Kenan ülkesinde kıtlık şiddetlenmişti.El hambre era grande en la tierra
Kenan ülkesinde kıtlık şiddetlenmişti.Foametea bîntuia greu în ţară.
Kenan ülkesinde kıtlık şiddetlenmişti.그 땅에 기근이 심하고
Kenan ülkesinde kıtlık şiddetlenmişti.La carestia continuava a gravare sul paese
Kenan ülkesinde kıtlık şiddetlenmişti.La famine s`appesantissait sur le pays.
Kenan ülkesinde kıtlık şiddetlenmişti.Men hungersnöden var svår i landet.
Kenan ülkesinde kıtlık şiddetlenmişti.Mutta nälänhätä oli maassa kova.
Kenan ülkesinde kıtlık şiddetlenmişti.Ora, a fome era gravíssima na terra.
Kenan ülkesinde kıtlık şiddetlenmişti.Vả , sự đói_kém trong xứ lớn lắm .
Kenan ülkesinde kıtlık şiddetlenmişti.Vả, sự đói kém trong xứ lớn lắm.
Kenan ülkesinde kıtlık şiddetlenmişti.V tem je lakota jako stiskala deželo.
Kenan ülkesinde kıtlık şiddetlenmişti.Η δε πεινα επεβαρυνεν επι την γην.
Kenan ülkesinde kıtlık şiddetlenmişti.А гладът ставаше голям по земята.
Kenan ülkesinde kıtlık şiddetlenmişti.Голод усилился на земле.
Kenan ülkesinde kıtlık şiddetlenmişti.והרעב כבד בארץ׃
Kenan ülkesinde kıtlık şiddetlenmişti.وكان الجوع شديدا في الارض.
Kenan ülkesinde kıtlık şiddetlenmişti.那 地 的 饑 荒 甚 大
Kenan ülkesinde kıtlık şiddetlenmişti.那 地 的 饑荒 甚大
Melinda Gates'in son TED konuşmasını şiddetle öneriyorum.Ich kann Melinda Gates' letzten TEDTalk nur empfehlen.
Melinda Gates'in son TED konuşmasını şiddetle öneriyorum.Ik beveel de jongste TEDTalk van Melinda Gates van harte aan.
Melinda Gates'in son TED konuşmasını şiddetle öneriyorum.Jag rekommenderar starkt Melinda Gates senaste TEDTalk.
Melinda Gates'in son TED konuşmasını şiddetle öneriyorum.Jeg vil stærkt anbefale Melinda Gates' sidste TEDTalk.
Melinda Gates'in son TED konuşmasını şiddetle öneriyorum.Je vous recommande vivement la dernière conférence TED de Melinda Gates.
Melinda Gates'in son TED konuşmasını şiddetle öneriyorum.Les recomiendo la reciente charla TEDTalk de Melinda Gates.
Melinda Gates'in son TED konuşmasını şiddetle öneriyorum.Melegen ajánlom Melinda Gates TEDTalk-ját.
Melinda Gates'in son TED konuşmasını şiddetle öneriyorum.Močno vam priporočam zadnje TED predavanje Melinde Gates.
Melinda Gates'in son TED konuşmasını şiddetle öneriyorum.Polecam ostanią prelekcję TED Melindy Gates.
Melinda Gates'in son TED konuşmasını şiddetle öneriyorum.Recomand cu încredere ultimul discurs TED al Melindei Gates.
Melinda Gates'in son TED konuşmasını şiddetle öneriyorum.Recomendo vivamente a última palestra TED de Melinda Gates.
Melinda Gates'in son TED konuşmasını şiddetle öneriyorum.Saya sangat menyarankan presentasi terbaru Melinda Gates di TED.
Melinda Gates'in son TED konuşmasını şiddetle öneriyorum.저는 멜린다 게이츠의 마지막 ted 강연을 강력하게 추천합니다.
Melinda Gates'in son TED konuşmasını şiddetle öneriyorum.Tôi gợi ý các bạn tham khảo buổi TEDTalk lần trước của Melinda Gates.
Melinda Gates'in son TED konuşmasını şiddetle öneriyorum.Velmi doporučuji prezentaci Melindy Gates na minulém TEDu.
Melinda Gates'in son TED konuşmasını şiddetle öneriyorum.Veľmi odporúčam poslednú prednášku Melindy Gates.
Melinda Gates'in son TED konuşmasını şiddetle öneriyorum.Vi consiglio fortemente il recente intervento di Melinda Gates.
Melinda Gates'in son TED konuşmasını şiddetle öneriyorum.Συστήνω την τελευταία ομιλία της Μελίντα Γκέιτς στο TED.
Melinda Gates'in son TED konuşmasını şiddetle öneriyorum.Силно препоръчвам последния разговор на Мелинда Гейтс в TED.
Melinda Gates'in son TED konuşmasını şiddetle öneriyorum.Я настоятельно рекомендую последнее выступление Мелинды Гейтс на TED.
Melinda Gates'in son TED konuşmasını şiddetle öneriyorum.אני מאוד ממליץ על ההרצאה האחרונה של מלינדה גייטס כאן בטד
Melinda Gates'in son TED konuşmasını şiddetle öneriyorum.وأوصى بشدة بمحادثة ميليندا غيتس الأخيرة في TED.
Melinda Gates'in son TED konuşmasını şiddetle öneriyorum.ここは 子供が2人以下の国が たくさんあります
Mesela, bir gün babamı banyo zemininde şiddetle sarsılıp ağzından köpükler saçılırken bulduğumu hatırlıyorum,하루는, 제 아버지가 경련을 일으키고, 입에 거품까지 물면서
Mesela, bir gün babamı banyo zemininde şiddetle sarsılıp ağzından köpükler saçılırken bulduğumu hatırlıyorum,כמו, אני זוכרת יום אחד שמצאתי את אבי מפרפר, מעלה קצף מפיו,
Mesela, bir gün babamı banyo zemininde şiddetle sarsılıp ağzından köpükler saçılırken bulduğumu hatırlıyorum,أتذكر مثلاً أني وجدت والدي يوماً يرتعش، و رغوة في فمه،
Mesela, bir gün babamı banyo zemininde şiddetle sarsılıp ağzından köpükler saçılırken bulduğumu hatırlıyorum,身体をガタガタ震わせ 口から泡を出してました オーバードーズで バスルームに倒れてたんです
Nyota'nın zarar görebileceğini fark eden Panbanisha, her anne gibi, makası şiddetle geri çekiyor.Comprendendo che Nyota potrebbe ferirsi, Panbanisha, come una madre umana, riprende le forbici delicatamente.
Nyota'nın zarar görebileceğini fark eden Panbanisha, her anne gibi, makası şiddetle geri çekiyor.Dându-şi seama că Nyota s-ar putea răni, Panbanisha ca orice mamă umană îi ia cu atenţie foarfeca înapoi.
Nyota'nın zarar görebileceğini fark eden Panbanisha, her anne gibi, makası şiddetle geri çekiyor.분명 뇨타가 가위를 쓰다가 다칠거라 생각해, 판바니샤는 마치 인간어미와 다를 바 없이 조심스럽게 뇨타의 손에서 가위를 뺏어든다.
Nyota'nın zarar görebileceğini fark eden Panbanisha, her anne gibi, makası şiddetle geri çekiyor.Tajutessaan, että Nyota voisi satuttaa itseään, Panbanisha ottaa, ihmisäitien tavoin, varovasti sakset pois.
Nyota'nın zarar görebileceğini fark eden Panbanisha, her anne gibi, makası şiddetle geri çekiyor.בהבנה שניוטה עלול להיפגע, פנבנישה כמו כל אמא אנושית, ניגשת להחזיר את המספרים בזהירות.
Nyota'nın zarar görebileceğini fark eden Panbanisha, her anne gibi, makası şiddetle geri çekiyor.بأدراك أن نيوتا قد يجرح نفسه، بانبانيشا مثل أي أم بشرية، تحاول بحرص أخذ المقص.
Nyota'nın zarar görebileceğini fark eden Panbanisha, her anne gibi, makası şiddetle geri çekiyor.パンバニーシャは まるで人間の母親のように やさしくハサミを とりあげます
#Quetta (Keta)'daki saldırıyı şiddetle kınıyorum.Condeno enérgicamente el ataque terrorista en #Quetta.
#Quetta (Keta)'daki saldırıyı şiddetle kınıyorum.Я решительно осуждаю террористическое нападение в #Quetta.
RAB beni halkın tuttuğu yoldan gitmeme konusunda şiddetle uyararak şöyle dedi:Aşa mi -a vorbit Domnul, cînd m'a apucat mîna Lui, şi m'a înştiinţat să nu umblu pe calea poporului acestuia:
RAB beni halkın tuttuğu yoldan gitmeme konusunda şiddetle uyararak şöyle dedi:For så sa Herren til mig da hans hånd grep mig med makt, og han advarte mig mot å vandre på dette folks vei:
RAB beni halkın tuttuğu yoldan gitmeme konusunda şiddetle uyararak şöyle dedi:여호와께서 강한 손으로 내게 알게 하시며 이 백성의 길로 행치 말 것을 내게 경성시켜 가라사대
RAB beni halkın tuttuğu yoldan gitmeme konusunda şiddetle uyararak şöyle dedi:Saya dikuasai TUHAN dan diberi peringatan supaya jangan mengikuti jalan yang ditempuh bangsa itu. Kata-Nya
RAB beni halkın tuttuğu yoldan gitmeme konusunda şiddetle uyararak şöyle dedi:Vì Ðức Giê-hô-va dùng tay mạnh phán cùng ta, và dạy ta đừng noi theo đường dân ấy,
RAB beni halkın tuttuğu yoldan gitmeme konusunda şiddetle uyararak şöyle dedi:Vì_Ðức_Giê - hô-va dùng tay mạnh phán cùng ta , và dạy ta đừng noi theo đường dân ấy ,