Ana içeriğe geç
Sözlük

şiddetli ile cümle

şiddetli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Çok şiddetli bir tartışma yaptık.We had a very vigorous debate.
Şiddetli yağmur balık tutmaya gitmemizi engelledi.The heavy rain prevented us from going fishing.
Şiddetli yağmur nedeniyle gelemedim.I could not come because of the heavy rain.
Hava çok şiddetli soğuk.It's bitter cold.
Şiddetli gürültü onu hoplattı.A loud noise made him jump.
Şiddetli yağmur dışarı çıkmamızı engelledi.The heavy rain kept us from going out.
Şiddetli yağış dışarı çıkmamızı engelledi.The heavy rain prevented us from going out.
Nehir şiddetli yağmur nedeniyle taştı.The river overflowed because of the heavy rain.
Şiddetli yağış son iki ayın günlük sebze fiyatlarının artmasına sebep oldu.The heavy rainfall has caused vegetable prices to rise daily for the last two months.
Şiddetli yağmur yüzünden baraj taştı.The dam burst owing to the heavy rain.
Şiddetli yağmur yüzünden baraj kapakları patladı.The dam burst owing to the heavy rain.
Bugünkü Tigers-Giants beyzbol maçı şiddetli yağmurdan dolayı iptal edildi.Today's Tigers-Giants baseball game was called off due to heavy rain.
Şiddetli yağmur çocukları bütün gün evde tuttu.The heavy rain kept the children in all day.
Şiddetli yağmur gidişimi engelledi.A heavy rain prevented me from going.
Şiddetli yağmur nedeniyle, oyun iptal edildi.The game was canceled because of heavy rain.
Şiddetli yağmur, onların kalkışını erteledi.The heavy rain made them put off their departure.
Şiddetli yağmurdan sonra büyük bir sel vardı.After the heavy rain, there was a big flood.
Şiddetli yağmur sel getirdi, hasara sebep oldu.The heavy rain brought the flood, causing damage.
Osaka'da şiddetli yağmur yağıyordu.It was raining heavily in Osaka.
Şiddetli bir kar okula gitmemizi engelledi.A heavy snow kept us from going to school.
Şiddetli kar yağışı trenin gidişini engelledi.Heavy snow prevented the train from departing.
Şiddetli kar dışarı çıkmamı engelledi.The heavy snow prevented me from going out.
Tren şiddetli kar yağışı yüzünden otuz dakika geç kaldı.The train was thirty minutes late on account of the heavy snow.
Şiddetli kar sonucu olarak geç kaldı.She was late as a result of the heavy snow.
Depremin ardından birkaç hafif şiddetli artçı oldu.Several slight shocks followed the earthquake.
Tokyo'da şiddetli bir depremin ne zaman olacağını bilinmez.There is no knowing when a severe earthquake will happen in Tokyo.
Şiddetli bir depremin Tokyo'yu ne zaman vuracağını tahmin etmek mümkün değil.There is no telling when a severe earthquake will strike Tokyo.
Birden şiddetli yağmur başladı.All at once it began to rain heavily.
Onun yokluğunun nedeni şiddetli baş ağrısıydı.The reason he was absent was that he had a severe headache.
Şiddetli yağmura rağmen dışarı çıktı.He went out in spite of the heavy rain.
Onun gözlemi şiddetli fakat o çok az diyor.His observation is sharp, but he says very little.
Şiddetli kara rağmen o geldi.He came in spite of the heavy snow.
O, havlayan köpeğe şiddetli bir tekme attı.He gave the barking dog a vicious kick.
Evleri şiddetli bir depremde yıkıldı.They had their houses destroyed by a strong earthquake.
Rüzgar şiddetli esiyordu ve daha da kötüsü, yağmur yağmaya başladı.The wind was blowing violently, and to make matters worse, it began raining.
Çok şiddetli esiyor.It's blowing very hard.
Yarın şiddetli yağış bekliyoruz.We anticipate a heavy rainfall tomorrow.
Şiddetli yağmur yağıyor bu yüzden zemin çok çamur.It's raining heavily so the ground is very soggy.
Şiddetli yağmurdan dolayı evden çıkamadık.We couldn't go out because of the heavy rain.
Biz dün gece şiddetli bir yağış aldık.We had a heavy rainfall last night.
Soprano performansı için şiddetli alkış aldı.The soprano received thunderous applause for her performance.
Yağmur dışarıda şiddetli yağıyor.It is raining hard outside.
Bir haftadan daha fazla bir süredir şiddetli yağışlar vardı.They've had heavy rains for over a week.
İki haftalık şiddetli yağmur sel ile sonuçlandı.Two weeks of heavy rain resulted in flooding.
Şiddetli havalarda, evde kalmak en iyisidir.In severe weather, it's best to stay indoors.
Tartışma şiddetli ve ahenkli ama sonuçta inandırıcı değil.The argument is rigorous and coherent but ultimately unconvincing.
Sırtında ve bacaklarında şiddetli ağrı hissetti.He felt severe pain in his back and legs.
Şiddetli bir savaş daha başlamaya hazırdı.Another fierce battle was ready to begin.
Monte Cassino'da şiddetli bir savaş oldu.A fierce battle took place at Monte Cassino.
Savaş hızla şiddetli ve kanlı oldu.The battle quickly became fierce and bloody.
Savaş şiddetli ve inanılmaz şekilde kanlıydı.The battle was fierce and unbelievably bloody.
İki taraf Iwo Jima savaşı'nda şiddetli bir şekilde savaştı.The two sides fought fiercely in the Battle of Iwo Jima.
Kışlar şiddetli soğuktu.The winters were bitterly cold.
Şiddetli yağmurlar bir günden daha fazla yağdı.Heavy rains fell for more than a day.
Şiddetli bir okyanus fırtınası Batı Hint adalarını vurdu.A severe ocean storm hit the West Indies.
Bu sabahtan beri şiddetli yağmur yağıyor, bu yüzden bir yere gitmek istemiyorum.It's been raining heavily since this morning, so I don't want to go anywhere.
Kasırgalar şiddetli fırtınalardır.Hurricanes are violent storms.
Düşmana karşı şiddetli bir taarruza geçtiler.They began with a strong attack against the enemy.
Hava hizmeti şiddetli hava uyarısı yayınladı.The weather service has issued a severe weather warning.
Çok şiddetli bir şekilde yağmur yağmadıysa oyunu iptal etmezlerdi.They wouldn't have cancelled the game if it hadn't rained so heavily.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod