şikâyet ile cümle

şikâyet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Baek Eun Jo, şikayet etme,Baek Eun Jo, do not just complain.
Hepsi kahvaltılarını yaparlar ve hepsi oradayken birbirleri hakkında şikayetlerde bulunurlar.They all have their breakfast and complain about everyone right there.
O yüzden askerleri şikayet ederken duyarsanız bundan söz ettiklerini bilin.So, when you may hear soldiers complaining, that's what they're talking about, you know?
Islandıktan sonra hastalandım diye şikayet etme o yüzden yaklaş biraz.Don't go whining about being sick after getting wet so you can just get closer.
'Ben oldukça az oynadığını düşünmüyorum,' Alice, yerine bir şikayet sesi başladı'I don't think they play at all fairly,' Alice began, in rather a complaining tone,
Ben gidip bunu şikayet edeceğim." demişti.I'm going to have to report this.
Ve gidip şikayet etti de.And she went and reported it.
Bu konuyu haftaya ele alacağız. Bu tür bir şikayette bulunmak büyük cesaret ister.That takes a lot of courage.
Şikayet etmeyin.Don't complain.
Ve sonra biri şikayet etti.And then somebody complained.
Dilin kadar elin de çalışsa şikayet etmezdim ! Tek bildiğin zırvalamak !if your hands worked as your mouth, I would not complain! you only know blah-blah !
Dünya genelinde 27 milyon insan görme engelli, ve 127 milyon kişi görme bozukluğundan şikayetçi.37 million people worldwide are blind, and 127 million more suffer from impaired vision.
Bu oldukça genel bir şikayet.It's a very common complaint.
Hindistan'da bizim hükümet yapımız hakkında şikayet etmekten hoşlanırız.In India we often love to complain about our government bodies.
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişAlike bewitched by the charm of looks; But to his foe suppos'd he must complain,
Ve nedenle soğuk şikayetler Veya başka bir yola, burada tüm gözler bize bakışları.And reason coldly of your grievances, Or else depart; here all eyes gaze on us.
Sizi Başkan'a şikâyet edeceğim.I'm going to complain to the Chairman, you know.
Ve geçtiğimiz ay yaptığım şikayetin Kızıl Kmerler Mahkemesi tarafından kabul edildiğini öğrendim.And I got word last month that the complaint was officially accepted by the Khmer Rouge Tribunal.
Bu adamın gömleğinde " Şikayet etmeyi bırak, devrimi başlat" yazıyor.This guy's shirt says, "Stop bitching, start a revolution."
- Bu konuda şikayet ederlerse ya da sorun çıkarırlarsa... ...o zaman mahkemeye çıkıp ödeşiriz.Who in the world would plan that kind of ordeal?
Dertlerini sahiplen, onlarla yüzleş ve şikayet etmeTake your share of trouble, face it and don't complain
Ve bunu şikayet edemem.And I can't complain about this.
Beni yanlış anlama-- Şikayet etmiyorum.Don't get me wrong-- I'm not complaining.
Benim tek şikayet arkasında olduğunuMy only complaint was that in the 3-D, and I saw it at the El Cap in ok 3-D, not the.
Bu mücadelesi ile ilgili hiç şikayet etmedi.I saw him struggle more and more -- my father never complained about his struggle.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.He bowed his ear to my complaints-- No more the whale did me confine.
"Bir dakika, herkes çok fazla özellik eklediğimizden şikayetçi.Everyone complains that we're adding so many features.
Sİzi şikayet ediyorum.I'm reporting you.
Ha Ni...sınavlar çoktan bitti yani neden şikayet ediyorsun?Ha Ni, exams are already over so why are you complaining?
"Ben, efendim, bu açıdan şikayet hiçbir şey yok."I have nothing to complain of in that respect, sir.
Bu benim tanıttığım bir kavram şikayetleri dinlemek için, sorunları dinlemek için.This is a concept which I introduced to listen to complaints, listen to grievances.
Hayır, şikayetçi değilim yalnızlıktan.No use complaining about Ioneliness.
"Şikayet etmek saçma."Complaining is silly.
3 gün sonra solgunlaştı ve bir hafta sonra ortada şikayet falan kalmadı.Three days later it faded, and a week later, no more complaining anywhere.
Alternatif sunmadan, sadece şikayet etmek bize hiçbir şey getirmez.Merely complaining without proposing an alternative offers nothing.
Şikayet edip duruyorlar.They complained to me.
Hakkında çok fazla şikayet alıyorum. -Böyle bir yere varamazsın.I've been getting complaints about you
Sürekli başının ağrıdığından şikayetçiydin.It seems like you're constantly talking about how your head hurts.
Şikayet ediyorsunuz. "Afedersiniz, adama birşey olursa kim sorumlu olacak?""Sir, who will be responsible if something happens to him?"
Fakat ayaklananlar bugün aynı tür şikayetleri ve benzer talepleri paylaşıyorlar.But those who revolted shared a common set of grievances and have similar demands today.
Lütfen beni şikayet etmeyin...Benim bir ailem var... Ve çocuğum var.Please don't report me, I have a family... ...and I have a kid.
Onu CNBC'ye şikayet etmemi mi istiyorsun?Do you want me to report him to NBC?
Şimdi biliyorsunuz! Çok fazla şikâyet! SU.Now you know too much complaining?
Bazı insanlar, şikâyet etmekten gülümsemeye zaman bulamıyorlar.People who complain have no time for smiling.
Şikayet etmezsiniz, sadece oradan ayrılırsınız.You don't complain, you just leave.
Eğer bir restorandaysanız ve içerisi çok gürültülüyse, şikayet bildirin.If you're in a restaurant and it's too loud, complain.
Akne Agrısıyla Hakkında Hastalak sıkça aknelerindeki agrıdan dolayı sikayet ederler.So, patients often complain that their pimples really hurt.
Şikayeti aldım ve Bayan Ah Young'ın açıklamasını dinledim! Ben olayı senden daha iyi biliyorum!But I received the report and I heard your friend's explanation, I know more than you.
Şu küçük çocuk bile acıdığı için şikayet etmedi.Even the kid didn't complain of pain.
Yakında bu konuda şikayetçi olacağız.We will be processing your lawsuit shortly.
Neden o zaman sakın işçiler şikayet, neden onlar protesto etme?Why then don't the workers complain, why don't they protest?
Şikayetler nelerdir?What are the complaints?
Sömürgecilik ve emperyalizmden şikayet ederken... ...bir adım dahi ilerleyemeyecekler.Complaining about colonialism and imperialism, they wouldn't move one foot.
"Ben kahrımı ve tasamı ancak ALLAH'a şikayet ederim, sizin bilmediğinizi ALLAH'tan biliyorum," dedi.He replied: "I cry my plaint and grief to God, and know from God what you do not know.
Dedi ki: "Ben, dayanılmaz kahrımı ve üzüntümü yalnızca Allah'a şikayet ediyorum.He said, ‘I complain of my anguish and grief only to Allah.
Sexual Harassment Complaint Guide Cinsel Şiddet Şikayet KılavuzuSexual Harassment Complaint Guide
Bir okur Weibo adlı sitede şikayetini şöyle dile getirmekte:One reader complained on Weibo:
Kosova, tekrar eden şikayetler ışığında özelleştirme sürecini incelemeye alıyor.Kosovo is taking a hard look at its privatisation process in light of recurring complaints.
Bunların pek çoğu Memuriyet Komisyonuna şikayette bulunuyor.Many have been complaining to the Commission of Civil Service.
Civar köylerde yaşayan az sayıda insan Nikica'nın "tehlikeli bir hayvan" olduğundan şikayet etti.A few residents of nearby villages complained that Nikica was a "dangerous beast".
İlgili Sayfalar