Ana içeriğe geç
Sözlük

şiddetle ile cümle

şiddetle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Diktatörlüğe karşı şiddetle savaştık.لقد حاربنا بقوة ضد الدكتاتورية
Diktatörlüğe karşı şiddetle savaştık.そのうち私達は
Donmuş yağmurla karışık, bazen şiddetlenen yağmur yağışıweather forecastChuva às vezes pesada com chuva geladaweather forecast
Donmuş yağmurla karışık, bazen şiddetlenen yağmur yağışıweather forecastHujan dalam waktu dekat besar bercampur dengan hujan membekuweather forecast
Donmuş yağmurla karışık, bazen şiddetlenen yağmur yağışıweather forecastIdőnként erős eső és fagyos esőweather forecast
Donmuş yağmurla karışık, bazen şiddetlenen yağmur yağışıweather forecastLluvia en ocasiones fuerte con lluvia heladaweather forecast
Donmuş yağmurla karışık, bazen şiddetlenen yağmur yağışıweather forecastMomentami intensywny deszcz z zamarzającym deszczemweather forecast
Donmuş yağmurla karışık, bazen şiddetlenen yağmur yağışıweather forecastOjedinele silný dážď s mrznúcim dažďomweather forecast
Donmuş yağmurla karışık, bazen şiddetlenen yağmur yağışıweather forecastPioggia a tratti forte mista a pioggia congelantesiweather forecast
Donmuş yağmurla karışık, bazen şiddetlenen yağmur yağışıweather forecastPluie parfois forte mêlée de pluie verglaçanteweather forecast
Donmuş yağmurla karışık, bazen şiddetlenen yağmur yağışıweather forecastRegen soms zwaar met ijzelweather forecast
Donmuş yağmurla karışık, bazen şiddetlenen yağmur yağışıweather forecastRegn tidvis kraftigt blandat med underkylt regnweather forecast
Donmuş yağmurla karışık, bazen şiddetlenen yağmur yağışıweather forecastRegn, til tider kraftig, blandet med isslagweather forecast
Donmuş yağmurla karışık, bazen şiddetlenen yağmur yağışıweather forecastTeils heftiger Regen vermischt mit überfrierendem Regenweather forecast
Donmuş yağmurla karışık, bazen şiddetlenen yağmur yağışıweather forecastweather forecast
Donmuş yağmurla karışık, bazen şiddetlenen yağmur yağışıweather forecastweather forecast
Donmuş yağmurla karışık, bazen şiddetlenen yağmur yağışıweather forecastweather forecast
Donmuş yağmurla karışık, bazen şiddetlenen yağmur yağışıweather forecastweather forecast
Donmuş yağmurla karışık, bazen şiddetlenen yağmur yağışıweather forecastweather forecast
Donmuş yağmurla karışık, bazen şiddetlenen yağmur yağışıweather forecastweather forecast
Donmuş yağmurla karışık, bazen şiddetlenen yağmur yağışıweather forecastweather forecast
Donmuş yağmurla karışık, bazen şiddetlenen yağmur yağışıweather forecastweather forecast
Donmuş yağmurla karışık, bazen şiddetlenen yağmur yağışıweather forecastДощ з посиленням змішаний з льодяним дощемweather forecast
Donmuş yağmurla karışık, bazen şiddetlenen yağmur yağışıweather forecastגשם, לפרקים כבד, מעורב עם גשם קופאweather forecast
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.Al nono giorno del quarto mese, quando la fame dominava la città e non c'era più pane per la popolazione
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.a [negyedik] hónap kilenczedik napján akkora inség lett a városban, hogy nem volt mit enni a föld népének.
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.Aos nove do quarto mês, a cidade se via tão apertada pela fome que não havia mais pão para o povo da terra.
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.Deveti dan četrtega meseca je bila huda lakota v mestu, in ni bilo kruha za ljudstvo dežele.
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.Deveti dan četrtega meseca je nastala huda lakota v mestu, in ni bilo kruha za ljudstvo dežele.
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.Deviateho dňa toho štvrtého mesiaca zmocnil sa mesta hlad, a nebolo chleba pre ľud zeme.
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.În ziua a noua a lunii a patra, era mare foamete în cetate, aşa că poporul ţării nu mai avea pîne de loc.
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.În ziua a noua a lunii a patra, era mare foamete în cetate, şi nu era pîne pentru poporul ţării.
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.그 사월 구일에 성중에 기근이 심하여 그 땅 백성의 식물이 진하였더라
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.그 사월 구일에 성중에 기근이 심하여 그 땅 백성의 양식이 진하였고
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.Nel quarto mese, il nove del mese, mentre la fame dominava nella città e non c'era più pane per la popolazione
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.Ngày mồng chín tháng tư , có sự đói_kém lớn trong thành , dân_sự không có bánh .
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.Ngày mồng chín tháng tư, có sự đói kém lớn trong thành, dân sự không có bánh.
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.Ngày mồng chín tháng tư , trong thành bị đói_kém lắm , đến_nỗi dân của đất nầy không có bánh nữa .
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.Ngày mồng chín tháng tư, trong thành bị đói kém lắm, đến nỗi dân của đất nầy không có bánh nữa.
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.På den niende Dag i den fjerde Måned blev Hungersnøden hård i Byen, og Folket fra Landet havde ikke Brød.
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.Potom štvrtého mesiaca, deviateho dňa toho mesiaca zmocnil sa mesta hlad, a nebolo chleba pre ľud zeme.
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.Tedy dnia dziewiątego czwartego miesiąca był wielki głód w mieście, a nie miał chleba lud ziemi.
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.Toen raakte het laatste voedsel in de stad op.
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.V kterémžto, devátého dne čtvrtého měsíce, rozmohl se hlad v městě, a neměl chleba lid země.
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.V kterémžto, měsíce čtvrtého, devátého dne téhož měsíce, rozmohl se hlad v městě, a neměl chleba lid země.
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.Και την ενατην του τεταρτου μηνος η πεινα υπερισχυσεν εν τη πολει, και δεν ητο αρτος δια τον λαον του τοπου.
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.В девятый день месяца усилился голод в городе, и не было хлеба у народа земли.
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.В четвертом месяце, в девятый день месяца, голод в городе усилился, и не было хлеба у народа земли.
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.בחדש הרביעי בתשעה לחדש ויחזק הרעב בעיר ולא היה לחם לעם הארץ׃
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.בתשעה לחדש ויחזק הרעב בעיר ולא היה לחם לעם הארץ׃
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.في الشهر الرابع في تاسع الشهر اشتد الجوع في المدينة ولم يكن خبز لشعب الارض.
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.في تاسع الشهر اشتد الجوع في المدينة ولم يكن خبز لشعب الارض.
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.四 月 初 九 日 、 城 裡 有 大 飢 荒 、 甚 至 百 姓 都 沒 有 糧 食
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.四月 初九 日 、 城裡 有 大 飢荒 、 甚至 百姓 都 沒有 糧食
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.四 月 初 九 日 、 城 裡 有 大 饑 荒 、 甚 至 百 姓 都 沒 有 糧 食
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.四月 初九 日 、 城裡 有 大 饑荒 、 甚至 百姓 都 沒有 糧食
Dr. Mukwege'nin Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde cinsel şiddetle savaş üzerine afişiDenis Mukwege contra la violencia hacia las mujeres - Dominio público
Dr. Mukwege'nin Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde cinsel şiddetle savaş üzerine afişiDr Mukwege contre les violences envers les femmes - Domaine public
Dr. Mukwege'nin Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde cinsel şiddetle savaş üzerine afişiPlakát doktora Mukwegeho týkající se boje proti sexuálnímu násilí v Demokratické republice Kongo.
Dr. Mukwege'nin Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde cinsel şiddetle savaş üzerine afişiПлакат на тему борьбы с сексуальным насилием в Демократической Республике Конго с изображением Доктора Муквеге
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod