Ana içeriğe geç
Sözlük

şimdi ile cümle

şimdi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Şimdiye kadar ilk kez soğuktan titredim.This is the first time I've ever shaken with cold.
Şimdi tam zamanı.The time is now.
O şimdi Tokyo'da yaşamaktadır.He lives in Tokyo now.
Başlatma şimdi.Don't get me started.
Şimdi gülümse, sonra ağlarsın!Smile now, cry later!
Bu şimdiye kadar daha iyidir.This is better by far.
Şimdi çilek sezonudur.Strawberries are in season now.
Çilekler şimdi olgundur.Strawberries are now in season.
Şimdi çilek mevsimi.Strawberries are in season at the moment.
Bir İtalyanla evli olduğu için, o şimdi Roma'da yaşıyor.Married to an Italian, she lives in Rome now.
Şimdi İtalya'da olduğuna göre mutlaka Napoli'yi görmelisin.Now that you are in Italy, you must absolutely see Naples.
Okulunda şimdi Japonca öğretiliyor mu?Is Japanese taught in your school now?
Üzgünüm fakat o şimdi dışarıda.Sorry, but he is out now.
Polisin tutukladığı adam şimdi serbest bırakıldı.The man the police arrested has now been released.
O, şimdiye kadar yaşamış en cesur askerdir.He is the bravest soldier that ever lived.
Hemen şimdi sana geliyorum.I'm coming to you just now.
Şimdi eve gelmem gerekiyor mu?Must I come home now?
Şimdi ağlayacak gibi hissediyorum.I feel like crying now.
Şimdi gelip sizi görebilir miyim.May I come and see you now?
Şimdi sadece ısınıyorum.I am just warming up now.
Eğer onu şimdi ziyaret edersen, Tom televizyon izliyor olacak.Tom will be watching television if you visit him now.
Londra şimdi soğuk olmalı.London must be cold now.
Şimdiye kadar orada olacaktır.She will be there by now.
Eğer şimdi elinden gelenin en iyisini yaparsan mutluluk sana gelecektir.If you try your best now, happiness will come to you.
Eğer şimdi elinizden gelenin en iyisini yaparsanız, mutluluk size gelecektir.If you try your best now, happiness will come to you.
Kiraz çiçekleri şimdi en iyi döneminde.The cherry blossoms are at their best now.
İşten şimdi uzaklaşamam.I can't get away from work now.
Şimdi başlayalım mı?Shall we begin now?
Şimdi ihtiyacımız olan bir dinlenme.What we need now is a rest.
Mektup şimdi yanımda değil.I don't have the letter on me now.
Sadako'nun şimdi yapabileceği bütün şey kağıttan vinçler yapmak ve bir mücize beklemekti.All Sadako could do now was to make paper cranes and hope for a miracle.
Şimdi katıl ve tam bir yıl boyunca ödeme yapma.Join now and pay nothing for a whole year.
İşin yarısını yaptım ve şimdi bir mola verebilirim.I've done half the work, and now I can take a break.
Şimdi neredeyse bütün iş yapıldı.Almost all the work is done now.
Kız kardeşim şimdi eğitim yapmıyor.My sister isn't studying now.
Kızkardeşim şimdi kötü bir soğuk algınlığı geçiriyor.My sister is suffering from a bad cold now.
Şimdiye kadar ondan fazla yabancı ülkeye gittim.I have been to more than ten foreign countries so far.
Ben şimdi onun adını hatırlayamıyorum.I can't think of his name just now.
Şimdi bir soğuk algınlığım var.I have a cold now.
Şimdi okumuyorum.I am not studying now.
Şimdi çalışıyorum.I am studying now.
Ben şimdi meşgul değilim.I'm not busy now.
Şimdi bir kitap yazmakla meşgulüm.I'm now busy writing a book.
Şimdi bir kitap okuyorum.I am reading a book now.
Şimdi söyleyecek özel bir şeyim yok.I have nothing particular to say now.
Japonya'da şimdi tüketim vergisi yüzde 5.The consumption tax is now 5 percent in Japan.
Şimdi kapsamlı bir soruşturma devam ediyor.A thorough investigation is now in progress.
Güneş şimdi yükseliyor.The sun is rising now.
Şimdi büyük oğullar babalarından oldukça bağımsızlar.The elder sons are now quite independent of their father.
O, nasihatimi dinleseydi, şimdi zengin olurdu.If he had taken my advice, he would now be rich.
O eskiden öyle söylerdi ama şimdi söylemiyor.He used to say so, but now he doesn't.
Onu şimdiye kadar bitirmeliydi.He should have finished it by now.
Doğuştan Fransızdır ama o şimdi bir ABD vatandaşı.He is French by birth, but he is now a citizen of the USA.
Onlar şimdi bir buldozer ile yol tesviye ediyor.They are now leveling the road with a bulldozer.
O onun şimdiki eşi.She is his present wife.
Şimdiye kadar varmalıydı.She ought to have arrived by now.
O, şimdi çalışmak için yeterince iyidir.She is now well enough to work.
O Hokkaidolu ama şimdi Tokyo'da yaşıyor.She is from Hokkaido, but is now living in Tokyo.
Amerika Birleşik Devletleri'nin Başkanı şimdi Japonya'da .The President of the United States is now in Japan.
Unutmadan önce onu hemen şimdi yap.Do it right now, before you forget.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod