in mijn leven.
Bir kaç ay evvel İspanya'daydım. ve şimdiye kadarki en iyi foie gras'yı orada tattım.Jag åkte till Spanien för ett par månader sen och jag åt den bästa foie gras (gåslever) i mitt liv.
Bir kaç ay evvel İspanya'daydım. ve şimdiye kadarki en iyi foie gras'yı orada tattım.Je suis allé en Espagne il y a quelque mois et j'ai mangé le meilleur foie gras de ma vie.
Bir kaç ay evvel İspanya'daydım. ve şimdiye kadarki en iyi foie gras'yı orada tattım.Kilka miesięcy temu, w Hiszpanii, jadłem najlepsze foie gras w życiu.
Bir kaç ay evvel İspanya'daydım. ve şimdiye kadarki en iyi foie gras'yı orada tattım.몇 개월 전에 스페인에 갔었습니다. 그리고 그곳에서 생애 최고의 푸아그라를 먹었지요.
Bir kaç ay evvel İspanya'daydım. ve şimdiye kadarki en iyi foie gras'yı orada tattım.Matkustin Espanjaan muutama kuukausi sitten ja söin elämäni parasta hanhenmaksaa.
Bir kaç ay evvel İspanya'daydım. ve şimdiye kadarki en iyi foie gras'yı orada tattım.Před několika měsíci jsem ve Španělsku měl nejlepší foie gras.
Bir kaç ay evvel İspanya'daydım. ve şimdiye kadarki en iyi foie gras'yı orada tattım.Saya pergi ke Spanyol beberapa bulan lalu dan menikmati foie gras terbaik dalam hidup saya.
Bir kaç ay evvel İspanya'daydım. ve şimdiye kadarki en iyi foie gras'yı orada tattım.Sono andato in Spagna alcuni mesi fa e ho provato il migliore foie gras della mia vita.
Bir kaç ay evvel İspanya'daydım. ve şimdiye kadarki en iyi foie gras'yı orada tattım.Vor ein paar Monaten war ich in Spanien und habe die beste Foie Gras meines Lebens gegessen.
Bir kaç ay evvel İspanya'daydım. ve şimdiye kadarki en iyi foie gras'yı orada tattım.Επισκέφτηκα την Ισπανία πριν λίγους μήνες και δοκίμασα το πιο νόστιμο φουαγκρά της ζωής μου.
Bir kaç ay evvel İspanya'daydım. ve şimdiye kadarki en iyi foie gras'yı orada tattım.Ходих в Испания преди няколко месеца и ядох най-хубавия гъши дроб в живота си.
Bir kaç ay evvel İspanya'daydım. ve şimdiye kadarki en iyi foie gras'yı orada tattım.Я был в Испании несколько месяцев назад, и там я попробовал лучшее фуа-гра в моей жизни.
Bir kaç ay evvel İspanya'daydım. ve şimdiye kadarki en iyi foie gras'yı orada tattım.נסעתי לספרד לפני מספר חודשים ואכלתי את כבד האווז הטוב ביותר שאכלתי מימיי.
Bir kaç ay evvel İspanya'daydım. ve şimdiye kadarki en iyi foie gras'yı orada tattım.ذهبت الي اسبانيا منذ بضعة اشهر واكلت افضل فطيرة لكبد الاوز في حياتي
Bir kaç ay evvel İspanya'daydım. ve şimdiye kadarki en iyi foie gras'yı orada tattım.そして 過去最高と言えるフォアグラを食べました あんなに美味しいものは食べたことがありません
Biz difüzyon hakkında konuştum ve şimdiye kadar biz durduk çözünen difüzyon hakkında, değil mi?Abbiamo parlato di diffusione e finora abbiamo visto la diffusione del soluto, giusto?
Biz difüzyon hakkında konuştum ve şimdiye kadar biz durduk çözünen difüzyon hakkında, değil mi?Hemos hablado de difusión y hasta ahora hemos estado hablando ¿sobre la difusión del soluto, correcto?
Biz difüzyon hakkında konuştum ve şimdiye kadar biz durduk çözünen difüzyon hakkında, değil mi?Hovorili sme o difúzii, presnejšie o difúzii rozpúšťanej látky, že ano?
Biz difüzyon hakkında konuştum ve şimdiye kadar biz durduk çözünen difüzyon hakkında, değil mi?Kami telah berbicara tentang difusi dan sejauh ini kami telah berbicara tentang difusi zat terlarut, kan?
Biz difüzyon hakkında konuştum ve şimdiye kadar biz durduk çözünen difüzyon hakkında, değil mi?여지껏 확산에 대한 이야기를 나눴죠 용질의 확산에 대해서 말했죠 그죠?
Biz difüzyon hakkında konuştum ve şimdiye kadar biz durduk çözünen difüzyon hakkında, değil mi?Mluvili jsme o difuzi, zatím jen o difuzi rozpuštěné látky.
Biz difüzyon hakkında konuştum ve şimdiye kadar biz durduk çözünen difüzyon hakkında, değil mi?Mówiliśmy o dyfuzji i do tej pory omawialiśmy dyfuzję substancji rozpuszczanej, prawda?
Biz difüzyon hakkında konuştum ve şimdiye kadar biz durduk çözünen difüzyon hakkında, değil mi?Vi har pratat om spridning och så länge vi har talat om spridningen av lösning, rätt?