şeylerin ile cümle
şeylerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Çok kısa süren dört yıllık bir zaman dilimi vardı fevkalade şeylerin gerçekleştiği bir zaman dilimi vardıΚαι τότε υπήρχε μια υπέροχη μικρή περίοδος τεσσάρων χρόνων όπου θαυμάσια πράγματα συνέβησαν.
Çok kısa süren dört yıllık bir zaman dilimi vardı fevkalade şeylerin gerçekleştiği bir zaman dilimi vardıБув чудовий короткий чотирирічний період, коли ставались дивовижні речі.
Çok kısa süren dört yıllık bir zaman dilimi vardı fevkalade şeylerin gerçekleştiği bir zaman dilimi vardıБыл замечательный короткий 4-х летний период, в течение которого произошли чудесные вещи.
Çok kısa süren dört yıllık bir zaman dilimi vardı fevkalade şeylerin gerçekleştiği bir zaman dilimi vardıИмаше един прекрасен малък къс период от четири години, когато се случиха прекрасни неща.
Çok kısa süren dört yıllık bir zaman dilimi vardı fevkalade şeylerin gerçekleştiği bir zaman dilimi vardıוהיתה תקופה קצרה ונהדרת, בת 4 שנים, שבה קרו דברים נפלאים.
Çok kısa süren dört yıllık bir zaman dilimi vardı fevkalade şeylerin gerçekleştiği bir zaman dilimi vardıو كان هناك فترة زمنية قصيرة رائعة مدتها أربع سنوات حدثت خلالها أشياء رائعة.
Çok kısa süren dört yıllık bir zaman dilimi vardı fevkalade şeylerin gerçekleştiği bir zaman dilimi vardı最も重要な4年間があったのです 1908年にライト兄弟がフランスで初飛行した時、誰もがこう言いました
Çözümlenen yakın olduğunu Ben hayatımda hiç olmadığı kadar şeylerin özü.Am fost la fel de aproape de a fi rezolvate în esenţa lucrurilor, ca întotdeauna am fost în viaţa mea.
Çözümlenen yakın olduğunu Ben hayatımda hiç olmadığı kadar şeylerin özü.Byłem tak blisko rozwiązany jest w istoty rzeczy, jak zawsze byłem w moim życiu.
Çözümlenen yakın olduğunu Ben hayatımda hiç olmadığı kadar şeylerin özü.Ero il più vicino in via di risoluzione nel essenza delle cose che mai sono stato nella mia vita.
Çözümlenen yakın olduğunu Ben hayatımda hiç olmadığı kadar şeylerin özü.Eu estava tão perto de ser resolvido no essência das coisas como sempre fui na minha vida.
Çözümlenen yakın olduğunu Ben hayatımda hiç olmadığı kadar şeylerin özü.Ik was zo dicht dat opgelost in de essentie van de dingen zoals ik ooit was in mijn leven.
Çözümlenen yakın olduğunu Ben hayatımda hiç olmadığı kadar şeylerin özü.Jag var så nära att lösas in i tingens väsen som någonsin jag var i mitt liv.
Çözümlenen yakın olduğunu Ben hayatımda hiç olmadığı kadar şeylerin özü.J'ai été aussi près d'être résolue dans le essence des choses que jamais je trouvais dans ma vie.
Çözümlenen yakın olduğunu Ben hayatımda hiç olmadığı kadar şeylerin özü.Olin niin lähellä on ratkaistu osaksi olemusta asioita kuin koskaan olin elämässäni.
Çözümlenen yakın olduğunu Ben hayatımda hiç olmadığı kadar şeylerin özü.Tôi đã làm gần được giải quyết vào bản chất của sự vật hơn bao giờ hết trong cuộc sống của tôi.
Çözümlenen yakın olduğunu Ben hayatımda hiç olmadığı kadar şeylerin özü.Yo estaba tan cerca de ser resuelto en el esencia de las cosas que nunca estuve en mi vida.
Çözümlenen yakın olduğunu Ben hayatımda hiç olmadığı kadar şeylerin özü.Аз бях най-близо да бъде решен в същността на нещата, както винаги бях в моя живот.
Çözümlenen yakın olduğunu Ben hayatımda hiç olmadığı kadar şeylerin özü.Я був так близько вирішуються в суть речей, як і завжди я був у моєму житті.
Çözümlenen yakın olduğunu Ben hayatımda hiç olmadığı kadar şeylerin özü.Я был так близко решаются в суть вещей, как и всегда я был в моей жизни.
Çünkü, aynı şeylerin dinler için de geçerli olduğunu söylemek istiyorum.Bo w dużym stopniu to samo dotyczy religii.
Çünkü, aynı şeylerin dinler için de geçerli olduğunu söylemek istiyorum.Damit will ich sagen, dass genau das gleiche für Religionen zutrifft.
Çünkü, aynı şeylerin dinler için de geçerli olduğunu söylemek istiyorum.왜냐하면 종교도 마찬가지란 이야기를 하고 싶기 때문입니다.
Çünkü, aynı şeylerin dinler için de geçerli olduğunu söylemek istiyorum.Koska haluan sanoa, että sama on suurelta osin totta myös uskonnoista.
Çünkü, aynı şeylerin dinler için de geçerli olduğunu söylemek istiyorum.Mert szerintem mindez a vallásokra is igaz.
Çünkü, aynı şeylerin dinler için de geçerli olduğunu söylemek istiyorum.Omdat ik wil zeggen dat nagenoeg hetzelfde geldt voor religies.
Çünkü, aynı şeylerin dinler için de geçerli olduğunu söylemek istiyorum.Parce que je veux dire que ceci, en grande partie, est aussi vrai des religions.
Çünkü, aynı şeylerin dinler için de geçerli olduğunu söylemek istiyorum.Pentru că aș vrea să spun că în mare parte același lucru se poate spune și despre religii.
Çünkü, aynı şeylerin dinler için de geçerli olduğunu söylemek istiyorum.Perché voglio dire che la stessa identica cosa è vera per le religioni.
Çünkü, aynı şeylerin dinler için de geçerli olduğunu söylemek istiyorum.Porque quero dizer que, praticamente, o mesmo é válido para as religiões.
Çünkü, aynı şeylerin dinler için de geçerli olduğunu söylemek istiyorum.Porque quiero decir exactamente lo mismo de las religiones.
Çünkü, aynı şeylerin dinler için de geçerli olduğunu söylemek istiyorum.Protože tvrdím, že totéž platí o náboženstvích.
Çünkü, aynı şeylerin dinler için de geçerli olduğunu söylemek istiyorum.Sebab saya ingin berkata banyak hal yang sama berlaku juga bagi agama.
Çünkü, aynı şeylerin dinler için de geçerli olduğunu söylemek istiyorum.Γιατί θέλω να σας πω ότι σχεδόν το ίδιο ισχύει για τις θρησκείες.
Çünkü, aynı şeylerin dinler için de geçerli olduğunu söylemek istiyorum.Защото искам да кажа, че до голяма степен същото важи и за религиите.
Çünkü, aynı şeylerin dinler için de geçerli olduğunu söylemek istiyorum.Потому, что я хочу сказать, что многое из этого такая же правда по отношению к религиям.
Çünkü, aynı şeylerin dinler için de geçerli olduğunu söylemek istiyorum.כי ברצוני לומר שהרבה מזה נכון לגבי הדתות.
Çünkü, aynı şeylerin dinler için de geçerli olduğunu söylemek istiyorum.لأنه ما حصل لها، وهذا قولي، شبيه بما حصل للاديان.
Çünkü, aynı şeylerin dinler için de geçerli olduğunu söylemek istiyorum.宗教は自然現象です
Çünkü, başlangıçte bu şeylerin yaşayıp yaşamadığını sorguladam.Com o que eu comecei no início, eles são vida?
Çünkü, başlangıçte bu şeylerin yaşayıp yaşamadığını sorguladam.¿Porque comencé con, al principio, estas son la vida?
Çünkü, başlangıçte bu şeylerin yaşayıp yaşamadığını sorguladam.Protože jsem začal na začátku, je to život?
Çünkü, başlangıçte bu şeylerin yaşayıp yaşamadığını sorguladam.Pytałem na początku, czy wirusy są żywe.
Çünkü, başlangıçte bu şeylerin yaşayıp yaşamadığını sorguladam.З чого я почав лекцію, чи вірус є живим?
Çünkü, başlangıçte bu şeylerin yaşayıp yaşamadığını sorguladam.最初にあなたにそれを示したときにだけ、彼らを見て
Çünkü bu kelime, kamyon kazası gibi şeylerin de olmayacağını ima ediyor.しかし間違いなく、いつかは
Çünkü bu şeylerin orada kıçınızı nasıl yerde tutacağını anlatmaya çalışıyorum.Die straalpijpjes houden je op de grond.
Çünkü bu şeylerin orada kıçınızı nasıl yerde tutacağını anlatmaya çalışıyorum.-Ei. Yritän opettaa teille, miten näitä pukuja käytetään.
Çünkü bu şeylerin orada kıçınızı nasıl yerde tutacağını anlatmaya çalışıyorum.Estou a explicar como os propulsores vos mantém no solo.
Çünkü bu şeylerin orada kıçınızı nasıl yerde tutacağını anlatmaya çalışıyorum.Jeg prøver at vise, hvordan I holder jer nede.
Çünkü bu şeylerin orada kıçınızı nasıl yerde tutacağını anlatmaya çalışıyorum.J'essaye d'expliquer comment garder le cul au sol.
Çünkü bu şeylerin orada kıçınızı nasıl yerde tutacağını anlatmaya çalışıyorum.- Nein. Ich versuche zu erklären, wie diese Düsen funktionieren!
Çünkü bu şeylerin orada kıçınızı nasıl yerde tutacağını anlatmaya çalışıyorum.- Nej. Jag försöker lära er att sköta styrraketerna.
Çünkü bu şeylerin orada kıçınızı nasıl yerde tutacağını anlatmaya çalışıyorum.- Ne. Skušam vam povedati, kako vas to obdrži na tleh.
Çünkü bu şeylerin orada kıçınızı nasıl yerde tutacağını anlatmaya çalışıyorum.-Ne. Ty trysky tě budou držet při zemi.
Çünkü bu şeylerin orada kıçınızı nasıl yerde tutacağını anlatmaya çalışıyorum.- No. Sto cercando di spiegarvi come fare a tenere il culo per terra.
Çünkü bu şeylerin orada kıçınızı nasıl yerde tutacağını anlatmaya çalışıyorum.- Nu. Încerc să-ţi explic cum costumele astea îţi ţin fundul pe sol.
Çünkü bu şeylerin orada kıçınızı nasıl yerde tutacağını anlatmaya çalışıyorum.Porque esos propulsores te mantendrán en el piso.
Çünkü bu şeylerin orada kıçınızı nasıl yerde tutacağını anlatmaya çalışıyorum.Sebab aku sedang menjelaskan bagaimana DATs menjaga tubuhmu tetap di tanah.
Çünkü bu şeylerin orada kıçınızı nasıl yerde tutacağını anlatmaya çalışıyorum.Staram się wyjaśnić działanie tych skafandrów.