Ana içeriğe geç
Sözlük

şifa ile cümle

şifa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Eşi ise yaraların ve yorgunluğun şifacısı olan Estë'ydi.그러나 남편이 들인 첩 권씨는 술주정과 행패가 심하였다.
Şifacı: Kara birimlerinin canını yenileme özelliğine sahiptir.블랙 서바이벌 - 그들이 살아남는법.
Kur'an'da dört kere geçen hur sözcüğü üç yerde iyn (ʿīn) sıfatıyla birlikte zikredilir.선정 수행의 입장에서는 색계의 4선(四禪) 가운데 세 번째인 3선(三禪)에 해당하며, 3선을 제3선(第三禪)이라고 한다.
Gecede sizi de bekliyoruz. (ki) bağlacı vurgusuz ilgi zamiri olan ve sıfat türeten –ki vurguludur.밤에 산책하며 달을 보는 것을 좋아하며 이 때 종종 이치고와 만난다.
Muattıla, Allah'ın sıfatlarını inkâr eden felsefecilerin i'tikatlarına verilen ad.그러므로 하나님을 따라서 하나님의 사고를 사색하는 계시의존사색(啓示依存思索)만이 그의 지켜나아갈 궤도라고 한다.
Yaralananlara acil şifalar diliyoruz.부상 당한 경찰관들은 위중한 상태인 것으로 전해졌다.
Yaralılara Allah'tan acil şifalar dileklerimi ilettim.신으로부터 온 것이라고 여기는 특별한 축복은 감사절을 요구하게 했다.
Şifahane bölümü, hastanenin yataklı kısmıdır.응급실 응급실은 병원 단계의 관문이다.
Aynı zamanda "bunlarla ilgili" anlamında bir sıfattır."전역"이 이를 포함하는 의미이기도 하다.
Bu sıfatlar ezeli ve ebedi midirler, yoksa hadis (sonradan olma, yaratılmış) mıdırlar.저분자는 천연유래(이차대사산물)이거나 인공적으로 합성될 수도 있으며, 약리활성이나 유해성을 가질 수 있다.
II. Dünya Savaşı'na katılmış, ülkesi ABD'de 'en çok madalya alan Amerikan askeri' sıfatıyla ün kazanmıştır.제2차 세계 대전중 과달카날 전역에서 영웅적인 전적을 세워 미국 군인이 받을 수 있는 최고의 무공훈장인 명예 훈장(Medal of Honor)을 받았다.
Yaralananlara acil şifalar diliyoruz.מרפאות חירום הוצפו בפצועים.
Şifacı ve savaşçıdır.שקרן, ובוגד.
İsmi niteleyen sıfat isimden önce veya sonra gelebilir.כינוי הרמז יכול לבוא לפני או אחרי השם שהוא רומז עליו.
Yeminden sonra El Cid’in bayraktarlık sıfatı ondan alınarak düşmanı Kont Garcia Ordóñez’ e verilir.תפקידו של אל סיד כנושא הדגל נלקח ממנו וניתן ליריבו, הרוזן גרסיה אורדונייס.
Virülansın sıfat hali virülandır (Latince virulentus, "zehir dolu" ).רק המינון עושה את הרעל" (לטינית: sola dosis facit venenum).
Biseksüel sözcüğü hem isim, hem sıfat olarak kullanılır.המילה "Jib" היא גם שם עצם ופועל, בהתאם לשימוש של המילה.
Ancak "resmi" bir eleman sıfatına hiç ulaşamamıştır.לא תמיד "UnREAL" נמצאת בשיא.
“Tarihi sevdiren adam” sıfatıyla anılır.העלילה מתרחשת במקביל לאירועי "אהוב המוות".
Senato üyeleri ise senatör sıfatını kullanır.המפלגה שולטת גם בסנאט.
Mevlânâ sıfatı kendisinin ulemadan olduğunu göstermektedir.התקווה כי השקל ישמור על ערכו נכזבה.
Bu sıfatla Çin Halk Cumhuriyeti'nin İslam dünyasına uzanan güçlü diplomatı oldu.אי לכך הם רואים עצמם חיים תחת כיבוש הרפובליקה העממית של סין.
Avcı ve şifacıdır.נכה וגיבן.
Sultan (Arapça: سلطان), tarihte pek çok farklı anlamda kullanılmış olan İslamî bir sıfattır.Султан (арабски: سلطان) е арабска дума, която има много различни значения.
Daha çok Hayatına Şifa ver kitabı ile tanınır.Критиката става по-добре позната дори и от самата книга.
Kişinin bedeni üzerinde şifalandırıcı etkisi vardır.Притежава интересна окраска на тялото.
Kollar da birbirinden sağ ve sol sıfatları ile ayrılıyor.Откъсва с двете ръце по малко и хапва дясното парче.
Mevlânâ sıfatı kendisinin ulemadan olduğunu göstermektedir.Грамадата определя това като подлост спрямо него самия.
Ocak yerlerinde Dilekler tutulur, hastalara şifa, dertlere devalar aranır.Градът тъне в мръсотии, пламват болести, хората са отчаяни.
Şifahane bölümü, hastanenin yataklı kısmıdır.Някои носилки наподобяват болнично легло.
Bu sıfatla Türkiye Cumhuriyetini ve Milletinin birliğini temsil eder.Тя се застъпва за републиканството и пълната независимост на Турция.
Sözcük anlamı olarak "ülkeyi yöneten" anlamına gelmesi muhtemel sıfat.В преносен смисъл терминът може да означава ръководството на организацията.
Bu kelime gruplarına sıfat grubu denir.Тези точки се наричат комѝ.
Sıfatlarda hitap hâli de yoktur.В другите наклонения няма времена.
Kurt adam ısırıklarının şifası yoktur.Белочелата сврачка няма подвидове.
Bu kesimler kendilerini "Marksist-Leninist" sıfatıyla anarlar.Въпреки това, тези термини не са характерни само за марксист-ленинистите.
Bu sıfatla Hitler'in yaşamının kişisel bilgilerinden haberi oldu.Междувременно Леонард открива тайната на успеха на Уолтър.
İlçede birçok hastalığa deva olan şifalı sular, İlk Çağ'dan beri kullanılagelmiştir.Повечето видове лечения, които се прилагат при болести, са предавани от поколения на поколения.
Biriyle birlikte ağla. Yalnız ağlamaktan daha şifalıdır.Плачи заедно с някого. По лечебно е отколкото да плачеш сам.
Botanik bahçesinde, birçok aromatik ve şifalı otlar vardır.В ботаническата градина има много ароматни и лечебни билки.
Bu sıfatla Paraguay’ın Nueva Germania kenti ile bir kardeş şehir ilişkisi önerdi.U toj službi je predložio odnos dvojnog grada sa Novom Germanijom u Paragvaju.
Melkor'un kötülüğü ortaya çıkınca Aratar sıfatından çıkarılmıştır.Nakon Melkorovog poraza posakrivali su se u zemlju.
Avcı ve şifacıdır.Lovreč i Vrsar.
İsminin önünde kimi zaman sıfat olarak Yakutça bir kelime olan "Aan" kullanılır.Prilikom jednog zasjedanja iznerviran upotrijebio je neke "jače" riječi.
Devlet Başkanı, Federal Cumhurbaşkanı sıfatı taşır.Predsjednik vodi izvršnu granu regionalne vlade.
Bir Alman mareşali sıfatıyla 1664 yılında St. Gotthard Muharebesi'ne katıldı.Sudionik bitke bitke kraj Sankt Gottharda 1664. godine.
Bu sıfatla Paraguay’ın Nueva Germania kenti ile bir kardeş şehir ilişkisi önerdi.V tejto funkcii navrhol mestský sesterský vzťah s Nueva Germania v Paraguay.
Clarke 2007 yılında E. Allen Emerson ve Joseph Sifakis'le birlikte Turing Ödülü'nü almaya hak kazanmıştır.Za tento prínos dostal v roku 2007 spolu s Ernestom Allenom Emersonom a Josephom Sifakisom Turingovu cenu.
Sultan, genelde İslam hükümdarları tarafından kullanılmış olan bir sıfattır.Sultán je panovnícky titul používaný v moslimských krajinách.
Halen fahri başkan sıfatındadır.Fico zostal predsedom SMERu.
Asklepion (Yunanca: Ἀσκληπιεῖον), Antik Yunanistan'da tıp tanrısı Asklepios adına kutsanmış şifa tapınağıydı.Asklépion (grécky: Ασκληπιείο) je názov starovekého gréckeho chrámu zasväteného bohu lekárstva Asklépovi.
Akla gelen bir diğer sıfat "muallim" idi.Spoločná bola len vedomá snaha o „modernitu“.
Yaralananlara acil şifalar diliyoruz.Správy hovoria o vysokom počte zranených ľudí.
İmparator sıfatı olan bir Tanrı değildir.Hor nie je jediným bohom, ktorý býva stotožňovaný s faraónom.
Ayrıca sıfat ve isim aynı harfle başlamaktadır.Súčasťou je tiež kniha, v ktorej každé slovo začína na to isté písmeno.
Yaralılara Allah'tan acil şifalar dileklerimi ilettim.Tam je Bog na njihovo priprošnjo storil mnogo čudežev.
Yaralananlara acil şifalar diliyoruz.Poškodovanec potrebuje takojšnjo zdravniško pomoč.
Ancak pranik şifa hala geliştirilmeye ve araştırılmaya devam edilen bir konudur.Taksonomija je zapletena in se še vedno raziskuje.
Sözcük, aynı zamanda, bu şekilde hazırlanmış kıyafetleri tanımlamak için sıfat olarak da kullanılır.Za tovrstno oblačilo se uporablja tudi izraz HAZMAT obleka.
Yaralanan yurttaşlarımıza acil şifalar diliyorum.Ljudje na Rebrci kip množično pozdravijo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod