şeylerin ile cümle

şeylerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu, para, yetenek ve zaman gibi şeylerin paylaşımı ve kaynakları.Comprende la condivisione di risorse e di cose come il denaro, le competenza e il tempo.
Bu, para, yetenek ve zaman gibi şeylerin paylaşımı ve kaynakları.Das heißt, Ressourcen zu teilen wie Geld, Fähigkeiten und Zeit.
Bu, para, yetenek ve zaman gibi şeylerin paylaşımı ve kaynakları.Det är när man delar resurser som pengar, förmågor och tid.
Bu, para, yetenek ve zaman gibi şeylerin paylaşımı ve kaynakları.Dit is het delen van middelen als geld, vaardigheden en tijd.
Bu, para, yetenek ve zaman gibi şeylerin paylaşımı ve kaynakları.Đó là sự chia sẻ và tài nguyên của những thứ như tiền, kỹ năng và thời gian.
Bu, para, yetenek ve zaman gibi şeylerin paylaşımı ve kaynakları.Es decir, el intercambio de recursos como dinero, habilidades y tiempo.
Bu, para, yetenek ve zaman gibi şeylerin paylaşımı ve kaynakları.Ez oly erőforrások megosztása mint pénz, képességek és idő.
Bu, para, yetenek ve zaman gibi şeylerin paylaşımı ve kaynakları.Jest nim dzielenie zasobów takich jak pieniądze, umiejętności i czas.
Bu, para, yetenek ve zaman gibi şeylerin paylaşımı ve kaynakları.이것은 돈과 기술, 시간 같은 것들의 자원을 제공하고 공유하는 것입니다.
Bu, para, yetenek ve zaman gibi şeylerin paylaşımı ve kaynakları.Ou seja, a partilha de recursos e de coisas como o dinheiro, as capacidades e o tempo.
Bu, para, yetenek ve zaman gibi şeylerin paylaşımı ve kaynakları.Sem spadá sdílení zdojů jako jsou peníze, schopnosti a čas.
Bu, para, yetenek ve zaman gibi şeylerin paylaşımı ve kaynakları.Tu spadá zdieľanie zdrojov, vecí ako peniaze, zručnosti a čas.
Bu, para, yetenek ve zaman gibi şeylerin paylaşımı ve kaynakları.Αυτό είναι η κοινή χρήση πόρων και πραγμάτων όπως χρήματα, δεξιότητες και χρόνο.
Bu, para, yetenek ve zaman gibi şeylerin paylaşımı ve kaynakları.Това е споделяне и подкрепа, чрез неща като пари, умения и време.
Bu, para, yetenek ve zaman gibi şeylerin paylaşımı ve kaynakları.Это значит делиться такими ресурсами как деньги, умения и время.
Bu, para, yetenek ve zaman gibi şeylerin paylaşımı ve kaynakları.יותר ויותר הן נחשבות בתור ה-'ל' החמישית -- לצמצם, לעשות שימוש חוזר, למחזר, לתקן ולהפיץ מחדש --
Bu, para, yetenek ve zaman gibi şeylerin paylaşımı ve kaynakları.هذا هو التشارك وموارد من أشياء مثل المهارات ، والمال والوقت.
Bu, para, yetenek ve zaman gibi şeylerin paylaşımı ve kaynakları.共有すること 数年の内に
Burada bazı eğlenceli şeylerin olduğunu görebilirsiniz.Ada beberapa hal menarik di sini.
Burada bazı eğlenceli şeylerin olduğunu görebilirsiniz.Bạn có thể thấy một vài điều thú vị đang diễn ra.
Burada bazı eğlenceli şeylerin olduğunu görebilirsiniz.Come vedete accadono cose divertenti.
Burada bazı eğlenceli şeylerin olduğunu görebilirsiniz.Dzieje się tutaj kilka fajnych rzeczy.
Burada bazı eğlenceli şeylerin olduğunu görebilirsiniz.Je ziet dat hier iets leuks aan de hand is.
Burada bazı eğlenceli şeylerin olduğunu görebilirsiniz.어떤 재미난 일이 벌어지는지 보시죠.
Burada bazı eğlenceli şeylerin olduğunu görebilirsiniz.Ni kan se roliga saker som händer här.
Burada bazı eğlenceli şeylerin olduğunu görebilirsiniz.Se ven cosas divertidas que están sucediendo.
Burada bazı eğlenceli şeylerin olduğunu görebilirsiniz.Sie sehen etwas lustiges hier.
Burada bazı eğlenceli şeylerin olduğunu görebilirsiniz.Tady například můžete vidět, že se zde lidé baví.
Burada bazı eğlenceli şeylerin olduğunu görebilirsiniz.Tu se dogaja nekaj zanimivega.
Burada bazı eğlenceli şeylerin olduğunu görebilirsiniz.Tu vidíte, že sa tu deje niečo zábavné.
Burada bazı eğlenceli şeylerin olduğunu görebilirsiniz.Vê-se algo divertido a acontecer aqui.
Burada bazı eğlenceli şeylerin olduğunu görebilirsiniz.Vezi detalii distractive.
Burada bazı eğlenceli şeylerin olduğunu görebilirsiniz.Vicces dolgok történnek itt.
Burada bazı eğlenceli şeylerin olduğunu görebilirsiniz.Vous voyez des trucs sympas apparaître.
Burada bazı eğlenceli şeylerin olduğunu görebilirsiniz.Και βλέπετε μερικά διασκεδαστικά πράγματα που συμβαίνουν εδώ.
Burada bazı eğlenceli şeylerin olduğunu görebilirsiniz.Можете да видите някои забавни неща да се случват тук.
Burada bazı eğlenceli şeylerin olduğunu görebilirsiniz.Побачити смішні речі, які тут відбуваються.
Burada bazı eğlenceli şeylerin olduğunu görebilirsiniz.Смотрите, что здесь происходит.
Burada bazı eğlenceli şeylerin olduğunu görebilirsiniz.אתם רואים דברים כיפיים קורים פה.
Burada bazı eğlenceli şeylerin olduğunu görebilirsiniz.ترى بعض الأمور الممتعة تحصل هنا.
Burada bazı eğlenceli şeylerin olduğunu görebilirsiniz.この人いいですね 表情がなんとも言えません
Burada garip gelebilecek şey ise, çizdiğim şeylerin boyutu... ...küçüldükçe, kütleleri artıyor.En wat er zo ongerijmd is aan mijn tekening is elk van deze kleinere dingetjes heeft meer massa...
Burada garip gelebilecek şey ise, çizdiğim şeylerin boyutu... ...küçüldükçe, kütleleri artıyor.Es ami meg osztonellenes az az hogy amit itt rajzolok ezeknek a kisseb csillagoknak nagyobb a tomege...
Burada garip gelebilecek şey ise, çizdiğim şeylerin boyutu... ...küçüldükçe, kütleleri artıyor.Neutronová hvězda. A je možná trochu nečekané, že každá z těchto malých věcí je velmi hmotná.
Burada garip gelebilecek şey ise, çizdiğim şeylerin boyutu... ...küçüldükçe, kütleleri artıyor.Și ce nu ne dăm seama din ce desenez este că fiecare dintre aceste mici chestii au mai multă masă...
Burada garip gelebilecek şey ise, çizdiğim şeylerin boyutu... ...küçüldükçe, kütleleri artıyor.Και δε στηρίζομαι απλά σε μια διαίσθηση για να πώ πως αυτά που σχεδιάζω έχουν ακόμα μεγαλύτερη μάζα..
Burada garip gelebilecek şey ise, çizdiğim şeylerin boyutu... ...küçüldükçe, kütleleri artıyor.Кожна з цих зірок на малюнку має більше маси.
Burada garip gelebilecek şey ise, çizdiğim şeylerin boyutu... ...küçüldükçe, kütleleri artıyor.ומה שנוגד את האינטואיציה במה שאני מצייר הוא שלכל אחד מהדברים הקטנים יותר האלו יש יותר מסה...
Burada olan şeylerin hepsine birden ihtiyacımız yok. "Chúng tôi không cần mọi thứ ở đây."
Burada olan şeylerin hepsine birden ihtiyacımız yok. "Kami tidak butuh semua yang ada di sana."
Burada olan şeylerin hepsine birden ihtiyacımız yok. "우리는 시장에 있는 모든 제품이 필요하지는 않습니다."
Burada olan şeylerin hepsine birden ihtiyacımız yok. "My tohle všechno nepotřebujeme."
Burada olan şeylerin hepsine birden ihtiyacımız yok. "Nepotrebujeme všetko, čo tam je."
Burada olan şeylerin hepsine birden ihtiyacımız yok. "Nie potrzebujemy wszystkiego, co się tam znajduje."
Burada olan şeylerin hepsine birden ihtiyacımız yok. "Nincs mindenre szükségünk, ami elérhető."
Burada olan şeylerin hepsine birden ihtiyacımız yok. "Non ci serve tutto ciò che è disponibile."
Burada olan şeylerin hepsine birden ihtiyacımız yok. ""No necesitamos todo lo que hay ahí."
Burada olan şeylerin hepsine birden ihtiyacımız yok. ""Nós não precisamos de tudo aquilo que lá está."
Burada olan şeylerin hepsine birden ihtiyacımız yok. "Nous n'avons pas besoin de tout ce qui est là. "
Burada olan şeylerin hepsine birden ihtiyacımız yok. "Nu avem nevoie de tot ce ne oferă."

İlgili Sayfalar