Ana içeriğe geç
Sözlük

şimdi ile cümle

şimdi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Şimdiye kadar sadece beş misafir geldi.Up to now, only five guests have arrived.
Şimdiye kadar neredeydin?Where have you been up to now?
Şimdiye kadar kaç tane atasözü öğrendik?How many proverbs have we learned so far?
Şimdilik her şey yolunda gidiyor.As yet, everything has been going well.
Bu şirket şimdiye kadar çok başarılı olmuştur.That company has been very successful up to now.
Şimdiye kadar her şey yolunda.It is all right so far.
Şimdiye kadar her şey iyi.It is all right so far.
Şimdiye kadar ondan bir mektup almadık.We have not received a letter from him so far.
O şimdiye kadar okulda çok iyi yaptı.So far he has done very well at school.
Şimdiye kadar her şey başarılı.So far everything has been successful.
Şimdiye kadar bir iş bulamadım.I have not been able to find a job so far.
Şimdiye kadar kaç tane deyim öğrendik?How many idioms have we studied so far?
O, şimdi çok daha iyi görünüyor.He looks much better now.
Şimdiye kadar çok sıkı çalıştılar.Up to now they have worked very hard.
Onun şimdi uğruna yaşamak için hiçbir şeyi yok.Now he has nothing to live for.
Şimdi şiddetli yağmur yağıyor.It is raining hard now.
Şimdi yağmur yağıyor.It is raining now.
Şimdi sinemaya gidebilir misin?Can you go to the movie now?
Şimdi popüler olan nedir?What is popular now?
Şimdi ne yapıyorsun?What are you doing now?
Şimdi ne düşündüğümü hayal edebilir misin?Can you imagine what I am thinking now?
Şimdi şarkı söyleyen kıza bak.Look at the girl who is now singing.
Şimdi eve gelmem gerekiyor mu?Must I come home now?
Şimdi ağlayacak gibi hissediyorum.I feel like crying now.
Şimdi gelip sizi görebilir miyim.May I come and see you now?
Şimdi sadece ısınıyorum.I am just warming up now.
Eğer onu şimdi ziyaret edersen, Tom televizyon izliyor olacak.Tom will be watching television if you visit him now.
Londra şimdi soğuk olmalı.London must be cold now.
Şimdiye kadar orada olacaktır.She will be there by now.
Eğer şimdi elinden gelenin en iyisini yaparsan mutluluk sana gelecektir.If you try your best now, happiness will come to you.
Eğer şimdi elinizden gelenin en iyisini yaparsanız, mutluluk size gelecektir.If you try your best now, happiness will come to you.
Kiraz çiçekleri şimdi en iyi döneminde.The cherry blossoms are at their best now.
İşten şimdi uzaklaşamam.I can't get away from work now.
Şimdi başlayalım mı?Shall we begin now?
Şimdi ihtiyacımız olan bir dinlenme.What we need now is a rest.
Mektup şimdi yanımda değil.I don't have the letter on me now.
Şimdi yeterli yiyeceğimiz var.We have enough food now.
Şimdi ev ödevini yapmalısın.You should do your homework now.
Şimdi dışarı çıkmak için çok geç.It is too late to go out now.
Şimdi dışarı çıkmak imkansız.It's impossible to go out now.
Şimdi başlamazsan, geç kalacaksın.Unless you start now, you'll be late.
Eğer şimdi başlarsan, oraya zamanında varırsın.If you start now, you will get there in time.
Eğer şimdi çıkarsak uçak için zamanında varır mıyız?Will we be in time for the plane if we leave now?
Şimdi en popüler film nedir?What is the most popular movie now?
Bu sabah kahvaltı yapsaydım şimdi aç olmazdım.If I had eaten breakfast this morning, I would not be hungry now.
Sadako'nun şimdi yapabileceği bütün şey kağıttan vinçler yapmak ve bir mücize beklemekti.All Sadako could do now was to make paper cranes and hope for a miracle.
Şimdi katıl ve tam bir yıl boyunca ödeme yapma.Join now and pay nothing for a whole year.
Şimdi senin servisin.Now it's your serve.
Şimdi servis sırası sende.Now it's your serve.
Şimdilerde neredeyse her evde bir ya da iki televizyon var.Nowadays, almost every home has one or two televisions.
Bugün şimdiye kadar yaşadığım en soğuk gündür.Today's the coldest day we've ever had.
Şimdi yapacak çok şeylerim var.I have many things to do now.
Şimdi ona telefon etmeyin.Don't phone her now.
Yasa şimdi kadınların erkeklerle eşit şartlarda istihdam edilmesini gerektiriyor.The law now requires women to be employed on equal terms with men.
Şimdi yemek pişiriyorum.I am cooking now.
Mesele şu ki şimdi pek param yok.The trouble is that I don't have much money now.
Ben şimdilik o kitapçıda çalışmak istiyorum.For the time being I want to work at that bookstore.
O şimdilik yeterli olacaktır.That will be enough for now.
İlk başta onu sevmedim ama şimdi seviyorum.I didn't like her at first, but now I do.
Başta onu sevmemiştim ama şimdi seviyorum.At first I didn't like him, but I do now.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod