Ana içeriğe geç
Sözlük

şiddetli ile cümle

şiddetli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bu şehir, yağmur yağmazsa yakında şiddetli bir su sıkıntısı yaşayacaktır.This city will suffer from an acute water shortage unless it rains soon.
Bazı lokal şiddetli yağmur sağanaklarından dolayı oraya gitmediğimize sevindim.I'm glad we didn't go there because there were some localized heavy rain showers.
Göğsümde şiddetli bir ağrı var.I have a sharp pain in my chest.
Uzun süredir ilk kez Kyoto'da şiddetli kar yağdı.A heavy snow fell in Kyoto for the first time in ages.
Dışarıda şiddetli yağmur yağıyor.It's raining buckets outside.
Denizde şiddetli bir fırtına vardı.There was a violent storm at sea.
Şiddetli bir krizle karşı karşıyayız.We are facing a violent crisis.
Yangın şiddetli bir şekilde yanıyor.The fire is burning furiously.
Evden ayrılır ayrılmaz şiddetli şekilde yağmur yağmaya başladı.I had hardly left home when it began to rain heavily.
Çatı şiddetli rüzgar tarafından yırtılmıştı.The roof was torn off by the gale.
Şiddetli yağmur yağdı.It rained heavily.
Yağmur daha da şiddetli yağdı.The rain fell even harder.
Yağmurun yanında şiddetli rüzgarları yaşadık.Besides the rain, we experienced heavy winds.
Şiddetli bir yağmur yağmaya başladı.It began to rain cats and dogs.
Şiddetli yağmur yağmaya başladı.A heavy rain began to fall.
Şiddetli yağmur yağıyordu fakat o arabayla gezmekte ısrar etti.It was raining hard, but she insisted on going for a drive.
Şiddetli yağmur yağıyor.It is raining hard.
O kadar şiddetli yağmur yağıyordu ki gidişimizi ertelemek zorunda kaldık.It was raining so hard that we had to put off our departure.
Tüm gün şiddetli yağmur yağdı, bu zaman zarfında evde kaldım.It rained heavily all day, during which time I stayed indoors.
Hepimiz şiddetli soğuktan titriyorduk.We were all shaking from the bitter cold.
Kısa sürede yağmur şiddetli yağmaya başladı.It soon began to rain very hard.
Şiddetli fırtına sebebiyle seyahat iptal edildi.The trip was canceled because of the terrible storm.
Şiddetli fırtına sebebiyle gezi iptal edildi.The trip was canceled because of the terrible storm.
Şiddetli yağmurdan dolayı dışarı çıkamadı.He could not go out because of the heavy rain.
Yağmur ne kadar şiddetli yağarsa yağsın, yarın başlayacağız.However hard it may rain, we will start tomorrow.
Yağmur iyi ve şiddetli yağıyordu.It was raining good and hard.
Şiddetli yağmur yağsa bile gideceğim.I will go even if it should rain heavily.
Şiddetli kar yağdığında Noeldi.It was on a Christmas when it snowed heavily.
Şiddetli yağmur vadiye sel getirdi.The heavy rain brought floods in the valley.
Köy şiddetli fırtına tarafından izole edildi.The village was isolated by the heavy storm.
Maç şiddetli yağmur nedeniyle iptal edildi.The game was canceled because of the heavy rain.
John, eşi ile şiddetli bir tartışma yaşadı.John had a violent quarrel with his wife.
Bildiğiniz gibi, şiddetli yağmurun sonucu olarak geç kaldık.As you know, we were late due to the heavy rain.
Bu şiddetli ısı sizi rahatsız ediyor gibi görünmüyor.This intense heat doesn't seem to bother you.
Böylesine şiddetli bir kar yağışı asla olmadı.We have never had such a heavy snowfall.
Onlar şiddetli düşmanlar.They are bitter enemies.
Emily şiddetli yağmurda üzerinde mont olmadan beklemeye devam etti.Emily kept on waiting in the heavy rain with no coat on.
Alice şiddetli bir baş ağrısı yüzünden işten eve erken döndü.Alice returned home early from work with a severe headache.
İki lider arasında şiddetli bir fikir çatışması vardı.There was a violent clash of opinions between the two leaders.
Tüm gün şiddetli yağmur yağdı.It rained heavily all day.
Şiddetli yağmur onların oraya gitmesini engelledi.The heavy rain prevented them from going there.
Askerler tarafından şiddetli bir savaş yapıldı.A fierce battle was fought by the soldiers.
Şiddetli bir gök gürültüsü vardı.There was a sharp peal of thunder.
Şiddetli fırtınalarla baş etmeye hazır olmalıyız.We have to be prepared to cope with violent storms.
Omzumda şiddetli bir ağrı hissettim.I felt a severe pain on the shoulder.
Yükselmiş kiralar için kısmen şiddetli konut sıkıntısı suçlanacaktır.The severe housing shortage is partly to blame for the inflated rents.
Sabahleyin şiddetli yağmur yağdı.It rained heavily in the morning.
Şiddetli yağmura rağmen hastanedeki arkadaşını ziyaret etti.In spite of the heavy rain, he visited his friend in hospital.
Şu anda çok şiddetli bir deprem her an olabilir.We may have a very severe earthquake any moment now.
Şimdi şiddetli yağmur yağıyor.It is raining hard now.
Bu yıl şiddetli bir kış var.We have a severe winter this year.
Bu gece şiddetli yağmur yağıyor.It's raining hard tonight.
Dün sabah şiddetli yağmur yağdı.It rained hard yesterday morning.
Dün şiddetli yağmur yağdı.It rained hard yesterday.
Dün şiddetli kar yağdı.It snowed hard yesterday.
Dün şiddetli yağmur vardı.We had a heavy rain yesterday.
Dün gece şiddetli bir yağmur vardı.We had a heavy rain last night.
Dün gece şiddetli yağmur vardı.There was a heavy rain last night.
Üç gün şiddetli yağmur yağdı.It poured for three days.
Toplantıya katılamamamın nedeni şiddetli bir baş ağrımın olmasıydı.The reason I could not attend the meeting was that I had a severe headache.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod