Ben şimdi neredeyim?Where am I now?
Şimdi ihtiyacımız olan şey bir mola.What we need now is a break.
Oda farklı görünüyor, şimdi daha çok beğeniyorum.The room looks different, now I like it more.
Şimdi karar vermene gerek yok.You don't need to make a decision now.
Ben şimdi hayata eskisinden daha farklı bakıyorum.I now view life differently than I used to.
Şimdi senin için gitme zamanıdır.Now it's time for you to go.
Şimdi mutlu musun?Are you happy now?
Yani, şimdi onu geri istiyor musun?So, you want her back now?
Tom şimdi ne yapıyorWhat's Tom doing now?
Tom şimdi evde olmalı, ama hâlâ ofisinde bulunuyor.Tom should be home by now, but he's still at his office.
Tom şimdi TV izlemiyor. O uyuyor.Tom isn't watching TV now. He's sleeping.
Tom şimdi yalnız değil.Tom isn't lonely now.
Tom şimdi burada değil.Tom isn't here now.
Tom şimdi dışarda.Tom is out now.
Tom şimdi tatil planları yapıyor.Tom is making vacation plans now.
Tom şimdi son derece meşgul.Tom is extremely busy now.
Tom annesinin şimdi yemek yemek istemediğine ikna oldu.Tom is convinced that his mother doesn't want to eat now.
Tom şimdi yürümek istemiyor.Tom doesn't want to take a walk now.
Tom şimdi öğle yemeği yemek istemiyor.Tom doesn't want to eat lunch now.
Tom'un canı şimdi bir şey yemek istemiyor.Tom doesn't feel like eating anything right now.
Tom kırmızı şarabı sevmezdi, ama şimdi neredeyse her gün içiyor.Tom didn't use to like red wine, but now he drinks it almost every day.
Tom'un şimdiye kadar burada olmaması tuhaf değil mi?Isn't it strange that Tom isn't here by now?
Tom'un kız arkadaşı şimdi onun burada olduğunu bilseydi, çok kızardı.If Tom's girlfriend knew he was here now, she'd be very angry.
Denemeni şimdi bitirebilirsin.You can finish your essay now.
Genel olarak, şirketim şimdi iyi gidiyor.On the whole, my company is doing well now.
İş mi şimdi bu yaptığın?What's the big idea?
Lucy şimdi mutfakta olmalı.Lucy should be in the kitchen now.
Linda şimdi çok dans etmiyor fakat eskiden çok dans ettiğini biliyorum.Linda does not dance much now, but I know she used to a lot.
Yumi'nin şimdi çok parası var.Yumi has much money now.
Sanırım şimdi gitmeliyiz.I guess we should leave now.
Şimdi gidebilir miyim?Can I leave now?
Şimdi gidebilirim.I may as well go now.
Şimdi dışarı çıkmasan iyi olur. Saat neredeyse 11.You had better not go out now. It's almost 11.
Şimdiden ev ödevini bitirdin mi?Have you finished your homework already?
Şimdi her şey biraz çılgın.Everything's a little crazy right now.
Parti şimdi başlıyor.The party is just beginning.
Onun niçin üniversiteye gitmediğini şimdi anlıyorum.I understand now why he didn't go to a university.
Şimdi buraya gelmeyi niçin aklına koydun?What put it in your head to come here now?
Tom şimdi eve geldi.Tom came home just now.
Lütfen şimdi giriniz.Please enter now.
Fakat şimdi benim için bir şey kalmadı.But now, nothing is left for me.
Şimdi ağlamayı bırak.Now stop crying.
Şimdiye kadar buraya varmalıydılar.So they ought to have arrived here by now.
Bu şimdiye kadar çektiğim en artistik resim.It is the most artistic picture I have ever taken.
Deprem şimdiye kadar yaşadığımız en büyük olandı.The earthquake was the biggest one that we had ever experienced.
Gemi şimdi limandadır.The ship is now in the harbor.
Mesele şimdi inceleniyor.The matter is now under consideration.
Proje şimdi devam ediyor.The project is now in progress.
Program şimdiye kadar başlamalıydı, bu yüzden muhtemelen ilk yarıyı kaçıracağız.The program should have started by now, so we'll probably miss the first half.
Şimdi bundan söz ettin, ben çocukken annem ve babamla buraya geldiğimi hatırlıyorum.Now you've mentioned it, I remember coming here with my parents when I was a child.
Şimdi karpuzların mevsimidir.Watermelons are in season now.
Yardımınız için şimdiden teşekkür ediyorum.Thank you in advance for your help.
İşbirliğiniz için şimdiden teşekkür ederiz.Thank you in advance for your cooperation.
O, şimdi bir kan davası gibi.It's like a vendetta now.
Bu, onun şimdiye kadar okuduğu en ilginç kitaptı.This was the most interesting book that she had ever read.
Bu şimdiye kadar gördüğüm en güzel göl.This is the most beautiful lake that I have ever seen.
Hat şimdi 30 dakika boyunca meşgul oldu.The line has been busy for 30 minutes now.
Bu dolmakalem şimdiye kadar kullandığım herhangi biri kadar iyi.This fountain pen is as good as any I have ever used.
Bu bilgisayarı bir yıl önce satın aldım ve o şimdiden bir dinozor.I bought this computer one year ago and it's already a dinosaur.
Ödemeniz şimdi iki ay gecikti.Your payment is now two months overdue.