şikâyet ile cümle

şikâyet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Shane şikayetçi olmak istemez.Шнайдер не заперечував.
Kimse şimdiye kadar onun hakkında şikayet etmedi.Ніхто ніколи на це не скаржився.
Onun hakkında şikayet ettin mi?Ти скаржився на це?
Tom şikayet etmedi, değil mi?Том не скаржився, чи не так?
Tom'un hiç şikayeti yoktu.Том не мав скарг.
Şikayet etmiyordum.Я не скаржилася.
Lisa, saksofonuyla alıştırma yapmaya çalışmakta fakat Homer, gürültüden dolayı şikâyet eder.Líza poté trénuje na saxofon doma, ale Homer ji to zakáže, protože dělá rámus.
Kaymakam ve Belediye Başkanı daha sonra adliyeye giderek birbirlerinden şikayetçi oldu.Starosta se odvolal, posléze celá záležitost skončila u soudu.
Neden şikayet ediyorsun?(Nač si ​​stěžují?
Hukukun özel alanlarını kapsayan Şeriat dışı mahkemeler de mevcut ve bunun en önemlisi Şikayet Kurulu'dur.Samozřejmě i tato velmi oddělená odvětví práva se potkávají, a to především v právu trestním.
İzmirli hahamların şikayetiyle saray da bu durumun ciddiyetinde erken haberdar olur.Pán dvora, jenž sídlil na zábřežském hradě, dověděl se brzy o této příhodě.
Solunum şikâyetleri ve hatta zatürre olabilir.Může se jednat o kašel, ale také o zápal plic.
Hafız da hemşehrilerinin bu şikayetini padişaha iletmiş.Právě odtud pochází označení sestra také pro dnešní zdravotní sestry.
Şikayetsiz yaz sıcaklığı."Stíny horkého léta.
Octavia bu davranıştan şikayet edince yardımcıları işkenceyle öldürüldü.Când Octavia se plânge de acest tratament slujitoarele ei o torturau în bătaie.
Hiçbir zaman şikayetçi değil...Nu s-a plâns niciodată.
Devlet idaresinden herkes şikayet eder oldu.Toți membrii guvernului au supraviețuit.
Poe şikayetleri haksız buldu.Poe nu a fost de acord cu plângerile cititorilor.
Ayrıca Rumeli’den diğer şikâyetler de yapıldı.Diferite alte acuzații au apărut și la adresa autorităților românești.
Aylar sonra başka bir öğrencisine daha tacizde bulundu ve öğrencileri tarafından şikayet edildi.O oră mai târziu este găsit de o studentă care se întorcea acasă.
En belirgin şikayet karın ağrısıdır.Însă, cele mai caracteristice sunt liniile cursive ale trupului femeii.
Halinden şikayetçidir ama işlerin düzelmesi konusunda hiç ümidi yoktur.Nu este deloc mulțumit cu activitatea servitorului său, dar nu îi stă în atribuții să îl concedieze.
Tüm şikâyetinden bıktım.M-am săturat de toate plângerile.
Tom Mary'nin şikayetlerinden bıktı.Tom s-a săturat de reclamațiile Mariei.
Şikâyetler ciddi bir incelemeden sonra onaylanmaktadır.Az újoncokat alapos vizsgálat után vette fel.
Kişi ayrıca genel ağrılar ve baş ağrısından şikâyetçi olabilir.Ekkor jelentkezhetnek általános fájdalmak és fejfájás is.
Evinde otururken boyun ağrısından şikayet etti.Szállására hazatérve fejfájásra panaszkodott.
Hiçbir zaman şikayetçi değil...Mint ha sohase hagynád abba...
Hakkındaki küçük hırsızlık şikayetlerine rağmen kendini geliştirdi.Az okkupálás kisebb ellenállásoktól eltekintve sikeresen zajlott le.
Hukukun özel alanlarını kapsayan Şeriat dışı mahkemeler de mevcut ve bunun en önemlisi Şikayet Kurulu'dur.A helyi bíróságok felett fellebbezési bíróságok vannak, legfelül pedig a Legfelsőbb Bíróság.
Halk yüksek vergilerden şikayete başladılar.A város lakosságát magas adók sújtották.
Neden şikayet ediyorsun?Miért lázadoztok hát?
İnsanlığı onlara şikayet eder.A civilizációt hozta el az embereknek.
Bu arada halk ağır vergilerden şikayetçiydi.Eközben az átlagembereket magas adók sújtották.
Bir müddet sonra polisler, komşulardan şikayet olduğu gerekçesiyle eve gelir.Sietve átrohan a szomszéd házhoz, hogy panaszkodjon.
Prunier şikayetlerle doludur.A pránanadi elkötelezett híve.
Şikâyet yazılı veya sözlü şekilde olabilir.Formája szerint lehet írásbeli vagy szóbeli.
Bu, Hristiyanları İsa’ya şikayet eden bir şikayetname idi.A keresztények Jézus felhívására térítettek pogányokat is.
Ancak bundan şikayet edecek zamanı bile bulmakta zorlanır.Azonban ennek bizonyításra csak Oresme tett kísérletet.
Bazı çocukların şikayeti üzerine birkaç defa sorgulandı ancak serbest bırakıldı.Többször beidézték a rendőrségre, egyszer le is tartóztatták, de törvénysértés híján elengedték.
Tom çorbanın yeterince sıcak olmadığını şikâyet etti.Tom panaszkodott, hogy a leves nem volt elég meleg.
Baş dönmesi ile bulunabilecek diğer şikayetler çok değişken olabilir.Eri hakukoneiden palauttamat tulokset voivat vaihdella paljonkin.
Şikayetsiz yaz sıcaklığı."Mustajärvi) Kuuma kesä (san.
Ya kolej talebesinin küçük şikayetleri, ya gazete fıkrası.Ollikainen, Tapio: Vanha vitsi naurattaa Yliopisto-lehti.
Ayrıca Rumeli’den diğer şikâyetler de yapıldı.Kuminille myönnettiin lisäksi Ruth Lillyn runouspalkinto.
En belirgin şikayet karın ağrısıdır.Kaikkein silmiinpistävin ero oli naisten kohtelussa.
Devlet idaresinden herkes şikayet eder oldu.Kuuskoksen hallitus Valtioneuvosto.
Neden şikayet ediyorsun?Mikset sä vastaa?
Bazı çocukların şikayeti üzerine birkaç defa sorgulandı ancak serbest bırakıldı.Vuonna 2012 kuulusteltiin useita muitakin sotilaita mutta heidät vapautettiin.
Şikayet etmenin faydası yok.Valittaminen on hyödytöntä.
Her zaman şikâyet eder.Hän valittaa jatkuvasti.
Tom neredeyse herhangi bir şey hakkında şikâyet etmez.Tom tuskin koskaan valittaa mistään.
Kişi ayrıca genel ağrılar ve baş ağrısından şikâyetçi olabilir.Ο ασθενής ενδέχεται επίσης να παρουσιάσει γενικό πόνο και πονοκέφαλο.
Bu süreç bölümden bölüme geçerek yapıldı ve önceki toprak sahiplerinden çok sayıda şikayet çıktı.Η διαδικασία αυτή έγινε κατά τμήμα και αντιμετώπισε πολλές καταγγελίες από τους προηγούμενους ιδιοκτήτες.
Hayatın zorluğundan ve bunun İspanya ile savaş dolayısıyla daha da kötüleştiğinden şikayet etmektedirler.Παραπονιούνται για τη σκληρή ζωή τους, την οποία χειροτερεύει ο πόλεμος με την Ισπανία.
Şikayet, WIPO tarafından reddedildi.Η ένσταση απορρίφθηκε από την EBU.
Yan odadan gelen sesler nedeniyle dikkkati dağılır ve şikayet etmek üzere resepsiyonu arar.Σε κάποια στιγμή, ακούει φασαρία από το διπλανό δωμάτιο και τηλεφωνεί για να παραπονεθεί.
Şikâyetler ciddi bir incelemeden sonra onaylanmaktadır.Και το διεθνές πιστοποιητικό χορηγείται μετά από ουσιαστική εξέταση της σχετικής αίτησης.
Sonraki günlerde Rothen, bu kez diz ve sırt ağrısından şikayetçiydi.Στην τελευταίες εβδομάδες του ο Αλβέρτος υπέφερε από πόνους στην πλάτη και τα πόδια.
Bu arada Marcian, tahta geçmeye niyetlendiği için imparatora şikayet edildi.Εν τω μεταξύ ο Μαρκιανός κατηγορήθηκε στον Αυτοκράτορα, ότι επιθυμεί τον θρόνο.
İlgili Sayfalar