şikâyet ile cümle

şikâyet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Buradaki köşesinde halktan gelen şikâyetleri ve ihbarları duyurdu.Hier konnten Beschwerden und Denunziationen von den Bürgern eingeworfen werden.
İşçiler düşen maaşlardan, artan gıda fiyatlarından şikayet etmeye başladılar.Die Arbeiter klagten angesichts steigender Lebenshaltungskosten über zu niedrige Löhne.
Gece gündüz şikâyet etmekten başka bir şey yapmaz.Il ne fait que se plaindre du matin au soir.
Annesi sürekli bundan şikâyet ediyor.Sa mère s'en plaint constamment.
Şikâyet etmeyi bırakmıyor.Il n'arrête pas de se plaindre.
Şikayet etmeyi bırak ve sana söyleneni yap!Arrête de te plaindre et fais ce qu'on te dit !
Keşke şikâyet etmeyi kesse.J'aimerais qu'elle s'arrête de se plaindre.
Şikâyet etmek yersiz.Il est inutile de se plaindre.
Neden şikayet ediyorsun?Pourquoi tu pleures ?
Şikâyetler ciddi bir incelemeden sonra onaylanmaktadır.Ce statut est accordé après une évaluation approfondie.
Kızgınlık ve şikayet ne kendin için ne de başkaları için iyidir.N'éprouver aucune rancune ou animosité vis-à-vis de soi ou des autres.
Şikâyetnãme (Osmanlıca: شکايت نامه) Fuzûlî'nin en önemli eserlerinden biridir.Khamûl est parmi les Nazgûl celui qui craint le plus la lumière.
Hiçbir zaman şikayetçi değil...Elle ne se plaint jamais.
Şikâyet yazılı veya sözlü şekilde olabilir.La plainte peut être écrite ou verbale.
Anya yine bir şeylerden şikâyet etmektedir.Elle entend à nouveau quelque chose derrière elle.
Bunun yanında hakkında polise ve mahkemeye de şikayetlerde bulunuldu.Elle a aussi déposé une plainte à la police.
Ardından birlikte Süfyan'ı yakalayıp Halife Mansur'a şikâyet ettiler.Il se rendit donc à Koûfa et se renseigna sur Mimoûna.
Bazı çocukların şikayeti üzerine birkaç defa sorgulandı ancak serbest bırakıldı.Mis en prison plusieurs fois par les protestants, il est libéré contre rançon.
Maxwell bu duruma rağmen hiç gücenmiş gibi görünmemiş, şikayet etmeden durumu kabullenmiştir.Maxwell semble cependant ne pas s'offusquer du qualificatif, le portant sans se plaindre pendant des années.
Devlet idaresinden herkes şikayet eder oldu.Le chef de l'État a porté plainte.
Suçtan etkilenen kişilerin başvurularına şikâyet, suçtan etkilenmeyen kişilerin başvurularına ise ihbar denir.La charge de la preuve des causes de non-imputabilité pèse sur la personne poursuivie.
İnsanlığı onlara şikayet eder.L'humanité souffre.
"Gülşen, Erol Köse'yi savcıya şikâyet etti".Au tribunal, Lounès a osé demander au procureur une cigarette.
Kasım 2018'de, kendisine fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığı gerekçesiyle Ahmet Kural'dan şikayetçi oldu.En août 2014, Hyland obtient une injonction restrictive contre lui pour violence physique et verbale.
işçiler çalışma saatlerinin uzatılmasını şikayet ettiler.Los trabajadores se quejaron cuando les aumentaron el número de horas de trabajo.
O hep şikayet eder.Él se queja todo el tiempo.
Tom'un şikâyet edeceğinden eminim.Estoy seguro de que Tom se quejará.
Hizmetten bir şikayetim yok.No tengo quejas del servicio.
Çok fazla şikayet etmemeye çalışıyorum.Intento no quejarme demasiado.
Şikâyetlerinizi duymak istemiyorum.No quiero oír vuestras quejas.
Kızgınlık ve şikayet ne kendin için ne de başkaları için iyidir.El resentimiento y las quejas no son adecuadas ni hacia ti mismo ni hacia otros.
Ancak yolcuların, tesislerin birçok temel eksikliği hakkında şikayetleri oldu.Sin embargo, muchos pasajeros se quejaron de la falta de instalaciones básicas.
Yan odadan gelen sesler nedeniyle dikkkati dağılır ve şikayet etmek üzere resepsiyonu arar.Es distraído por sonidos provenientes del la habitación de al lado, y llama a la recepción para quejarse.
Hayatın zorluğundan ve bunun İspanya ile savaş dolayısıyla daha da kötüleştiğinden şikayet etmektedirler.Se quejan de su dura vida, empeorada por la guerra con España.
Prunier şikayetlerle doludur.Waller fue absuelto de cargos.
Shane şikayetçi olmak istemez.Al principio Shane no acepta.
Şikâyet yazılı veya sözlü şekilde olabilir.La denuncia puede ser por escrito o verbal.
Bazı hayranları single' ın kopyalarına ulaşmanın güçlüğünden şikayetçi olmuştu.Algunos fans se quejaban ante la imposibilidad de adquirir su single.
Filozof olan Colline girer ve rehincinin bazı kitaplarını rehine almayı kabul etmediği için şikayete başlar.Colline, el filósofo, entra en la pieza congelado y molesto por no haber podido empeñar unos libros.
Şikâyetin zaman aşımı gerçekleştiğinde mağdur, şikâyet hakkını kaybeder.La buena fe se pierde al momento de contestar la demanda.
Bu hastalığın genel seyri hastalıktan oluşan şikayetlerin artması (lat.Etiología general (causas de la enfermedad).
Şikayetsiz yaz sıcaklığı."«El largo y cálido verano de Sevilla».
Şikayetlerin alınması durumunda, beyaz listenin operatörü bir sunucuyu listeden çıkarabilir.El operador de la lista blanca puede quitar de ella algún servidor o remitente si se recibe una queja.
Neden şikayet ediyorsun?¿De qué se queja?
Her zaman şikâyet eder.Si lamenta sempre.
Şikâyet edecekleri bir şeyleri yok.Non hanno niente di cui lamentarsi.
Şikâyet etmeyi bırakmıyor.Non smette di lamentarsi.
Hayat standartlarından şikayet etme.Non lamentarti del tuo tenore di vita.
Sizinle alakalı olmayan hiçbir şeyden şikayette bulunmayın.Non vi spiate e non sparlate gli uni degli altri.
Kızgınlık ve şikayet ne kendin için ne de başkaları için iyidir."Il risentimento ed il rimpianto non sono mai appropriati né per se stessi né per gli altri."
Bazı çocukların şikayeti üzerine birkaç defa sorgulandı ancak serbest bırakıldı.Dopo diversi interrogatori da parte della polizia, fu rilasciato.
Şikâyet yazılı veya sözlü şekilde olabilir.La denuncia può essere presentata in forma orale o scritta.
Türkçenin Şikâyeti Var.Il turco viene ucciso.
20 Aralık 2014 tarihinde Ali, pnömoni şikayetine muzdarip hastaneye yatırıldı.Il 20 dicembre 2014, Ali venne ricoverato in ospedale per un caso delicato di polmonite.
İnsanlığı onlara şikayet eder.La nostra umanità è negata.
Prunier şikayetlerle doludur.Baltar viene prosciolto da tutte le accuse.
Buna paralel olarak da işçilerin sağlık ve çalışma koşulları üzerine olan şikayet sayısı da arttı.D'una parte le esigenze rispetto alla qualità dell'offerta di servizi sanitari è cresciuta.
Halkın istek ve şikayetlerini sultana iletir, halka sonuçlar hakkında bilgi verirler.L'INSEE organizza ed esegue i censimenti della popolazione e pubblica i dati della popolazione in Francia.
Neden şikayet ediyorsun?Perché t'involi?
Numara 13: Çok sakardır, Numara 1'in lider olmasından şikâyetçidir.Sembra essere molto forte tanto che tutti pensano che sia lui il numero 1 della classifica.
İlgili Sayfalar