şeyleri ile cümle
şeyleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu tesiste bir şeylerin ters gittiği ortaya çıkmıştır.Ces messages indiquaient que quelque chose n’allait pas dans l’appareil.
Üçüncü makamı, mücahede, nefse zor gelen, nefsin istemediği şeyleri yapmaktır.Un tiers s'avouera vaincu ; plus jamais Allah ne leur pardonnera.
Resimlerin sıkça gerçek dünyada var olan şeylerin gerçeküstü bir parodisi niteliğinde olduğu görülür.Le sujet est souvent quelque chose de tangible appartenant au monde réel,.
Ancak aralarında bir şeylerin olduğu kesin.Quelque chose se passe entre eux...
Öyle cici şeyleri pek severim.Ces choses là plaisent beaucoup.
Daima aptalca şeyleri yapar."Sans cesse ils se travaillent ».
Onlara umumi şeyleri öğret, ince meseleleri açma.S'il vous plaît soyez prudent et ne vous mêlez pas d'une affaire louche.
Konu olarak ise aile ilişkileri gibi şeyleri seçmiştir.Il est l'objet de tractations entre les familles.
Hayatımda geride kalan 20 yıla baktım ve değer verdiğim şeylerin önemli olmadığını fark ettim."Je l'ai relu vingt-cinq ans après, et j'ai trouvé que je n'avais pas grand-chose à en retrancher ».
Fianarantsoa şehrinin ismi Malgaşça dilinde iyi şeylerin öğrenildiği yer anlamına gelmektedir.Fianarantsoa est un nom malgache qui signifie littéralement « là où on apprend le bien ».
Sana küçücük görünen şeylerin bir kızın hayatını nasıl mahvettiğini anlamanı istiyorum.Il essaie d'enseigner à son copain robot à quoi ressemble la vie d'un petit garçon.
Algılayan, bir şeylerin farkına varan ve bir nihai anlamaya erişen kişidir.C'est là qu'elle rencontre une personne qui semble enfin la comprendre.
Bu sözcük (diğer şeylerin yanında) bir tür balina için kullanılmaktaydı.Ainsi, ce voyage fut pour Battuta une sorte de pèlerinage.
Şeylerin nerede?¿Dónde están tus cosas?
O, tatlı şeyleri sevmiyor.No le gustan las cosas dulces.
Arkadaşlar şeyleri birlikte yaparlar.Los amigos hacen cosas juntos.
Şimdi yapacak çok şeylerim var.Ahora tengo muchas cosas que hacer.
Hatalıydım. Sana dediğim şeyleri unut.Yo estaba equivocado. Olvidate de lo que te dije.
Aynı şeyleri hissediyorum.Siento lo mismo.
Bu şeyleri istiyorsun, değil mi?Quieres estas cosas, ¿verdad?
Tom şeyleri biliyor.Tom sabe cosas.
Bazı şeyleri hiçbir zaman öğrenemeyeceğim.Hay cosas que nunca voy a aprender.
Hiçbir şeyleri yok.No tienen nada.
Endişelenecek daha büyük şeylerimiz var.Tenemos cosas más grandes de qué preocuparnos.
Bazen yeni şeyleri denemek iyidir.A veces es bueno probar cosas nuevas.
Keşke böyle şeylerin olması dursa.Ojalá dejaran de pasar cosas como esta.
Bu tip şeyleri sevmiyorum.No me gusta ese tipo de cosas.
Tom yeni şeyleri denemeyi seven adam türüdür.Tom es la clase de hombre a la que le gusta probar cosas nuevas.
Bazı şeyleri hesap kartıyla ödedim.Algunas cosas las pagué con la tarjeta de débito.
Ve diğer insanlara da aynı şeyleri hissettirmek istiyorum.Y quería darles a otras personas el mismo sentimiento.
Gerçekten bir şeylerin uçması söz konusudur.”¡Es la hora de hablar!».
Toplumsal Kanıt – İnsanlar diğer insanların yaptığını gördükleri şeyleri yapar.La prueba social La gente hará aquellas cosas que vea que otra gente hace.
Ben bu şeyleri unutmadım.No olvido aquellas cosas.
Oysa Magritte, şeylerin temsillerinin yalan olabileceklerini bilirdi.Pero Magritte sabía que las representaciones pueden mentir.
Ki O, kalem ile insana bilmediği şeyleri öğretti.El que enseñó por medio del cálamo, enseñó al hombre lo que no sabía".
Doktor, ilk başta bir şeylerin yanlış gittiğinden şüphelenmişti.Desde un principio se sospechó que algo sucio estaba sucediendo.
Başkasıyla yapamayacağınız şeyleri onunla yapabilirsiniz.Cada uno le dará lo que el otro no puede (o pudo) darle.
Çok uzaktaki şeyleri duyar ve görebilirler ayrıca karanlıkta da görürler.Lo verán, lo escucharán, y dirán: "Fijémonos en otra persona.
Ben şarkılarımda yaşadığım şeyleri yazıyorum, söylediğim her şey gerçek hayattan.Yo solo escribo lo que en realidad estoy pasando en mi vida real.
Bunun gibi şeylerin gelecekte olmasına izin vermeyeceğimizden emin olacağız." diye ekledi.Nos aseguraremos que esto no ocurra en el futuro.»
İnsan, hayatında bazı şeyleri unutur.Otras personas destacan en su vida.
İnsana bilmediği şeyleri öğretendir."«Ciencia: la fe del que no sabe».
Her şeyleri yıkılmış.Todo quedó destruido.
Doğada bulunan şeylerin çoğul oluşlarını nasıl açıklarız?¿Cómo puede la gravedad cuántica ayudar a explicar el origen del Universo?
Hem çok şeyleri o münasebetle sordular."Les ha dejado muchas cosas».
Kapalı insanlar aşina oldukları şeyleri yeni yollara karşı tercih ederler.Las personas cerradas prefieren familiaridad antes que novedad.
Şeylerin özü formlardır.La forma de las cosas.
Bayraktaki her renk ayrı şeyleri temsil etmektedir: Yeşil: Ülkenin tarım ve verimliliğini temsil eder.Bandera Sus colores representan: Verde: Riqueza agrícola.
Çünkü Rab gökleri, yeri ve denizi ve onlarda olan bütün şeyleri altı günde yarattı.Era señor de los cielos, la noche y el día.
Ben de 'Yapamam, edemem.' dediğim şeyleri bir kenara bıraktım, 'Yapacaksın, yapmalısın.Él no me dijo una vez lo que hice, por qué lo hiciste, o algo que no hice, ¿por qué lo dejaste?»
Göremeyeceğim, yapamayacağım şeyleri düşündüm.Incluso ahora pienso que no podría hacer las cosas que hice.
Ayrıca bu kuşların bazı türleri söylediğiniz bazı şeyleri tekrar edebilirler.He aquí, sea lo que fuere, lo que de aquel pájaro refieren.
Sana küçücük görünen şeylerin bir kızın hayatını nasıl mahvettiğini anlamanı istiyorum.Ahora tiene que vivir con la culpa de haber terminado con la vida de una pequeña.
Favori şeyleri: Şarkı mırıldanmak.La erra final se enmudece: cantar .
"Arkamda bıraktığım şeylerin kendi hayatları var.Las causas que dan sentido a su vida.
Daima aptalca şeyleri yapar."Eddie siempre hace cosas estúpidas.
Her şeylerine güler ve ağlar.Todos ríen y ríen en el charco.
O, tatlı şeyleri sevmiyor.Non gli piacciono i dolci.
Şikâyet edecekleri bir şeyleri yok.Non hanno niente di cui lamentarsi.
Bazı şeylerimiz eksik.Ci mancano alcune cose.
İlgili Sayfalar