şeyleri ile cümle

şeyleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu tanım henüz keşfetmediğimiz şeyleri de içerdiği için metafiziksel bir mutlaktır.This definition is a metaphysical absolute, as it includes things we have not yet discovered.
Yiyecek bir şeyleri yok.Sie haben nichts zu essen.
Şeyleri çok ciddiye almayın.Nimm die Dinge nicht zu ernst!
Bence Tom bizim bilmediğimiz şeyleri biliyor.Ich glaube, dass Tom Dinge weiß, die wir nicht wissen.
Bu şeyleri giyemem. Bana uymuyorlar.Ich kann die Sachen nicht anziehen. Die passen mir nicht.
Böyle şeyleri öğrenmek için çok zamanın var.Du hast noch viel Zeit, um solche Dinge zu lernen.
Böyle şeyleri düşünme.Denk nicht an solche Sachen.
Ben yeni şeyleri denemekten korkardım.Ich hatte Angst davor, Neues auszuprobieren.
Daha önce hiç yapmadığım şeyleri yapmaya başladım.Ich fing an, Dinge zu tun, die ich vorher noch nie getan hatte.
Küçük şeylerin tadına var!Genieße die kleinen Dinge!
Müzik seviyorum. Çünkü söylemek isteyipte söyleyemediğim şeyleri o ifade ediyor.Ich liebe Musik. Weil sie das ausdrücken kann, wozu mir die Worte fehlen.
Bekleyeceğim, zira güzel şeylerin gelişi daima gecikir.Ich werde warten, denn die schönen Dinge kommen meistens später.
Özgürlük, başkalarına duymak istemedikleri şeyleri söyleme hakkıdır.Freiheit ist das Recht, anderen zu sagen, was sie nicht hören wollen.
Bazı şeyleri sana yazdığımı düşünüyorsan yanılıyorsun. Her şeyi sana yazıyorum !Du liegst falsch, wenn du denkst, einige Dinge hätte ich für dich geschrieben. Alles schreibe ich für dich.
Sırtımda bir şeylerin olduğunu hissediyorum.Ich fühle etwas auf meinem Rücken hochklettern.
Sırtıma bir şeylerin tırmandığını hissediyorum.Ich fühle, wie etwas meinen Rücken hochkriecht.
Mutlaka bir şeylerin değişmesi gerek.Es muss sich unbedingt etwas ändern.
Yeryüzünde saf ve temiz olan şeyleri korur.Wie auf der Erde leben Geschöpfe verschiedener Höhe nebeneinander.
Makalede bir sütun vardı ve diğer şeylerin yanı sıra 1938'de Münih Anlaşması'nı protesto etti.Er hatte darin eine Kolumne und protestierte in ihr unter anderem gegen das Münchener Abkommen von 1938.
Üç hafta sonra, Katie onları ziyaret eder ve evlerinde tuhaf şeylerin meydana geldiğinden bahseder.Drei Wochen später besucht Katie die Familie und erzählt von den Ereignissen, die sich nun bei ihr abspielen.
O şeyleri yarattığı bir başlangıçta Oğul'u yaptı ki başlangıcı yoktur.Dort veröffentlichte er seine erste Single, die jedoch unbeachtet blieb.
Bu sıralarda Sanz, Shakira'yla daha önce yaşadıkları bazı şeyleri hatırlar.Seit diesem Augenblick erinnert sich Sanz an seine Beziehung mit Shakira zurück.
Bu yüzden Logan yaşadıgı şeyleri (geçmişini)hatırlamaz.Logan besitzt jedoch keine Erinnerung an seine eigene Vergangenheit.
Rusya sadece basit gereksiz şeyleri uzay fırlatmalarında kullanmıştı.Auch in der unbemannten Raumfahrt spielt Russland eine starke Rolle.
Her şeyleri yıkılmış.Es wurde alles verwüstet.
"Ölüm", işte şeylerin bu ritminin bir anına insanlar tarafından verilen bir addan ibarettir.Neben Iansã (Oyá) und Euá ist auch sie eine Todesgöttin.
Sana küçücük görünen şeylerin bir kızın hayatını nasıl mahvettiğini anlamanı istiyorum.Er handelt von den Folgen der Katastrophe auf das Leben einer jungen Frau.
Bir şeylerin yanlış olduğunu fark eder ve hemen Spike'ı bulmaya gider.Sie spüren sofort, dass etwas nicht stimmt und brechen schnell auf, um Boomer zu suchen.
Yüzlerce böyle ilginç şeyleri anlattı.Und hundert andere solche pittoreske Sachen.
Yaptıkları şeylerin sonucu düşünmezler ve asla pişman olmazlar.Weder werde eine Gestalt gelobt, noch werde über sie geurteilt.
Muhtemelen İmparatorluk'un batı sınırlarında bir şeylerin eksikliğini hissetmişti.Es wird vermutet, dass im schmalen Vorjoch an der Westwand eine Empore eingebaut war.
Doktor, ilk başta bir şeylerin yanlış gittiğinden şüphelenmişti.Letztere legt nahe, dass der Ablauf im Vornherein abgesprochen war.
Ben şarkılarımda yaşadığım şeyleri yazıyorum, söylediğim her şey gerçek hayattan.Mutter, hast Du bemerkt, dass sich alles, was ich gemalt habe, um die Lebensfreude dreht?
Roscelinus, gerçekte varolan şeylerin tikel nesneler olduğunu belirtir.Nur Anselmo ist besorgt über etwaige ernste Folgen.
O sadece her zaman bildiğimiz şeyleri hatırlamamıza yardımcı olabilir.)Wie ich ihn Ihnen doch nur empfehlen kann“).
Görebildiğinizi düşündüğünüz şeylerin görünmeyen yanlarını göremezsiniz.Ich höre was, was du nicht siehst.
Ve diğer insanlara da aynı şeyleri hissettirmek istiyorum.Für Menschen galt ihm sinngemäß das Gleiche.
Daima aptalca şeyleri yapar."Es gibt ja immer dumme Leute auf dieser Welt.»
Şeylerin özü formlardır.Es sind synangiate Formen.
Üçüncüsü insanın doğru şeyleri yapması anlamına gelir.Das würde die Menschen davon überzeugen, dass er das Richtige tue.
Aynı zaman'da bende ondan bazı şeyleri öğreniyorum çünkü o benden daha iyi deneyime sahip. dedi.Prüfen Sie das mal, Sie kennen Ihr Leben viel besser als ich.
Bazen olacak şeyleri önceden bilirler.Oft werden sie vorher noch gemischt.
Burada herkes birbirini tanır, birbiriyle her şeylerini paylaşırmış.Beide hatten sich sehr gerne und teilten alles miteinander.
Ben bu şeyleri unutmadım.Ich habe mich das hier nicht getraut.
Arabasında bir şeylerin ters gittiğini onayladı.Il confirma que quelque chose n'allait pas avec sa voiture.
Küçük şeyleri hallettiğinizde, büyük şeyler kendiliğinden hallolur.Quand vous accomplissez des petites choses, les grandes choses s'accomplissent d'elles-mêmes.
Bir şeylerin daha iyiye gideceğine ikna oldum.Je suis convaincue que les choses vont changer pour le mieux.
İnsan, hayal edilmesi imkansız olan şeyleri yapabilir.L'homme est capable de faire ce qu'il est incapable d'imaginer.
Özellikle yaptığın şeyleri başından savma!Surtout, ne néglige pas ce que tu as à faire !
Bazı can sıkıcı şeyleri yapmak mı istiyoruz?On veut faire quelque chose d'ennuyeux ?
İnsanlar daha ilginç şeylerin çevirisini yapmak istiyor.Les gens veulent traduire des choses plus intéressantes.
Yeryüzünde saf ve temiz olan şeyleri korur.Vers de terre et haute couture Un souper (plus que) parfait!
Kendilerine söylenmekte olan şeyleri anlarlar; ancak akıcı olarak konuşamazlar.Et les gens apprennent ce qui leur nuit et ne leur est pas profitable.
Aralarında kıskançlık yoktur ve kendilerine ait olmayan şeyleri açgözlülük ve hırsla istemezler.Ils ne lavent pas leurs vêtements, ne les repassent pas, et ne portent pas d'habits propres.
Bunun gibi şeylerin gelecekte olmasına izin vermeyeceğimizden emin olacağız." diye ekledi.Il faudra s’en souvenir pour ne pas reproduire ce genre de choses à l’avenir. »,,.
Gerçekte yaşanan şeyleri tartışmaktan korkmadıklarını da belirtmiştir.Elle a continué, « Nous n'avons pas peur de discuter de choses qui se produisent réellement ».
Hem çok şeyleri o münasebetle sordular."Beaucoup de questions se posent à leur sujet ».
İstediği şeyleri karşısındakine dokunarak gösteriyordur.Il mange ce qui lui tombe sous la main.
İnsana bilmediği şeyleri öğretendir."Il y a des gens qui ne savent pas.
(Vergillius) Damnant quod non intelligunt Anlamadıkları şeyleri kınarlar.Voir aussi Damnant quod non intelligunt.
İlgili Sayfalar