şeylerin ile cümle

şeylerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Çoğu zaman bir şeylerin yanlış olduğunu söylerdi.Meestal zei hij dat je fout bezig was.
Çoğu zaman bir şeylerin yanlış olduğunu söylerdi.Meistens sagte er, dass etwas falsch war.
Çoğu zaman bir şeylerin yanlış olduğunu söylerdi.Và hầu hết lần nào nó cũng nói bạn sai.
Çoğu zaman bir şeylerin yanlış olduğunu söylerdi.Він ніколи не сприймав ваших команд.
Çoğu zaman bir şeylerin yanlış olduğunu söylerdi.В повечето случаи казва, че грешиш.
Çoğu zaman bir şeylerin yanlış olduğunu söylerdi.Чаще всего текст сообщал о какой-нибудь ошибке.
Çoğu zaman bir şeylerin yanlış olduğunu söylerdi.זה היה אומר לך שאתה טועה רוב הזמן.
Çoğu zaman bir şeylerin yanlış olduğunu söylerdi.غالباً ما تنص على أنك مخطئ
Çoğu zaman bir şeylerin yanlış olduğunu söylerdi.それが私達の知る コンピュータでした
Çoğu zaman, insanlar bu tür şeylerin eski hallerini görmek istiyorlar.A maior parte das pessoas quer as suas obras antigas fora disto.
Çoğu zaman, insanlar bu tür şeylerin eski hallerini görmek istiyorlar.Đa phần, mọi người muốn thấy những bản cũ trông thế nào.
Çoğu zaman, insanlar bu tür şeylerin eski hallerini görmek istiyorlar.Die meisten Leute möchten ihre alten Sachen sehen.
Çoğu zaman, insanlar bu tür şeylerin eski hallerini görmek istiyorlar.În mare parte oamenii vor să-și vadă lucrurile vechi din asta.
Çoğu zaman, insanlar bu tür şeylerin eski hallerini görmek istiyorlar.대부분의 사람들은 이것으로부터 그들의 예전 것들을 보고싶어 합니다.
Çoğu zaman, insanlar bu tür şeylerin eski hallerini görmek istiyorlar.La mayor parte de la gente quiere ver sus cosas viejas.
Çoğu zaman, insanlar bu tür şeylerin eski hallerini görmek istiyorlar.Najczęściej ludzie chcą oglądać własne stare strony.
Çoğu zaman, insanlar bu tür şeylerin eski hallerini görmek istiyorlar.Normalmente la gente vuol vedere il proprio materiale
Çoğu zaman, insanlar bu tür şeylerin eski hallerini görmek istiyorlar.Vaak willen mensen oude dingen zien.
Çoğu zaman, insanlar bu tür şeylerin eski hallerini görmek istiyorlar.Συνήθως, οι περισσότεροι θέλουν να δούνε τα δικά τους πράγματα μέσα από αυτό.
Çoğu zaman, insanlar bu tür şeylerin eski hallerini görmek istiyorlar.В основном людям интересны старые вещи.
Çoğu zaman, insanlar bu tür şeylerin eski hallerini görmek istiyorlar.Здебільшого, людям цікаво згадати, як усе виглядало раніше.
Çoğu zaman, insanlar bu tür şeylerin eski hallerini görmek istiyorlar.Предимно хората искат да виждат своите стари неща с това.
Çoğu zaman, insanlar bu tür şeylerin eski hallerini görmek istiyorlar.בעיקר אנשים רוצים לראות את הדברים הישנים מתוך זה
Çoğu zaman, insanlar bu tür şeylerin eski hallerini görmek istiyorlar.معظم الناس يودون رؤية أشياءهم القديمة خارج هذا
Çoğu zaman, insanlar bu tür şeylerin eski hallerini görmek istiyorlar.全焼してしまったことでよく知られる
Çok basit. Sadece başlangıç. Fakat yaparak öğrenme şeylerinden.매우 간단합니다. 이것은 단지 시작에 불과하지만, 우리는 무언가를 시도함으로써 배울 수 있습니다.
Çok basit. Sadece başlangıç. Fakat yaparak öğrenme şeylerinden.מאוד פשוט. זוהי רק התחלה. אבל זהו אותו תהליך למידה תוך כדי עשייה .
Çok basit. Sadece başlangıç. Fakat yaparak öğrenme şeylerinden.بسيط للغاية.انه فقط بداية.لكنه التعلم عن طريق عمل الشيء
Çok basit. Sadece başlangıç. Fakat yaparak öğrenme şeylerinden.映画の作り方を知りたいですか? 思い切って映画を作ればいい
Çok bunaltıcıydı, çünkü yapmanız gereken şeylerin sayısı, tek kelimeyle inanılmaz.Bilo je tako vseobsežno, zaradi količine stvari, ki sem jih moral narediti, čisto me je prevzelo.
Çok bunaltıcıydı, çünkü yapmanız gereken şeylerin sayısı, tek kelimeyle inanılmaz.Bolo to ohromujúce, kvôli množstvu vecí, ktoré musite robiť, ťažko sa to predstavuje.
Çok bunaltıcıydı, çünkü yapmanız gereken şeylerin sayısı, tek kelimeyle inanılmaz.Byl jsem tím úplně zavalený, protože to množství věcí, které musíte udělat, je prostě ohromné.
Çok bunaltıcıydı, çünkü yapmanız gereken şeylerin sayısı, tek kelimeyle inanılmaz.Det var så överväldigande för antalet saker man måste göra, är häpnadsväckande.
Çok bunaltıcıydı, çünkü yapmanız gereken şeylerin sayısı, tek kelimeyle inanılmaz.Era atât de copleșitor. Mulțimea de lucruri pe care le ai de făcut, e cu adevărat năucitoare.
Çok bunaltıcıydı, çünkü yapmanız gereken şeylerin sayısı, tek kelimeyle inanılmaz.Era tão incomportável, porque a quantidade de coisas que temos de fazer é simplesmente incompreensível.
Çok bunaltıcıydı, çünkü yapmanız gereken şeylerin sayısı, tek kelimeyle inanılmaz.È stata un'esperienza travolgente, perché le cose da seguire sono così tante da far girare la testa.
Çok bunaltıcıydı, çünkü yapmanız gereken şeylerin sayısı, tek kelimeyle inanılmaz.Es war überwältigend, weil die Menge an Dingen, die zu tun sind, einfach irrsinnnig ist.
Çok bunaltıcıydı, çünkü yapmanız gereken şeylerin sayısı, tek kelimeyle inanılmaz.Fue tan sobrecogedor... debes hacer tantas cosas que es alucinante.
Çok bunaltıcıydı, çünkü yapmanız gereken şeylerin sayısı, tek kelimeyle inanılmaz.Het was zo overweldigend vanwege het grote aantal dingen dat je moet doen. Je kan het niet vatten.
Çok bunaltıcıydı, çünkü yapmanız gereken şeylerin sayısı, tek kelimeyle inanılmaz.Jumlah hal yang harus Anda kerjakan benar-benar banyak sekali, benar-benar mengejutkan pikiran Anda
Çok bunaltıcıydı, çünkü yapmanız gereken şeylerin sayısı, tek kelimeyle inanılmaz.그건 정말 심했는데요, 왜냐하면 따라야 할 것들이 너무 많았거든요, 정말 놀랄만큼 엄청났어요.
Çok bunaltıcıydı, çünkü yapmanız gereken şeylerin sayısı, tek kelimeyle inanılmaz.Nó́ thực sự là quá tải, bởi vì tất cả những điều mà bạn phải làm, nhiều ngoài sức tưởng tượng.
Çok bunaltıcıydı, çünkü yapmanız gereken şeylerin sayısı, tek kelimeyle inanılmaz.Olyan nyomasztó volt, mert annyi mindennel kellett foglalkozni, hogy az egyszerűen elképesztő.
Çok bunaltıcıydı, çünkü yapmanız gereken şeylerin sayısı, tek kelimeyle inanılmaz.Ήταν τόσο αφόρητο, διότι τα πράγματα που πρέπει να κάνεις, είναι απίστευτα μπερδεμένα.
Çok bunaltıcıydı, çünkü yapmanız gereken şeylerin sayısı, tek kelimeyle inanılmaz.Правила, яких потрібно було дотримуватися, поглинули мене з головою. В голові не вкладається.
Çok bunaltıcıydı, çünkü yapmanız gereken şeylerin sayısı, tek kelimeyle inanılmaz.Это было выше моих сил, потому что количество правил потрясает воображение!
Çok bunaltıcıydı, çünkü yapmanız gereken şeylerin sayısı, tek kelimeyle inanılmaz.זה היה כל כך מוחץ, בגלל כמות הדברים שצריך לעשות, זה פשוט מטריף.
Çok bunaltıcıydı, çünkü yapmanız gereken şeylerin sayısı, tek kelimeyle inanılmaz.لقد كان الامر مرهقاً جداً بسبب الكمية من الامور التي يتوجب عليك القيام بها انها امرٌ متعب فكرياً جداً
Çok bunaltıcıydı, çünkü yapmanız gereken şeylerin sayısı, tek kelimeyle inanılmaz.しなければならない事の多さに 気が遠くなりそうでしたから 私はすべての専門家の意見を聞き
Çok bunaltıcıydı, çünkü yapmanız gereken şeylerin sayısı, tek kelimeyle inanılmaz.真喺好難頂, 因為你要做好多好多嘢, 多到難以置信。
Çok kısa süren dört yıllık bir zaman dilimi vardı fevkalade şeylerin gerçekleştiği bir zaman dilimi vardı여기 경이로운 일들이 일어났던 아주 짧고, 놀라운 4년의 기간이 있었습니다.
Çok kısa süren dört yıllık bir zaman dilimi vardı fevkalade şeylerin gerçekleştiği bir zaman dilimi vardıBylo zde krátké, ale naprosto úžasné čtyřleté období, kdy se děly podivuhodné věci.
Çok kısa süren dört yıllık bir zaman dilimi vardı fevkalade şeylerin gerçekleştiği bir zaman dilimi vardıDaar was een prachtige korte periode van vier jaar waarin fantastische dingen gebeurden.
Çok kısa süren dört yıllık bir zaman dilimi vardı fevkalade şeylerin gerçekleştiği bir zaman dilimi vardıExistiu um pequeno período magnífico de quatro anos em que aconteceram coisas maravilhosas.
Çok kısa süren dört yıllık bir zaman dilimi vardı fevkalade şeylerin gerçekleştiği bir zaman dilimi vardıIl y a eu une magnifique courte période de quatre ans pendant laquelle des choses formidables se sont passées.
Çok kısa süren dört yıllık bir zaman dilimi vardı fevkalade şeylerin gerçekleştiği bir zaman dilimi vardıIn aviazione ci fu un periodo fantastico durato quattro anni dove accaddero cose meravigliose.
Çok kısa süren dört yıllık bir zaman dilimi vardı fevkalade şeylerin gerçekleştiği bir zaman dilimi vardıLyhyen, neljän vuoden ajanjakson aikana tapahtui ihmeellisiä asioita.
Çok kısa süren dört yıllık bir zaman dilimi vardı fevkalade şeylerin gerçekleştiği bir zaman dilimi vardıȘi a fost o scurtă perioadă minunată de 4 ani când lucruri nemaipomenite s-au întâmplat.
Çok kısa süren dört yıllık bir zaman dilimi vardı fevkalade şeylerin gerçekleştiği bir zaman dilimi vardıTo był cudowny okres czterech lat, gdy wydarzały się wspaniałe rzeczy.
Çok kısa süren dört yıllık bir zaman dilimi vardı fevkalade şeylerin gerçekleştiği bir zaman dilimi vardıVolt egy csodálatos négy év, amikor remek dolgok történtek.

İlgili Sayfalar