şeyleri ile cümle
şeyleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İnsanlar genellikle anlayamadıkları şeyleri sevmezler.Meestal houden mensen niet van dingen die ze niet kunnen begrijpen.
İnsana bilmediği şeyleri öğretendir."(Nikogo tam nie było), Ingen människa vet det (Żaden człowiek tego nie wie).
Sıra dışı şeyleri sever ya da nefret eder.Dlaczego kochamy lub nienawidzimy rzeczy powszednie.
Zia'lar tanrının bütün iyi şeyleri onlara bu dört grup içinde hediye ettiğine inanırlar.Indianie ci wierzyli, że dawca wszystkiego dał im dobre dary podzielone na cztery grupy.
Konu olarak ise aile ilişkileri gibi şeyleri seçmiştir.Jako powód podał kwestie rodzinne.
Üçüncüsü insanın doğru şeyleri yapması anlamına gelir.Trzeci wymiar obejmuje specyficzną właściwość człowieka.
Daima aptalca şeyleri yapar."Pracuje systematycznie”.
Gerçekte yaşanan şeyleri tartışmaktan korkmadıklarını da belirtmiştir.Znany jest również z tego, że nie boi się powiedzieć tego co myśli.
Her şeylerine güler ve ağlar.Razem płaczą, razem się śmieją.
Akademik bir araştırmadan çok tanıklık ettiği olaylar ve duyduğu bazı şeyleri anlatıyor.Zostawiają zawsze jednego żywego świadka, aby opowiedział o tym, co zobaczył.
“Konuşan kişi, bir şeyleri tasvir etmez, bir şeyler yapar.”"Ona, która nic nie wie, patrzy na męża, a potem milczy".''
Aralarında kıskançlık yoktur ve kendilerine ait olmayan şeyleri açgözlülük ve hırsla istemezler.Wśród nich nie było sławnych ludzi, nie dzierżyli też oni żadnych urzędów.
Happy Pledis,Pledis entertainment'in içinde bulundurduğu sanatçıları,stajyerleri vb şeylerin tamamıdır.Wszyscy artyści z Pledis Entertainment znani są zbiorczo pod nazwą Happy Pledis.
Yıldız daha sonra Laura'nın bazı şeylerini anlattığı bir dost olur.Jej dawni towarzysze wiedzą już gdzie jest Laura.
Muhtemelen İmparatorluk'un batı sınırlarında bir şeylerin eksikliğini hissetmişti.Rozwiązania te występują tylko w Zachodniej części imperium.
Ve diğer insanlara da aynı şeyleri hissettirmek istiyorum.Namawia innych do tego samego (ang.).
Bu tip koşullarda, öncülleri gerçekten doğru olan şeylerin gerçekten var oldukları belirtilir.Aby żyć naprawdę, trzeba najpierw zobaczyć rzeczy takimi, jakimi są.
İnsanları, tüm bu şeylerin bir araya geldiği süreçle çok ilgilenmekte.Nie możemy się doczekać spotkania z tymi kilkoma, którzy przebędą całą tę drogę.
Göremeyeceğim, yapamayacağım şeyleri düşündüm.Chcę robić rzeczy, których nie powinniśmy robić.
Başkalarına da aynı şeyleri öğreterek, kötüyü iyiymiş gibi gösterir.”Czytajcie dzieci, uczcie się, jak to niegrzecznym bywa źle“.
Sana küçücük görünen şeylerin bir kızın hayatını nasıl mahvettiğini anlamanı istiyorum.Wkrótce staje się jasne, że życie grupy zależy od małej dziewczynki.
Ben şarkılarımda yaşadığım şeyleri yazıyorum, söylediğim her şey gerçek hayattan.Piszę własną muzykę, która mówi o moim życiu.
Geldikleri tahtada yazan şeyleri yapmak zorundadırlar.Sam podyktuję Ci, co masz napisać.
Bu sözcük (diğer şeylerin yanında) bir tür balina için kullanılmaktaydı.Gatunek bywał też zaliczany do rodzaju Bufo.
Her şeyleri yıkılmış.Poza tym wszystko zostało zniszczone.
Öyle cici şeyleri pek severim.Druga to: lubię proste rzeczy.
Mark şeylerini aldı ve gitti.Mark wziął swoje rzeczy i poszedł.
Yaptıkları şeylerin sonucu düşünmezler ve asla pişman olmazlar.Dessa är NAND (Not AND), NOR (Not OR) eller inverterare.
Fakat dönüşünden önceki şeyleri (amnezi - anterogad amnezi) hatırlayamamaktadır.För deras tidiga härkomst finns inga (av historiker godtagna) belägg.
İnsana bilmediği şeyleri öğretendir."Han delade med sig sin vetskap för människorna".
Biz, yalnızca fenomenleri değil fakat şeylerin bizzatihi kendilerini de bilebiliriz.Det har han inte utan bara kännetecken och dessa har vi själva skapat.
Gördüğü bir şeyleri çizmek için yanında her zaman küçük bir boya seti bulundururdu.Med sig hade han alltid en liten målarlåda, för att kunna måla var han än var.
Oysaki James, hayatı birebir ilgilendiren somut şeyleri, nesneleri önemsemiştir.Din blåögde vän Vad bryr jag mej om det...
Çünkü o, öğrendiği şeyleri sürekli tekrar ederdi.Allt hade han läst, upprepade gånger.
Ben bu şeyleri unutmadım.Jag ville inte ha de problemen.
Doğada bulunan şeylerin çoğul oluşlarını nasıl açıklarız?Hur har samtliga grundämnen uppstått i universum?
Her şeylerine güler ve ağlar.Vi kan ju inte skratta och gråta samtidigt.
Her ikisi de aynı şeyden bahsederse birbirlerinin aksini değil, aynı şeyleri söylemiş olurlar.De är som sagt väldigt lika, utan att säga att de härmar varandra.
Her şeyleri yıkılmış.Allt är förstört nu.
Güzel şeylerin farkı nedir?Vad är det då för skillnad mellan olika beskrivningar?
Ama "Ya bizi serbest bırakırsınız ya da biz bazı şeyleri ifşa ederiz" deyince serbest bırakıldılar.Stalin deklarerade att "antingen gör vi det, eller så blir vi krossade".
"Arkamda bıraktığım şeylerin kendi hayatları var.Folk har andra saker i deras liv, som tar tid.
Daima aptalca şeyleri yapar."Och så gör de ofta."
Ancak kısa şiirlerinde, yaşamındaki en önemli şeyleri en etkili biçimde yansıtmaktadır.Numerärt är dock översättningarna av barnböcker det mest påtagliga i hennes verklista.
İnsan, hayatında bazı şeyleri unutur.Frågor som de flesta människor ställer någon gång i livet.
Yanındaki adamlarda aynı şeyleri giymektedir.Hos dem är det bara kvinnor som bär dem.
“Konuşan kişi, bir şeyleri tasvir etmez, bir şeyler yapar.”Vilka gör något resp. undlåter att göra något?
Ancak aralarında bir şeylerin olduğu kesin.De är helt enkelt någonstans där emellan.
Hem çok şeyleri o münasebetle sordular."Vi har talat om dig i så många definitioner här.”
Ve diğer insanlara da aynı şeyleri hissettirmek istiyorum.Він переконує інших людей робити те ж саме.
Göremeyeceğim, yapamayacağım şeyleri düşündüm.Я може робити те, про що ніхто не думав.
Daima aptalca şeyleri yapar."І все завжди «робить навпаки».
Dinler, bu tip şeylerin var olduğunu iddia ederler.Із досвіду нам відомо, що ці речі існують.
Her şeyleri yıkılmış.Зруйнували все.
Yerin altına inen ekip bir şeylerin ters gittiğini fark ettiğinde artık çok geçtir.Екіпаж розуміє, що щось пішло не так.
Üçüncü makamı, mücahede, nefse zor gelen, nefsin istemediği şeyleri yapmaktır.Аллах — Той, до Кого прагнуть, 3. не народив і не був народжений, 4. і ніхто не був рівним Йому!»
Hayatımda geride kalan 20 yıla baktım ve değer verdiğim şeylerin önemli olmadığını fark ettim."«Всі 25 років свого життя я боявся показати, хто я насправді.
Bunun gibi şeyleri bir birey ayrıntılı bilgi olmadan çalıştırabilir.У цьому випадку людина може неусвідомлено виконувати якісь дії.
Bazı şeyleri abartır.Це дає ряд переваг.
Başkasıyla yapamayacağınız şeyleri onunla yapabilirsiniz.Цей хлопець може зробити те, що не в силах виконати інші люди.
İlgili Sayfalar