şikâyet ile cümle

şikâyet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Neden şikayet ediyorsun?Why do you complain?
Ancak yolcuların, tesislerin birçok temel eksikliği hakkında şikayetleri oldu.However, many of the passengers complained about the lack of basic facilities.
Owens onları böldü ve Styles'ın çok şikayet ettiğini söyledi.Owens interrupted and said that Styles was complaining.
Bu taciz iki sağır televizyon izleyicisinin polise şikayette bulunmasıyla ortaya çıktı.The abuse claims surfaced from two deaf television viewers lodging a police complaint.
Octavia bu davranıştan şikayet edince yardımcıları işkenceyle öldürüldü.When Octavia complained about this treatment, her maids were tortured to death.
Apple, Ocak 2010'da ITC'ye şikayet ederek buna karşılık verdi.Apple countersued by filing a complaint with the ITC in January 2010.
Bu arada Marcian, tahta geçmeye niyetlendiği için imparatora şikayet edildi.In the meantime Marcian was accused to the emperor of aiming at the throne.
Başka bir örnek ise Brian Finkelstein'ın Comcast'e yaptığı şikayettir.Another example is Brian Finkelstein's video complaint to Comcast, 2006.
Okulu hakkındaki baş şikayeti fen ve matematik eksikliğiydi.Her main complaint about the school was the lack of science and mathematics instruction.
Kayınbiraderi Honorius daha sonra Arcadius'a sarayında yaşananları şikayet etmiştir.Her brother-in-law Honorius later complained to Arcadius about them reaching his own court.
Davacı, "cinsiyetçi" ve "fallus merkezli" bulduğu A&W Burger Family'den şikayetçi oldu.The complaint attacked the "heteronormative" and "phallocentric" nature of the A&W Burger Family.
Poe şikayetleri haksız buldu.Gibbs found that the allegations were not correct.
Ayrıca Rumeli’den diğer şikâyetler de yapıldı.He also made a number of commissions for Riley.
20 Aralık 2014 tarihinde Ali, pnömoni şikayetine muzdarip hastaneye yatırıldı.On December 20, 2014, Ali was hospitalized for a mild case of pneumonia.
Ancak yolda Gigis Tudo'ya aşık olmuş, Tudo'da Gigis'in davranışını Sadyates'e şikayet etmiştir.On the way Gyges fell in love with Tudo, who complained to Sadyates of his conduct.
Bunların kaldırılması en az 3 kişinin şikayetiyle olanaklıdır.At least three people are expected to be indicted.
Türkçenin Şikâyeti Var.It is thought to have Turkic pedigree.
Bu arada halk ağır vergilerden şikayetçiydi.In addition to the above, the Jewish population was subjected to a heavy burden of taxes.
Şikayetçi olmak isteyenlere, dilekçe yazımında destek olur.Those who wish to join the Order must request this in writing.
Şikayetsiz yaz sıcaklığı.""No mourning for summer heat".
Fakat buradan İstanbul'a zalimliği hakkında şikayet yapılmıştı.Kaikhosro was forced in exile to Istanbul.
O sırada Deniz eşi Hakan (Teoman Kumbaracıbaşı), şikayetini geri çeker.The sea between, yet hence his prayer prevailed.
Bazı çocukların şikayeti üzerine birkaç defa sorgulandı ancak serbest bırakıldı.After being subjected to multiple interrogations, he was released.
Görüyorsun ya, her gittiğimiz yerde mütemadiyen dert, şikâyet dinliyoruz.Wherever we turn, we are confronted with this problem.
Bir müddet sonra polisler, komşulardan şikayet olduğu gerekçesiyle eve gelir.The police arrives and ask questions to her neighbours.
Halkın özlemi, arzuları, acıları, dertleri ve şikâyetleri Erman’ın şiirlerinde ifadesini bulur.""Svartsjuka, hat och längtan i de åtalades sms" .
Performans, yeme bozukluklarını "daha çekici" bir şekilde işleyebileceği konusunda şikayetler aldı.The performance received complaints about "glamorizing" eating disorders.
Ardından birlikte Süfyan'ı yakalayıp Halife Mansur'a şikâyet ettiler.While they reached Mannargudi, they were attacked by Masilamani and Namachivaayam Pillai.
Bu var çok büyük bir şikayet konusu olmuştu.So that was one of our big questions.
Antibiyotik kullanır ve şikayetlerini dindirir.He takes antibiotics and is relieved of his symptoms.
Aylar sonra başka bir öğrencisine daha tacizde bulundu ve öğrencileri tarafından şikayet edildi.But in three months, he too was chased away by the students and his followers.
Brik'in şikayetleri, benim düşüncemle, aynıdır.Brik's complaints are, in my opinion, justified...
Onların 3D modüllerini kullanmak mümkün değildi çünkü kullanıcılar şikayet etti.Users complained because they were not able to use the 3D modules.
1118-1131) şikayet edildi.1118–1143).
Prunier şikayetlerle doludur.Alcyone is full of foreboding.
Nefes darlığı şikayeti olan Hacı Jamhari, rahatlamak için göğsüne karanfil yağı sürermiş.Suffering from chest pains, Jamhari attempted to reduce the pain by rubbing clove oil on his chest.
Eğer bu durum doğrusal cebir yapma üzerine olsaydı İçinizden biri şikayet eder miydi?Would any of you complain if this was the case about doing linear algebra?
"Bedava kağıt almaktan neden şikayetçisin?"Aren't you just giving me my own paper?"
Uzun zamandır sağ kalça eklemindeki bir ağrıdan şikayetçi.He's been suffering from right hip pain for a while."
Her ne kadar, zor olduğu hakkında şikayet etsenizde...However, even if you guys complain about how difficult it is...
İnsanlar da onun hakkında şikayet ediyorlardı.People complained about him.
Delhi'ye geldiler ve hakkında krala şikayette bulundular.They come to Delhi and they complained about him.
Ana Şikayetin Tarihi [koro müziği]History of the Main Complaint [choral music]
- Şikayetin var mı?[Doctor] Any complains?
Şikayet etmeyi bırak!Stop complaining!
Bu şikayetin altında, buradaki dağılımı görebilirsiniz.You can hear this distribution under that complaint.
Şikayet etme. Sadece "teşekkür ederim" de.Say 'thank you' to existence.
O onun beklenen katta saman şikayet hakkında oldu.She was about to complain of the straw on the floor when he anticipated her.
'Ah,' dedim ve dışarı şikayet geldi.'Oh,' said I. And out came the grievance.
Sen şikayet ve sızlanan değil yana, Sen hiç eğlenceli.Since you're not complaining and whining, you're no fun at all.
Onlar tabii ki hayal kırıklığına da uğramışlar, ama şikayet etmiyorlar, düzeltiyorlar.They are frustrated as hell with it, but they're not complaining about it, they're fixing it.
Bugüne kadar hiç şikâyet etmedim.I've never complained until now.
"Şikayet eden bir şey yok, efendim."Nothing to complain of, sir.
-bu tip şikayetler ya görmezden gelinir--those complaints have either been ignored-
Aynı şekilde, Airbus da Boeing'in Amerikan devleti tarafından kollanmasından şikayetçidir.Boeing is the US manufacturer, Airbus is the European manufacturer.
Şikayet etmek yetmez.You know, it's not enough to complain.
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.And basically, we started this because we were tired of complaining about our politicians.
"şeker miktarının yetersiz olduğundan" şikayetçi."especially unfair on the matter of sugar."
Yani daha o zamandan şikayet etmeye başlamışlardı. "tiksinerek kapatmadan önce."So, already, they're complaining about the manuals: "before closing down in disgust ... "
Sizi, C.I.A. ve F.B.I.'a şikayet edeceğim.I'm telling ya. I'll get the C.I.A. and the F.B.I.
İlgili Sayfalar