şeyleri ile cümle
şeyleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Beş sene sonra da aynı şeyleri söyleyecek olduktan sonra neden yaşadım" diyerek açıkladı.وكنت سأقول نفس الأشياء بعد خمس سنواتٍ أيضاً مما كان سبباً في أن أعيش بعدها".
Yaptığı yanlış şeyleri itiraf etmiş ve bütün hepsinden dolayı Clary'den özür dilemiştir.فمات قريبا بعد اعترافه واعتذاره لكلاري بما اقترف من أخطاء لها.
O şeyleri yarattığı bir başlangıçta Oğul'u yaptı ki başlangıcı yoktur.وقد نشأ فيها أول طفولته وقرأ فيها القرآن.
Hem çok şeyleri o münasebetle sordular."وتجعلني أختبر الكثير من الأشياء!".
Çünkü o, öğrendiği şeyleri sürekli tekrar ederdi.جاء ليعرف كما كان دائماً يردد.
Görebildiğinizi düşündüğünüz şeylerin görünmeyen yanlarını göremezsiniz.إن الجواب ما ترى لا ما تسمع.
İnsan, hayatında bazı şeyleri unutur.على أيّ حال, لا يتطوّر لدى بعض النّاس مشكلات لمدى الحياة.
Sana küçücük görünen şeylerin bir kızın hayatını nasıl mahvettiğini anlamanı istiyorum.تحدث لحظة تحول في حياة الصبي الصغير تثبت ذكاه .
Şeylerin özü formlardır.من طبيعة الأشياء.
Bu yüzden Logan yaşadıgı şeyleri (geçmişini)hatırlamaz.ميلدريد على قيد الحياة مع عدم وجود ذاكرة ما حدث.
Dünya olguların toplamıdır, şeylerin değil.هذه كلها في العالم الحقيقي مشاكل الأعمال ، وليس مشاكل الموارد البشرية.
Aradığın şeyleri buldun mu?هل وجدت ما كنت تبحث عنه؟
Batan şeyleri sevmem.لا أحب الآفلين.
Portishead, Massive Attack, ve elektro şeyleri her zaman sevmiştim.Eu sempre amei Portishead, Massive Attack, essas coisas eletrônicas.
Hayatımda geride kalan 20 yıla baktım ve değer verdiğim şeylerin önemli olmadığını fark ettim."Eu olhei para mim 20 anos atrás e percebi que muitas coisas que eu valorizei não tem importância".
Ayrıca insanlar için bazı şeyleri uzaktan söylemek daha kolay, daha güvenli diye düşünüyorum.Eu também acho que isso é muito fácil para pessoas que dizem coisas de longa distância; é mais seguro.
Bu sayede birbirlerinin hayatlarında ağır şeylerin olduğunu keşfettiler.Daí, eles descobriram que a vida pessoal um do outro era difícil.
Sevgilisinin yavaş yavaş ondan uzaklaştığını ve sevdikleri şeyleri geri verdiğini söyledi.Ela canta que o seu amante gradualmente afastou-se dela e voltou coisas que mantiveram querida.
Doktor, ilk başta bir şeylerin yanlış gittiğinden şüphelenmişti.As pessoas começaram a suspeitar que algo acontecia.
Göremeyeceğim, yapamayacağım şeyleri düşündüm.Eu vi coisas que vocês não imaginariam.
Willow, büyüde bir şeylerin ters gittiğini düşünür.Mas Great Wolf insiste que tem algo errado.
Ben şarkılarımda yaşadığım şeyleri yazıyorum, söylediğim her şey gerçek hayattan.Tudo o que Smith diz a meu respeito é verdade.
Her şeyleri yıkılmış.Tudo foi destruído.
Daima aptalca şeyleri yapar."Sempre voltou a fazer as mesmas brincadeiras".
Bu tesiste bir şeylerin ters gittiği ortaya çıkmıştır.Parecia que essa gente sabia que algo lhes faltava.
Gerçekte yaşanan şeyleri tartışmaktan korkmadıklarını da belirtmiştir.Ela deixou igualmente claro que não se preocupava com o que as pessoas pensavam.
Toplumsal Kanıt – İnsanlar diğer insanların yaptığını gördükleri şeyleri yapar.Você deve deixar as pessoas sentirem o que você está fazendo.
Öyle cici şeyleri pek severim.Eu amo essa linha fina .
Fakat dönüşünden önceki şeyleri (amnezi - anterogad amnezi) hatırlayamamaktadır.Os Primeiros jamais retornaram depois disso.
Sadece var olan şeylerin karışması ve ayrılması vardır.Agora só há um que você tem que alimentar e evoluir.
Sana küçücük görünen şeylerin bir kızın hayatını nasıl mahvettiğini anlamanı istiyorum.MacGyver conta como ocorreu a morte de sua mãe para uma pequena garota.
Sıra dışı şeyleri sever ya da nefret eder.Ou gostam, ou não gostam.
Telepatik yetenek : insanların, zihinlerini okuyabilir ve istediği şeyleri telepatik olarak gösterebilir.Telepatia - Capacidade De Ler a Mente Dos Outros e Mentalmente Falar Com Eles.
Ben bu şeyleri unutmadım.Eu não me ressenti com essas coisas.
Bazı şeylerin gerçekleşmesi için, şartların da değişmesi gerekiyordu.No entanto, para que a participação se possa concretizar, algumas regras poderão ter que ser alteradas.
Orada olan herkesin bilincinde yatan şeyleri haykırıyordu.”Chorei todas as lágrimas que tinha em mim."
Her şeylerine güler ve ağlar.Ela ri e chora com facilidade.
Dünya olguların toplamıdır, şeylerin değil.De wereld is de totaliteit van de feiten, niet van de dingen.
Görebildiğinizi düşündüğünüz şeylerin görünmeyen yanlarını göremezsiniz.Ik zie ik zie wat jij niet ziet ...
Gerçekte yaşanan şeyleri tartışmaktan korkmadıklarını da belirtmiştir.Ook bleek Videla niet specifiek te ontkennen dat de vraaggesprekken hadden plaatsgevonden.
Şehirde bulunan şeyleri, Sabur'un mal ve mülklerini ganimet olarak aldı.De stad bereikte onder de Zianiden haar hoogtepunt, wat betreft macht, rijkdom en faam.
Toplumsal Kanıt – İnsanlar diğer insanların yaptığını gördükleri şeyleri yapar.Sociaal bewijs Men doet datgene waarbij andere hen al voor zijn geweest.
Kendilerine söylenmekte olan şeyleri anlarlar; ancak akıcı olarak konuşamazlar.Op die manier is het gemakkelijk om hen te herkennen en worden zij niet lastiggevallen.
Ve diğer insanlara da aynı şeyleri hissettirmek istiyorum.Ook andere mensen beginnen er voor hem hetzelfde uit te zien.
Yaptıkları şeylerin sonucu düşünmezler ve asla pişman olmazlar."Ergens (geen) acht op slaan", er (geen) aandacht aan besteden.
Daima aptalca şeyleri yapar."Ze doet nooit gewoon.”
Her şeyleri yıkılmış.Het sloeg alles kapot.
Sıra dışı şeyleri sever ya da nefret eder.Ook bekend van Hate It Or Love It.
Sana küçücük görünen şeylerin bir kızın hayatını nasıl mahvettiğini anlamanı istiyorum.Mensen waren verbaasd over hoe "zo'n klein meisje" de ramp kon overleven.
Başkasıyla yapamayacağınız şeyleri onunla yapabilirsiniz.Familieleden waar hij niets mee kan, worden vermoord.
En önemli eseri Geçmiş Şeylerin Hatırası 1913´ten 1927´ye kadar yedi parca halinde yayimlandi.De romancyclus werd uitgegeven in zeven delen, tussen 1913 en 1927.
Yıldız daha sonra Laura'nın bazı şeylerini anlattığı bir dost olur.Het kan zijn dat hij een samenvoeging is van verschillende mensen die Laura's familie kenden.
İnsana bilmediği şeyleri öğretendir."Degenen die leergierig zijn, maar onwetend.
“Konuşan kişi, bir şeyleri tasvir etmez, bir şeyler yapar.”Zeg niets, wees niets en doe niets."
Satın aldığı şeylerin birçoğu Naziler tarafından "yozlaşmış sanat" olarak etiketlenecek bir tarzdı.Een tiental van zijn schilderijen werd hetzelfde jaar als 'entartete kunst' door de nazi's in beslag genomen.
Ben bu şeyleri unutmadım.Daar ging ik niet op in.
Bazı şeylerin gerçekleşmesi için, şartların da değişmesi gerekiyordu.Als een reorganisatie zich voordoet, kunnen verwachtingen ook veranderen.
Ben şarkılarımda yaşadığım şeyleri yazıyorum, söylediğim her şey gerçek hayattan.Ik schrijf veel betere liedjes als ik eerlijk ben over wat ik meemaak.
Güzel şeyleri severim.Ik hou van mooie dingen.
Böyle şeyleri düşünme.Denk niet aan zulke dingen.
İlgili Sayfalar