Bence kanser bir sıfat olmalı.저는 암을 하나의 명사로 통칭해서는 안 된다고 생각합니다.
Bence kanser bir sıfat olmalı.Penso che cancro non dovrebbe essere un nome.
Bence kanser bir sıfat olmalı.Úgy vélem, a rákot nem is főnévként kell használni.
Bence kanser bir sıfat olmalı.Uważam, że nowotwór nie powinien być rzeczownikiem.
Bence kanser bir sıfat olmalı.Volgens mij zou kanker geen zelfstandig naamwoord mogen zijn.
Bence kanser bir sıfat olmalı.Νομίζω ότι ο καρκίνος δεν πρέπει να είναι ουσιαστικό.
Bence kanser bir sıfat olmalı.Мисля, че ракът не трябва да е съществително.
Bence kanser bir sıfat olmalı.Я думаю, что рак не должен быть существительным.
Bence kanser bir sıfat olmalı.אני חושב שסרטן אינו צריך להיות שם-עצם.
Bence kanser bir sıfat olmalı.أظن أن السرطان لا يتوجب أن يكون أسما.
Bence kanser bir sıfat olmalı.何かあるものとしてでなく
Benim kilisemdeki ibadetlerde Tanrı için en sık "Herşeye Kadir olan" sıfatı kullanılırA při bohoslužbách v mé církvi bývá tento Bůh nejčastěji označován jako "všemohoucí".
Benim kilisemdeki ibadetlerde Tanrı için en sık "Herşeye Kadir olan" sıfatı kullanılırA w wyznaniu mojego Kościoła najczęściej przytaczaną cechą Boga jest "wszechmogący".
Benim kilisemdeki ibadetlerde Tanrı için en sık "Herşeye Kadir olan" sıfatı kullanılırEn el culto de mi iglesia, el adjetivo más frecuentemente usado acerca de dios es "todopoderoso".
Benim kilisemdeki ibadetlerde Tanrı için en sık "Herşeye Kadir olan" sıfatı kullanılırIar în rugăciunile bisericii mele, cel mai folosit adjectiv pentru Dumnezeu este "atotputernic".
Benim kilisemdeki ibadetlerde Tanrı için en sık "Herşeye Kadir olan" sıfatı kullanılırIn de eredienst in mijn kerk is "almachtige" het meest gebruikte adjectief voor God.
Benim kilisemdeki ibadetlerde Tanrı için en sık "Herşeye Kadir olan" sıfatı kullanılırUnd in der Anbetung meiner Kirche ist "allmächtig" das meistgebrauchte Adjektiv über Gott.
Benim kilisemdeki ibadetlerde Tanrı için en sık "Herşeye Kadir olan" sıfatı kullanılırVà trong sự tôn sùng của nhà thờ, tính từ được dùng nhiều nhất khi nói về Chúa là "toàn năng."
Benim kilisemdeki ibadetlerde Tanrı için en sık "Herşeye Kadir olan" sıfatı kullanılırΚαι στην λατρεία στην εκκλησία μου, το επίθετο που χρησιμοποιείται πιο συχνά για τον Θεό είναι "παντοδύναμος".
Benim kilisemdeki ibadetlerde Tanrı için en sık "Herşeye Kadir olan" sıfatı kullanılırВ моем вероисповедании самой частой характеристикой Бога является "всемогущий".
Benim kilisemdeki ibadetlerde Tanrı için en sık "Herşeye Kadir olan" sıfatı kullanılırИ дори в песните на нашата църква най-често използваната дума за Бог е "всемогъщи".
Benim yaklaşımım şu ki hiçkimse... Eğer bir şifaya ihtiyaç varsa, o şifa uyanmak olacaktır.Čo ja hovorím je, že ak existuje liečenie, ktoré treba vykonať, tým liečením je prebudiť sa.
Biraz şifa?[M] Te guérir ?
Birçok sıfatım var.Aveam multe.
Birçok sıfatım var.Avevo molte qualifiche.
Birçok sıfatım var.Dostałem wiele tytułów.
Birçok sıfatım var.Ik had veel titels.
Birçok sıfatım var.J'avais plein de titres.
Birçok sıfatım var.Jeg havde mange titler.
Birçok sıfatım var.Měl jsem jich dost.
Birçok sıfatım var.Rengeteg címem volt.
Birçok sıfatım var.Yo tengo muchos títulos.
Birçok sıfatım var.Имах много титли.
Birçok sıfatım var.Немало их у меня.
Birçok sıfatım var.(היו לי המון תארים).
Bir grup kızların babası olarak varsayılan bir sıfatım var.Am un titlu implicit de tată a mai multor fiice.
Bir grup kızların babası olarak varsayılan bir sıfatım var.Ho una qualifica di default in qualità di padre di un gruppo di figlie.
Bir grup kızların babası olarak varsayılan bir sıfatım var.Ik heb een standaard titel als vader van een stel dochters.
Bir grup kızların babası olarak varsayılan bir sıfatım var.Il en manque un, en tant que père d'un groupe de filles.
Bir grup kızların babası olarak varsayılan bir sıfatım var.Jeg har en standardtitel som far til en stak døtre.
Bir grup kızların babası olarak varsayılan bir sıfatım var.기본적으로 일단 많은 딸들의 아빠라는 타이틀을 가지고 있습니다.
Bir grup kızların babası olarak varsayılan bir sıfatım var.Mám standardně titul otce několika dcer.
Bir grup kızların babası olarak varsayılan bir sıfatım var.Mam tytuł domyślny ojca grupki córek.
Bir grup kızların babası olarak varsayılan bir sıfatım var.Und ich habe einen vorgegebenen Titel als Vater von einem Haufen Töchter.
Bir grup kızların babası olarak varsayılan bir sıfatım var.Van egy alapértelmezett címem, egy halom kislány édesapjaként.
Bir grup kızların babası olarak varsayılan bir sıfatım var.Yo tengo un título asignado como padre de un grupo de hijas.
Bir grup kızların babası olarak varsayılan bir sıfatım var.Имам титла по подразбиране като баща на куп дъщери.
Bir grup kızların babası olarak varsayılan bir sıfatım var.При этом у меня есть ещё и звание отца нескольких дочерей.
Bir grup kızların babası olarak varsayılan bir sıfatım var.יש לי תואר ברירת-מחדל של אבא לחבורת בנות.
Bir grup kızların babası olarak varsayılan bir sıfatım var.لدي مسمى إفتراضي كوني أبا لمجموعة __
Bir grup kızların babası olarak varsayılan bir sıfatım var.今年のTEDでは、私の過去の肩書きに追加して、
Bir gün, muhtemelen çok yakında, süpermarketinizden sıfalo köfteleri alabileceksiniz.언젠가는, 아마도 빠른 시일 내에, 여러분은 지역 수퍼마켓에서 버팔로 패티를 볼 수 있을 것입니다.
Bir gün, muhtemelen çok yakında, süpermarketinizden sıfalo köfteleri alabileceksiniz.Może całkiem niedługo, będą biz-wołowe kotlety w lokalnym supermarkecie.
Bir gün, muhtemelen çok yakında, süpermarketinizden sıfalo köfteleri alabileceksiniz.ויום אחד, אולי בקרוב, תמצאו פשטידות תאובשר במרכול השכונתי.
Bir gün, muhtemelen çok yakında, süpermarketinizden sıfalo köfteleri alabileceksiniz.ويوما ما، ربما قريبا، ستتوفرون على فطائر البيقر في الأسواق الممتازة المحلية.
Bir gün, muhtemelen çok yakında, süpermarketinizden sıfalo köfteleri alabileceksiniz.お近くのスーパーで ビーファローのパティが発売されるでしょう こちらはギープで
Bir kız, bana geliyordu, çok gençti. Daha önce birçok şifa seanslarına katılmıştı.A jedno dievča prišlo za mnou, bola veľmi mladá, a chodila na mnoho rôznych liečení.
Bir kız, bana geliyordu, çok gençti. Daha önce birçok şifa seanslarına katılmıştı.И одна девушка пришла ко мне, она было очень молодой, и она ходила на разного рода исцеления.
Bir yere gitmiştim, 'Bu oda şifa içindir.' veya buna benzer bir şey düzenlemişlerdi.Однажды, я посетил одно место, где была комната для исцеления, что то в этом роде.
Bir yere gitmiştim, 'Bu oda şifa içindir.' veya buna benzer bir şey düzenlemişlerdi.とても若い女性が居たんだが