şeylerin ile cümle

şeylerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bunların tümü beyin için önemli olan şeylerin seçici temsilleri ile ilgilidir.الكل يتعلّق بالتمثيل الانتقائي للأمور التي تعتبر مهمة للدماغ.
Bunların tümü beyin için önemli olan şeylerin seçici temsilleri ile ilgilidir.選択的表現です なぜなら脳の活動期間の大半で
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.Bueno, eran universitarias, así que lo gastaron en cosas para sí mismas como pendientes y maquillaje.
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.Dit waren studenten, dus veel bestedingen waren dingen zoals oorbellen en make-up.
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.Ei bine, fiind studenţi, o grămadă din ce au cheltuit pentru ei înşişi a fost pe lucruri ca cercei şi farduri.
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.Eram universitárias, por isso gastaram o dinheiro sobretudo em brincos e maquilhagem.
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.Ezek egyetemi hallgatók voltak, szóval általában fülbevalókat és sminket vettek maguknak.
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.대체로 자신을 위해서는 귀걸이와 화장품 따위를 샀습니다.
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.Nun, das sind Studenten, also gaben sie eine Menge des Geldes für Dinge wie Ohrringe und Make-up aus.
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.Šlo je za študente in z denarjem, ki so ga porabili zase, so si kupili na primer uhane ali ličila.
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.רכשו דברים כמו עגילים ואיפור.
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.كانت أشياء مثل الأقراط و الماكياج
Bunlar kolej öğrencileri, kendilerine harcadıkları şeylerin çoğu küpeler ve makyaj malzemeleriydi.他には 姪にぬいぐるみを買ったという女性や
Bunu, bir önceki zaman kaydırma ile ilgili öğrendiğimiz şeylerin içeriğinde düşünelim. .이걸 우리가 지난 시간에 배운 평행 이동의 맥락에서 생각해 봅시다
Bunu, bir önceki zaman kaydırma ile ilgili öğrendiğimiz şeylerin içeriğinde düşünelim. .Vamos a pensar esto en el contexto en el que lo aprendimos la ultima vez del movimiento.
Bunu, bir önceki zaman kaydırma ile ilgili öğrendiğimiz şeylerin içeriğinde düşünelim. .دعونا نفكر به في سياق ما تعلمناه آخر مرة عن التحرك
Bunu, bir önceki zaman kaydırma ile ilgili öğrendiğimiz şeylerin içeriğinde düşünelim. .習いました。 描画しましょう。
Bunu hazmedecekler, ve daha önce hissettikleri şeylerin aynısını hissedecekler.Те ще започнат да я възприемат, ще започнат да получават чувствата, които са имали и преди.
Bunun 5de 1ini düşünün ve bunu o ufak şeylerin çapı olarak hayal etmeye çalışın.그럼 이 길이의 50분의 1을 상상해 보세요. 그게 바로 폐포의 지름입니다.
Bunun 5de 1ini düşünün ve bunu o ufak şeylerin çapı olarak hayal etmeye çalışın.Así que imaginar una quinta parte de la y es lo que estamos hablando sobre el diámetro de una de estas cosas.
Bunun 5de 1ini düşünün ve bunu o ufak şeylerin çapı olarak hayal etmeye çalışın.A teraz wyobraźcie sobie jedną piątą tego odcinka. Tyle wynosi średnica pęcherzyków płucnych.
Bunun 5de 1ini düşünün ve bunu o ufak şeylerin çapı olarak hayal etmeye çalışın.Jadi bayangkan seperlima dari itu dan itulah yang kita bicarakan tentang diameter dari salah satu hal.
Bunun 5de 1ini düşünün ve bunu o ufak şeylerin çapı olarak hayal etmeye çalışın.Představte si jednu pětinu té vzdálenosti a to je, o čem tu hovoříme. Průměr jednoho sklípku.
Bunun 5de 1ini düşünün ve bunu o ufak şeylerin çapı olarak hayal etmeye çalışın.Z toho si predstavte jednu pätinu a to dostanete priemer jedného z týchto teliesok.
Bunun 5de 1ini düşünün ve bunu o ufak şeylerin çapı olarak hayal etmeye çalışın.Представете си една пета от това разстояние и за Такива размери на диаметъра на тези неща говорим.
Bunun 5de 1ini düşünün ve bunu o ufak şeylerin çapı olarak hayal etmeye çalışın.Тому уявіть собі п'яту частину від цього, і це буде тим діаметром, про який ми говорили.
Bunun 5de 1ini düşünün ve bunu o ufak şeylerin çapı olarak hayal etmeye çalışın.הקוטר של אחד מאלה.
Bunun 5de 1ini düşünün ve bunu o ufak şeylerin çapı olarak hayal etmeye çalışın.ثم تخيل خمس ذلك.. هذا ما نتحدث عنه هو تقريبا قطر هذه الأشياء
Bunun yerine geceden yarın yapmak istediğiniz şeylerin listesini yapın.Namiesto toho si večer vyskúšajte urobiť zoznam vecí, ktoré chcete zajtra dosiahnuť.
Bunun yerine geceden yarın yapmak istediğiniz şeylerin listesini yapın.Αντί γι'αυτό προσπάθησε να κάνεις μια λίστα κάθε βράδυ με τις δουλειές που θέλεις να κάνεις την επόμενη.
Bunun yerine geceden yarın yapmak istediğiniz şeylerin listesini yapın.حاولة كتابة قائمة في الليل لما تود تحقيقه غدا، بهذه الطريقة يمكنك أن
Bunun yerine geceden yarın yapmak istediğiniz şeylerin listesini yapın.この方法で 実行計画にすぐ取りかかり 同時に複数の活動を完了しようとすることを避けます
Bunu yutarsam, Briggs'te kötü şeylerin yapılmasına yardım etmeye zorlanacağım.Jeśli na to pójdę, będę zmuszona godzić się na ich knowania w Briggs.
Bunu yutarsam, Briggs'te kötü şeylerin yapılmasına yardım etmeye zorlanacağım.Jos suostun, edistän pahoja tekoja täällä Briggsissä.
Bunu yutarsam, Briggs'te kötü şeylerin yapılmasına yardım etmeye zorlanacağım.Se accettassi, mi costringerebbero ad aiutarli nelle loro malefatte qui a Briggs.
Bunu yutarsam, Briggs'te kötü şeylerin yapılmasına yardım etmeye zorlanacağım.Se eu aceitar isto, serei obrigada a permitir seres malignos aqui, em Briggs.
Bunu yutarsam, Briggs'te kötü şeylerin yapılmasına yardım etmeye zorlanacağım.Si acepto participar en esto, me obligarán a cometer atrocidades aquí en Briggs.
Bunu yutarsam, Briggs'te kötü şeylerin yapılmasına yardım etmeye zorlanacağım.Αν μπω στο κόλπο, ίσως αναγκαστώ να επιτρέψω κακές πράξεις στο Μπριγκς.
Bunu yutarsam, Briggs'te kötü şeylerin yapılmasına yardım etmeye zorlanacağım.Если я соглашусь на это, мне придётся помогать осуществлять зло в Бриггсе.
Bu, onun hayatının toplamı, cereyan eden şeylerin hepsinin -- kötü şeyler, iyi şeyler.C'est la somme de sa vie, toutes les choses qui étaient arrivées -- les mauvaises, les bonnes.
Bu, onun hayatının toplamı, cereyan eden şeylerin hepsinin -- kötü şeyler, iyi şeyler.É a soma total da sua vida, todas as coisas que aconteceram - as coisas más, as coisas boas.
Bu, onun hayatının toplamı, cereyan eden şeylerin hepsinin -- kötü şeyler, iyi şeyler.E' il sunto totale della sua vita, tutte le cose che sono successe -- le cose brutte, le cose belle.
Bu, onun hayatının toplamı, cereyan eden şeylerin hepsinin -- kötü şeyler, iyi şeyler.Es ist die Endsumme seines Lebens, alles, was passiert ist- die schlechten Dinge, die guten Dinge.
Bu, onun hayatının toplamı, cereyan eden şeylerin hepsinin -- kötü şeyler, iyi şeyler.Es la suma total de su vida, todo lo que había sucedido; las cosas malas y las cosas buenas.
Bu, onun hayatının toplamı, cereyan eden şeylerin hepsinin -- kötü şeyler, iyi şeyler.Este însumarea întregii sale vieți, toate lucrurile care i s-au întâmplat - lucrurile rele și cele bune.
Bu, onun hayatının toplamı, cereyan eden şeylerin hepsinin -- kötü şeyler, iyi şeyler.Ez az egész életének összefoglalása, minden megtörtént dologé, a rossz dolgoké és a jó dolgoké.
Bu, onun hayatının toplamı, cereyan eden şeylerin hepsinin -- kötü şeyler, iyi şeyler.Het is de optelsom van zijn leven, alle dingen die gebeurd zijn -- de slechte dingen, de goede dingen.
Bu, onun hayatının toplamı, cereyan eden şeylerin hepsinin -- kötü şeyler, iyi şeyler.Itu adalah keseluruhan dari hidupnya, segala sesuatu yang telah terjadi -- hal-hal buruk, hal-hal baik.
Bu, onun hayatının toplamı, cereyan eden şeylerin hepsinin -- kötü şeyler, iyi şeyler.Jest to całkowite podsumowanie jego życia, wszystkich rzeczy, które się wydarzyły, złe i dobre rzeczy.
Bu, onun hayatının toplamı, cereyan eden şeylerin hepsinin -- kötü şeyler, iyi şeyler.Je to souhrn jeho celého života, všech věcí, které se staly -- dobrých i zlých.
Bu, onun hayatının toplamı, cereyan eden şeylerin hepsinin -- kötü şeyler, iyi şeyler.이것은 그의 삶의 전부입니다. 좋은 것들, 나쁜 것들.. - 그 모든 것입니다.
Bu, onun hayatının toplamı, cereyan eden şeylerin hepsinin -- kötü şeyler, iyi şeyler.Δηλαδή η ζωή του, ως σύνολο, όλα όσα συνέβησαν, τα άσχημα, τα καλά.
Bu, onun hayatının toplamı, cereyan eden şeylerin hepsinin -- kötü şeyler, iyi şeyler.Това е равносметката на живота му, всичко случило се -- и доброто и лошото.
Bu, onun hayatının toplamı, cereyan eden şeylerin hepsinin -- kötü şeyler, iyi şeyler.Це підсумок його життя, усі речі, які трапилися - погані і добрі речі.
Bu, onun hayatının toplamı, cereyan eden şeylerin hepsinin -- kötü şeyler, iyi şeyler.Это сумма его жизни, всё, что произошло, - плохое и хорошее.
Bu, onun hayatının toplamı, cereyan eden şeylerin hepsinin -- kötü şeyler, iyi şeyler.זה הסיכום הסופי של החיים שלו. כל הדברים שקרו לו - הדברים הרעים, הדברים הטובים.
Bu, onun hayatının toplamı, cereyan eden şeylerin hepsinin -- kötü şeyler, iyi şeyler.إنه نتاج حياته، كل الأشياء التي حدثت -- الأشياء السيئة والأشياء الطيبة.
Bu, onun hayatının toplamı, cereyan eden şeylerin hepsinin -- kötü şeyler, iyi şeyler.全ての出来事- 悪いことも 良いことも含めて 彼の曲は 人生そのものなのです
Bu, para, yetenek ve zaman gibi şeylerin paylaşımı ve kaynakları.Asta este folosirea participativă a unor resurse și lucruri ca banii, priceperile și timpul.
Bu, para, yetenek ve zaman gibi şeylerin paylaşımı ve kaynakları.C'est le partage des ressources et des choses telles que l'argent, les compétences et le temps.

İlgili Sayfalar