Sanırım babalık sıfatına bir eksiklikle bağlandığım zaman çocuklar beni tuzağa düşürdüler.אינה דומה לשום רגש בעולם, ועד שיהיו לך ילדים, לא תדע מהי ההרגשה הזו.
Sanırım babalık sıfatına bir eksiklikle bağlandığım zaman çocuklar beni tuzağa düşürdüler.ليس كأي شعور آخر على الإطلاق، ولن تعلم ما أعنيه إلا عندما تنجب أطفالاً.
Sanırım babalık sıfatına bir eksiklikle bağlandığım zaman çocuklar beni tuzağa düşürdüler.子供を持ってみないと わからない」 本当にそうだと思いました 私が父親になることと 失うことを
Sanırım bunu "şifalı deniz ürünü" olarak adlandırabiliriz.Cred că îi spunem restaurarea produselor mării.
Sanırım bunu "şifalı deniz ürünü" olarak adlandırabiliriz.Creo que lo llamamos "pescado de recuperación".
Sanırım bunu "şifalı deniz ürünü" olarak adlandırabiliriz.Eu penso que lhe devemos chamar produtos do mar restauradores.
Sanırım bunu "şifalı deniz ürünü" olarak adlandırabiliriz.Ich würde sagen, wir nennen es regenerierende Meeresfrüchte.
Sanırım bunu "şifalı deniz ürünü" olarak adlandırabiliriz.Jag tycker vi kallar det för återställbara skaldjur.
Sanırım bunu "şifalı deniz ürünü" olarak adlandırabiliriz.Je pense que ce sont des produits de la mer "restaurateurs".
Sanırım bunu "şifalı deniz ürünü" olarak adlandırabiliriz.저는 원기회복 해산물이라 부른다고 생각합니다.
Sanırım bunu "şifalı deniz ürünü" olarak adlandırabiliriz.Laten we het herstelbaar zeevoedsel noemen.
Sanırım bunu "şifalı deniz ürünü" olarak adlandırabiliriz.Myślę, że nazwiemy to odnawialnymi darami morza.
Sanırım bunu "şifalı deniz ürünü" olarak adlandırabiliriz.Myslím, že tomu můžeme říkat obnovitelné mořské produkty.
Sanırım bunu "şifalı deniz ürünü" olarak adlandırabiliriz.Potremmo chiamarlo pesce rigenerativo.
Sanırım bunu "şifalı deniz ürünü" olarak adlandırabiliriz.Prospešné dary mora.
Sanırım bunu "şifalı deniz ürünü" olarak adlandırabiliriz.Saya pikir kita sebut saja pemulihan makanan laut.
Sanırım bunu "şifalı deniz ürünü" olarak adlandırabiliriz.Tôi nghĩ chúng ta gọi nó là hải sản có tính phục hồi.
Sanırım bunu "şifalı deniz ürünü" olarak adlandırabiliriz.Úgy vélem, helyreállító tengeri csemegének.
Sanırım bunu "şifalı deniz ürünü" olarak adlandırabiliriz.Νομίζω ότι το ονομάζουμε θαλασσινό φαγητό αποκατάστασης.
Sanırım bunu "şifalı deniz ürünü" olarak adlandırabiliriz.Мисля, че я наричаме възстановяваща морска храна.
Sanırım bunu "şifalı deniz ürünü" olarak adlandırabiliriz.Я думаю, это называется восстановимые морепродукты.
Sanırım bunu "şifalı deniz ürünü" olarak adlandırabiliriz.אני חושב שנכנה אותם מאכלי-ים משקמים.
Sanırım bunu "şifalı deniz ürünü" olarak adlandırabiliriz.أعتقد أننا نسميه بالمأكولات البحرية التصالحية.
Sanırım bunu "şifalı deniz ürünü" olarak adlandırabiliriz.持続可能性が維持や
Senin ismini anmak ruhumun şifası olurوذكـــــر اسمــــــك مقتضى استــقــامتــي
Şifacı ve yenileyici olsun diye.Denn er wird ein Heiler sein und ein Erneuerer.
Şifacı ve yenileyici olsun diye.For han bliver en heler og en fornyer.
Şifacı ve yenileyici olsun diye.Han ska vara en helare och en förnyare.
Şifacı ve yenileyici olsun diye. İşte Aragorn,見よ アラゴルンを
Şifacı ve yenileyici olsun diye.lebo z neho bude liečiteľ a obnoviteľ.
Şifacı ve yenileyici olsun diye.Perchè lui sarà guerriero e fonte di rinnovamento.
Şifalanma anlamında ne yapılır?Que fais-vous en termes de guérison?
Şifalanma anlamında ne yapılır?"Was tust du, um heil zu werden?"
"Şifalı deniz ürünleri" en iyi biçimde efsanevi Jaws, Flipper veya Gorton'un Balıkçısı ile değil원기회복 해산물은 죠스나 플리퍼스, 고든의 어부에 의해서가 아니라 졸리 그린 자이언트로
"Şifalı deniz ürünleri" en iyi biçimde efsanevi Jaws, Flipper veya Gorton'un Balıkçısı ile değilהייצוג הטוב ביותר של מאכלי-ים משקמים איננו בסרטי "מלתעות" או "פליפר" או במוצרי "גורדון הדייג",
"Şifalı deniz ürünleri" en iyi biçimde efsanevi Jaws, Flipper veya Gorton'un Balıkçısı ile değilإن أفضل طريقة لتمثيل الطعام البحري التصالحي ربما، ليس عبر الفكين أو الزعنفة، أو صائد الغردون،
"Şifalı deniz ürünleri" en iyi biçimde efsanevi Jaws, Flipper veya Gorton'un Balıkçısı ile değil「ゴードンズフィッシャーマン」ではなく 「ジョリーグリーンジャイアント」のほうがいいですね
"şifalı deniz ürünleri" kavramının önemli bir parçasıdır.매우 중요한 부분입니다.
"şifalı deniz ürünleri" kavramının önemli bir parçasıdır.במאכלי הים המשקמים.
"şifalı deniz ürünleri" kavramının önemli bir parçasıdır.من أطعمة البحار التصالحية.
"şifalı deniz ürünleri" kavramının önemli bir parçasıdır.我々が海洋生物の減少を食い止めようとする一方
"Şifalı deniz ürünleri"nin en iyi tarafı midye kabuğunda,A helyreállító tengeri csemegékben viszont az a legjobb, hogy egy fél kagylóhéjban szolgáljuk fel
"Şifalı deniz ürünleri"nin en iyi tarafı midye kabuğunda,Điều ngon nhất vể hải sản có tính phục hồi thật ra
"Şifalı deniz ürünleri"nin en iyi tarafı midye kabuğunda,원기회복 해산물에 대한 가장 훌륭한 부분은, 그것이 조개 껍데기 위에서
"Şifalı deniz ürünleri"nin en iyi tarafı midye kabuğunda, Tabsco sosu ve limon ile birlikte sunulmasıdır.Най-доброто на възстановяващата морска храна е, че можете да я вземете с бутилка Табаско и лимонови резени.
"Şifalı deniz ürünleri"nin en iyi tarafı midye kabuğunda,אך החלק הכי טוב במאכלי-ים משקמים הוא שהם מגיעים על צדף
"Şifalı deniz ürünleri"nin en iyi tarafı midye kabuğunda,إن أفضل جزء لأطعمة البحار التصالحية هي أنها تأتي مع نصف قوقعة
"Şifalı deniz ürünleri"nin en iyi tarafı midye kabuğunda,貝の殻に乗ったタバスコと レモンが1切出てくることです
Şifa ver bana, ya RAB, O zaman iyi olurum; Kurtar beni, kurtuluş bulurum, Çünkü övgüm sensin.Cura-me, ó Senhor, e serei curado; salva-me, e serei salvo; pois tu és o meu louvor.
Şifa ver bana, ya RAB, O zaman iyi olurum; Kurtar beni, kurtuluş bulurum, Çünkü övgüm sensin.Guariscimi, Signore, e io sarò guarito, salvami e io sarò salvato, poiché tu sei il mio vanto
Şifa ver bana, ya RAB, O zaman iyi olurum; Kurtar beni, kurtuluş bulurum, Çünkü övgüm sensin.Guéris-moi, Éternel, et je serai guéri; Sauve-moi, et je serai sauvé; Car tu es ma gloire.
Şifa ver bana, ya RAB, O zaman iyi olurum; Kurtar beni, kurtuluş bulurum, Çünkü övgüm sensin.Heile du mich, HERR, so werde ich heil; hilf du mir, so ist mir geholfen; denn du bist mein Ruhm.
Şifa ver bana, ya RAB, O zaman iyi olurum; Kurtar beni, kurtuluş bulurum, Çünkü övgüm sensin.Hela du mig, HERRE, så varde jag helad; fräls mig du, så varder jag frälst. Ty du är mitt lov.
Şifa ver bana, ya RAB, O zaman iyi olurum; Kurtar beni, kurtuluş bulurum, Çünkü övgüm sensin.HERE, alleen U kunt mij genezen, alleen U kunt redden en mijn lofprijzingen zijn voor U alleen.
Şifa ver bana, ya RAB, O zaman iyi olurum; Kurtar beni, kurtuluş bulurum, Çünkü övgüm sensin.여호와여 주는 나의 찬송이시오니 나를 고치소서 그리하시면 내가 낫겠나이다 나를 구원하소서 그리하시면 내가 구원을 얻으리이다
Şifa ver bana, ya RAB, O zaman iyi olurum; Kurtar beni, kurtuluş bulurum, Çünkü övgüm sensin.Læg mig, Herre, så blir jeg lægt! Frels mig, så blir jeg frelst! For du er min lovsang.
Şifa ver bana, ya RAB, O zaman iyi olurum; Kurtar beni, kurtuluş bulurum, Çünkü övgüm sensin.Læg mig, HERRE, så jeg læges, frels du mig, så jeg frelses, thi du er min Ros.
Şifa ver bana, ya RAB, O zaman iyi olurum; Kurtar beni, kurtuluş bulurum, Çünkü övgüm sensin.Ozdravi me, GOSPOD, in ozdravljen bom; reši me, in rešen bom, ker si hvala moja.
Şifa ver bana, ya RAB, O zaman iyi olurum; Kurtar beni, kurtuluş bulurum, Çünkü övgüm sensin.Paranna minut, Herra, niin minä parannun, auta minua, niin olen autettu. Sillä sinä olet minun ylistykseni.
Şifa ver bana, ya RAB, O zaman iyi olurum; Kurtar beni, kurtuluş bulurum, Çünkü övgüm sensin.Sáname, oh Jehovah, y seré sano. Sálvame, y seré salvo; porque tú eres mi alabanza