şeytan ile cümle

şeytan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Melekler ve Şeytanlar vardır.Des archanges et anges leur sont associés.
Vahiy 20:7 Bin yıl tamamlanınca Şeytan atıldığı zindandan serbest bırakılacak.20:7 Quand les mille ans seront accomplis, Satan sera relâché de sa prison.
Ayrıca insanları şeytanî hileler ile kandırmıştı."D'autres encore le confondent avec Satan (« Iblis »).
→ Salman Rüşdi'nin kitabı için Şeytan Ayetleri (roman) maddesine bakınız.Rédige ce Livre de Rois, et cherche par lui la gloire auprès des grands."
Çünkü Şeytan insanın yaratılmasına itiraz etmiştir.Mais le diable persuada le peuple de le tuer, lui qui ruinait leur culte.
Bakalım melekler ve şeytanlar arasında geçen mücadeleyi kimler kazanacak.Lutte entre les anges et les anges déchus.
Bunlar şeytan diye düşünürler.Les hommes imaginent que je suis le diable.
Ancak şeytan ona hatırlatmayı unuttur ve Yusuf daha çok zindanda kalır.Après la fin du décompte, Satan révèle alors son plan : En fait, c'est lui qui avait parié sur Jésus.
Ne var ki artık insanlar şeytanı aşmışlardır.Elles se disaient possédées par des diables.
1867 – Maxwell; Maxwell'in şeytanı geri dönüşümsüz süreçleri tersine çevirebilecek mi diye sorar.1867 – James Clerk Maxwell argumente avec le démon de Maxwell le principe d'irréversibilité.
Mesela cin, melek, şeytan, İhvan-ı Safâ'ya göre tabiat kuvvetlerinin (el-kuvvetu't-tabiiyye) sembolleridir.Il est réservé à Satan, ses anges, et ceux qui ont commis le péché impardonnable.
Hristiyan din adamları "bir insandan çok şeytana benzeyen bu makinaya" karşı çıkarlar.Les ecclésiastiques s'opposent à cet engin qui « ressemble plus à un diable qu'à un humain ».
Melekler ve Şeytanlar (İngilizce: Angels and Demons), Dan Brown'ın 2000 yılında yayınlanmış romanı.Anges et Démons (Angels and Demons), roman américain de Dan Brown, paru en 2000.
(Örnek: "Bir an için Şeytanın avukatlığını yapalım").Le diable dans la peau, voir Le Diable dans la peau (homonymie).
Peygamber: “Hayır öyle söylemeyin, bu adamın aleyhinde söylenip de şeytana yardım etmeyin” buyurdu.Il dit : « Me voici. » Il dit : « Ne lance pas ta main vers l'adolescent, ne lui fais rien !
Şeytan, öbür yanağını dönmek yerine intikam almayı temsil eder!Satan représente la vengeance, au lieu de tendre l'autre joue.
Ama şeytanlar cennete girmezler.Les Damnés à l'Enfer.
Aynı zamanda içindeki şeytan geni uyanır.Son démon intérieur se réveille.
Fakat şeytanın işi yoktur ve yolculuklarında başlarına bela olacak çoraplar örer.Il n'est point d'année où elle ne promène, sur ses rives, ses ondes tumultueuses.
Melek bunun üzerine "Kendini beğenmişliğe karşı" diye bağırır, şeytanlar "Alçak gönüllülük!" diye cevap verir.Et alors nous dîmes aux anges : prosternez-vous devant Adam, ils le firent, excepté Iblis ; il s'y refusa.
Kendisi "Şeytan Göz" (邪王 真 眼 Jaō Shingan) adlı güce sahiptir.Elle trouve qu'il a le « regard du Diable ».
Son 'D' belli grupların şeytanı, uğursuz veya satanic betimlenmesini gösterir.Le dernier "D" se réfère à la représentation de certains groupes comme diabolique, démoniaque ou satanique.
O bana dedi ki bu şeytan müziği kesinlikle benim çöküşümü getirecekmiş."A posteriori, il déclare : « Cette musique m'a pris aux tripes.
Ayrıca şeytanları da öldürebilir.Il peut aussi purifier un démon.
Şeytanların mü`mini ve itaatlisi yoktur.The True Believers Non publié.
Perkele, şeytan.You Devil!
Vesnan: Uyku şeytanıdır.Hypnos : dieu du Sommeil.
Şeytanın en sadık hizmetçileri de Semum denir.Les plus grands démons de pierre sont surnommés les Rocs.
Hacer de şeytanı taşlar.La Pierre du Diable.
Dickens'ın da konuyla ilgili olarak "Adam şeytan olmalı." sözlerini kullandığı söylenir.Dickens se serait exclamé : « Cet homme doit être être le diable ».
Yeryüzü Alt-Dünya (Alsó világ): Ölüler ve Şeytanlar yurdu.La terre contenait des débris de poteries et de tegulae.
Her şeyi anlayan Glory, şeytanî bir gülümseyle onlara bakar.Un effrayant pantin qui le regarde en arborant un sourire sadique.
Ya da muzip bir şeytan benimle oyun oynuyor olabilir.Agressivité qu'un monstre ou un joueur ennemi peut avoir envers un joueur.
Meleklerimizin ve şeytanlarımızın birlikte savaştığı kötü bir kadındır.Le tigre ainsi créé est une manifestation des anges gardiens associés au Coran et hadîths.
Bu kule bugün Şaytan Kalası (Şeytan Kalesi) olarak anılır.Le château, tel qu'il se présente aujourd'hui, est le fruit d'une création récente.
İşte bu anda karşısında şeytanı bulur.Une fois la-bas ils se retrouvent face à un démon.
Orada Şeytan Pazuzu ile ilgili bir şeyler bulur.Pour le démon des Akkadiens, voir Pazuzu.
Yediği şeytan meyvesi kendisine deprem yaratma gücü vermiştir.Les diables l'affirmèrent, et lui confirent ses plans pour le tuer.
Şeytan Ayrıntıda Gizlidir - IMDb sayfası.Article détaillé : Versets sataniques du Coran.
Lakapları "Siyah Şeytanlar"dır.Les « Chiens Noirs » en font partie.
Onlara şeytanı gösterirsem nasıl düşünebilecekler?"Ah! quel diabolique (choix) ils décident! "
Ve Lucifer, vücuttaki şeytan benim.C'est un des démons de Lucifer.
Şeytan açısından bu olay, kadının soyuna karşı sürdürdüğü düşmanlık eylemlerinin en büyüğüdür.Ce seraient des serviteurs du Diable, qui en échange de leur servitude, auraient reçu des dons en sorcellerie.
Şeytanlar kendilerini Emily'nin ağzından tanıtırlar.Celle-ci vocifère des insanités à la face d'Emily.
Biz şeytana tapanlar değiliz.Nous ne sommes pas des aliénés.
Babası Şeytan Annesi Malkin bu yüzden Malkin klanına mensup bir cadı.Hester, son dæmon, est une lièvre de l'Arctique.
Bunun dışında Kavak Deresi (Cürtlen Dere) ile Şeytan deresi de bulunmaktadır.Pour d'autres encore, que c'aurait été Satan qui aurait parlé et non Mahomet, niant ainsi une fautes grave.
SinemaTürk'te Melek mi, Şeytan mı?Ange ou démon ?
Ayrıca Şeytan'ın oğlu olarak da bilinir.Tel sera aussi l'avènement du Fils de l'homme.
Daha sonra korkusuz taktiklerinden dolayı Oni no Hanzo (鬼の半蔵 Şeytan Hanzo) olarak tanınacaktır.Sa férocité au combat lui valut d'être surnommé Oni Hanzō (鬼半蔵?, Hanzō le Démon).
Kabkab: İnsanların başına bela çıkartan şeytandır.Le maléfice est le mal que l’on cause à une personne en recourant au diable.
"Paylaşımlı kütüphaneler şeytan buluşudur.Pour les articles homonymes, voir Les Diablesses.
LaVeyan satanistlere göre, Şeytan; insanın vahşi doğasını temsil etmektedir.Il est à différencier du satanisme LaVeyen, représentant Satan comme une force de la nature.
Şeytan Erlik yeraltının hakimidir.L'animalité est le domaine de Satan.
Bien, hamilelik nedeninin Şeytan'la cinsel ilişkiye girmekten meydana geldiğine dair itirafta bulundu.Elle avoue sous la torture avoir été en relation avec le démon.
İsmi olan Kisame ise "Şeytan KöpekBalığı" anlamına gelmektedir.Le nom Fūma signifie d'ailleurs "vent démon".
Şeytan "Aden Bahçesi"nde, "-Ama iyiyle kötüyü bilme ağacından yeme.N'allez pas au bois d'Ormonde, N'allez pas au bois.
Kötü ruhların ve şeytanların başı ve yöneticisi olarak görülür.Il commande les créatures maléfiques et les démons.
Taraftar grubunun adı Kırmızı Şeytanlardır.L'équipe nationale est connue sous le surnom Les Diables Rouges.
Muhakkak ki şeytan, Rahmân’a asi oldu.Cependant, Satan se couche, et est déclaré out.
İlgili Sayfalar