şimşek ile cümle

şimşek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Sözcük "şimşek" anlamına gelir.Jis reiškia „apšviestas valdymas“.
Chac ya da Chaac ("Çak" okunur): Şimşek, yıldırım ve yağmur ilahıdır.Chaahk, isp. Chaac, Chac) – majų lietaus, griaustinio, audrų dievas.
Şimşekler çaktırır.Säravad tähed.
"Cihan Şimşek"."Nõiutud valgus".
Kamçısı şimşektir.Laukapuu on valgusenõudlik.
Yüksek ölçekli kıvılcımlar, doğal olarak şimşek ile üretilenlerdir.Küünised koosnevad jäigast valgust keratiinist.
Ama hala çuvallayacak mıyım diye merak ediyorum? Silahlar şimşek ve gök gürültüsü gibi patlıyordu.És miért, miért van az, hogy amíg a többi gyermek írni és olvasni tanult, én harcolni tanultam.
Ardından bir ses gümbürder, Görkemli sesiyle gürler. Sesi duyulunca şimşekleri alıkoymaz.Apoi se aude un bubuit, tună cu glasul Lui măreţ; şi nu mai opreşte fulgerul, de îndată ce răsună glasul Lui.
Ardından bir ses gümbürder, Görkemli sesiyle gürler. Sesi duyulunca şimşekleri alıkoymaz.Bůh silný hřímá hlasem svým předivně, činí veliké věci, a však nemůžeme rozuměti, jak.
Ardından bir ses gümbürder, Görkemli sesiyle gürler. Sesi duyulunca şimşekleri alıkoymaz.Después de él ruge el trueno; truena con su majestuosa voz. Cuando se oye su sonido, él no lo detiene
Ardından bir ses gümbürder, Görkemli sesiyle gürler. Sesi duyulunca şimşekleri alıkoymaz.efter det brøler hans Røst, med Højhed brager hans Torden; han sparer ikke på Lyn, imedens hans Stemme høres.
Ardından bir ses gümbürder, Görkemli sesiyle gürler. Sesi duyulunca şimşekleri alıkoymaz.Isten az õ szavával csudálatosan mennydörög, és nagy dolgokat cselekszik, úgy hogy nem érthetjük.
Ardından bir ses gümbürder, Görkemli sesiyle gürler. Sesi duyulunca şimşekleri alıkoymaz.그 후에 음성을 발하시며 위엄의 울리는 음성을 내시고는 그 음성이 들릴 때에 번개 빛을 금치 아니하시느니라
Ardından bir ses gümbürder, Görkemli sesiyle gürler. Sesi duyulunca şimşekleri alıkoymaz.Za bliskom rjove grom; On grmi z veličastnim glasom svojim in ne zadržuje bliskov, ko se čuje glas Njegov.
Ardından bir ses gümbürder, Görkemli sesiyle gürler. Sesi duyulunca şimşekleri alıkoymaz.Za ním reve hlas; hrmí hlasom svojej velebnosti a nezdŕža toho, keď sa čuje jeho hlas.
Ardından bir ses gümbürder, Görkemli sesiyle gürler. Sesi duyulunca şimşekleri alıkoymaz.Zij worden gevolgd door het onophoudelijke dreunen van de donder, de ontzagwekkende stem van Zijn majesteit.
Ardından bir ses gümbürder, Görkemli sesiyle gürler. Sesi duyulunca şimşekleri alıkoymaz.За ним гремит глас; гремит Он гласом величества Своего и неостанавливает его, когда голос Его услышан.
Ardından bir ses gümbürder, Görkemli sesiyle gürler. Sesi duyulunca şimşekleri alıkoymaz.След нея рече глас, Гърми с гласа на величието Си, И не ги възпира щом се чуе гласа Му.
Ardından bir ses gümbürder, Görkemli sesiyle gürler. Sesi duyulunca şimşekleri alıkoymaz.אחריו ישאג קול ירעם בקול גאונו ולא יעקבם כי ישמע קולו׃
Ardından bir ses gümbürder, Görkemli sesiyle gürler. Sesi duyulunca şimşekleri alıkoymaz.بعد يزمجر صوت يرعد بصوت جلاله ولا يؤخرها اذ سمع صوته.
Ardından bir ses gümbürder, Görkemli sesiyle gürler. Sesi duyulunca şimşekleri alıkoymaz.隨 後 人 聽 見 有 雷 聲 轟 轟 、 大 發 威 嚴 . 雷 電 接 連 不 斷
Ardından bir ses gümbürder, Görkemli sesiyle gürler. Sesi duyulunca şimşekleri alıkoymaz.隨後人 聽見 有 雷聲轟轟 、 大發 威嚴.雷電 接連不斷
Boynuma bastırdığında neden gözümde şimşekler çaktı?!Cuando me presionaste el cuello, ¿por qué lo noté en los ojos?
Boynuma bastırdığında neden gözümde şimşekler çaktı?!Dlaczego kiedy ucisnęłaś szyję, zabolały mnie oczy?
Boynuma bastırdığında neden gözümde şimşekler çaktı?!Hvorfor rystede øjnene, da du trykkede på nakken?
Boynuma bastırdığında neden gözümde şimşekler çaktı?!Miksi silmissäni tärähti, kun painoit niskaani?
Boynuma bastırdığında neden gözümde şimşekler çaktı?!Quando hai premuto il mio collo, perché mi sono usciti occhi?
Boynuma bastırdığında neden gözümde şimşekler çaktı?!Quando pressionaste o meu pescoço, senti um esticão nos olhos porquê?!
Boynuma bastırdığında neden gözümde şimşekler çaktı?!Varför ryckte ögonen när du tryckte på nacken?
Boynuma bastırdığında neden gözümde şimşekler çaktı?!Γιατί μου πετάχτηκαν τα μάτια όταν μου άγγιξες το λαιμό;
Boynuma bastırdığında neden gözümde şimşekler çaktı?!Когда ты надавила мне на шею, почему это отдалось в глазах?!
Çünkü İnsanoğlunun gelişi, doğuda çakıp batıya kadar her taraftan görülen şimşek gibi olacaktır.Als iemand zegt dat de Christus zich ergens verborgen houdt, geloof hem niet.
Çünkü İnsanoğlunun gelişi, doğuda çakıp batıya kadar her taraftan görülen şimşek gibi olacaktır.Căci, cum iese fulgerul dela răsărit şi se vede pînă la apus, aşa va fi şi venirea Fiului omului.
Çünkü İnsanoğlunun gelişi, doğuda çakıp batıya kadar her taraftan görülen şimşek gibi olacaktır.Come la folgore viene da oriente e brilla fino a occidente, così sarà la venuta del Figlio dell'uomo
Çünkü İnsanoğlunun gelişi, doğuda çakıp batıya kadar her taraftan görülen şimşek gibi olacaktır.For som lynet går ut fra øst og skinner like til vest, således skal Menneskesønnens komme være.
Çünkü İnsanoğlunun gelişi, doğuda çakıp batıya kadar her taraftan görülen şimşek gibi olacaktır.Kajti kakor izhaja blisk od vzhoda in se sveti do zahoda, tako bode prihod Sinu človekovega.
Çünkü İnsanoğlunun gelişi, doğuda çakıp batıya kadar her taraftan görülen şimşek gibi olacaktır.번개가 동편에서 나서 서편까지 번쩍임 같이 인자의 임함도 그러하리라
Çünkü İnsanoğlunun gelişi, doğuda çakıp batıya kadar her taraftan görülen şimşek gibi olacaktır.Lebo jako vychádza blesk od východu a ukazuje sa až na západ, tak bude aj príchod Syna človeka.
Çünkü İnsanoğlunun gelişi, doğuda çakıp batıya kadar her taraftan görülen şimşek gibi olacaktır.Neb jakož blesk vychází od východu slunce, a ukazuje se až na západ, takť bude i příchod Syna člověka.
Çünkü İnsanoğlunun gelişi, doğuda çakıp batıya kadar her taraftan görülen şimşek gibi olacaktır.Sebab kedatangan Anak Manusia seperti cahaya kilat memancar dari timur, dan bersinar sampai ke barat
Çünkü İnsanoğlunun gelişi, doğuda çakıp batıya kadar her taraftan görülen şimşek gibi olacaktır.Sillä niinkuin salama leimahtaa idästä ja näkyy hamaan länteen, niin on oleva Ihmisen Pojan tulemus.
Çünkü İnsanoğlunun gelişi, doğuda çakıp batıya kadar her taraftan görülen şimşek gibi olacaktır.Thi ligesom Lynet udgår fra Østen og lyser indtil Vesten, således skal Menneskesønnens Tilkommelse være.
Çünkü İnsanoğlunun gelişi, doğuda çakıp batıya kadar her taraftan görülen şimşek gibi olacaktır.Vì như chớp phát ra từ phương đông , nháng đến phương tây , thì sự Con_người đến sẽ cũng thể ấy .
Çünkü İnsanoğlunun gelişi, doğuda çakıp batıya kadar her taraftan görülen şimşek gibi olacaktır.Vì như chớp phát ra từ phương đông, nháng đến phương tây, thì sự Con người đến sẽ cũng thể ấy.
Çünkü İnsanoğlunun gelişi, doğuda çakıp batıya kadar her taraftan görülen şimşek gibi olacaktır.Бо, як блискавка виходить зі сходу та сяє аж до заходу, так буде й прихід Сина чоловічого.
Çünkü İnsanoğlunun gelişi, doğuda çakıp batıya kadar her taraftan görülen şimşek gibi olacaktır.Защото както светкавицата излиза от изток и се вижда дори до запад, така ще бъде пришествието на Човешкия Син.
Çünkü İnsanoğlunun gelişi, doğuda çakıp batıya kadar her taraftan görülen şimşek gibi olacaktır.ибо, как молния исходит от востока и видна бывает даже до запада, так будет пришествие Сына Человеческого;
Çünkü İnsanoğlunun gelişi, doğuda çakıp batıya kadar her taraftan görülen şimşek gibi olacaktır.כי כברק היוצא ממזרח ומאיר עד מערב כן יהיה גם בואו של בן האדם׃
Çünkü İnsanoğlunun gelişi, doğuda çakıp batıya kadar her taraftan görülen şimşek gibi olacaktır.لانه كما ان البرق يخرج من المشارق ويظهر الى المغارب هكذا يكون ايضا مجيء ابن الانسان.
Çünkü İnsanoğlunun gelişi, doğuda çakıp batıya kadar her taraftan görülen şimşek gibi olacaktır.閃 電 從 東 邊 發 出 、 直 照 到 西 邊 . 人 子 降 臨 、 也 要 這 樣
Çünkü İnsanoğlunun gelişi, doğuda çakıp batıya kadar her taraftan görülen şimşek gibi olacaktır.閃電從東邊 發出 、 直 照到 西邊 . 人子 降臨 、 也 要 這樣
Dolu yağdırdı yağmur yerine, Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.(104:32) Вместо дождя послал на них град, палящий огонь на землю их,
Dolu yağdırdı yağmur yerine, Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.Convirtió sus lluvias en granizo y en llamas de fuego, en su tierra
Dolu yağdırdı yağmur yerine, Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.Dał grad miasto deszczu, ogieó palący na ziemię ich.
Dolu yağdırdı yağmur yerine, Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.Dal im miesto dažďa hrád, oheň horiaci plameňom, na ich zem.
Dolu yağdırdı yağmur yerine, Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.Dal jim je za dež točo, ogenj plamteč spustil na njih kraj,
Dolu yağdırdı yağmur yerine, Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.Dal místo deště krupobití, oheň hořící na zemi jejich,
Dolu yağdırdı yağmur yerine, Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.Deu-lhes saraiva por chuva, e fogo abrasador na sua terra.
Dolu yağdırdı yağmur yerine, Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.Er gab ihnen Hagel zum Regen, Feuerflammen in ihrem Lande
Dolu yağdırdı yağmur yerine, Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.Hän antoi heille rakeita sateen sijaan, tulen leimauksia heidän maahansa.

İlgili Sayfalar