şeyleri ile cümle

şeyleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Dünya olguların toplamıdır, şeylerin değil.ちなみに命題 1.1のオグデン訳は The world is the totality of facts, not of things. である。
Gerçek olan şeylerin doğası nedir? * Bazı şeyler algımızdan bağımsız olarak var olabilir mi?果たして吾心を外にして事物が独立に存在して居るものであろうか。
Göremeyeceğim, yapamayacağım şeyleri düşündüm.僕が考えつかないようなことを考えている。
Biz, yalnızca fenomenleri değil fakat şeylerin bizzatihi kendilerini de bilebiliriz.我々は超感性界ではなく、現象界しか認識できない。
Fiziksel şeylerin biçimsel nedeni.その体格に因む。
Konu olarak ise aile ilişkileri gibi şeyleri seçmiştir.家事など家のことにおいては任せられている存在である。
Bu durumda bu meyve yendikten sonra yenen diğer şeylerin tatlı olarak algılanmasına neden olmaktadır.そういった観点からこの植物を見た場合、果実には糖分がほとんど含まれないにもかかわらず、それを食べた後で他のものを食べるときに美味を感じることができる。
Bazı şeyleri abartır.多少延長する。
Ve diğer insanlara da aynı şeyleri hissettirmek istiyorum.私がそう感じたように、人々にも感じて欲しい。
Gelecekte bu tür şeylerin olmasına izin vermeyeceğimize emin olabilirsiniz" diye ekledi.将来にわたり可能性が全くないとは言えない」と述べた。
İnsan yalnızca kendisinin yarattığı şeyleri bilebilir düşüncesini benimsemiştir.私自身が自ら創作した独自の主題だけに基づいています。
Yerin altına inen ekip bir şeylerin ters gittiğini fark ettiğinde artık çok geçtir.漂流中に一度地球の近くを通り過ぎてしまったことが、発見が遅れる一因となってしまっていた。
Gerçekte yaşanan şeyleri tartışmaktan korkmadıklarını da belirtmiştir.また、人間を恐れなかったと伝えられている。
Oh Dae-su bunu kendine yapanı bulmak için, yaptığı tüm kötü şeylerin listesini çıkarır.イドは自分を生み出した元凶たる全てを破壊しようと画策。
İnsanları, tüm bu şeylerin bir araya geldiği süreçle çok ilgilenmekte.} . Vi は各々すべてが集合であることに注意すること。
Eğlence devam ederken, geminin ikinci kaptanı bir şeylerin ters gittiğini hisseder.衝突の直前になって両旗艦の艦長は起こってはいけないことが起ころうとしていることを知った。
Nasılsa bana getirecekleri bir şeyleri kalmadı" diyebilmektedir sonunda.なら残せるものは残しておこうと思った」と語っている。
İğrenç şeyleri sever.汚いものが嫌い。
Onlara umumi şeyleri öğret, ince meseleleri açma.つまらぬ事をたいそうらしく心得て、こせこせしてはならない。
Bir şampiyon olmak için fazladan bir şeyleri var.内1名がチャンピオンとなります。
Bugünse, bunu doğrulamak mümkün değildir, ancak yerin altından bir şeylerin çıkması ihtimali mevcuttur.現状が不明だが、調査により現状把握が可能と考えられるもの。
Çünkü o, öğrendiği şeyleri sürekli tekrar ederdi.教えこまれたことを完璧に繰り返すばかりだった。
Köylü muhtarın dediği gibi nesi var nesi yoksa her şeylerini saklamaya koyulur.冬樹家の長女として誰よりも秀でることを目的とし、それ以外の物事はすべて不要と斬り捨て関心を示さない。
Sana küçücük görünen şeylerin bir kızın hayatını nasıl mahvettiğini anlamanı istiyorum.一人の不幸な少女の人生を仕事のためにあえて見て見ぬふりをする男。
Sadece var olan şeylerin karışması ve ayrılması vardır.一体が分身して登場することもある。
Her şeylerine güler ve ağlar.」と笑ったり号泣したりする。
Savaşa gitme nedeni sadece bir şeyleri ele geçirmek veya birilerini cezalandırmak olamaz.城中支うる者なかりしかば為信は戦わずして攻略すること得たり。
Bazı şeylerimiz eksik.足りないものがあります。
Yeryüzünde saf ve temiz olan şeyleri korur.他在大地上很有權勢,善於處理萬事。
O şeyleri yarattığı bir başlangıçta Oğul'u yaptı ki başlangıcı yoktur.曾孫也先忽都,賀惟一之子。
İnsana bilmediği şeyleri öğretendir."凡夫未聞故,不能如實知見,亦無修心。
Ben bu şeyleri unutmadım.朕竟忘却。
Gerçekte yaşanan şeyleri tartışmaktan korkmadıklarını da belirtmiştir.还声称他一点也不在乎这些话所带来的后果。
Fran Peek'e göre Kim 16-20 aylıkken etrafındaki şeyleri ezberlemeye başlamıştır.匹克的父亲说金能够记得他出生后16至20个月的事情。
Üçüncüsü insanın doğru şeyleri yapması anlamına gelir.好事就是好人做的事。
Ki O, kalem ile insana bilmediği şeyleri öğretti.民匮于祀,而不知其福。
Kendilerine söylenmekte olan şeyleri anlarlar; ancak akıcı olarak konuşamazlar.同時,由於他們擔心會牽涉到此事,故他們只和言王談與此事無關的事。
Başkasıyla yapamayacağınız şeyleri onunla yapabilirsiniz.能夠將別人能做到的事全部做得更好。
Bir şeyler söylüyordu; fakat bir başka sefer aynı şeyleri tekrarlamıyordu.再三问他,他还是不答。
"Ölüm", işte şeylerin bu ritminin bir anına insanlar tarafından verilen bir addan ibarettir.今人臣死而不當,親帥士民以討其故,可謂不簡人矣。
Bu sebepten ötürü negatif şeylerin çoğunun yazıya dökülmesi çekinildi.他认为这将杜绝大部分的恶毒言语。
Eğitimde tüm insanlar için ebediyyen önemli olduğuna inanılan şeylerin öğretilmesi gerektiği düşüncesi.永恒主义者相信应该教那些被认为对任何地方任何人都具有永恒重要性的内容。
Yanındaki adamlarda aynı şeyleri giymektedir.男子佩戴也亦然。
Öyle cici şeyleri pek severim.非常喜歡可愛的東西。
Her şeyleri yıkılmış.……一切行磨滅。
Orada olan herkesin bilincinde yatan şeyleri haykırıyordu.”阿拉伯人毀滅任何他們所接觸的東西”。
Bazı şeyleri abartır.爲人十分嘮叨。
Her güvenlik sistemi kaçınılmaz olarak bazı şeylerin gizliliğine dayanır.每一個控制系統首先都要保證其閉迴路特性的穩定性。
İnsana bilmediği şeyleri öğretendir."이는 글(한문) 모르는 사람더러 알리노라.’
Fakat dönüşünden önceki şeyleri (amnezi - anterogad amnezi) hatırlayamamaktadır.그가 복귀할 때 그는 예전같이 지배적이지 못하였다.
Doğada bulunan şeylerin çoğul oluşlarını nasıl açıklarız?자연에서 발견되는 사물들의 다수성은 어떻게 설명해야 하는가?
Bir yarış) ve bir şeylerin ne anlama geleceğinin (ör.행(行) "그리고 무엇이 행(行)인가.
Her güvenlik sistemi kaçınılmaz olarak bazı şeylerin gizliliğine dayanır.어떤 보안 시스템이더라도 무엇인가를 비밀로 유지하는 것에 결정적으로 의존한다.
Daima aptalca şeyleri yapar."가끔은 다들 바보 같은 짓을 했죠.
Ki O, kalem ile insana bilmediği şeyleri öğretti.여자는 말 못하고, 남자는 모르는 것들 (inst.)
Ve diğer insanlara da aynı şeyleri hissettirmek istiyorum.문제는 그러면 다른 사람들에게 똑같이 그랬냐.
Ben bu şeyleri unutmadım.나는 이 말이 잊혀지지 않았다.
Göremeyeceğim, yapamayacağım şeyleri düşündüm.나는 미리 그런일을 할수있는 수단이나 방법을 생각하지 못한다.
Kendilerine söylenmekte olan şeyleri anlarlar; ancak akıcı olarak konuşamazlar.세간에서 공통적으로 그들은 정(定)만 있고 혜(慧)가 없음을 안다.
O şeyleri yarattığı bir başlangıçta Oğul'u yaptı ki başlangıcı yoktur.그의 시도는 처음에는 그리 좋은 성과를 거두지는 못하였다.
İlgili Sayfalar