Ana içeriğe geç
Sözlük

şifa ile cümle

şifa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Görüyorsunuz ya, akademide, biz sıfat alırız, birçok sıfat.و لكن في العالم الأكاديمي لدينا المسميات الوظيفية، العديد منها.
Görüyorsunuz ya, akademide, biz sıfat alırız, birçok sıfat.昨年TEDで講演したときは、私の肩書きはこんな風でした。たくさんの肩書きですね。
Hayır, duymadım seni. [S:] Özür dilerim, biraz şifa.癒しです
Hoş sözler petek balı gibidir, Cana tatlı ve bedene şifadır.Cuvintele prietenoase sînt ca un fagur de miere, dulci pentru suflet, şi sănătoase pentru oase. -
Hoş sözler petek balı gibidir, Cana tatlı ve bedene şifadır.Die Reden des Freundlichen sind Honigseim, trösten die Seele und erfrischen die Gebeine.
Hoş sözler petek balı gibidir, Cana tatlı ve bedene şifadır.Dobrohotne besede so kakor satovje medú, sladkost duši in zdravilo kostem.
Hoş sözler petek balı gibidir, Cana tatlı ve bedene şifadır.Favo di miele sono le parole gentili, dolcezza per l'anima e refrigerio per il corpo
Hoş sözler petek balı gibidir, Cana tatlı ve bedene şifadır.Hulde Ord er som flydende Honning, søde for Sjælen og sunde for Legemet.
Hoş sözler petek balı gibidir, Cana tatlı ve bedene şifadır.선한 말은 꿀송이 같아서 마음에 달고 뼈에 양약이 되느니라
Hoş sözler petek balı gibidir, Cana tatlı ve bedene şifadır.Lempeät sanat ovat mesileipää; ne ovat makeat sielulle ja lääkitys luille.
Hoş sözler petek balı gibidir, Cana tatlı ve bedene şifadır.Lépesméz a gyönyörûséges beszédek; édesek a léleknek, és meggyógyítói a tetemeknek.
Hoş sözler petek balı gibidir, Cana tatlı ve bedene şifadır.Les paroles agréables sont un rayon de miel, Douces pour l`âme et salutaires pour le corps.
Hoş sözler petek balı gibidir, Cana tatlı ve bedene şifadır.Lời lành giống như tàng ong , Ngon_ngọt cho tâm_hồn , và khỏe_mạnh cho xương_cốt .
Hoş sözler petek balı gibidir, Cana tatlı ve bedene şifadır.Lời lành giống như tàng ong, Ngon ngọt cho tâm hồn, và khỏe mạnh cho xương cốt.
Hoş sözler petek balı gibidir, Cana tatlı ve bedene şifadır.Milda ord äro honungskakor; de äro ljuvliga för själen och en läkedom för kroppen.
Hoş sözler petek balı gibidir, Cana tatlı ve bedene şifadır.Milde ord er kostelig honning, søt for sjelen og en lægedom for kroppen.
Hoş sözler petek balı gibidir, Cana tatlı ve bedene şifadır.Palavras suaves são como favos de mel, doçura para a alma e saúde para o corpo.
Hoş sözler petek balı gibidir, Cana tatlı ve bedene şifadır.Panal de miel son los dichos suaves; son dulces al alma y saludables al cuerpo
Hoş sözler petek balı gibidir, Cana tatlı ve bedene şifadır.Perkataan ramah serupa madu; manis rasanya dan menyehatkan tubuh
Hoş sözler petek balı gibidir, Cana tatlı ve bedene şifadır.Plást medu jsou řeči utěšené, sladkost duši, a lékařství kostem.
Hoş sözler petek balı gibidir, Cana tatlı ve bedene şifadır.Plástom medu sú ľúbezné reči, sladkosťou duši a lekárstvom kosti.
Hoş sözler petek balı gibidir, Cana tatlı ve bedene şifadır.Powieści wdzięczne są jako plastr miodu, słodkością duszy, a lekarstwem kościom.
Hoş sözler petek balı gibidir, Cana tatlı ve bedene şifadır.Vriendelijke uitspraken zijn als een honingraat, zoet voor het verstand en medicijn voor het lichaam.
Hoş sözler petek balı gibidir, Cana tatlı ve bedene şifadır.Κηρηθρα μελιτος οι ευαρεστοι λογοι γλυκυτης εις την ψυχην και ιασις εις τα οστα.
Hoş sözler petek balı gibidir, Cana tatlı ve bedene şifadır.Благите думи са медена пита, Сладост на душата и здраве на костите.
Hoş sözler petek balı gibidir, Cana tatlı ve bedene şifadır.Приятная речь – сотовый мед, сладка для души и целебна для костей.
Hoş sözler petek balı gibidir, Cana tatlı ve bedene şifadır.צוף דבש אמרי נעם מתוק לנפש ומרפא לעצם׃
Hoş sözler petek balı gibidir, Cana tatlı ve bedene şifadır.الكلام الحسن شهد عسل حلو للنفس وشفاء للعظام.
Hoş sözler petek balı gibidir, Cana tatlı ve bedene şifadır.良 言 如 同 蜂 房 、 使 心 覺 甘 甜 、 使 骨 得 醫 治
Hoş sözler petek balı gibidir, Cana tatlı ve bedene şifadır.良言 如同 蜂房 、 使 心 覺 甘甜 、 使 骨 得 醫治
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.A Abrahám sa modlil k Bohu, a Bôh uzdravil Abimelecha i jeho ženu i jeho dievky, a rodily.
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.Abraham aber betete zu Gott; da heilte Gott Abimelech und sein Weib und seine Mägde, daß sie Kinder gebaren.
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.Abraham pria Dieu, et Dieu guérit Abimélec, sa femme et ses servantes; et elles purent enfanter.
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.Abramo pregò Dio e Dio guarì Abimèlech, sua moglie e le sue serve, sì che poterono ancora partorire
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.Entonces Abraham oró a Dios, y Dios sanó a Abimelec y a su mujer y a sus siervas para que dieran a luz
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.I modlil se Abraham Bohu, a uzdravil Bůh Abimelecha, a ženu jeho, a děvky jeho; i rodily.
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.I modlił się Abraham Bogu, a uzdrowił Bóg Abimelecha, i żonę jego, i służebnice jego, i rodziły.
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.아브라함이 하나님께 기도하매 하나님이 아비멜렉과 그 아내와 여종을 치료하사 생산케 하셨으니
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.Og Abraham bad til Gud, og Gud helbredet Abimelek og hans hustru og hans tjenestekvinner, så de fikk barn.
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.Orou Abraão a Deus, e Deus sarou Abimeleque, e a sua mulher e as suas servas; de maneira que tiveram filhos;
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.Toen bad Abraham en vroeg God om de koning, de koningin en de andere vrouwen van de hofhouding te genezen.
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.И помолился Авраам Богу, и исцелил Бог Авимелеха, и жену его, и рабынь его, и они стали рождать;
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.И тъй, Авраам се помоли на Бога; и Бог изцели Авимелеха, и жена му, и слугите му; и раждаха деца.
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.ויתפלל אברהם אל האלהים וירפא אלהים את אבימלך ואת אשתו ואמהתיו וילדו׃
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.فصلّى ابراهيم الى الله. فشفى الله ابيمالك وامرأته وجواريه فولدن.
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.亞 伯 拉 罕 禱 告 神 、 神 就 醫 好 了 亞 比 米 勒 和 他 的 妻 子 、 並 他 的 眾 女 僕 、 他 們 便 能 生 育
İbrahim Tanrıya dua etti ve Tanrı Avimelekle karısına, cariyelerine şifa verdi. Çocuk sahibi oldular.亞伯拉罕 禱告 神 、 神 就 醫好 了 亞 比 米勒 和 他 的 妻子 、 並 他 的 眾女僕 、 他 們便 能 生育
İki türlü isim tamlaması vardır. Sıfatlar bu tamlamalara göre çekilirler.En sueco, los verbos se conjugan de acuerdo con los diferentes tiempos.
İki türlü isim tamlaması vardır. Sıfatlar bu tamlamalara göre çekilirler.Los nombres se subdividen en dos géneros y los adjetivos se emplean en concordancia con dichos géneros.
İşte o vakit O'nu bileceksin, o şifanın ötesinde, doğumun ötesinde, ölümün de ötesinde olanı;И тогда ты узнаешь то , что за пределами исцеления. Кто за пределами земли и смерти.
İşte o vakit O'nu bileceksin, o şifanın ötesinde, doğumun ötesinde, ölümün de ötesinde olanı;生と死を超越したものも 死する事や、生まれる事も無きものを 知る機会があるときに
İyileştirilmesi gereken, sarılması gereken yara çok, hepsinin şifa bulması neredeyse imkansız.Dan ada banyak penyembuhan yang harus dilakukan, dan itu nyaris mustahil sebenarnya.
İyileştirilmesi gereken, sarılması gereken yara çok, hepsinin şifa bulması neredeyse imkansız.Ja täällä on paljon korjattavaa tehtävänä, ja se on oikeastaan melkein mahdotonta.
İyileştirilmesi gereken, sarılması gereken yara çok, hepsinin şifa bulması neredeyse imkansız.La început, cred ca va fi destul de usor sa reparam prejudiciul care a fost facut.
İyileştirilmesi gereken, sarılması gereken yara çok, hepsinin şifa bulması neredeyse imkansız.les dommages qui a été fait.
İyileştirilmesi gereken, sarılması gereken yara çok, hepsinin şifa bulması neredeyse imkansız.No início, penso que será apenas curar os danos causados.
İyileştirilmesi gereken, sarılması gereken yara çok, hepsinin şifa bulması neredeyse imkansız.Och det är mycket läkning som behöver göras och det är faktiskt nästan omöjligt.
İyileştirilmesi gereken, sarılması gereken yara çok, hepsinin şifa bulması neredeyse imkansız.Wiele rzeczy musi zostać naprawionych, jest to wręcz prawie niemożliwe.
İyileştirilmesi gereken, sarılması gereken yara çok, hepsinin şifa bulması neredeyse imkansız.В началото, мисля, че ще трябва просто да поправим нанесените щети.
İyileştirilmesi gereken, sarılması gereken yara çok, hepsinin şifa bulması neredeyse imkansız.私たちは、地球上に奇跡を起こすという
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
şifa ile cümle - Sayfa 22 - şifa kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App