şikâyet ile cümle

şikâyet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrıca Rumeli’den diğer şikâyetler de yapıldı.Altre esortazioni vennero da Geremia.
Hiçbir zaman şikayetçi değil...Non facevano mai domande.
Lefter saldıranların hepsini tanıdığı halde kimseyi ihbar etmedi, şikâyetçi de olmadı.Né gli fu possibile catturare nessun ribelle od ottenere alcuna informazione.
Bu yeni kontluk 1998'e kadar halkın şikayetlerine rağmen yerel hizmetleri vermeye devam etti.Fino al 1998 le Direzioni provinciali dei servizi vari erogavano pensioni ai dipendenti pubblici.
Mütemadiyen şikâyet etme hâlindeler.Они вечно жалуются.
Artık şikâyet ettiğini duymak istemiyorum.Я больше не хочу слушать твои жалобы.
Neyden şikayet ettiğini bilmiyorum.Я не знаю, на что ты жалуешься.
Senin şikayetlerini dinlemekten yoruldum.Я устал выслушивать твои жалобы.
Tom her zaman şikayet ediyor.Том постоянно ноет.
İstersem şikâyet ederim.Я пожалуюсь, если захочу.
İddiaları yalanlayan Suriye Birleşmiş Milletler nezdinde şikayette bulunmuştur.Он ещё и Тот, Кого отвергли жрецы всех народных религий.
Tanıklar Jones'un öldüğü gün göğüs ağrısı şikayeti olduğunu belirtmişlerdir.Свидетели говорят, что в день смерти Джонс жаловался на боль в груди.
Reklamın görüntülendiği anda Reklam Standartları Bürosu dokuz şikayet aldı. ^ TamponКак только реклама вышла в свет, австралийское бюро получило 9 жалоб.
Sizinle alakalı olmayan hiçbir şeyden şikayette bulunmayın.Не обсуждайте этот вопрос между собой и не беритесь за оружие!»
Neden şikayet ediyorsun?О чём ты тут жалуешься?
Bu etki nedeniyle de baş ağrısı, baş dönmesi gibi şikayetler görülebilir.Это воздействие может проявляться, например, как головная боль.
Kızgınlık ve şikayet ne kendin için ne de başkaları için iyidir.Не испытывать неприязни или враждебности к себе или к другим.
Ayrıca halkın bir kısmı yapılan icraattan şikayetçiydi.А также лишь по жалобе потребителя.
Buradaki köşesinde halktan gelen şikâyetleri ve ihbarları duyurdu.Ночью по всему македонскому стану слышались жалобы и проклятия.
Shane şikayetçi olmak istemez.Клементина отказывается отвечать.
Maaşını alamayınca Şikâyetnâme'yi yazmıştır.Но и в отставку уходить не планирует Ведомости.
Türkçenin Şikâyeti Var.Дело поручают Турецкому.
Bookchin, 2002'den beri kalbindeki ağrılardan sürekli şikayetçiydi.На протяжении последнего года жизни Бородин неоднократно жаловался на боли в области сердца.
Osmanlı yönetimi, elçiye hürmetle davranır, ama şikayetini görmezden gelir.Мы — посланцы Господа твоего, а они не смогут навредить тебе.
Finlandiya'daki kötü performansından şikayet edildi.Относительно его деятельности в Финляндии против него были выдвинуты серьёзные обвинения.
Bu halinden şikayetçi olan Himeko, ablası Aiko gibi kurallara uygun ve görgülü bir kız olmak istemektedir.Химэко мечтает стать женственной, как её старшая сестра Айко.
Klimakterik şikayetlerin giderilmesinde soya kullanımı ( ÖzИспользование отсосов загрязнённого воздуха от источников загрязнений (Local exhaust ventilation).
En belirgin şikayet karın ağrısıdır.Самые тяжёлые последствия травли проявляются у жертвы.
Halk yüksek vergilerden şikayete başladılar.Местные жители жаловались на большие налоги.
Okula getirdiği yenilikler şikayete yol açmıştı.Пропуски уроков из-за показов привели к проблемам в школе.
İngiliz ve Yunanların şikayeti üzerine 1887’de Rodos’taki görevi sona erdi.В 1878 году в британской и российской классификациях официально появился термин «крейсер».
Fakat hudut kalelerine ve vilayet ile sancak merkezlerine levazımın tedarik edilemesi şikayet konusu olmuştur.Прикрытие флангов ударной группировки и ведение обороны на занимаемых рубежах осуществлялось в полосе иск.
Küçük tüccarların en önemli şikayeti ise krizle yeniden düzenlenmesini istedikleri vergilerdi.أما أهم شكوى لصغار التجار كانت الضرائب التي يريدون إعادة تتظيمها مرة أخرى من خلال الأزمة.
Okula getirdiği yenilikler şikayete yol açmıştı.أدت الإبتكارات الجديده التي أدخلها في المدرسه إلي الشكوي.
Bu süreç bölümden bölüme geçerek yapıldı ve önceki toprak sahiplerinden çok sayıda şikayet çıktı.تم تنفيذ هذه العملية في كل قسم، وأثار الكثير من الشكاوى من ملاك الأراضي السابقين.
İddiaları yalanlayan Suriye Birleşmiş Milletler nezdinde şikayette bulunmuştur.كذبًا وتسبب في تجاهل أهل البلدة لصراخه عندما أتى إليه ذئب حقًا.
Şikayetlerin alınması durumunda, beyaz listenin operatörü bir sunucuyu listeden çıkarabilir.قد يقوم مشغل القائمة البيضاء بإزالة خادم من القائمة إذا تم تلقي الشكاوى.
Çiğdem Mustafa’nın bir kanun kaçağı olduğunu anlar ve polise şikayet edeceğini söyler.وجد بويسون من الاذلال ان يشتكى للبوليس.
Neden şikayet ediyorsun?ولماذا يفوه ؟!
Hukukun özel alanlarını kapsayan Şeriat dışı mahkemeler de mevcut ve bunun en önemlisi Şikayet Kurulu'dur.هنالك أيضاً محاكم أخرى مختصة أهمها ديوان المظالم.
Poe şikayetleri haksız buldu.أصدر ماكنزي بيانا بأن الادعاءات غير صحيحة.
Ancak yolda Gigis Tudo'ya aşık olmuş, Tudo'da Gigis'in davranışını Sadyates'e şikayet etmiştir.وفي الطريق وقع غيغس في حب تودو التي اشتكت لسادياتس من أفعاله.
Fakat Hababam Sınıfı ise bu durumdan şikayetçi değildir ve aslında çok memnundur.و مع ذلك فإن رأس الكعبرة ليس اسطوني الشكل على نحو كامل تماماً ، ولكنه إِهْلِيلَجِيّ (بَيْضَاوِيّ) نوعا ما.
Her zaman şikâyet eder.يشكو طول الوقت.
Kızgınlık ve şikayet ne kendin için ne de başkaları için iyidir.Ressentimento e reclamação são inadequadas tanto para si como para os outros.
Telgraf şirketleri mesajların uzunluğundan şikayetçiydi.Companhias de telégrafo cobravam baseada na duração da mensagem enviada.
Yan odadan gelen sesler nedeniyle dikkkati dağılır ve şikayet etmek üzere resepsiyonu arar.Ele é distraído por sons vindos do quarto ao lado, e telefona para a recepção para reclamar.
Baş dönmesi ile bulunabilecek diğer şikayetler çok değişken olabilir.E o pouco que resta dela pode estar ameaçado.
Ardından birlikte Süfyan'ı yakalayıp Halife Mansur'a şikâyet ettiler.Em seguida Leovigildo submeteu os Cântabros.
Hiçbir zaman şikayetçi değil...Não protestou nenhuma vez.
Neden şikayet ediyorsun?Porque me culpar?
Devlet idaresinden herkes şikayet eder oldu.Eles fizeram acusações contra o Governo do Estado.
Owens onları böldü ve Styles'ın çok şikayet ettiğini söyledi.Este por sua vez o interrompeu e disse que Styles estava reclamando.
En belirgin şikayet karın ağrısıdır.Possivelmente a pior dor de cabeça da vida do paciente.
Bu şikayet dikkate alınır ve paşa idam edilir.Os acusadores foram punidos e Sejano foi executado.
Hayatın zorluğundan ve bunun İspanya ile savaş dolayısıyla daha da kötüleştiğinden şikayet etmektedirler.Ze klagen over hun harde leven, dat door de oorlog met Spanje nog zwaarder is geworden.
Neden şikayet ediyorsun?Waarom huil je?
Sizinle alakalı olmayan hiçbir şeyden şikayette bulunmayın.Ook: Je moet geen dingen toezeggen (beloven) die nog niet van jou zijn.
Hastaların yaklaşık %65'inden bir ya da birden çok ağrı şikayeti gelmektedir.Bij ongeveer 15% van de patiënten treedt permanente of langdurige remissie op van de klachten.
Evinde otururken boyun ağrısından şikayet etti.Op zijn ziekbed liet hij zich thuis dopen.
İlgili Sayfalar