şeyleri ile cümle
şeyleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İnananlar, ALLAH'ın size helal yaptığı iyi şeyleri haram etmeyin. Sınırı aşmayın.O believers, do not forbid the good things God has made lawful for you; and do not transgress.
Söyledikleri şeylerin seni üzdüğünü biliyoruz.We know what they say distresses you.
Bir şey yaratamıyan, aksine yaratılmış olan şeyleri mi eş koşuyorlar?Do they associate those with Him who cannot create a thing, and are themselves created,
De ki: "ALLAH'ın göklerde ve yerde bilmediği şeyleri mi O'na bildiriyorsunuz?Say: "Do you want to inform God of things in the heavens and the earth He does not know?"
Biz, gökleri, yeri ve aralarındaki şeyleri belli bir amaç için yarattık.We have not created but with reason the heavens and the earth and all that lies within them.
Yahudilere, daha önce sana anlattığımız şeyleri haram kıldık.We have already told you what We have forbidden the Jews.
Ayetlerimi (işaret ve mucizeleri) ve uyarıldıkları şeyleri alaya aldılar.They make a mockery of My revelations and of what they had been warned.
Dayanamadığın şeylerin açıklamasını ise sana bildireceğim.""But I will now explain the things you could not bear:
İşte bunlar, dayanamadığın şeylerin açıklamasıdır."This is the explanation of things you could not bear with patience."
"Sağ elindekini at, onların uydurdukları şeyleri yutacaktır.Throw down what is in your right hand: It will swallow up what they have conjured.
Yalanladıkları için, eğlenceye aldıkları şeylerin haberleri kendilerine ulaşacaktır.Surely they have done with denying; soon will come to them the news of what they were laughing at.
Ve onlar yapmadıkları şeyleri söylerler.And they say what they do not do,
"Belki, meydan okuyarak istediğiniz şeylerin bir kısmı size çatmıştır bile," de.Say: "Perhaps some of what you wish to hasten is right behind you."
"ALLAH, sizi de ve yaptığınız şeyleri de yaratandır.""When God has created you and what you make?"
Birbirinizin gizli şeylerini araştırmayın ve birbirinizi arkadan çekiştirmeyin.So do not pry into others' secrets and do not backbite.
Herkes kazanmış olduğu şeylerin bir ipoteğidir.We will not deprive them of their labour in the least. Every man is bound to what he does.
Ey inananlar, neden yapmadığınız veya yapmayacağınız şeyleri söylüyorsunuz?O you who believe, why do you profess what you do not practise?
Değersiz bir yiyeceğin dışında bir şeyleri yoktur;They will have no food except bitter thorn,
"Yarattığı şeylerin şerrinden."From the evil of what He has created,
Kötü şeyleri kuranlara gelince, onlar için çetin bir azab vardır. Ve onların tuzağı bozulacaktır.(It is Allah Who bestows honour, to whomever He wills.)
De ki: Allah kötülüğü emretmez. Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?You attribute things to Allah, which you do not know?”
(Allah'a) ortak koşanlar, ortak koştukları şeyleri gördükleri zaman derler ki: "Rabbimiz!And when the polytheists will see their ascribed partners, they will say, “Our Lord!
Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?Why do you preach what you do not practice?
Size bilmediğiniz şeyleri öğretiyor.(The traditions / sayings of the Holy Prophet – peace and blessings be upon him).
Niçin yapmayacağınız şeyleri söylüyorsunuz?Why do you preach what you do not practice?
Rabbimiz, gücümüzün yetmeyeceği şeyleri bize yükletme! Bizi hoşgör, bizi bağışla ve bize acı!And do not place on us a heavy burden (responsibility) as You did on those before us; our Lord!
İnananlar, ALLAH'ın size helal yaptığı iyi şeyleri haram etmeyin.O People who Believe!
Sizin ve atalarınızın bilmediği şeyleri onun yoluyla öğrendiniz-?"And (by which) you are taught what you did not know nor did your forefathers?”
De ki: "Helal ile haram, haram şeylerin çokluğundan hoşlansan bile, eşit değildir".Say: 'The corrupt and the good are not equal, though the abundance of the corrupt please thee.'
Ey Rabbimiz! Bize, güç yetiremeyeceğimiz şeyleri de yükleme.Our Lord, do Thou not burden us beyond what we have the strength to bear.
Bir de ne görsünler, asa, onların ortaya getirdikleri şeyleri yalayıp yutuyor.And lo, it forthwith swallowed up their lying invention.
Böyle ise Allah sözünden dönmez. Yoksa siz Allah'a karşı bilemeyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"God will not fail in His covenant; or say you things against God of which you know nothing?
De ki: "Allah kötülüğü emretmez. Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"Say: 'God does not command indecency; what, do you say concerning God such things as you know not?'
Oysa taptıkları şeylerin, onların yalvarışlarından haberleri bile yoktur.Such as are heedless of their calling,
Siz içinizdeki şeyleri açığa vursanız da, gizleseniz de, Allah sizi onlardan dolayı hesaba çeker.Whether you publish what is in your hearts or hide it, God shall make reckoning with you for it.
Allah sizin o çekinip endişe ettiğiniz şeyleri meydana çıkaracaktır!” [58,8; 47,29 - 30]Say: 'Mock on; God will bring forth what you fear.'
Uyarıldıkları şeylerin bir kısmını unuttular. Onların çoğundan sürekli ihanet göreceksin.Yet pardon them, and forgive; surely God loves the good-doers.
Size sıkıntı verecek şeyleri isterler.Fain would they that which distresseth you.
Kim Allah'ın kutsallık nişanı yaptığı şeyleri yüceltirse bu yaptığı, gönüllerin takvasındandır.And whosoever respecteth the rites of Allah, then verily it is from piety of the hearts.
Sen hüküm vereceksin kulların arasında, ihtilaf ettikleri şeyleri hakkında."Thou shalt judge between Thy bondmen concerning that wherein they have been differing.
Sizin için hepsi birdir. Siz ancak yapıp ettiğiniz şeylerin karşılığıyla yüzyüze geleceksiniz."Ye are only being requited for that which ye have been working.
İstediğinizi yapın. Şüphesiz ki Allah, yaptığınız şeyleri hakkıyla görür.Work whatsoever ye will; Verily He is of that which ye work the Beholder.
Allah, gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz şeyleri bilir.And Allah knows all that you reveal and all that you conceal.
Peki ama neden arlandıkları şeyleri Allah'a layık görüyorlar?)And unto themselves what they desire;
Göklerde ve yerde bulunanları bilir, gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz şeyleri de bilir.He knows what is in the heavens and on earth, and He knows what you conceal and what you reveal.
Tümünüzün dönüşü Allah'adır. Hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyleri size haber verecektir.The return of you (all) is to Allah; then He will inform you about that in which you used to differ.
O, ayrılığa düştüğünüz şeyleri size bildirir.The return of you (all) is to Allah; then He will inform you about that in which you used to differ.
Size açıklanınca hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın.Ask not about things which, if made plain to you, may cause you trouble.
Kendilerine zarar verecek, fakat hiçbir faydası olmayacak şeyleri öğrenmekteydiler.And they learn that which harms them and profits them not.
Size verip hayaline daldırdığımız şeyleri de sırtlarınızın arkasında bıraktınız.You have left behind you all that which We had bestowed on you.
Allah'ın yardımıyla, sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum."And I know from Allah what you know not.
Nihayet, ben size yapıp-ettiğiniz şeylerin haberini bildireceğim."Unto Me is your return, and I shall tell you what you used to do.
Açıklanırsa hoşunuza gitmeyecek olan şeyleri sormayın.Ask not about things which, if made plain to you, may cause you trouble.
Artık yığmakta olduğunuz şeylerin (azabını) tadın!"Now taste of what you used to hoard."
Size yasak ettiğim şeylerin aksini yaparak size aykırı davranmak istemiyorum.I wish not, in contradiction to you, to do that which I forbid you.
Hepinizin dönüşü Allah'adır. O, ihtilafa düştüğünüz şeyleri size haber verir.The return of you (all) is to Allah; then He will inform you about that in which you used to differ.
Şüphesiz ki O kalplerde bulunan şeyleri hakkıyla bilir.Verily, He knows well what (the secrets) are in the breasts (of mankind).
Göklerde ve yerde olanları, gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz şeyleri bilir.He knows what is in the heavens and on earth, and He knows what you conceal and what you reveal.
İşte bunlar kazandıkları şeylerin hayır ve bereketlerini fazlasıyla görürler.For them there will be alloted a share for what they have earned.
Haydi tadın bakalım o tıktığınız şeyleri!” [44,48-49]Now taste of what you used to hoard."
İlgili Sayfalar