şeylerin ile cümle

şeylerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Gerçekten bir şeylerin uçması söz konusudur.”¡Es la hora de hablar!».
Oysa Magritte, şeylerin temsillerinin yalan olabileceklerini bilirdi.Pero Magritte sabía que las representaciones pueden mentir.
Doktor, ilk başta bir şeylerin yanlış gittiğinden şüphelenmişti.Desde un principio se sospechó que algo sucio estaba sucediendo.
Bunun gibi şeylerin gelecekte olmasına izin vermeyeceğimizden emin olacağız." diye ekledi.Nos aseguraremos que esto no ocurra en el futuro.»
Doğada bulunan şeylerin çoğul oluşlarını nasıl açıklarız?¿Cómo puede la gravedad cuántica ayudar a explicar el origen del Universo?
Şeylerin özü formlardır.La forma de las cosas.
Sana küçücük görünen şeylerin bir kızın hayatını nasıl mahvettiğini anlamanı istiyorum.Ahora tiene que vivir con la culpa de haber terminado con la vida de una pequeña.
"Arkamda bıraktığım şeylerin kendi hayatları var.Las causas que dan sentido a su vida.
Her şeylerine güler ve ağlar.Todos ríen y ríen en el charco.
Doğada bulunan şeylerin çoğul oluşlarını nasıl açıklarız?Come possiamo spiegare la molteplicità delle cose che esistono in natura?
"Ölüm", işte şeylerin bu ritminin bir anına insanlar tarafından verilen bir addan ibarettir.Una lingua morta presuppone un popolo distrutto, questa è una verità inconfutabile».
Bu tesiste bir şeylerin ters gittiği ortaya çıkmıştır.Il suo istinto gli dice che qualcosa non va.
Her şeylerine güler ve ağlar.Si ride, si sorride e si piange .
Her güvenlik sistemi kaçınılmaz olarak bazı şeylerin gizliliğine dayanır.Ogni sistema di sicurezza dipende fondamentalmente sul mantenere qualcosa "segreto".
Ancak aralarında bir şeylerin olduğu kesin.Evidentemente tra loro sta nascendo qualcosa.
Sana küçücük görünen şeylerin bir kızın hayatını nasıl mahvettiğini anlamanı istiyorum.Consideriamo l'esempio di un gioco che simuli la vita di una famiglia.
Bazı şeylerin gerçekleşmesi için, şartların da değişmesi gerekiyordu.Perché le cose cambiassero occorre attendere il Risorgimento.
Algılayan, bir şeylerin farkına varan ve bir nihai anlamaya erişen kişidir.Lei, però, li scopre subito e intuisce che hanno capito qualcosa.
Şeylerin nerede?Где твои вещи?
Ancak aralarında bir şeylerin olduğu kesin.Однако между ними что-то произошло.
Her şeylerine güler ve ağlar.Все смеялись и хлопали.
Görebildiğinizi düşündüğünüz şeylerin görünmeyen yanlarını göremezsiniz.Ты не можешь увидеть всего, ты видишь то, что ты видишь.
Gerçekten bir şeylerin uçması söz konusudur.”Таково Слово Валар».
Roscelinus, gerçekte varolan şeylerin tikel nesneler olduğunu belirtir.Росцелин утверждал, что реально существуют только единичные вещи.
"Arkamda bıraktığım şeylerin kendi hayatları var.«Сюжеты я беру из своей же жизни.
Bu sözcük (diğer şeylerin yanında) bir tür balina için kullanılmaktaydı.Но такая пропитка применялась и для некоторых видов сыромяти.
Gelecekte bu tür şeylerin olmasına izin vermeyeceğimize emin olabilirsiniz" diye ekledi.Мы надеемся, что международное сообщество найдёт способы не допустить повторения этого в будущем».
Her şeylerine güler ve ağlar.أضحك وأبكي.
Görebildiğinizi düşündüğünüz şeylerin görünmeyen yanlarını göremezsiniz.إن الجواب ما ترى لا ما تسمع.
Sana küçücük görünen şeylerin bir kızın hayatını nasıl mahvettiğini anlamanı istiyorum.تحدث لحظة تحول في حياة الصبي الصغير تثبت ذكاه .
Şeylerin özü formlardır.من طبيعة الأشياء.
Dünya olguların toplamıdır, şeylerin değil.هذه كلها في العالم الحقيقي مشاكل الأعمال ، وليس مشاكل الموارد البشرية.
Hayatımda geride kalan 20 yıla baktım ve değer verdiğim şeylerin önemli olmadığını fark ettim."Eu olhei para mim 20 anos atrás e percebi que muitas coisas que eu valorizei não tem importância".
Bu sayede birbirlerinin hayatlarında ağır şeylerin olduğunu keşfettiler.Daí, eles descobriram que a vida pessoal um do outro era difícil.
Doktor, ilk başta bir şeylerin yanlış gittiğinden şüphelenmişti.As pessoas começaram a suspeitar que algo acontecia.
Willow, büyüde bir şeylerin ters gittiğini düşünür.Mas Great Wolf insiste que tem algo errado.
Bu tesiste bir şeylerin ters gittiği ortaya çıkmıştır.Parecia que essa gente sabia que algo lhes faltava.
Sadece var olan şeylerin karışması ve ayrılması vardır.Agora só há um que você tem que alimentar e evoluir.
Sana küçücük görünen şeylerin bir kızın hayatını nasıl mahvettiğini anlamanı istiyorum.MacGyver conta como ocorreu a morte de sua mãe para uma pequena garota.
Bazı şeylerin gerçekleşmesi için, şartların da değişmesi gerekiyordu.No entanto, para que a participação se possa concretizar, algumas regras poderão ter que ser alteradas.
Her şeylerine güler ve ağlar.Ela ri e chora com facilidade.
Dünya olguların toplamıdır, şeylerin değil.De wereld is de totaliteit van de feiten, niet van de dingen.
Görebildiğinizi düşündüğünüz şeylerin görünmeyen yanlarını göremezsiniz.Ik zie ik zie wat jij niet ziet ...
Yaptıkları şeylerin sonucu düşünmezler ve asla pişman olmazlar."Ergens (geen) acht op slaan", er (geen) aandacht aan besteden.
Sana küçücük görünen şeylerin bir kızın hayatını nasıl mahvettiğini anlamanı istiyorum.Mensen waren verbaasd over hoe "zo'n klein meisje" de ramp kon overleven.
En önemli eseri Geçmiş Şeylerin Hatırası 1913´ten 1927´ye kadar yedi parca halinde yayimlandi.De romancyclus werd uitgegeven in zeven delen, tussen 1913 en 1927.
Yıldız daha sonra Laura'nın bazı şeylerini anlattığı bir dost olur.Het kan zijn dat hij een samenvoeging is van verschillende mensen die Laura's familie kenden.
Satın aldığı şeylerin birçoğu Naziler tarafından "yozlaşmış sanat" olarak etiketlenecek bir tarzdı.Een tiental van zijn schilderijen werd hetzelfde jaar als 'entartete kunst' door de nazi's in beslag genomen.
Bazı şeylerin gerçekleşmesi için, şartların da değişmesi gerekiyordu.Als een reorganisatie zich voordoet, kunnen verwachtingen ook veranderen.
Her şeylerine güler ve ağlar.Razem płaczą, razem się śmieją.
Happy Pledis,Pledis entertainment'in içinde bulundurduğu sanatçıları,stajyerleri vb şeylerin tamamıdır.Wszyscy artyści z Pledis Entertainment znani są zbiorczo pod nazwą Happy Pledis.
Yıldız daha sonra Laura'nın bazı şeylerini anlattığı bir dost olur.Jej dawni towarzysze wiedzą już gdzie jest Laura.
Muhtemelen İmparatorluk'un batı sınırlarında bir şeylerin eksikliğini hissetmişti.Rozwiązania te występują tylko w Zachodniej części imperium.
Bu tip koşullarda, öncülleri gerçekten doğru olan şeylerin gerçekten var oldukları belirtilir.Aby żyć naprawdę, trzeba najpierw zobaczyć rzeczy takimi, jakimi są.
İnsanları, tüm bu şeylerin bir araya geldiği süreçle çok ilgilenmekte.Nie możemy się doczekać spotkania z tymi kilkoma, którzy przebędą całą tę drogę.
Sana küçücük görünen şeylerin bir kızın hayatını nasıl mahvettiğini anlamanı istiyorum.Wkrótce staje się jasne, że życie grupy zależy od małej dziewczynki.
Bu sözcük (diğer şeylerin yanında) bir tür balina için kullanılmaktaydı.Gatunek bywał też zaliczany do rodzaju Bufo.
Mark şeylerini aldı ve gitti.Mark wziął swoje rzeczy i poszedł.
Yaptıkları şeylerin sonucu düşünmezler ve asla pişman olmazlar.Dessa är NAND (Not AND), NOR (Not OR) eller inverterare.
Biz, yalnızca fenomenleri değil fakat şeylerin bizzatihi kendilerini de bilebiliriz.Det har han inte utan bara kännetecken och dessa har vi själva skapat.

İlgili Sayfalar