Ana içeriğe geç
Sözlük

şiddetli ile cümle

şiddetli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un şiddetli bir baş ağrısı var.Tom has a severe headache.
Şiddetli yağmur nedeniyle dışarı çıkamam.I couldn't go out, due to the heavy rain.
Ben şiddetli bir hayal kırıklığına uğradım.I was bitterly disappointed.
Şiddetli kardan dolayı tren iki saat gecikmişti.The train was delayed for two hours because of the heavy snow.
Şiddetli yağmur yağmaya başladı. Bundan dolayı, biz içeride oynadık.It started raining hard. Because of that, we played inside.
Şiddetli yağmur yağmaya başladığı için içeride oynadık.Because it started raining hard, we played indoors.
Şiddetli bir baş ağrım var.I have a severe headache.
Mary şiddetli depresyon belirtileri gösteriyor.Mary is showing signs of severe depression.
Bütün gün boyunca şiddetli yağmur yağdı.It rained heavily all day long.
Hokkaido'daki şiddetli deprem geniş çaplı hasara neden oldu.The strong earthquake in Hokkaido caused extensive damage.
Tom kendi şiddetli öfkesini kontrol etmeye çalışıyordu.Tom was trying to control his own violent temper.
Oldukça şiddetli kar yağıyor. Zincirimiz var mı? Eğer öyleyse, sanırım onları takmalıyız.It's snowing pretty hard. Do we have any chains? If so, I think we should put them on.
Tom bir ateşli silah yarasından şiddetli kanama geçiriyordu.Tom was bleeding heavily from a gunshot wound.
Sadece Tom'u çok şiddetli itmemek için dikkatli ol.Just be careful not to push Tom too hard.
Tom şiddetli oldu.Tom became violent.
Tom şiddetli değildi.Tom wasn't violent.
Bütün gün o şiddetli ısıya nasıl dayanabiliyorsun?How can you stand that fierce heat all day?
Şiddetli bir yağmur yağdı.A heavy rain fell.
Soğuk şiddetli.The cold is intense.
Tom son derece şiddetli.Tom is extremely violent.
Tom şiddetli değil.Tom isn't violent.
Şiddetli şekilde yağmur yağdı bu yüzden saha çamurlu.It rained heavily, so the playground is muddy.
Şiddetli yağmur yağdı bu yüzden saha çamurlu.We've had a heavy rain, so the playground is muddy.
Bu şiddetli krizin yakında sona ermesi için dua edelim.Let us pray that this violent crisis would soon be over.
Ne kadar şiddetli kar yağarsa yağsın yolculuğuma başlamak zorundayım.No matter how hard it snows, I have to begin my trip.
Şiddetli yağmurun ardından büyük bir sel baskını oldu.In the wake of the heavy rain, there was a major flood.
O bir şiddetli suçtu.It was a violent crime.
Mary ilk çocuğunun doğumundan sonra şiddetli bir doğum sonrası depresyon geçirdi.Mary suffered from severe postnatal depression after the birth of her first child.
Tom şiddetli baş ağrısı ve baş dönmesi yaşıyor.Tom has been experiencing severe headaches and dizziness.
Tom şiddetli ağrı içinde.Tom is in severe pain.
Tom şiddetli karın ağrısı çekiyor.Tom is suffering from severe abdominal pain.
Tom normalde şiddetli bir kişi değil.Tom isn't normally a violent person.
Tom şiddetli bir güney aksanıyla konuşur.Tom speaks with a deep southern accent.
Tom şiddetli hayal kırıklığına uğradı.Tom was bitterly disappointed.
Tom şiddetli acı içindeydi.Tom was in severe pain.
Fırtına üç gündür şiddetli esiyor.The storm has been raging for three days.
Göstericilerle polis arasında şiddetli çatışmalar patlak verdi.Violent clashes broke out between the protesters and the police.
Şiddetli rüzgarlar yüksek profilli araçlar için seyahati tehlikeli yapıyorlar.Gusty winds are making travel hazardous for high profile vehicles.
Şiddetli yangınlar kısa sürede kendilerini tamamen yakarlar.Violent fires soon burn out themselves.
Şiddetli yağmur bir hayli zarara yol açtı.The torrential rain did quite a bit of damage.
Onlarca insan şiddetli yağmurun yol açtığı ani su baskınlarında öldü.Dozens of people have died in flash floods triggered by torrential rain.
O şiddetli burun tıkanıklığından dolayı acı çekti.He used to suffer from severe nasal congestion.
Ağrı ne kadar şiddetli?How bad is the pain?
Sabah saatlerinde şiddetli yağmur yağıyordu.It was pouring rain all morning long.
O gerçekten şiddetliydi.That was really intense.
Şiddetli bir tartışma başlattılar.They started a vigorous discussion.
Şiddetli bir baş ağrım vardı.I had a severe headache.
Sana söylediğimde elinden geldiğince şiddetli çek.Pull as hard as you can when I tell you.
Tom'un şiddetli bir öfkesi var.Tom has a violent temper.
Bu ülkenin lideri şiddetli bir biçimde Amerikan karşıtıdır.The leader of this country is fiercely anti-American.
Tom şiddetli delilik nedeniyle bir psikiyatri hastanesinde hapsedildi.Tom was imprisoned at a psychiatric hospital due to his severe insanity.
Kadın bir burun spreyi kullanıyordu, çünkü şiddetli bir soğuk algınlığı vardı.The woman used a nasal spray because she had a severe cold.
Şiddetli yağmura rağmen o ayrılmaya karar verdi.Despite the heavy rain, he decided to leave.
Tom asla şiddetli değildi.Tom was never violent.
Şiddetli yağmurdan sonra nehir çamurluydu.The river was muddy after the heavy rain.
Ağrı şiddetliyse ağrı kesici kullanılabilir.Analgesics may be used if pain is severe.
Şiddetli yağmur benim gitmemi engelledi.The heavy rain prevented me from going.
Bu örümceğin ısırması şiddetli ağrıya sebep olur.The bite of this spider causes intense pain.
Şiddetli yağmur nedeni ile gidemedim.I couldn't go because of the heavy rain.
Onun susuzluğu şiddetli.His thirst is fierce.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod