şeylerin ile cümle
şeylerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.Aku benar-benar berharap mereka tidak akan bermain hal itu lagi di TV.
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.Aku benar-benar berharap mereka tidak akan bermain hal itu lagi di TV.
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.Bądź silny, syn. Dotacja Twój dziadek to jedno życzenie. Nazwijmy to dzień!
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.Bien ! Ils l'ont changé de place. C'est pas lui ?
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.Bodite močni, sin. Grant vaš dedek ta želja. Naj bo dan!
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.Buď silný, synu. Grant si deda tento priania. Hovorme tomu deň!
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.Buď silný, synu. Grant si dědu tenhle přání. Říkejme tomu den!
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.Cứng rắn lên con trai. Hãy thực hiện điều ước của ông. Hôm nay tạm dừng ở đây!
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.Et il passe ça à la télé !
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.Fii tare, fiule. Grant bunicul tău această dorință unul. Să-i spunem o zi!
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.Ik wou dat ze die dingen niet af te spelen op tv.
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.Jag önskar verkligen att de inte skulle spela dessa saker på TV.
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.Légy erős, fiam. Adományozása nagypapa ezt kívánságát. Nevezzük ez egy nap!
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.Ole vahva, poika. Myönnä ukki tämä toive. Kutsukaamme sitä päivää!
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.Realmente deseo que no pasaran esas cosas por TV.
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.Realmente me gustaría que no iba a jugar esas cosas en la televisión.
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.Sao họ lại chiếu những cảnh này trên TV nhỉ
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.Sei stark, mein Sohn. Gib dein Opa dies ein Wunsch. Nennen wir es ein Tag!
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.Seja forte, meu filho. Conceda seu avô este desejo um. Vamos chamá-lo um dia!
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.Vær stærk, min dreng. Giv din bedstefar denne ene ønske. Lad os kalde det en dag!
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.Vážně bych si přál, aby nedávali tyhle věci v televizi.
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.Να είναι ισχυρή, ο γιος. Χορήγηση παππούς σας αυτό επιθυμία. Ας το ονομάσουμε την ημέρα!
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.Будь сильним, син. Грант твій дідусь цьому одне бажання. Давайте назвемо це день!
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.Бъди силен, синко. Грант дядо си едно желание. Нека да го наречем един ден!
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.Зачем это показывать по телевизору?
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.Защо дават такива неща?
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.תהיה חזק, בן. גרנט הסבא שלך משאלה אחת זה. בואו נקרא לזה יום!
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.أتمنّى بأنّ لا يلعبوا تلك الأشياء على التلفزيون
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.كن قويّاً، إبني جدّك الكبير يريد هذه الأمنية فقط دعنا نتّصل به اليوم!
Cidden oldukça basit. Zaten daha önce yapılmış şeylerin farklı bir biçimde bir araya getirilmesinden ibaret.Điều đó thực sự khá đơn giản. nó là tổng hợp những việc đã có người làm chỉ là tổng hợp theo 1 cách khác.
Cindy, happysharing.com'a gidip ihtiyaç duyduğu şeylerin bir listesini verebilir.A Cindy pode entrar no happysharing.com e postar uma lista do que ela precisa.
Cindy, happysharing.com'a gidip ihtiyaç duyduğu şeylerin bir listesini verebilir.Cindy kan gå på happysharing.com och avge en lista över vad hon behöver.
Cindy, happysharing.com'a gidip ihtiyaç duyduğu şeylerin bir listesini verebilir.Cindy kann happysharing.com besuchen und eine Liste aufstellen von dem was sie braucht.
Cindy, happysharing.com'a gidip ihtiyaç duyduğu şeylerin bir listesini verebilir.Cindy peut aller sur happysharing.com et poster une liste de ce dont elle a besoin.
Cindy, happysharing.com'a gidip ihtiyaç duyduğu şeylerin bir listesini verebilir.Cindy puede ir a happysharing.com y poner una lista de las cosas que necesita.
Cindy, happysharing.com'a gidip ihtiyaç duyduğu şeylerin bir listesini verebilir.Cindy può andare su happysharing .com e postare una lista di quello che gli serve
Cindy, happysharing.com'a gidip ihtiyaç duyduğu şeylerin bir listesini verebilir.Η Cindy μπορεί πάει στο happysharing.com και να γράψει μια λίστα με το τι χρειάζεται.
Cindy, happysharing.com'a gidip ihtiyaç duyduğu şeylerin bir listesini verebilir.Синди може да публикува списък с нещата, от които се нуждае в happysharing.com.
Cindy, happysharing.com'a gidip ihtiyaç duyduğu şeylerin bir listesini verebilir.そこでは、友人や家族や職場の同僚から借りられるモノを見ることができる。
Çocukken bir şeylerin yanlış olduğuna dair bir duygum vardı.Cred ca majoritatea copiilor au avut un sentiment asemanator, ca lucrurile nu ar trebui sa fie în acest fel.
Çocukken bir şeylerin yanlış olduğuna dair bir duygum vardı.Często wspominam o tym, że kiedy byłem dzieckiem czułem, że coś jest nie tak.
Çocukken bir şeylerin yanlış olduğuna dair bir duygum vardı.Eines der Dinge über die ich spreche ist dieses Gefühl, dass da etwas nicht stimmt, das ich als Kind hatte.
Çocukken bir şeylerin yanlış olduğuna dair bir duygum vardı.En av sakerna jag pratar om är känslan av att göra fel som jag hade som barn.
Çocukken bir şeylerin yanlış olduğuna dair bir duygum vardı.Het geschenk
Çocukken bir şeylerin yanlış olduğuna dair bir duygum vardı.LE DON
Çocukken bir şeylerin yanlış olduğuna dair bir duygum vardı.Parlo anche del turbamento che provavo da bambino.
Çocukken bir şeylerin yanlış olduğuna dair bir duygum vardı.Salah satu hal yang saya bicarakan adalah rasa salah yang saya miliki sebagai seorang anak.
Çocukken bir şeylerin yanlış olduğuna dair bir duygum vardı.Szerintem a legtöbb gyerek érez valami ilyet, hogy nem így kellene lenniük a dolgoknak.
Çocukken bir şeylerin yanlış olduğuna dair bir duygum vardı.Uma das coisas que eu falo é a sensação de que algo está errado quando somos crianças,
Çocukken bir şeylerin yanlış olduğuna dair bir duygum vardı.Yksi niistä asioista joista puhun on tunne epäoikeudenmukaisuudesta jota koin lapsuudessani.
Çocukken bir şeylerin yanlış olduğuna dair bir duygum vardı.Ένα από τα πράγματα για τα οποία μιλάω συχνά είναι η αίσθηση της αδικίας που είχα ως παιδί.
Çocukken bir şeylerin yanlış olduğuna dair bir duygum vardı.אחד הדברים שאני מדבר עליהם זה תחושת
Çocukken bir şeylerin yanlış olduğuna dair bir duygum vardı.これはあるべき姿ではないという感覚を、
Çoğu zaman bir şeylerin yanlış olduğunu söylerdi.Általában annyit közölt, hogy valamit rosszul csináltak.
Çoğu zaman bir şeylerin yanlış olduğunu söylerdi.Era o computador que conhecíamos.
Çoğu zaman bir şeylerin yanlış olduğunu söylerdi.Il più delle volte vi diceva che stavate sbagliando.
Çoğu zaman bir şeylerin yanlış olduğunu söylerdi.Îți spunea că ai greșit aproape de fiecare dată.
Çoğu zaman bir şeylerin yanlış olduğunu söylerdi.그리고는 항상 우리가 뭔가 잘못 했다고 말하죠.
Çoğu zaman bir şeylerin yanlış olduğunu söylerdi.La mayoría de las veces te decía que te habías equivocado.
Çoğu zaman bir şeylerin yanlış olduğunu söylerdi.La plupart du temps, il vous disait que vous vous étiez trompé.