şimşek ile cümle

şimşek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.imádkozása közben az õ orczájának ábrázata elváltozék, és az õ ruhája fehér [és] fénylõ lõn.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.In ko moli, postane podoba obličja njegovega drugačna in oblačilo njegovo belo in svetlo.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.Ja hänen rukoillessaan hänen kasvojensa näkö muuttui, ja hänen vaatteensa tulivat säteilevän valkoisiksi.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.기도하실 때에 용모가 변화되고 그 옷이 희어져 광채가 나더라
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.Och under det att han bad, blev hans ansikte förvandlat, och hans kläder blevo skinande vita.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.Og mens han bad, blev hans åsyn anderledes å se til, og hans klædning blev hvit og skinte som lynet.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.Pe cînd Se ruga, I s'a schimbat înfăţişarea feţei, şi îmbrăcămintea I s'a făcut albă strălucitoare.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.Pendant qu`il priait, l`aspect de son visage changea, et son vêtement devint d`une éclatante blancheur.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.Sementara Yesus berdoa di situ, muka-Nya berubah dan pakaian-Nya menjadi putih berkilauan
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.Terwijl Hij aan het bidden was, begon Zijn gezicht te glanzen.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.Und da er betete, ward die Gestalt seines Angesichts anders, und sein Kleid ward weiß und glänzte.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.Και ενω προσηυχετο, ηλλοιωθη η οψις του προσωπου αυτου και τα ιματια αυτου εγειναν λευκα εξαστραπτοντα.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.И като се молеше, видът на лицето Му се измени, и облеклото Му стана бяло и бляскаво.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.И когда молился, вид лица Его изменился, и одежда Его сделалась белою, блистающею.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.І, як молив ся Він вид лиця Його став инший, і одежа Його біла, блискуча.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.ויהי בהתפללו נשתנה מראה פניו ולבושו הלבין והבריק׃
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.وفيما هو يصلّي صارت هيئة وجهه متغيرة ولباسه مبيضا لامعا.
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.正 禱 告 的 時 候 、 他 的 面 貌 就 改 變 了 、 衣 服 潔 白 放 光
İsa dua ederken yüzünün görünümü değişti, giysileri şimşek gibi parıldayan bir beyazlığa büründü.正 禱告 的 時候 、 他 的 面貌 就 改變 了 、 衣服 潔白 放光
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.(76:19) Глас грома Твоего в круге небесном; молнии освещали вселенную; земля содрогалась и тряслась.
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.(77:19) Ton tonnerre éclata dans le tourbillon, Les éclairs illuminèrent le monde; La terre s`émut et trembla.
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.A felhõk vizet ömlesztének; megzendülének a fellegek, és a te nyílaid széllyel futkostanak.
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.A voz do teu trovão estava no redemoinho; os relâmpagos alumiaram o mundo; a terra se abalou e tremeu.
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.Bobnel je grom tvoj v viharju, bliski so razsvetljevali vesoljni svet, potresla se je zemlja in trepetala.
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.De wolken lieten de regen neervallen en de donder rolde langs de hemel. Uw pijlen werden afgeschoten.
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.din bragende Torden rullede, Lynene oplyste Jorderig, Jorden bæved og skjalv;
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.Es donnerte im Himmel, deine Blitze leuchteten auf dem Erdboden; das Erdreich regte sich und bebte davon.
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.Guntur menggelegar, kilat berpijar, bumi goncang dan gemetar
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.훼리바람 중에 주의 우뢰의 소리가 있으며 번개가 세계를 비취며 땅이 흔들리고 움직였나이다
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.Le nubi rovesciarono acqua, scoppiò il tuono nel cielo; le tue saette guizzarono
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.Lialy sa vody oblakov; nebesia vydaly hrmot, a tvoje šípy lietaly sem a ta.
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.Molnen göto ut strömmar av vatten, skyarna läto höra sin röst, och dina pilar foro omkring.
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.Obłoki wydały powodzi; niebiosa wydały gromy, a strzały twoje tam i sam biegały.
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.Pilvet purkivat vettä, pilvet antoivat jylinänsä, sinun nuolesi lensivät.
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.Skyene utøste vann, himlene lot sin røst høre, ja dine piler fløi hit og dit.
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.Tiếng sấm Chúa ở trong gió trốt ; Chớp_nhoáng soi sáng thế_gian ; Ðất bèn chuyển_động và rung_rinh .
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.Tiếng sấm Chúa ở trong gió trốt; Chớp nhoáng soi sáng thế gian; Ðất bèn chuyển động và rung rinh.
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.Tunetul Tău a isbucnit în vîrtej de vînt, fulgerile au luminat lumea: pămîntul s'a mişcat şi s'a cutremurat.
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.Vydali povodně oblakové, vydala hřmot nebesa, ano i kameníčko tvé skákalo.
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.Гласът на гърма Ти бе вихрушката; Светкавиците осветиха вселената; Земята се потресе и се разклати.
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.קול רעמך בגלגל האירו ברקים תבל רגזה ותרעש הארץ׃
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.‎صوت رعدك في الزوبعة البروق اضاءت المسكونة. ارتعدت ورجفت الارض‎.
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.你 的 雷 聲 在 旋 風 中 . 電 光 照 亮 世 界 . 大 地 戰 抖 震 動
Kasırgada gürleyişin duyuldu, Şimşekler dünyayı aydınlattı, Yer titreyip sarsıldı.你 的 雷聲 在 旋風 中 . 電光 照亮 世界 . 大地 戰抖 震動
Onur Küçük, İsmail ŞimşekEMAIL OF TRANSLATORSAndriy Rysin, Іван ПетрущакEMAIL OF TRANSLATORS
Onur Küçük, İsmail ŞimşekEMAIL OF TRANSLATORSEloy Cuadra, Pablo de VicenteEMAIL OF TRANSLATORS
Onur Küçük, İsmail ŞimşekEMAIL OF TRANSLATORSEMAIL OF TRANSLATORS
Onur Küçük, İsmail ŞimşekEMAIL OF TRANSLATORSErik Kjær Pedersen, Jan MadsenEMAIL OF TRANSLATORS
Onur Küçük, İsmail ŞimşekEMAIL OF TRANSLATORSGregor Rakar, Jure Repinc, Jaka KranjcEMAIL OF TRANSLATORS
Onur Küçük, İsmail ŞimşekEMAIL OF TRANSLATORSGregor ZumsteinEMAIL OF TRANSLATORS
Onur Küçük, İsmail ŞimşekEMAIL OF TRANSLATORSJosé Nuno Pires, Pedro MoraisEMAIL OF TRANSLATORS
Onur Küçük, İsmail ŞimşekEMAIL OF TRANSLATORSMassimiliano Donno, Federico Cozzi, Andrea RizziEMAIL OF TRANSLATORS
Onur Küçük, İsmail ŞimşekEMAIL OF TRANSLATORSMattias Newzella, Anders Bengtsson, Karl BackströmEMAIL OF TRANSLATORS
Onur Küçük, İsmail ŞimşekEMAIL OF TRANSLATORSMichał RudolfEMAIL OF TRANSLATORS
Onur Küçük, İsmail ŞimşekEMAIL OF TRANSLATORSMiroslav Flídr, Lukáš Tinkl, Ivo Jánský, Milan ŠádekEMAIL OF TRANSLATORS
Onur Küçük, İsmail ŞimşekEMAIL OF TRANSLATORSPark ShinjoEMAIL OF TRANSLATORS
Onur Küçük, İsmail ŞimşekEMAIL OF TRANSLATORSR. Imura,Noboru Sinohara,Fumiaki Okushi,Kenshi MutoEMAIL OF TRANSLATORS
Onur Küçük, İsmail ŞimşekEMAIL OF TRANSLATORSRinse de Vries, Wilbert Berendsen, Tom Albers, Jaap Woldringh, Kristof BalEMAIL OF TRANSLATORS
Onur Küçük, İsmail ŞimşekEMAIL OF TRANSLATORSSári Gábor, Szántó TamásEMAIL OF TRANSLATORS
Onur Küçük, İsmail ŞimşekEMAIL OF TRANSLATORSSergiu Bivol, Claudiu CostinEMAIL OF TRANSLATORS

İlgili Sayfalar