şeyleri ile cümle
şeyleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
(Ona gidip aynı şeyleri tekrarladıklarında, Firavun onlara) Dedi ki: "Sizin Rabbiniz kim ey Musa?"He asked: "Who then is that Lord of yours, O Moses?"
Ve gerçekten onlar, yapmayacakları şeyleri söylüyorlar.And they say what they do not do,
Ve onlar için binmekte oldukları bunun benzeri (nice) şeyleri yaratmamız da.And We made similar vessels for them to ride.
Biz gökyüzünü, yeryüzünü ve ikisi arasında bulunan şeyleri batıl olarak yaratmadık.We have not created the heavens and the earth and all that lies between them, all for nothing.
Ki onlar, Kitab'ı ve elçilerimizle gönderdiğimiz şeyleri yalanladılar. Artık yakında bileceklerdir.Those who deny the Book and what We have sent down with Our apostles, will soon come to know
Oysa Allah, sakladıkları şeyleri (sır olarak konuştuklarını) biliyor.But God knows their secret intentions well.
Allah'ın sizi birbirinizden üstün kıldığı şeyleri özlemeyin.Do not covet what God has favoured some with more than He has some others.
Ey İnananlar! Size açıklanınca hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın.O believers, do not ask about things which, if made known to you, may vex you.
Allah sorduğunuz şeyleri affetmiştir. Allah Bağışlayan'dır, Halim'dir.God has overlooked (your failings) in this (respect), for God is forgiving and forbearing.
Bilmediğiniz daha nice şeyleri de yaratır.He created other things too which you do not know.
Yeryüzünde rengarenk şeyleri de sizin için yaratmıştır.And other things of different shades has He produced on the earth for you.
Üstün olan Rablerinden korkarlar ve emrolundukları şeyleri yaparlar.They have fear of God for His power over them, and act as commanded.
Temelli kalacakları cennette diledikleri şeyleri bulurlar.There will they have whatever they wish, and there abide for ever."
Evet, yalanladılar; alay edip durdukları şeylerin haberleri kendilerine ulaşacaktır.Surely they have done with denying; soon will come to them the news of what they were laughing at.
Bu, Allah'ın hak olmasından ve O'ndan başka taptıkları şeylerin batıl olmasındandır.That is so for God is the Reality, and what they invoke other than Him is illusion.
De ki: "Allah'ı bırakıp taptığınız şeyleri görüyor musunuz?Say: "Have you thought of those you invoke apart from God?
Kötü şeyleri terke devam et.And banish all trepidation.
Tahtlar üzerinde, inkarcıların yaptıkları şeylerin karşılığının nasıl verildiğini seyrederler.Regarding them from their cushioned seats.
Onlar basit şeyleri dahi vermezler.And withhold things of common use (from others).
Ey insanlar, yeryüzünde helal ve temiz olan şeyleri yiyin.O men, eat only the things of the earth that are lawful and good.
Allah, kendisine saltanat ve hikmet ihsan etti, dilediği bazı şeyleri de belletti.If God did not make men deter one another this earth would indeed be depraved.
Ey inananlar, Allah'ın size helal ettiği tertemiz şeyleri haram etmeyin kendinize ve aşırı gitmeyin.O believers, do not forbid the good things God has made lawful for you; and do not transgress.
Hepinizin de dönüp varacağı yer, Allah tapısıdır ve o mutlaka yaptığınız şeyleri bildirir size.To God have all of you to return, when He will tell you what you were doing.
Diyecekler ki: Bilgimiz yok bizim, şüphe yok ki sensin gizli şeyleri hakkıyla bilen.They will say: "We know not. You alone know the secrets unknown."
Muhakkak size vaadedilen şeyler gelecek ve siz, olacak şeylerin önüne geçemezsiniz.The promise that was made to you is bound to be fulfilled. It is not in your power to defeat it.
Onlardır ki namaz kılarlar ve rızıklandırdığımız şeylerin bir kısmını harcarlar.Who are firm in devotion, and spend of what We have given them,
Yaptıkları şeyleri.About their deeds.
Yahudi olanlara da daha önce sana anlattığımız şeyleri haram etmiştik.We have already told you what We have forbidden the Jews.
Sabredemediğin şeylerin iç yüzünü haber vereyim sana."But I will now explain the things you could not bear:
İşte sabredemediğin şeylerin iç yüzü.This is the explanation of things you could not bear with patience."
Ve şüphe yok ki bizim, onlara vaadettiğimiz şeyleri sana göstermeye gücümüz yeter elbette.We have certainly the power to make you see what We have promised them.
Musa, onlara, atacağınız şeyleri atın dedi.Moses said to them: "Cast what you have to cast."
Derken Musa da sopasını attı, sopa, hemen onların düzüp meydana getirdiği şeyleri yutmaya başladı.Then Moses threw down his staff, and lo, it swallowed up their conjurations.
Ve hiç şüphe yok ki onlar, yapmadıkları şeyleri söylerler.And they say what they do not do,
Şüphe yok ki bu Kur'an, İsrailoğullarına, ihtilafa düştükleri birçok şeyleri anlatmadadır.Indeed this Qur'an explains to the children of Israel much of what they are at variance.
De ki: Gördünüz mü Allah'tan başka taptığınız ve Tanrıya eş sandığınız şeyleri?Say: "Look at the compeers you invoke apart from God.
Toplayın bir araya zulmedenleri, onlara eş olanları ve kulluk ettikleri şeyleri.Gather all the wicked together and their comrades, and those they had worshipped
Halbuki sizi de Allah yaratmıştır, o yontup yaptığınız şeyleri de."When God has created you and what you make?"
Ve zalimlere, kazandığımız şeylerin karşılığı olan azabı tadın denir.The evil-doers will be told: "So taste what you earned."
Derken kazandıkları, elde ettikleri şeylerin kötülüklerine uğramışlardı.Then the worst of what they had done overtook them.
O, hıyanetle gizlice bakışı da bilir, gönüllerde gizlenen şeyleri de.Known to Him is the treachery of the eye, and what the breasts conceal.
Şüphe yok ki biz dediler, sizin gönderildiğiniz şeyleri zaten inkar etmedeyiz.Still they said: "We do not believe in what you have brought."
Hala münakaşa mı edersiniz gördüğü şeyleri?Will you dispute with him what he saw?
Yoksa siz Allah'a isnat ederek, bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"Or do you impute things to God of which you have no knowledge at all?"
Bize, güç yetiremeyeceğimiz şeyleri de yükleme. Affet bizi, bağışla bizi, acı bize.Impose not upon us a burden, O Lord, we cannot carry.
Allah'ın, bir kısmınıza bir kısmınızdan farklı olarak lütfettiği şeyleri isteyip durmayın.Do not covet what God has favoured some with more than He has some others.
Tümünüzün dönüşü Allah'adır. O size, tartışmış olduğunuz şeylerin esasını bildirecektir.To Him will you all return in the end, when He will tell you of what you were at variance.
Nihayet dönüşünüz Rabbinizedir. Tartışmaya girdiğiniz şeyleri O size haber verecektir."You have to go back to your Lord in the end when He will tell you about the things you disputed.
Artık kimin ölçülüp tartılacak şeyleri ağır basarsa kurtuluşa erenler onlar olacaktır.Then those whose (deeds) are heavier in the balance will find fulfilment,
Allah hakkında, bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"You impute such lies to God as you do not know."
Hiçbir şey yaratmayan, bizzat kendileri yaratılmış olan şeyleri/kişileri mi ortak koşuyorlar?Do they associate those with Him who cannot create a thing, and are themselves created,
De onlara: "Allah'a, göklerde ve yerde bilmediği şeyleri mi haber veriyorsunuz?"Say: "Do you want to inform God of things in the heavens and the earth He does not know?"
Büyücüler gelince, Mûsa onlara şöyle dedi: "Ortaya koyma gücünde olduğunuz şeyleri sergileyin."So when the magicians arrived, Moses said to them: "Cast whatever (spell) you have to cast."
Kazanıp durdukları şeylerin kendilerine hiçbir yararı olmadı.And all that they had done (for security) availed them nothing.
Onlar, ayetlerimi ve uyarıldıkları şeyleri eğlence edindiler.They make a mockery of My revelations and of what they had been warned.
Şimdi sana, tahammül edemediğin şeylerin içyüzünü haber vereceğim.""But I will now explain the things you could not bear:
İşte senin sabretmeye güç yetiremediğin şeylerin içyüzü budur."This is the explanation of things you could not bear with patience."
Göklerin, yerin ve bunlar arasındaki şeylerin Rabbidir o.Lord of the heavens and the earth and all that lies between them.
Ve onlar, yapmayacakları şeyleri söyleyip dururlar.And they say what they do not do,
Yalnız banadır dönüşünüz. Nihayet, ben size yapıp-ettiğiniz şeylerin haberini bildireceğim."You have to come back to Us, when I will tell you what you used to do.
İlgili Sayfalar