şikâyet ile cümle

şikâyet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom soğuktan şikayet etti.Tom complained about the cold.
Tom gürültü hakkında Mary'ye şikayet etti.Tom complained to Mary about the noise.
Tom işinden şikayet etti.Tom complained about his job.
Tom, Mary'nin muhtemelen şikayetçi olacağını söyledi.Tom said Mary would likely complain.
Tom henüz şikayet etmedi.Tom hasn't complained yet.
Tom şikayet edeceğini söyledi.Tom said he'd complain.
Ben asla şikayet etmedim.I never complained.
Tom Mary'nin o kadar çok şikayet ettiğine şaşırmamıştı.Tom wasn't surprised that Mary complained so much.
Hiç kimse şikayet etmiyor.No one complains.
Tom zaten bunun hakkında şikayet etti.Tom has already complained about that.
Tom bunun hakkında çok şikayet etti.Tom has complained about that a lot.
Tom onun hakkında çok şikayet etti.Tom complained about that a lot.
Tom bir şikayette bulunacak.Tom will make a complaint.
Tom şikayet edecek.Tom is going to complain.
Hem Tom hem de Mary, John hakkında şikayet etti.Both Tom and Mary complained about John.
O yemeği yüz defa hazırladım ve bundan önce hiç kimse şikayet etmedi.I've made that dish a hundred times and no one's ever complained before.
Tom'un Boston'daki yaşam maaliyetinden şikayet ettiğini duydum.I heard Tom complain about the cost of living in Boston.
Tom asla öyle bir şeyden şikayet etmez.Tom would never complain about something like that.
Tom'un komşuları o ne zaman bir parti verse hep gürültüden şikayet eder.Tom's neighbors always complain about the noise whenever he has a party.
Tom her zaman bir şeyden şikayet ediyor, değil mi?Tom is always complaining about something, isn't he?
Tom işinden çok şikayet ediyor.Tom complains about his job a lot.
Tom ve ben şikayet eden tek kişiler değildik.Tom and I weren't the only ones who complained.
Tom, komşusunun köpeğinin sürekli havlaması konusunda yetkililere şikayette bulundu.Tom complained to the authorities about the constant barking of his neighbour's dog.
Şikayet etmeyi bırak ve çalışmaya başla.Stop complaining and start working.
Sami şikayetçi olmayı reddetti.Sami refused to press charges.
Sami şikayette bulundu.Sami complained.
Sami sık sık şikayet etti.Sami complained often.
Tom her zaman hava hakkında şikayette bulunurdu.Tom used to always complain about the weather.
Tom kesinlikle çok fazla şikayet ediyor.Tom sure does complain a lot.
Tom sık sık soğuktan şikayet etmektedir.Tom often complains about the cold.
Sami şikayette bulunmadı.Sami didn't press charges.
Zaten şikayette bulundum.I've already filed a complaint.
Ben zaten bundan şikayetçi olmuştum.I've already complained about that.
Tom her zaman işi hakkında şikayet ediyor.Tom always complains about his job.
Tom nadiren bir şeyden şikayet eder.Tom rarely complains about anything.
Sami stalklama nedeniyle eski kız arkadaşını şikayet etti.Sami reported his ex-girlfriend for stalking.
Sami, Leyla'ya karşı bir şikayette bulundu.Sami filed a report against Layla.
Tom ve Mary şikayet etti.Tom and Mary complained.
Tom ve Mary şikayet etmedi.Tom and Mary didn't complain.
Başka kimse şikayet etmedi.No one else has complained.
Tom'un şikayetinden bıktım ve yoruldum.I'm sick and tired of Tom's complaining.
Annen bulaşık yıkamaktan şikayet ediyor mu?Does your mother ever complain about washing dishes?
Tom yöneticiye şikayette bulundu.Tom complained to the manager.
Tom ve Mary sık sık çocuksuz birlikte olmadıklarından şikayet ediyorlar.Tom and Mary often complain that they never get to be together without the children.
Tom şikayet edecek, değil mi?Tom is going to complain, isn't he?
Bu kasabada "çok fazla" Müslüman bulunduğundan şikayet ediyorlar.They are complaining that there are "too many" Muslims in this town.
Hiçbir şeyden şikayet etmedi.He didn't complain about anything.
Sırt ağrısından şikayetçiydi.She was complaining of back pain.
Şikayetiniz nedir?What's ailing you?
Şikayet edeceksen onu kendin yap.If you're going to complain, do it yourself.
Şikâyetlerinizi duymak istemiyorum.I don't want to hear your complaints.
Çocukları şekere alıştırıp sonra da şikâyet eden onlar.They are the ones who get the children accustomed to candy, and then they complain.
Tom şikâyetçi olma konusunda isteksizdi.Tom was reluctant to press charges.
İddiaları yalanlayan Suriye Birleşmiş Milletler nezdinde şikayette bulunmuştur.He was one of the prominent Muhajirun companions, who rejected the allegiance at the Saqifa.
"Gülşen, Erol Köse'yi savcıya şikâyet etti"."Gülşen, Erol Köse'yi savcıya şikâyet etti".
Şikayet, WIPO tarafından reddedildi.The complaint was denied by WIPO.
Başka bir büyük güvenlik yazılımı üreticisi olan McAfee, benzer şikayetler gönderdi.McAfee, another large security software vendor, lodged similar complaints.
Bazı hayranları single' ın kopyalarına ulaşmanın güçlüğünden şikayetçi olmuştu.Some fans complained about the difficulty in obtaining copies of the single.
Reklamın görüntülendiği anda Reklam Standartları Bürosu dokuz şikayet aldı. ^ TamponAs soon as the ad appeared Advertising Standards Bureau received nine complaints.
Hiçbir zaman şikayetçi değil...She never complained ...
İlgili Sayfalar