şikâyet ile cümle
şikâyet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bu şirketin şikayetime karşı duyarlılığı zayıftır.This company's responsiveness to my complaint is poor.
O, şikayetleri açıklıyor.That explains the complaints.
O başlıca şikayetimdi.That was my major complaint.
Tom bir baş ağrısından şikayet etti.Tom complained of a headache.
Bu benim şikayetim.That's my complaint.
Biz şikayetçi değildik.We weren't complaining.
Onun mırıltıları, hakaret ve şikayetlerin habercisidir.His mutterings are a hodgepodge of insults and complaints.
Tüm şikâyetlerinizden bıktım.I'm tired of all your complaints.
Kimse şikayetçi değil. Endişelenmemize gerek yok.Nobody is complaining. We don't need to worry.
Şikayet etme, Jamal.Don't complain, Jamal.
Bu kadar çok şikayet etme.Don't complain so much.
Artık Tom hakkında şikayet etmeyeceğime kendi kendime söz verdim.I promised myself I wouldn't complain about Tom anymore.
Komşularımızdan şikayetlerimiz vardı.We've had complaints from our neighbors.
Hava hakkında şikayet etmek hoşuma gidiyor.I like to complain about the weather.
Asla yiyecek hakkında şikayet etmemeye çalışıyorum.I try to never complain about the food.
Tom'a o konuda şikayet ettim.I complained to Tom about that.
Eminim hakkında şikayet edecek bir şey bulabilirim.I'm sure I can find something to complain about.
Çok şikayet ediyorum.I complain a lot.
Artık şikayet etmeyeceğimizi söylediğini sanıyordum.I thought you said we weren't going to complain anymore.
Şikayet etmiyordum.I wasn't complaining.
Ben sık sık şikayet etmem.I don't complain often.
Ben şikayet etmedim.I didn't complain.
Ben nadiren şikayet ederim.I rarely complain.
Neredeyse hiç şikayet etmem.I hardly ever complain.
Nadiren bir şey hakkında şikayet ederim.I rarely complain about anything.
Hiçbir şeyi şikayet etmiyorsun.You hardly ever complain about anything.
Bir şey hakkında şikayet ettiğinizi hiç duymadım.I've never heard you complain about anything.
Fadıl mide ve bağırsak ağrılarından şikayet etmeye başladı.Fadil started complaining of stomach and intestinal pains.
Kira gerçekten ucuz, bu yüzden şikayet etmiyorum.The rent is really cheap, so I'm not complaining.
Yerinde olsaydım bu konuda şikayet etmezdim.I wouldn't complain about that if I were you.
Tom, herkesin şikayet etmesinden bıktığını söylüyor.Tom says he's tired of everybody's complaining.
Tom onların ona davranma tarzından şikayet etti.Tom complained about the way they treated him.
Tom bir şey hakkında şikayet ediyor gibi görünmüyor.Tom never seems to complain about anything.
Sen kesinlikle çok şikayet ediyorsun.You sure do complain a lot.
Tom Mary'den şikayet etmeyi kesmesini söyledi.Tom asked Mary to stop complaining.
Ben şikayette bulundum.I've filed a complaint.
Tom'un bir şey hakkında şikayetçi olduğunu hiç duyduğumu sanmıyorum.I don't think I've ever heard Tom complain about anything.
Neredeyse hiçbir şey hakkında şikayet etmiyorsun, değil mi?You almost never complain about anything, do you?
Neredeyse bir şey hakkında hiç şikayet etmiyorsun.You almost never complain about anything.
Neredeyse asla hiçbir şey hakkında şikayet etmiyorum.I almost never complain about anything.
Onların ikisi de Tom hakkında şikayet ediyordu.They were both complaining about Tom.
Neredeyse hiç şikayet etmiyorsun.You hardly ever complain.
Tom Mary'nin davranışı hakkında şikayetçi oldu.Tom has complained about Mary's behavior.
Sürekli şikayet etmeni duymaktan bıktım.I'm so sick of hearing you complaining all the time.
Bugün herhangi bir şikayet duymak istemiyorum.Today I don't want to hear any complaints.
Sanırım Tom çok fazla şikayet ediyor.I think Tom complains too much.
Köylüler aşırı vergilendirmeden şikayet ettiler.The peasants complained of excessive taxation.
Bu kadar zengin birinin nasıl da bu kadar çok şikayet edebileceğini anlamıyorum.I don't understand how someone so rich can complain so much.
Bu kadar zengin birisi nasıl bu kadar şikayet edebilir?How can someone so rich complain so much?
Herkes hafızası hakkında şikayet eder, hiç kimse anlayışı hakkında değil.Everyone complains about their memory, no one about their understanding.
Kimse onun hakkında henüz şikayet etmedi.Nobody has complained about that yet.
Tom genellikle şikayet eden ilk kişi.Tom is usually the first one to complain.
Birçok insan bundan şikayetçi oldu.Many people have complained about that.
Tom şikayet olabilirdi ama etmedi.Tom could've complained, but he didn't.
Tom sık sık sivrisineklerden şikayet ediyor.Tom often complains about mosquitoes.
Tom asla kokudan şikayet etmedi.Tom never complained about the smell.
Tom bundan şikayet etmedi.Tom hasn't complained about that yet.
Tom her zaman şikayet eden ilk kişidir.Tom is always the first to complain.
Tom asla işinden şikayet etmedi.Tom never complained about his job.
Tom koku hakkında şikayet etti.Tom complained about the smell.