Ana içeriğe geç
Sözlük

şilt ile cümle

şilt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, ‹‹Bugün Şabat Günü›› dediler, ‹‹Şilteni toplaman yasaktır.››那 天 是 安息日 、 所以 猶太 人對 那 醫 好 的 人說 、 今天 是 安息日 、 你 拿 褥子 是 不 可 的
Eğer şiltesi olan bir sandalyede oturuyorsan, daha açık olursun', demişti.Als je op een comfortabele stoel zit, ben je opener."
Eğer şiltesi olan bir sandalyede oturuyorsan, daha açık olursun', demişti.Ha párnázott széken ülsz, sokkal nyitottabban fogsz viselkedni."
Eğer şiltesi olan bir sandalyede oturuyorsan, daha açık olursun', demişti.Jeżeli siedzisz na miękkim krześle, będziesz bardziej otwarty".
Eğer şiltesi olan bir sandalyede oturuyorsan, daha açık olursun', demişti.Jika kamu duduk di kursi berbantal, kamu akan menjadi lebih terbuka."
Eğer şiltesi olan bir sandalyede oturuyorsan, daha açık olursun', demişti.푹신한 의자에 앉으면 더욱 열린 자세를 갖게 됩니다."
Eğer şiltesi olan bir sandalyede oturuyorsan, daha açık olursun', demişti.Ngồi trên một chiếc ghế có nệm lót, bạn cũng cởi mở hơn".
Eğer şiltesi olan bir sandalyede oturuyorsan, daha açık olursun', demişti.Se ti siedi su una sedia imbottita, sarai più disponibile."
Eğer şiltesi olan bir sandalyede oturuyorsan, daha açık olursun', demişti.Si estás sentado en una silla acolchada, estarás más abierto".
Eğer şiltesi olan bir sandalyede oturuyorsan, daha açık olursun', demişti.Si tu es assis sur une chaise rembourrée, tu seras plus ouvert. "
Eğer şiltesi olan bir sandalyede oturuyorsan, daha açık olursun', demişti.Wenn man auf einem gepolsterten Stuhl sitzt, ist man offener."
Eğer şiltesi olan bir sandalyede oturuyorsan, daha açık olursun', demişti.Αν κάθεσαι σε καρέκλα με μαξιλάρι, θα είσαι πιο ανοιχτός".
Eğer şiltesi olan bir sandalyede oturuyorsan, daha açık olursun', demişti.Ако сте седнали на тапицирана стол, вие ще бъдете по-отворени."
Eğer şiltesi olan bir sandalyede oturuyorsan, daha açık olursun', demişti.А якщо сидите у м'якому кріслі, то будете відкритішими".
Eğer şiltesi olan bir sandalyede oturuyorsan, daha açık olursun', demişti.Если ты сядешь на мягкий стул, ты будешь более открыт".
Eğer şiltesi olan bir sandalyede oturuyorsan, daha açık olursun', demişti.אם אתה יושב בכיסא מרופד, תהיה יותר פתוח."
Eğer şiltesi olan bir sandalyede oturuyorsan, daha açık olursun', demişti.إذا كنت جالساً على كرسي مريح، ستكون أكثر انفتاحاً. "
Eğer şiltesi olan bir sandalyede oturuyorsan, daha açık olursun', demişti.また「子どもをしつける時 親は-
‹‹Hangisi daha kolay, felçliye, ‹Günahların bağışlandı› demek mi, yoksa, ‹Kalk, şilteni topla, yürü› demek mi?Co jest snáze říci šlakem poraženému: Odpouštějí se tobě hříchové, čili říci: Vstaň a vezmi lože své a choď?
‹‹Hangisi daha kolay, felçliye, ‹Günahların bağışlandı› demek mi, yoksa, ‹Kalk, şilteni topla, yürü› demek mi?Čože je ľahšie, povedať porazenému: Odpustené sú ti hriechy, a či povedať: Vstaň a vezmi svoju ložu a choď!?
‹‹Hangisi daha kolay, felçliye, ‹Günahların bağışlandı› demek mi, yoksa, ‹Kalk, şilteni topla, yürü› demek mi?Kaj je laže, reči mrtvoudnemu: Odpuščeni so ti grehi, ali reči: Vstani in vzemi posteljo svojo in hodi?
‹‹Hangisi daha kolay, felçliye, ‹Günahların bağışlandı› demek mi, yoksa, ‹Kalk, şilteni topla, yürü› demek mi?중풍병자에게 네 죄 사함을 받았느니라 하는 말과 일어나 네 상을 가지고 걸어가라 하는 말이 어느 것이 쉽겠느냐
‹‹Hangisi daha kolay, felçliye, ‹Günahların bağışlandı› demek mi, yoksa, ‹Kalk, şilteni topla, yürü› demek mi?Что легче? сказать ли расслабленному: прощаются тебе грехи? или сказать: встань, возьми свою постель и ходи?
‹‹Hangisi daha kolay, felçliye, ‹Günahların bağışlandı› demek mi, yoksa, ‹Kalk, şilteni topla, yürü› demek mi?מה הנקל האמר אל נכה האברים נסלחו לך חטאתיך אם אמור קום שא את משכבך והתהלך׃
‹‹Hangisi daha kolay, felçliye, ‹Günahların bağışlandı› demek mi, yoksa, ‹Kalk, şilteni topla, yürü› demek mi?أيّما ايسر ان يقال للمفلوج مغفورة لك خطاياك. أم ان يقال قم واحمل سريرك وامش.
‹‹Hangisi daha kolay, felçliye, ‹Günahların bağışlandı› demek mi, yoksa, ‹Kalk, şilteni topla, yürü› demek mi?或 對 癱 子 說 、 你 的 罪 赦 了 . 或 說 、 起 來 、 拿 你 的 褥 子 行 走 . 那 一 樣 容 易 呢
‹‹Hangisi daha kolay, felçliye, ‹Günahların bağışlandı› demek mi, yoksa, ‹Kalk, şilteni topla, yürü› demek mi?或 對癱 子說 、 你 的 罪 赦 了 . 或說 、 起來 、 拿 你 的 褥子 行走 . 那 一 樣 容易 呢
İsa ona, ‹‹Kalk, şilteni topla ve yürü›› dedi.Dí jemu Ježíš: Vstaň, vezmi lože své a choď.
İsa ona, ‹‹Kalk, şilteni topla ve yürü›› dedi.Disse-lhe Jesus: Levanta-te, toma o teu leito e anda.
İsa ona, ‹‹Kalk, şilteni topla ve yürü›› dedi.Ðức Chúa Jêsus phán rằng: Hãy đứng dậy, vác giường ngươi và đi.
İsa ona, ‹‹Kalk, şilteni topla ve yürü›› dedi.Ðức_Chúa_Jêsus phán rằng : Hãy đứng_dậy , vác giường ngươi và đi .
İsa ona, ‹‹Kalk, şilteni topla ve yürü›› dedi.Gesù gli disse: «Alzati, prendi il tuo lettuccio e cammina»
İsa ona, ‹‹Kalk, şilteni topla ve yürü›› dedi.Jeesus sanoi hänelle: "Nouse, ota vuoteesi ja käy".
İsa ona, ‹‹Kalk, şilteni topla ve yürü›› dedi.Jesús le dijo: --Levántate, toma tu cama y anda
İsa ona, ‹‹Kalk, şilteni topla ve yürü›› dedi.Jesus sade till honom: »Stå upp, tag din säng och gå.»
İsa ona, ‹‹Kalk, şilteni topla ve yürü›› dedi.Jesus sier til ham: Stå op, ta din seng og gå!
İsa ona, ‹‹Kalk, şilteni topla ve yürü›› dedi.Jesus siger til ham: "Stå op, tag din Seng og gå!"
İsa ona, ‹‹Kalk, şilteni topla ve yürü›› dedi.Jesus spricht zu ihm: Stehe auf, nimm dein Bett und gehe hin!
İsa ona, ‹‹Kalk, şilteni topla ve yürü›› dedi.Jezus zei tegen hem: "Sta op! Pak uw matras en loop!"
İsa ona, ‹‹Kalk, şilteni topla ve yürü›› dedi.예수께서 가라사대 일어나 네 자리를 들고 걸어가라 하시니
İsa ona, ‹‹Kalk, şilteni topla ve yürü›› dedi.Lève-toi, lui dit Jésus, prends ton lit, et marche.
İsa ona, ‹‹Kalk, şilteni topla ve yürü›› dedi.Maka Yesus berkata kepadanya, "Bangunlah, angkat tikarmu dan berjalanlah.
İsa ona, ‹‹Kalk, şilteni topla ve yürü›› dedi.Monda néki Jézus: Kelj fel, vedd fel a te nyoszolyádat, és járj!
İsa ona, ‹‹Kalk, şilteni topla ve yürü›› dedi.Rzekł mu Jezus: Wstań, weźmij łoże twoje, a chodź.
İsa ona, ‹‹Kalk, şilteni topla ve yürü›› dedi.,,Scoală-te``, i -a zis Isus, ,,ridică-ţi patul şi umblă.``
İsa ona, ‹‹Kalk, şilteni topla ve yürü›› dedi.Veli mu Jezus: Vstani, vzemi posteljo svojo in hodi.
İsa ona, ‹‹Kalk, şilteni topla ve yürü›› dedi.Vtedy mu riekol Ježiš: Vstaň, vezmi svoje ležisko a choď!
İsa ona, ‹‹Kalk, şilteni topla ve yürü›› dedi.Λεγει προς αυτον ο Ιησους Εγερθητι, σηκωσον τον κραββατον σου και περιπατει.
İsa ona, ‹‹Kalk, şilteni topla ve yürü›› dedi.Иисус говорит ему: встань, возьми постель твою и ходи.
İsa ona, ‹‹Kalk, şilteni topla ve yürü›› dedi.И на часа човекът оздравя, дигна постелката си, и започна да ходи. А тоя ден беше събота.
İsa ona, ‹‹Kalk, şilteni topla ve yürü›› dedi.Рече йому Ісус: Устань, візьми постіль твою, та й ходи!
İsa ona, ‹‹Kalk, şilteni topla ve yürü›› dedi.ויאמר אליו ישוע קום שא את משכבך והתהלך׃
İsa ona, ‹‹Kalk, şilteni topla ve yürü›› dedi.قال له يسوع قم. احمل سريرك وامش.
İsa ona, ‹‹Kalk, şilteni topla ve yürü›› dedi.耶 穌 對 他 說 、 起 來 、 拿 你 的 褥 子 走 罷
İsa ona, ‹‹Kalk, şilteni topla ve yürü›› dedi.耶穌對 他 說 、 起來 、 拿 你 的 褥子 走罷
Köpükle dolu bir şilte üstünde yüzmeyi öğrenip daha sonra suya giremezsiniz.Bạn không thể học bơi trên nệm hơi nước được mà phải dấn thân vào trong nước.
Köpükle dolu bir şilte üstünde yüzmeyi öğrenip daha sonra suya giremezsiniz. (gülüşmeler)Anda tidak bisa belajar berenang di atas kasur busa dan masuk ke dalam air (Tertawa)
Köpükle dolu bir şilte üstünde yüzmeyi öğrenip daha sonra suya giremezsiniz.푹신한 매트리스 위에선 수영을 못 배워요. 물에 들어가야 합니다
Köpükle dolu bir şilte üstünde yüzmeyi öğrenip daha sonra suya giremezsiniz.Não se pode aprender a nadar num colchão de espuma e entrar na água.
Köpükle dolu bir şilte üstünde yüzmeyi öğrenip daha sonra suya giremezsiniz.Nem lehet úszni tanulni először matracon és csak aztán vízbe menni.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod