Ana içeriğe geç
Sözlük

şimşekler ile cümle

şimşekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.Pilvet purkivat vettä, pilvet antoivat jylinänsä, sinun nuolesi lensivät.
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.Skyene utøste vann, himlene lot sin røst høre, ja dine piler fløi hit og dit.
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.Tiếng sấm Chúa ở trong gió trốt ; Chớp_nhoáng soi sáng thế_gian ; Ðất bèn chuyển_động và rung_rinh .
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.Tiếng sấm Chúa ở trong gió trốt; Chớp nhoáng soi sáng thế gian; Ðất bèn chuyển động và rung rinh.
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.Tunetul Tău a isbucnit în vîrtej de vînt, fulgerile au luminat lumea: pămîntul s'a mişcat şi s'a cutremurat.
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.Vydali povodně oblakové, vydala hřmot nebesa, ano i kameníčko tvé skákalo.
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.Гласът на гърма Ти бе вихрушката; Светкавиците осветиха вселената; Земята се потресе и се разклати.
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.קול רעמך בגלגל האירו ברקים תבל רגזה ותרעש הארץ׃
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.‎صوت رعدك في الزوبعة البروق اضاءت المسكونة. ارتعدت ورجفت الارض‎.
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.你 的 雷 聲 在 旋 風 中 . 電 光 照 亮 世 界 . 大 地 戰 抖 震 動
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.你 的 雷聲 在 旋風 中 . 電光 照亮 世界 . 大地 戰抖 震動
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.Ecco, espande sopra di esso il suo vapore e copre le profondità del mare
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.Eis que ao redor de si estende a sua luz, e cobre o fundo do mar.
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.Glej, On razširja svetlobo svojo okoli sebe in s koreninami morja se ogrinja;
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.He aquí que sobre ella despliega su luz, y cubre las profundidades del mar
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.Hľa, rozprestiera nad sebou svoje svetlo a pokrýva korene mora.
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.Ia menerangi seluruh langit dengan kilat, tetapi dasar laut tetap gelap pekat
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.Iată, El Îşi întinde lumina în jurul Lui, şi acoperă adîncimile mării.
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.Ímé, szétterjeszti magára az õ világosságát, és ráborítja a tengernek gyökereit.
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.Jako rozciąga nad nim światłość swoję, a głębokości morskie okrywa?
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.Jak rozprostírá nad ním světlo své, aneb všecko moře přikrývá?
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.Katso, hän levittää niiden päälle leimauksensa ja peittää meren pohjat.
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.Kìa , Chúa bủa ánh_sáng ra chung_quanh Ngài , Và che_lấp đáy biển .
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.Kìa, Chúa bủa ánh sáng ra chung quanh Ngài, Và che lấp đáy biển.
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.Kijk eens hoe Hij het licht om Zich heen verspreidt en hoe Hij een deken legt over de diepten van de oceanen.
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.그가 번개 빛으로 자기의 사면에 두르시며 바다 밑도 가리우시며
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.Se, han breder sin Tåge om sig og skjuler Havets Rødder;
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.Se, sitt ljungeldsljus breder han ut över molnen, och själva havsgrunden höljer han in däri.
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.siehe, so breitet er aus sein Licht über dieselben und bedeckt alle Enden des Meeres.
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.Voici, il étend autour de lui sa lumière, Et il se cache jusque dans les profondeurs de la mer.
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.Ιδου, εφαπλονει το φως αυτου επ' αυτην και σκεπαζει τους πυθμενας της θαλασσης
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.Вот, Он распространяет над ним свет Свой и покрывает дно моря.
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.Ето, простира светлината Си около Себе Си, И се покрива с морските дъна.
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.הן פרש עליו אורו ושרשי הים כסה׃
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.هوذا بسط نوره على نفسه ثم يتغطى باصول اليم.
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.他 將 亮 光 普 照 在 自 己 的 四 圍 . 他 又 遮 覆 海 底
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.他 將 亮光 普照 在 自己 的 四 圍 . 他 又 遮覆 海底
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.(96:4) Молнии Его освещают вселенную; земля видит и трепещет.
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.Bliski njegovi razsvetljujejo vesoljni svet; videč to, trepeta zemlja.
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.Błyskawice jego oświecają okrąg świata, co widząc ziemia zadrżała.
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.De hele wereld wordt door Hem verlicht als door bliksemschichten; de aarde beeft voor Hem.
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.Fulgerile Lui luminează lumea: pămîntul Îl vede şi se cutremură.
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.Hänen salamansa valaisevat maanpiirin; maa näkee sen ja vapisee.
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.Hans ljungeldar lysa upp jordens krets; jorden ser det och bävar.
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.Hans Lyn lyste op på Jorderig, Jorden så det og skjalv;
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.Hans lyn oplyser jorderike; jorden ser det og bever.
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.Jeho blesky osvecujú okruh sveta; vidí to zem a trasie sa.
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.Kilatnya menerangi dunia, bumi gemetar melihat-Nya
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.그의 번개가 세계를 비추니 땅이 보고 떨었도다
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.Le sue folgori rischiarano il mondo: vede e sussulta la terra
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.Megvilágosítják az õ villámai a világot; látja és megretteg a föld.
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.Os seus relâmpagos alumiam o mundo; a terra os vê e treme.
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.Seine Blitze leuchten auf den Erdboden; das Erdreich siehet's und erschrickt.
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.Ses éclairs illuminent le monde, La terre le voit et tremble;
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.Sự chớp nhoáng Ngài soi sáng thế gian: Trái đất thấy, bèn rúng động.
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.Sự chớp_nhoáng Ngài soi sáng thế_gian : Trái_đất thấy , bèn rúng_động .
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.Sus relámpagos alumbran el mundo; la tierra mira y se estremece
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.Zasvěcujíť se po okršlku světa blýskání jeho; to viduc země, děsí se.
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.Αι αστραπαι αυτου φωτιζουσι την οικουμενην ειδεν η γη και εσαλευθη.
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.Светкавиците Му осветляват вселената; Земята вижда и трепери.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod